EĞİTİM - 04 Temmuz 2024 Perşembe 14:20

Köy okulu öğretmenleri tatil değil, okullarındaki eksikleri gidermeyi tercih etti

A
A
A
Köy okulu öğretmenleri tatil değil, okullarındaki eksikleri gidermeyi tercih etti

Batman’ın Sason ilçesinde köy okulunda görev yapan idareci ve öğretmenler, yaz tatilinde okulda kalarak okulun boyasını ve tamiratını yaparak yeni eğitim yılına hazırlıyor.


Sason ilçesine bağlı Yücebağ Yatılı Bölge İlk ve Ortaokulu öğretmen ve okulun idarecileri, yaz tatilinde okulda kalarak okulun iç ve dış boyları ile sınıfları ve bahçedeki duvarları boyadı. Okuldaki atıl durumda olan sıra ve masaları tamir edip zımparalayarak tekrar boyayarak yeniledi.


Ülke genelinde başlatılan tasarruf tedbirlerine destek sunmak için okul idaresi ve öğretmenlerinin bir araya gelerek atıl durumda olan sıra masaların tamiratını yaparak okulun tüm tadilatını yaptıklarını belirten Yücebağ Borsa İstanbul Borsası Yatılı Bölge İlk ve Ortaokulu Müdürü Hamdi Çelebi, yaz tatilinin başlamasıyla birlikte okulu 2024-2025 eğitim öğretim yılına hazırlamak için okulda kalıp çalışmayı tercih ettikleri söyledi. Çelebi, "Okulların tatile girmesiyle birlikte okulumuzda kalıp eksiklerimizi gidermek istedik. Yaptığımız çalışmalara okulumuzun eskiyen atıl durumda bulunan sıra ve masaları tekrar okula kazandırmak için çalışmalara başladık. Bu çalışmalarda kırık durumda olan masa ve sıraları tamir ederek zımparadan geçirerek vernikledik. Kuruyan masa ve sandalyelerimizi boyatarak yeni masa ve sıralara dönüştürdük. Bu sıra ve masalar tamamen atılacak durumdaydı. Biz, bunların tamamını okul bahçesine taşıyarak her türlü tamiratını yaparak tekrar okula kazandırdık" dedi.



"Turizm bölgelerinde tatil yapabilirdik ama okuldaki işlerimizi yapmayı tercih ettik"


Yaz olması nedeniyle bir turizm bölgesinde tatil yapmak yerine okulda kalıp okulu yeni eğitim öğretim dönemine hazırlamayı tercih ettiklerini aktaran Çelebi, "Okuldaki malzemeleri tekrar okula kazandırmak için tamamıyla gönüllü personellerimiz ile çalıştık. Malumunuz ülkemiz bir turizm bölgesidir. Bizlerde bu bölgelerimizden birine gidip tatil yapabilirdik, ancak okulda kalarak okulumuzun kırılan, dökülen, yıpranan yerlerini tamir ederek yepyeni bir görünüme kavuşturmayı tercih ettik. Bu çalışmalardan dolayı hepimiz çok mutlu olduk. Bu çalışmaları yapmamış olsaydık yeni masa ve sıralar almak zorunda kalırdık. Biz, yenilerini almış olsaydık bunlar tamamıyla çöp olacaktı. Bu durum hem ülke ekonomisine hem de okulumuzun ekonomisine büyük bir zararı olacaktı" diye konuştu.



