ASAYİŞ - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 12:08

Batman’da tefecilik operasyonu: 2 tutuklama

A
A
A
Batman’da tefecilik operasyonu: 2 tutuklama

Batman’da haksız kazanç elde ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınan 5 şüpheliden 2’si tutuklandı.


İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, müştekilere faiz karşılığında borç para verildiği, borçların ödenmesine rağmen senetlerin iade edilmediği ve bu yolla yaklaşık 30 milyon TL haksız kazanç sağlandığı tespit edildi. Şüphelilerin, ayrıca müştekilere ve ailelerine yönelik tehdit ve hakaretlerde bulunduğu da belirlendi.


Soruşturma sürecinde Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından sağlanan hesap hareketleri incelendi, olaylara ilişkin kamera kayıtları değerlendirildi ve müşteki ifadeleri doğrultusunda şüphelilerin kimlikleri tespit edildi. Elde edilen bulgular doğrultusunda, 28 Nisan tarihinde Batman merkezli olmak üzere Bursa ve Mersin illerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda S.A., E.A., Ö.A., D.A. ve E.A. isimli toplam 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ö.A., D.A. ve E.A. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, S.A. ve E.A. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Batman’da tefecilik operasyonu: 2 tutuklama

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli İki tırın arasında sıkışan otomobil kağıt gibi ezildi: Sürücü sağ kurtuldu Kocaeli’nin İzmit ilçesinde kamyonet, otomobil ve iki tırın karıştığı zincirleme kazada 2 kişi yaralandı. Çarpışmanın şiddetiyle iki tırın arasına sıkışarak hurdaya dönen otomobilin sürücüsü feci kazayı sağ atlattı. Edinilen bilgiye göre, D-100 kara yolu İstanbul istikameti Yenidoğan Mahallesi köprü altı mevkiinde belediyeye ait bir kamyonet, soda yüklü tır, otomobil ve konteyner yüklü tırın karıştığı zincirleme kaza meydana geldi. İddiaya göre, seyir halindeki otomobil önünde ilerleyen soda yüklü tıra arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle soda yüklü tır önündeki kamyonete vururken, aynı esnada arkadan gelen konteyner yüklü tır da duramayarak otomobile çarptı. Çarpmanın şiddetiyle iki tırın arasında sıkışan otomobil ağır hasar alarak kullanılamaz hale geldi. Kazada, hurdaya dönen otomobilin sürücüsü ile en önde bulunan belediye kamyonetinin sürücüsü yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan 2 yaralı hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı bildirildi. Kazaya karışan soda yüklü tırın sürücüsü olay anını anlatarak, "Belediye aracı önümdeydi. Arkadaki otomobil duramadı, bana çarptı. İki yaralı var, belediye kamyonetinde bir de arkadaki otomobilin sürücüsü yaralandı" ifadelerini kullandı. Kaza nedeniyle D-100 kara yolu İstanbul istikametinde trafik akışı kilitlenerek uzun araç kuyrukları oluştu. Trafik, araçların kaldırılmasının ardından normal seyrine döndü.
