YEREL HABERLER - 16 Nisan 2012 Pazartesi 10:27

KUTLU DOОUM HAFTASI KUR-`AN-I KERİM ZİYAFETİ İLE BAŞLADI

A
A
A
KUTLU DOОUM HAFTASI KUR-`AN-I KERİM ZİYAFETİ İLE BAŞLADI

Bayburt`ta Kutlu Doğum Haftası Etkinlikleri Kur-`An-I Kerim Ziyafeti İle Başladı.
Merkez Spor Salonunda yapılan Kutlu Doğum Haftası kutlama etkinliklerine Bayburt Valisi Hasan İpek, Milletvekili Bünyamin Özbek, Belediye Başkanı Hacı Ali Polat, Müftüsü Kemalettin Aksoy, İl Genel Meclisi Başkanı Raci Bayrak, Ak Parti İl Başkanı Yusuf Elçi, BTSO Başkanı İbrahim Yumak, Aydıntepe Müftüsü Abdullah Bal, Demirözü Müftüsü Aşur Akyol, kurum amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Yoğun bir katılımın yaşandığı programda birçok vatandaş ayakta, bazıları ise salonda yere oturarak izledi.
Programın açılış konuşmasından önce İl Müftüsü Kemalettin Aksoy protokole gül dağıttı.
Müftü Aksoy programın açılış konuşmasında 1989`dan beri kutlu doğum programının kutlandığını belirterek, 14 Nisan itibariyle Kutlu Doğum Haftası`nın fiilen başladığını ifade etti.
3 Ocak 2012`yi 4 Ocak`a bağlayan Mevlid Kandili`nde çevre illerde olduğu gibi bin bir hatim kampanyası başlattıklarını kaydeden Müftü Aksoy, " Biz 500 tane de çıksa ne zararımız olur ki diye başlattık. Bu sayı bugün iki bin bir (2001)`i de geçti. Allah hepinizden razı olsun. Teşekkür ediyorum. Sağ olun. Var olun. Bundan sonra inşallah kutlu doğumlara bu niyetlerle, hatm-i şeriflerle başlayacağız. Kur`an aşkıyla, Kur`an coşkusuyla başlayacağız. Burada Kur-an-ı Kerim ziyafeti sunacak olan Rize Yusuf Karaali Eğitim Merkezi`nde aşere takrib tayyibe hocası Fatih Çatmakaş ve kursiyer hocalarımıza davete icabet ettikleri için teşekkür ediyorum."dedi.
Bu yıl Kutlu Doğum`da Peygamberimiz ve Kardeşlik Ahlakı, Kardeşlik Hukuku`nun işleneceğini açıklayan Müftü Aksoy, " Kardeşlik, işte şu salonda olduğu gibi. Herkesten, her yaştan, her gruptan hepimiz bir sevgi etrafında toplandık. Hz. Muhammed Mustafa sevgisi ve muhabbeti salonu almıyor. Ayakta duranlar bizi mazur görsünler. Hz. Muhammed Mustafa sevgisi salonlara sığmıyor. Gönüllere dolup taşan bu sevgi inşallah devam edecek." diye konuştu.
Müftü Aksoy, Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle destekte bulunan başta Bayburt Valisi Hasan İpek, Belediye Başkanı Hacı Ali Polat, BTSO Başkanı İbrahim Yumak olmak üzere BAYGİAD, Kızılay Derneği, Fem Dershanesi, Bayburt Din Görevlileri Derneği ve programın hazırlanmasında emeği geçen din görevlilerine teşekkür etti.