"Yaptığımız çalışmalarla 500 bin lira tasarruf sağlamış olduk"


Ülkenin tasarruf tedbirleri başlattığı bir dönemde yapılan çalışmalar sayesinde 500 bin lira tasarruf yaptıklarına değinen Çelebi, sözlerine şöyle devam etti:


"Biz, her şeyden önce öğrencilerimizi düşünmeliyiz. Çünkü bizler birer eğitimciyiz. Ülkesini en çok seven işini en iyi yapandır. Biz bu çalışmalar sayesinde ülke ekonomisine yaklaşık 500 bin Türk lirası katkı sağlamış olduk. Bunları tamir etmeseydik tamamıyla çöp olacaktı. Biz, bu çalışmalarla yarının büyükleri olan bu öğrencilerimizin de bu çalışmaları gördüğünde kendileri de bir makam, mevki sahibi olduğunda onlar da oralara sahiplenme bilinci oluşacağına inanıyoruz. Bu işlerimizi dışarıda yapsaydık, işçi tutsaydık en az 500 bin liraya mal olurdu bize. Biz yaptığımız için bu para devletimizin kasasında kalmış oldu. Emeği geçen bütün öğretmen ve personellerimize çok teşekkür ederim."



"Öğrencilerimiz okula döndüğünde yeni bir alan hazırlamak için çalıştık"


Okulların tatil olduktan sonra yeni dönemde öğrencilere güzel bir ortam hazırlamak için okulda kalıp çalışmalar yürüttüklerini dile getiren okulun rehber öğretmeni Kübra Çevik, "Okullar tatil olduktan sonra okulun gerekli yerlerinde çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar dahilinde eskiyen, kullanılamaz hale gelen okulun sıra ve masalarını çeşitli işlemlerden geçirerek yeni bir görünüme kavuşturduk. Bu çalışmalar dahilinde sınıflarımız da boyandı. Bu çalışmalarda yer aldığım için çok mutlu oldum" ifadelerinde bulundu.