Zonguldak Alaplı balıkçı tezgahlarında çeşit bitti mezgit fiyatı 500 liraya çıktı Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde 15 Nisan’da başlayan av yasağının ardından azalan balık çeşitliliği fiyatların hızla yükselmesine neden oldu. Zonguldak’ın Alaplı ilçesinde 15 Nisan tarihinde başlayan av yasağı, balıkçı tezgahlarındaki ürün çeşitliliğini doğrudan etkiledi. Önceki senelerde aynı dönemde yaklaşık 10 farklı türün yer aldığı tezgahlarda şu an sadece mezgit yoğunluğu yaşanıyor. Denizden çıkan ürün miktarındaki düşüş sebebiyle tezgahlarda daha çok kültür balıkları yer buluyor. Mezgitin kilogram fiyatı bir ayda 500 liraya çıktı Batı Karadeniz bölgesinde kısıtlı imkanlarla avlanan az sayıdaki tekne, günlük ortalama 10 ile 20 kasa arasında mezgit getirebiliyor. Balıkçı Veysel Yazgan, mevcut av miktarının işletme maliyetlerini karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi. Tezgahlarda bir ay öncesine kadar 300 TL seviyesinde seyreden mezgitin fiyatı 500 TL’ye ulaştı. Diğer ürünlerden hamsi 200 TL, çupra ve levrek ise 600 TL’den alıcı bekliyor. Nadir bulunan kalkan balığı ise az sayıdaki ürün arasında yer alıyor. Süreci değerlendiren Veysel Yazgan, "15 Nisan’da av yasağımız başladı. Küçük kayıklara serbest olduğu için teknelerimiz mezgit dışında balık tutamıyor. Geçmiş yıllarda bu dönemde tezgâhlarda çok daha fazla çeşit olurdu, şimdi ise neredeyse sadece mezgit var" ifadelerini kullandı.
İstanbul IGUMUN 2026 ile öğrenciler, küresel sorunları ele aldı İstanbul Gelişim Üniversitesi Model Birleşmiş Milletler Konferansı’nın (IGUMUN 2026) ikincisi düzenlendi. Birleşmiş Milletler simülasyonu ile öğrenciler, küresel sorunları aralarında tartışıp diplomatik becerilerini geliştirdi. İstanbul Gelişim Üniversitesi’nde 2-3 Mayıs tarihlerinde gerçekleşen organizasyonda öğrenciler, Birleşmiş Milletler delegeleri gibi davranarak oluşturulan 4 farklı komitede küresel sorunları masaya yatırdı. MUN’a İstanbul Gelişim Üniversitesi öğrencilerinin yanı sıra Gökkuşağı Koleji, Süleyman Nazif Anadolu Lisesi, Avcılar Anadolu Lisesi, Büyükçekmece Anadolu Lisesi, Beşiktaş Anadolu Lisesi ve Şehit Batuhan Ergin Anadolu Lisesi öğrencileri de katılım sağladı. İki gün süren oturumların ardından yapılan kapanış seremonisiyle öğrencilere teşekkür belgeleri dağıtıldı. Organizasyon, öğrencilerin müzik dinletisiyle son buldu. "Fikirlerin açıkça konuşulduğu bir yer" IGUMUN komitesinde Genel Sekreter olarak görev alan İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi Zeynep Çağlar, "MUN (Model United Nations) Birleşmiş Milletler’de yapılan toplantıların aslında bir simülasyonu. BM’de temsilciler nasıl ki dünya sorunlarını konuşuyorsa; öğrenciler de komitelerimizde dünya sorunlarından bahsediyorlar. Fikirlerin açıkça konuşulduğu bir yer. Böylece insanlar sorumluluk almayı, saygılı konuşmayı, farklı fikirlere saygı duymayı öğreniyorlar. İnsanlar bu konferanstan sonra daha aktif oluyor. MUN’a katıldığınızda ve oradan çıktıktan sonra başka bir insan oluyorsunuz. Bu organizasyona defalarca katılan öğrenciler var. Sadece müzakere etkinliği değil, her anlamda geliştiren bir etkinlik" dedi. Yemenli öğrenci Khadeja (Hatice) Saleh ise, "Birleşmiş Milletler Model etkinliğinde öğrenciler kendi konfor alanlarından