Müftü Aksoy, katılanlara hürmetlerini bildirdikten sonra sözlerini şöyle tamamladı: " Diyorum ki burada bugün toplandığınız gibi Mevla`m bizleri Hz. Muhammed Mustafa`nın liva-ül hamd sancağının altında bir araya getirsin inşallah. O`nun muhabbetini, gönüllerimizden, kalplerimizden, beyinlerimizden ve çoluk çocuğumuzun kalbinden Mevla`m eksik eylemesin. Mevla`m dünyanızı da ahiretinizi de ma`mur eylesin. Allah hepinizden razı olsun"
Bayburt Belediye Başkanı Hacı Ali Polat ise salondaki peygamber âşıklarını en derin duygularla selamlayarak şöyle devam etti: " Allah`ın Resulünü anlamak, anlatmak, onu hayatımızda hissetmeye çalışmak adına atılan her adımda katkısı olanları bağrıma basıyor, gönülden tebrik ediyorum. Ne mutlu Allah`ı ve onun Resulünü sevenlere. Ne mutlu Allah`ın Resulünü millete anlatmaya çalışanlara. Selam olsun onlara. O`nu anlatmak gerçekten çok zor. O`nu hissetmek lazım. O`nu için methiyeler dizildi. Mersiyeler yazıldı. Naatlar yazıldı; ama onu benim nazarımda en iyi bir şair anlattı."dedi.
Bayburt Milletvekili Bünyamin Özbek ise katılımcıların ve tüm Bayburtluların Kutlu Doğum Haftası`nı kutlayarak," Hatırlarsınız 28 Şubat sürecinde bir parti Kutlu Doğum Haftası yaptığından dolayı kapatılmıştı. Şükrediyorum ve çok mutluyum. 15 yıl sonra Türkiye Cumhuriyeti`nin Başbakanı da, muhalefet partisinin lideri de, Bayburt Valisi de, diğer valilerimiz de, Bayburt`taki devlet erkanı da bugün Kutlu Doğum Haftası`nı kutlamak için sizlerle birlikte buraya gelmiş. Ben bundan dolayı hem gururluyum hem de çok mutluyum." dedi.
Milletvekili olmasından bu güne 9 ay süresinde besmele çekerek mecliste tek bir maddeye oy verdiğinden dolayı Allah`a hamd ve şükrettiğini belirten Vekil Özbek, " Artık çocuklarımız 28 Şubat`ın sürecinden kurtularak okullarında hem Kur`an-ı Kerim`i öğrenecekler, hem de Peygamber Efendimiz`in hayatını rahatlıkla öğrenebilecekler. Ben Bünyamin Özbek olarak hayatımdaki en hayırlı işi yaptım. Çocuklarımızın Kur`an ve Peygamber Efendimiz`in hayatını öğrenmesinde açılan yola imza attığımdan dolayı kendimi çok mutlu hissediyorum. Tekrar Kutlu Doğum haftanızı tebrik ediyorum."diye konuştu.
Vekil Özbek elim bir kazada hayatını kaybeden Bayburt`un sevilen esnaflarından Servet Birsen için ise günün anlam ve önemine binaen bir Fatiha beklediğini kaydetti.
2001 hatim indirerek Kur`an-ı Kerim`e ne kadar saygı gösteren, onu hatmetmek için gayret sarf eden Bayburtlulara seslenen Vali Hasan İpek; " Sözlerime başlamadan önce hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Peygamberimizin doğumunu Miladi takvime göre kutladığımız bir hafta. Bu millet Peygamberimizin doğumunu o kadar benimsemiş ki Peygamberimizin doğumuna yazılan Mevlid bizim düğünlerimizde, cenazelerimizde ve her türlü kutlamalarımızda çok mübarek bir şiir olarak gerçekten okunmakta. Hepimiz Peygamberimiz aleyhisselatü vesselamın doğduğu müjdelendiği anda onu ayakta karşılayarak O`na ne kadar saygı gösterdiğimizi belirtiyoruz. Türk milletinin herkesten özellikli taraflarından bir tanesi budur. Peygamberimize en fazla saygı gösteren millet bizleriz. Bayburtlu olarak bu katılımınızla sizler de bunu en güzel bir şekilde gösteriyorsunuz."
Bu yıl ki Kutlu Doğum mesajlarından en önemlilerinden bir tanesinin de kardeşlik hukuku olduğunu vurgulayan vali İpek, " Bu hukuk kardeşlerin birbirlerine karşı daha iyi davranmalarını teşvik etmektedir. Hocalarımız bağışlasınlar. `İnnemel mû`minûne ihvetun fe aslihû beyne ehaveykum..." Bu Kur`an-ı Kerim`den bir ayet. Benim de bir katkım olsun diye bunu Arapça olarak okudum. ` Şüphesiz ki insanlar kardeştir ve sizler kardeşlerinizin arasını ıslah ediniz. İyiye götünüz`. Biz son 10 yıldan beri sıfır problemle tüm komşularımızla Müslümanlar arasında bu kardeşliği oluşturmaya çalışıyoruz. Bunu her zaman başarabiliyor muyuz? Hayır. Karıncanın hacca gitme misali ama gerçekten Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan`ın başkanlığındaki hükümetlerimiz bunun için çok gayret sarf ettiler.
