ASAYİŞ - 15 Ocak 2026 Perşembe 17:37

Sanatçı Hande Yener’in sahip çıktığı köpeğin vurulmasına ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü

A
A
A
Sanatçı Hande Yener’in sahip çıktığı köpeğin vurulmasına ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü

Bartın’da 18 ay önce tüfekle çenesinden vurulan ve sanatçı Hande Yener tarafından sahip çıkılan Ateş isimli köpekle ilgili davanın ikinci duruşması görüldü. Tanıkların çarpıcı ifadelerinin yer aldığı davaya Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün de müdahil edilmesi kararı verildi.


Bartın Orduyeri Caddesi’nde 22 Temmuz 2024 tarihinde yaşanan olayda M.B., bahçesine giren köpeği tüfekle ateş ederek yaralamış, olayın ardından ülke gündemine gelen yaralı köpek Bartın ve Zonguldak’taki hayli masraflı tedavi ve ameliyatın ardından İstanbul’a nakledilmişti. Vücudundan 20’yi aşkın saçma çıkarılan yaralı hayvana ’’Ateş’’ ismini veren hayvanseverler, çabaları sonucu sanatçı Hande Yener’e ulaşmayı başarmıştı. Yaralı köpeğe sahip çıkan Hande Yener, hayvanın İstanbul’da devam eden tedavisi ve geçirdiği iki ameliyatın masraflarını üstlenmişti. Sağlık durumu 18 ayın ardından normale dönmeyen başlayan köpeğin vurulması olayının ardından gözaltına alınan M.B. ies ifadesının alınması sonrası serbest bırakılmıştı. Savcılık soruşturmasının tamamlanmasının ardından olayla ilgili Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın ikinci duruşması gerçekleştirildi. Bartın Adliyesi’nde yapılan davaya tutuksuz yargılanan M.B, olayın tanıkları, avukatlar ve hayvanseverler katıldı. Tanıkların dinlendiği duruşmada mahmeke, Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün de davaya müdahil olmasına karar vererek, duruşmayı 4 ay sonraya erteledi.


Olay günü yaralı hayvanı alarak veterinere götüren ve davaya katılan hayvansever Neriman Çavlı, sorumluların cezalandırılmasını istedi. Çavlı, ’’Bartın ve Zonguldak’taki yüksek masraflı tedavi ve ameliyatların ardından köpeği İstanbul’a naklettik. Daha donanımlı bir yerde tedavi tedavi olabilmesi için köpeği İstanbul’a naklettik. Bu arada haberleri duyan sanatçı Hande Yener, köpeği ziyaret ederek, hayvanı sahiplendi. Tedavisini de üstlendi. Köpeğimiz çok ağır travmalar atlattı. Bugün davaya da ateşin sesi olarak katıldık. Şüpheli şahsın duruşmadaki pişkin tavırları bizi çok üzdü. Hakim karşısında sırıtması, duygu his olmaması, doğru olmayan beyanlarda bulunması ironiydi, bizi derinden hırpaladı. Şahsın en ağır cezayı alsın. Bu canların sahipsiz olmadığını herkes görsün. İnşallah hak ettiği cezayı görür. Davada gülmüştü ama biz, ’son gülen iyi güler’ sözünü hatırlatıyoruz’’ şeklinde konuştu.


Olay günü yaralı köpeğin Zonguldak’a götürülerek tedavi edilmesinde yardımcı olan ve davaya katılan hayvansever Neşe Yıldırım ise, ’’Şüpheli şahıs sebepsiz yere hayvanı vurmuş. Duruşma görüldü, şahitler dinlendi. Dava ileri tarihe ertelendi. Şüpheli şahıs sebepsiz yere hayvanı vurmuş. Bahçesi kapalı tel örgülü bir yer. Bahçesinde kendi köpeği de varmış. Şahitlerin konuşmasına göre yaralanan hayvan oralarda yaşayan, dolaşan bir hayvanmış. Şahitlerin söylemesine göre ve benim anladığıma göre, sadece evine yaklaştı diye vurmuş. Ben olay yerine gittim gördüm. Mahalle sakinlerinin bildiği, baktığı bir hayvan. Tanıklar, şüpheli şahsın sıkıntılı olduğunu, sürekli olay çıkardığını sorun çıkardığını söyledi. Olay anını ve tüfeğin patlamasını çevredekiler de görmüş. Hatta olay yeri yakınlarında, yaz akşamı olduğu için çocuklar da oynuyormuş. Çevredeki çok kişi hayvanın vurulduğunu görmüş. ayvanın saldırganlığı yok. Çok uysal bir köpekmiş. Mahallede sevilen ve bakılan bir canmış. Sanırım şüpheli şahıs hayvanın kapısının önünde dolaşmasından hoşlanmadı, o yüzden ateş etti’’ diye konuştu.