çıkıp, önlerindeki duvarları yıkıp, istedikleri şekilde konuşmalar yapabilir, böylelikle korktukları şeyden utanmadan konuşabilirler. Bu konferans, dünyayı farklı bir şekilde görmeme yardımcı oldu, dünyayı farklı görüşlerden dinledim. Fark ettik ki konuşarak, iletişim kurarak çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yok. İGÜ olarak ekibimiz çok profesyonel bir çalışma ortamı oluşturdu. Gerçek bir BM komitesi ortamında çalıştık" diye konuştu. "Savaş ve şiddet olmadan da sorunların çözülebileceğini gördük" İngiliz Dili ve Edebiyatı 1’nci sınıf öğrencisi Mehmet Fatih Topatan, organizasyonun amacına ulaştığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Model BM dünya sorunlarını öğrencilerin çözebileceğini göstermek için oluşturulan bir proje. İGÜ de bu sene büyük bir hazırlıkla bu projeye katılmış bulunmakta. Ben organizasyon komitesinde olan biri olarak diyebilirim ki gerçekten devasa bir ekip var bu projenin arkasında. Bizim asıl amacımız dünya sorunlarının konuşularak çözülebileceğini göstermek. Bu yönde birçok komite oluşturuluyor, birçok temsilci belirleniyor. Bu insanlar şunu biliyorlar ki; biz savaş olmadan, şiddet göstermeden, kimse üzülmeden bazı sorunları çözebiliyoruz. Amacımız burada sadece konuşarak ve anlayarak dünyanın daha iyi bir yer olabileceğini insanlara kanıtlamak." Dört komitede dört konu ele alındı İngiliz Dili ve Edebiyatı ile Türk Dili ve Edebiyatı öğrencisi Sinem Çay, İGUMUN’da konuşulan konulara değinerek, "4 komitemiz vardı. Silahsızlanma ve Uluslararası Güvenlik Komitesi (Disec), Kadın Konseyi, Avrupa Konseyi, sonuncusu ise Dünya Sağlık Örgütü Konseyi’ydi. Hepsinde farklı konular ele alındı, farklı perspektifler konuşuldu. İletişim becerilerini geliştirmeleri, kendi öz güvenlerini fark etmeleri ve kendi kariyer gelişimlerine katkıda bulunmak için çok önemli bir adım olduğunu düşünüyorum. Art arda katıldıkça daha fazla edinim kazanılıyor. İngilizce katılımlarda konuşma becerileri yükseliyor. Türkçede ise daha akademik konuşmayı sağlıyor" dedi. Gökkuşağı Koleji Bahçelievler Kampüsü’nden Hırvat öğrenci Gita Rosandic, "Çok iyi bir komiteydi, çok iyi geçti. Tüm delegelerle iyi bir konuşma geçirdik. Komitede kadın hakları konusunu ele aldık, problemleri nasıl çözeceğimizi konuştuk. Delegelerimiz ülkelerini temsil ederek değişik perspektiflerini gördüm. Bakış açımızı geliştirdi. Bu beni çok etkiledi. Çok yeni şeyler öğrendim" diye konuştu.
Bursa Doç. Dr. Gökçen Çatlı: "Bir Abdullah Çatlı ölür, bin Abdullah Çatlı dirilir" BBP Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Çatlı’ filmi galasına Abdullah Çatlı’nın kızı, Doç. Dr. Gökçen Çatlı da katıldı. Babasının ruhunu taşıyan binlerce gencin bu topraklarda var olduğunu dile getiren Çatlı, "Bir Abdullah Çatlı ölür, bin Abdullah Çatlı dirilir. Kadim Türk tarihi benzer hadiselerle dolu. Bizler de genlerimizde damarlarımızdaki asil kanda geçmiş atalarımızın ruhunu o kadim dik duruşlarını taşıyoruz. O yüzden elbette ki bitmez. Belki aramızda niceleri vardır ama onlar isimsizlerdir ve gölgededirler" dedi. Büyük Birlik Partisi (BBP) Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Çatlı’ filmi galası vatandaşların yoğun ilgisini çekti. 