Köy okulu öğretmenleri tatil değil, okullarındaki eksikleri gidermeyi tercih etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Tunç: "Bu durum, ihmalkârlığın ve ciddiyetsizliğin sonucudur" AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç, yaşanan su kesintisiyle ilgili olarak, "ESKİ ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni yaşanan bu mağduriyetin sorumluluğunu üstlenmeye, derhal net bir açıklama yapmaya ve Tepebaşı halkından özür dilemeye davet ediyoruz" dedi. Gün boyu süren geniş çaplı su kesintisi sebebiyle siyasi isimler Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ESKİ) Genel Müdürlüğü’ne tepki göstermeye devam ediyor. Son olarak ise AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç, sosyal medya hesabından konuyla ilgili bir açıklamada bulundu. Başkan Tunç’un açıklamasında, "ESKİ tarafından yapılan açıklamada, Tepebaşı İlçesi’nin bazı mahallelerinde 00.00-08.00 saatleri arasında planlı su kesintisi uygulanacağı duyurulmuştu. Ancak bugün gelinen noktada, Tepebaşı İlçesi’nin tamamında hâlâ su yoktur. Bu tablo, planlama eksikliğini ve ciddi bir yönetim beceriksizliğini açıkça ortaya koymaktadır. Planlı olduğu söylenen bir çalışmanın saatleri belli olmasına rağmen, ne süreye uyulmuş ne de vatandaşlara doğru ve zamanında bilgi verilmiştir. Tepebaşı’nda yaşayan on binlerce vatandaş, sabah saatlerinden bu yana en temel ihtiyaçlarına dahi ulaşamamaktadır. Hijyen, sağlık ve günlük yaşam tamamen aksatılmıştır. Bu durum, ihmalkârlığın ve ciddiyetsizliğin sonucudur. Vatandaşlar açıklama değil bahane değil, çözüm beklemektedir. ESKİ ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ni yaşanan bu mağduriyetin sorumluluğunu üstlenmeye, derhal net bir açıklama yapmaya ve Tepebaşı halkından özür dilemeye davet ediyoruz" ifadeleri yer aldı.
İstanbul Sadettin Saran’ın ifadesi ortaya çıktı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında ifadesine başvurulan ve adli kontrol şartı ile serbest bırakılan Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran’ın ifadesi ortaya çıktı. Saran evinde bulunan ve ilk testte uyuşturucu olduğuna dair sonuç çıkan maddelere ilişkin soruya ilişkin savunmasında, "Bu maddenin ilk testi pozitif çıkmış olabilir. Ancak kriminal sonucun beklenmesini talep ederiz. Biz Assos‘taki villada çok fazla misafir ağırlarız. Büyük davetler veririz. Davetlere 100’ün üzerinde insan katılır. Hatta en son 21 Ağustos‘ta kızımın düğününde 400’den fazla insan vardı. Zaten bulunduğu yerler evin içerisi değildir. Bahçede bulunmuştur. Bu davetlerin birinde ya da benim olmadığım bir zamanda bir başkası tarafından kullanılıp atılmışsa bilgim yoktur. Çıkan maddeler üzerinde parmak izi incelemesi yapılmasını talep ederiz. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında ‘uyuşturucu madde temin etme, uyuşturucu madde kullanma ve uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma’ suçlarından ifadeye çağrılan Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılması talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Saran, hakimlik tarafından yurtdışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Öte yandan, soruşturma kapsamında Ela Rümeysa Cebeci’nin de ek ifadesine başvuruldu. Cebeci ardından tutuklu bulunduğu Ceza İnfaz Kurumu’na geri gönderildi. "Sen yetiştiriyordun ya başkanım yol birkaç dal takılalım" Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Saran ifadesinde, "Ela Rümeysa ile tahmini olarak 3 sene önce bana mesaj atmasından dolayı tanışmıştık. Bu vesile ile konuşmaya başladık" dedi. Saran’a savcılıkta, spiker Ela Rümeysa Cebeci’ye, "Sende var mı ondan? Pazar sabahtan teyitleşelim olma ihtimali yüzde 70. Assos’a gideceğim birazdan geç dönmem herhalde, tamam? Konuşuruz hadi bay bay" şeklinde mesaj attığı, Cebeci’nin ise "Ben Escobar mıyım nereden bulayım sen yetiştiriyordun ya başkanım yol birkaç dal takılalım haberleşiriz" şeklinde cevap verdiği konuşma soruldu. Saran konuşmaya ilişkin, "Mesaj içerikleri doğrudur. Ancak tarihleri noktasında yanlışlık olabilir. Bu yazışmalar yaklaşık 17-18 ay önceki yazışmalardır. Mesaj içerikleri daha önceki izlediğim filmden dolayı kendi aramızda yaptığımız espridir. Benim uyuşturucu