Sanatçı Hande Yener’in sahip çıktığı köpeğin vurulmasına ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Süt inekçiliğinden dört çocuğunu büyüterek üniversitede okuttu Bursa’nın Karacabey ilçesinde 22 yıldır süt inekçiliği yapan 62 yaşındaki yetiştirici, 4 çocuğunu okuttuğu hayvancılıkta son birkaç yıldır yem fiyatlarının yüksekliği nedeniyle zorlandığını söyledi. Trabzon’un Sürmene ilçesinden 22 yıl önce Bursa’nın Karacabey ilçesine yerleşen 62 yaşındaki Mustafa Çolakoğlu, inşaatlarda çalışarak ve hayvancılık yaparak geçimini sağladı. Son birkaç yıl yem maliyetlerinin yüksekliği ve çiğ süt fiyatının düşük kalması nedeniyle sorun yaşadığını söyleyen Çolakoğlu, sağılabilir 15 hayvanı bulunduğunu ve günlük 400 litreye yakın süt aldığını, ahırında 25 büyükbaş bulunduğunu ifade etti. Dört çocuğunu okuttu meslek sahibi yaptı Eşiyle her sabah 05.00’te kalktığını, hayvanlarının bakımını yapıp sağdığını dile getiren Çolakoğlu, şöyle konuştu: "Öğlene doğru dışarıya çıkarıyorum. Saat 16.00’ye kadar gezinirler, otlarlar. Sonra ahıra dönerler. Samanını, yemini veririm sağarım, akşam ezanı gibi evime girerim. İznimiz yok her günümüz, bütün hayatımız bu şekilde. Dört çocuğu okuttum süt inekçiliği yaparak ve inşaatlarda çalışarak. Çocuklarımdan biri veteriner, diğeri öğretmen, biri bilgisayar mühendisi oldu. Bir çocuğum da bilgisayar mühendisliğinde okuyor." Hayvancılığın zor olduğunu ancak maliyetler yüzünden daha da zorlaştığını vurgulayan Çolakoğlu, "En son 18,5 liradan verdim. Şimdi 20 lira olduğunu söylüyorlar ama yine de düşük. Kooperatife veriyorum. Süt sudan daha ucuz. Kimse pahalı demesin, en ucuz gıda ürünü şu anda süt" ifadesini kullandı. Otlakların yağışlardan dolayı su altında kaldığını belirten Çolakoğlu, şöyle konuştu: "Hayvanlara buğday ve arpa samanı ile mısır silajı veriyorum. Yonca balyası geçen yıl 200 liraydı bugün 300 lirayı geçti. Bir balyayı 5 hayvan ancak yiyebiliyor. Hayvan sayısı ve günlüğe göre hesap edin. Yonca lüks oldu hayvanlara veremiyoruz. Kirayla mısır ekiyorum, hayvanlara kendi ürettiğim mısır silajı veriyorum. Buğday arpa samanı ile karıştırıp maliyet düşürüyoruz. Hayvanları ne zamandır otlatmaya çıkaramıyorum. Mecbur yeme ağırlık verdik." Şap yüzünden aylarca hayvanları çıkaramayıp ahırda satın aldığı yemle beslediğini anlatan Çolakoğlu, "Şimdi de yağışlardan otlaklar, tarlalar su altında. Bir iki ay daha otlatamayız hayvanları su hemen çekilmez. Bu durum da ilave maliyet demek. Hep bizi etkiliyor yaşanan olumsuzluklar. Hayvancılığa destek çıkılması lazım" diye konuştu.
Trabzon Vali Şahin Akçaabat’ta muhtarlarla buluştu Trabzon Valisi Tahir Şahin başkanlığında düzenlenen Muhtarlar Toplantısı, Akçaabat’ta geniş katılımla gerçekleştirildi. Erol Günaydın Sanat Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Trabzon Valisi Tahir Şahin, Akçaabat Kaymakamı Yusuf Cankatar, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, kamu kurumlarının temsilcileri ve mahalle muhtarları katıldı. Toplantıda mahallelerde yürütülen çalışmalar, vatandaşlardan gelen talepler, sahada karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri kapsamlı şekilde ele alındı. Muhtarların mahallelerinde tespit ettikleri ihtiyaç ve beklentileri doğrudan dile getirdiği toplantıda, kamu kurumları ile yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve hizmetlerin daha etkin şekilde yürütülmesi konularında istişarelerde bulunuldu. Programda konuşan Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, Trabzon Valisi Tahir Şahin’e yeni görevinde başarılar dileyerek Akçaabat’ın geniş coğrafyaya yayılan güçlü bir ilçe olduğunu vurguladı. Başkan Ekim konuşmasında "Akçaabat’ımız 78 mahalleden oluşan, sahiliyle, yaylasıyla ve kırsalıyla geniş bir coğrafyaya yayılmış güçlü bir ilçedir. Yaklaşık 3 bin 300 kilometrelik yol ağımızla oldukça geniş bir alana hizmet sunuyoruz. Bu genişlik beraberinde önemli bir sorumluluğu da getiriyor. Bu noktada en önemli çözüm ortaklarımız mahallelerimizin gözü, kulağı ve sesi olan kıymetli muhtarlarımızdır. Muhtarlarımızla kurduğumuz güçlü iletişim ve koordinasyon sayesinde sorunları daha hızlı tespit ediyor ve öncelik sırasına göre çözüme kavuşturuyoruz. Çünkü biliyoruz ki yerelde başarı istişareyle ve ortak akılla mümkündür" dedi. Toplantı, muhtarların mahalleleriyle ilgili talep ve önerilerini dile getirmesi ve kurum temsilcileriyle yapılan değerlendirmelerin ardından sona erdi.