2 ayrı salonda gösterime giren film, öncesi basın mensuplarının sorularını cevaplayan Abdullah Çatlı’nın kızı Doç. Dr. Gökçen Çatlı, "Türkiye’de hatta yurt dışında da birçok kurum, kuruluş ve kişiler tarafından büyük bir teveccüh gördüğü için teşekkür ederiz. Bizim yaşadığımız o dönemi bu kadar büyük kitlelerce sahipleneceğine inanmazdık tabii ki, ama bir olunca ve inanınca o milli birlik yeniden hasıl oluyor" dedi. Muhabir tarafından sorulan, "Herkes biliyor ki Çatlı, Susurluk’ta vefat etti. Ancak filmin sonunda ise vefat yok gibi" sorusuna Doç. Dr. Çatlı şu şekilde cevap verdi: "Aslında babam malum suikastte o an Hakk’ın rahmetine kavuşmuyor. Kısa bir süre daha hayatta kalıyor. Bir de şöyle bir durum var. Kahramanlar ayakta ölür fakat ruhları ebedidir ve yurda tekrar can vermek için yeniden ruh olarak dirilirler. Hepimizin içinde o şehitlerimizin bir parçası var. Bir Abdullah Çatlı ölür, bin Abdullah Çatlı dirilir. Kadim Türk tarihi benzer hadiselerle dolu. Görüyoruz ki biz 17’nci Türk devletini yaşıyoruz. Allah daim etsin. Bugüne kadar süreklilik dahilinde geldiysek şayet biz o ruha borçluyuz bunu. Kahraman ruhuna borçluyuz. Bizler de genlerimizde damarlarımızdaki asil kanda geçmiş atalarımızın ruhunu o kadim dik duruşlarını taşıyoruz. O yüzden elbette ki bitmez. Belki aramızda niceleri vardır ama onlar isimsizlerdir ve gölgededirler. Hiçbir şeyi vitrin önünde desinler diye yapmazlar. Malum bir suikasta ve karalama kampanyası ile birlikte mecbur oldukları için kitlelerce, teşkilatlarca, ailelerce savunulmaya mecbur kalınır ki devletimiz ve milletimiz zeval görmesin diye." BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı ise yaptığı konuşmada, filmin Anadolu insanının toprağı, bayrağı ve değerleri için neler yapabileceğini anlatan bir film olduğunu söyledi. Alfatlı, "Yitik bir neslin 1980 öncesi vatanı, milleti, bayrağı, devleti için mücadele eden bu neslin evlatlarıydı Abdullah Çatlı. Sonrasında da Ermeni Asala terör örgütünün ve biliyorsunuz özellikle diplomatlarımızı, bürokratlarımızı, insanımızı Avrupa’nın göbeğinde şehit eden, katleden hain kahpe terör örgütüne karşı yapmış olduğu mücadeleyi de anlatan aynı zamanda film Abdullah Çatlı’ya ve onun gibi bu vatan, millet, bayrak uğruna şehit olan hayatını kaybeden bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gerçekten gençlerimizin, Anadolu insanının temiz pak pırıl pırıl Anadolu insanının ve gençlerin vatanı için bayrağı için ülkesi için kutsalları ve değerleri için neleri yaptığını, neleri yapması gerektiğini de belki bir şekliyle sanat yönüyle de belki anlamış olacağız, anlatılmış olacak. Ben bütün gençlerimizi gerçekten vatanını, bayrağını, ülkesini seven bütün gençleri de aynı zamanda bu filme davet ediyorum, izlemelerine davet ediyorum. Tabii ki şehidimiz Muhsin başkanımız, hayatını kaybettiği zaman Abdullah Çatlı’nın, onun cenazesine giden tek siyasi parti genel başkanıydı. Orada da sordukları zaman, ’Mesai arkadaşımızdı. Yiğit bir Anadolu evladıydı. Vatanını, bayrağını, ülkesini, devletini seven ve bu uğurda canını seve seve feda edecek yiğit bir kardeşimizdi’ dedi. Arkasında duran, yanında duran da biliyorsunuz şehidimiz Muhsin başkanımızdı" diye konuştu. Salonu dolduran vatandaşların ve davetlilerin selamlanmasının ardından nefesler kesen film büyük bir beğeniyle izlendi.