Bundan önceki görevim sırasında Endonezya`daki, Srilanka`daki, Maldivlerdeki Müslümanlara tsunami, deprem olduğu zaman bizler devlet olarak yardım ettik. Sizler millet olarak yardım ettiniz. Bu insanlar Türk milletini yanlarında gördüler. Yüzyıllar önce de görmüşlerdi. Gerçekten kardeşlik işte budur. Müslümanlar içerisinde bizler bu kardeşliği en fazla önemseyen ve onu yerine getirmek isteyen insanlarız. Ülkemiz içerisinde bu kardeşliğe gölge düşürmek isteyenler var. İnşallah her ne olursa olsun bir insan Müslümanım diyorsa ona Müslüman diyeceğiz. Biz onlarla da kardeşlik hukukumuzu geliştireceğiz. Dünya Türkiye`nin ve Türkiye Cumhuriyeti`nin geldiği yeri gıpta ile izleyecek."
Vali Hasan İpek, Kutlu Doğum gibi mübarek bir güne gösterilen katılımdan dolayı bütün Bayburtlulara teşekkür ederek Kur`an ziyafeti sunacak hocalara hoş geldiniz dileklerini iletti.
Vali İpek, Müftü Aksoy`un dediği gibi liva-ül hamd sancağı altında birleşme temennilerini de sözlerine ekledi.
Ardından Rize Eğitim Merkezi kursiyerlerinden Mustafa Türüt, Mustafa Yılmaz, Rahmi Çörek, Naci Demirci ve öğretmenleri Fatih Çatmakaş 7 vecih üzere güzel bir Kur`an-ı Kerim ziyafeti sundular.
Kursiyerin hocaların okuduğu Kuran`ı kerim sonrası bazı dinleyiciler gözyaşlarına hâkim olamadı.
Kursiyer hocalardan Rahmi Çörek ve Naci Demirci Rast makamında çift ezan okudu.
Merkez Yakutiye Camii İmam-Hatibi Enis Aslan ise kısa sureleri seslendirdi.
İl Müftüsü Aksoy`un okunan bin bir hatimin duasını almasıyla program sona erdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ETÜ ortaklığında fotonik cihaz komponentlerine yönelik geliştirilen buluş faydalı model belgesi aldı Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ortaklığında geliştirilen "Fotonik Cihaz veya Komponentler İçin Ölçüm İstasyonu" başlıklı buluş, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından faydalı model belgesi almaya hak kazandı. Projenin ilk aşamalarında, ETÜ Kristal Girişimcilik Merkezi tarafından sağlanan destekle gelişim süreci başlatıldı. Daha sonra Atatürk Üniversitesi Teknokent bünyesinde kurulan firmanın çatısı altında sürdürülen çalışmalar sonucunda cihazın geliştirilme süreci tamamlandı. Çalışmalar ise ETÜ Fen Bilimleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Songül Duman’ın koordinasyonunda yürütüldü. Faydalı model sahipleri arasında ETÜ’nün yanı sıra Muhammed Canhakan Bodur ve Oğuzhan Akar yer alırken, buluşu gerçekleştiren ekipte Prof. Dr. Songül Duman’ın yanı sıra Muhammed Canhakan Bodur, Mehmet Salih Akıncı ve Oğuzhan Akar bulundu. Prof. Dr. Duman, geliştirilen sistemin teknik özelliklerine ilişkin yaptığı değerlendirmede Sistemde üç eksende step motor kontrollü otonom hareket mekanizması, ince uçlu yaylı prob yapısı, entegre aydınlatma birimi ve ölçüm yönetimine imkân tanıyan kullanıcı arayüzü yer alıyor. Cihazın öne çıkan özelliği ise kamera tabanlı görüntü işleme altyapısı sayesinde probun ölçüm yapılacak hedef noktaya otonom ve hassas şekilde konumlandırılabilmesidir. Kullanıcı arayüzü üzerinden belirlenen merkez noktaları koordinat bilgisine dönüştürülerek probun ilgili ölçüm alanına otomatik olarak yönlendirilmesi sağlanabiliyor" ifadelerini kullandı. Duman açıklamasının devamında, "Sistem tarafından elde edilen görüntüler, ölçüm doğruluğunu etkileyebilecek perspektif kaynaklı sapmaları gidermek amacıyla yazılım ortamında işlenerek geometrik düzeltmelere tabi tutuluyor. Böylece geliştirilen yapı sayesinde mevcut manuel sistemlere kıyasla ölçüm süresi kısalmakta, insan kaynaklı hata ihtimali azaltılmakta, probun hedef noktaya doğru ve kararlı şekilde temas etmesi sağlanmakta ve ölçüm sırasında numuneye zarar verme riski en aza indirilmektedir" diye konuştu.