yetiştirme ile uzaktan yakından hiçbir alakam olamaz. İzlediğimiz filmin konusu ile ilgili olduğu için kendi aramızda yaptığımız bir espridir. Bu mesajlaşmalar da şaka amaçlıdır" dedi. "Acayip rahatlatıyor müthiş bir şeymiş o" Saran’ın Ela Rümeysa Cebeci’ye gönderdiği bir başka mesaj da savcılık ifadesi esnasında soruldu. Mesajda Saran’ın "Gel git Ela nasılsın? dediği, ses dosyası çözümünde ise "Kızım laf dinlemiyorsun ki yavaş yavaş diyorum, böyle apsesif insanlar gibi böyle şey yapıyorsun. Bi ayarında bırak. Her şeyi abartıyorsun ya, neyse Habertürk’te bir sürü insanı işten çıkarıyorlarmış, doğru mu ha? Bir de baskı yapıyorlar galiba" dediği Ela Rümeysa Cebeci’nin ise cevap olarak ses dosyası çözümünde "Ama var ya ne HD rüyalar gördüm ve böyle düşüncesizce uyudum, acayip rahatlatıyor. Müthiş bir şeymiş o. Bahçeden topla getir bana bir dahakine. Evet evet çok kelle alıyorlar. İnsanları spikerleri falan çıkarma değil kafaları koparıyorlar. Bakalım neler olup bitecek bekleyip göreceğiz ama bir dizayn var. Lütfen sen de Kenan Bey ile aranı düzelt. Bu benim için çok önemli bir şey, çok mutlu olurum bunu yaparsan" dediği konuşma içeriği soruldu. "Hayatta tek bir bağımlılığım var o da spordur" Saran bu konuşmalara ilişkin ifadesinde, "O akşam içtiğimiz şaraptan bahsediyorum. Ben akşam puro içtim. Ela da vozol sigara içti. O akşam şarabı da çok fazla içti. Bir şişeden ben yarım kadeh içtim. Geri kalanını da Ela içti. Ben Kenan Tekdağ’ın kötü kalpli ve tehlikeli bir insan olduğunu bildiğim için Ela Rümeysa TV 100 kanalından Show TV’ye geçerken kendisini uyardım. Kenan’ın kötü kalpli tehlikeli ve karanlık ilişkileri olduğunu söyledim. Ondan dolayı Kenan Tekdağ ile ilgili mesajlar atmış olabilir. ‘müthiş bir şeymiş o bahçeden topla getir bana bir dahakine’ mesajında ise yine aynı şekilde izlediğimiz bir filmdeki repliklerden kaynaklı kendi aramızda metafor şeklinde geliştirdiğimiz bir espridir. Benim kesinlikle böyle bir şeyle alakam olamaz. Hatta Ela Rümeysa’ya en son birkaç hafta önce ilk gözaltına alınıp bırakıldıktan sonra geçmiş olsun mesajı da attım. Kendisi de bana ‘inan ben böyle bir şey yapmadım’ tarzında cevap vermişti. Birlikte uyuşturucu madde içmiş olsaydık bana böyle bir cevap vermezdi. Ben de ona ‘sana inanmak istiyorum’ şeklinde cevap vermiştim. Benim bu hayatta tek bir bağımlılığım var o da spordur. Sadece benim kanser olduğum dönemde, annem ile babamın son hastalık ve ölüm süreçlerinde, Fenerbahçe başkanlık seçimlerinde ve iftiraya uğradığım süreçte pek çok kişi tarafından tarafıma organik sakinleştiriciler verilmişti. Ben de bunları hatırladığım kadarıyla kullandım. Bunların içerisinde de uyuşturucu etken maddesi olduğunu düşünmüyorum. İstanbul’daki evimde misafir odası olarak kullanılan odada cam kavanozun içerisinde kızımın muhtelif ilaçları vardı. Büyük ihtimal camdaki kalıntılar bu ilaçların tozlardır. Zaten inceleme sonucunda anlaşılacaktır. Assos’taki evimde yapılan aramada çıkan maddelere ilişkin olarak, o evde çalışan hizmetliyi aradım. Bunlar ne diye sordum. Asos‘taki evimde tahmini 20 gün önce kadın basketbol takımını ağırlamıştım. Bahçeye çok fazla sinek gelmişti. Bu sinekleri uzaklaştırmak için lavanta veya türevi şeklinde yaprakları evde çalışan hizmetli yaktığını söylemişti. Daha sonra mangal yaptıktan sonra da arılar geldi. Arıları uzaklaştırmak için yine evde çalışan hizmetli kahve yakmış. Ele geçirilen maddeler de kahve, lavanta ve adaçayı yakılması sonucu kalıntılardır. Maddeler üzerinde yapılan ilk testte uyuşturucu madde olduğuna dair sonuç çıkması sorusuna ilişkin savunmam ise bu maddenin ilk testi pozitif çıkmış olabilir. Ancak kriminal sonucun beklenmesini talep ederiz. Biz Assos‘taki villada çok fazla misafir ağırlarız. Büyük davetler veririz. Davetlere 100’ün üzerinde insan katılır. Hatta en son 21 Ağustos‘ta kızımın düğününde 400’den fazla insan vardı. Zaten bulunduğu yerler evin içerisi değildir. Bahçede bulunmuştur. Bu davetlerin birinde ya da benim olmadığım bir zamanda bir başkası tarafından kullanılıp atılmışsa bilgim yoktur. Çıkan maddeler üzerinde parmak izi incelemesi yapılmasını talep ederiz. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Melike İnal