Erzurum Filografi sanatçısı Elanur Akkuş hayaline kavuştu, kendi atölyesini açtı Erzurum’un Oltu ilçesinde yaşayan filografi sanatçısı Elanur Akkuş, aldığı ödüllerin ardından hayallerini bir adım ileri taşıyarak kendi atölyesini kurdu. Uluslararası Marka Vizyon Ödülleri’nde "Yılın Başarılı Filografi Sanatçısı" seçilen Akkuş, ardından Kadın Dergisi 2. Platin Melek Ödülleri’nde de aynı kategoride ödüle layık görüldü. Aldığı ödüllerle çalışmalarına daha da motive olan üç çocuk annesi Akkuş, daha önce evinin balkonunda sürdürdüğü filografi çalışmalarını artık profesyonel bir ortamda devam ettirecek. Oltu’da ilçe protokolünün katılımıyla düzenlenen törenle yeni atölyesinin açılışı gerçekleştirildi. Kendi atölyesine kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını belirten Akkuş, burada sanata ilgi duyanlara eğitimler de vereceğini ifade etti. Erzurum’un yöresel kumaşı olan koyun yününden üretilen ehram ile filografi sanatını birleştiren sanatçının özgün tasarım ve tabloları ise büyük beğeni topluyor. Filografi sanatına dört yıl önce başladığını dile getiren Akkuş, "Başlangıçta evimde küçük bir alanda çalışıyordum. Zamanla kendimi geliştirdim ve şimdi kendi atölyemi kurdum. 2025-2026 yıllarında alanımda başarı ödülleri almak benim için tarif edilemez bir mutluluk. Allah’a şükürler olsun" dedi. Ödüllerin kendisine büyük bir özgüven kazandırdığını vurgulayan Akkuş, filografi sanatını daha ileri seviyelere taşımayı hedeflediğini belirterek, "Atölyemizde sadece filografi değil; cam vitray, epoksi gibi farklı sanat dallarında da kurslar düzenleyeceğiz. Sanatseverleri burada buluşturmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Kars Kars’ta kayısı bahçeleri beyaza büründü: Bereketli sezon umudu Kars’ın Kağızman ilçesinde havaların ısınmasıyla birlikte kayısı ağaçları çiçek açtı. İlkbaharın gelişiyle birlikte doğa adeta yeniden canlanırken, ilçedeki kayısı bahçeleri beyaz çiçeklerle kaplanarak görsel bir şölen oluşturdu. Görenleri büyüleyen manzara, hem üreticilere hem de tüketicilere umut verdi. Kağızman, Türkiye’de sofralık kayısı üretimiyle öne çıkan önemli merkezlerden biri olarak biliniyor. Bu yıl yağışların bol olması ve kış şartlarının üretim açısından olumlu seyretmesi, rekoltenin yüksek olacağı beklentisini güçlendirdi. Üreticiler, herhangi bir don veya dolu afetinin yaşanmaması halinde sezonun oldukça verimli geçeceğini ifade ediyor. Kayısı üreticisi Emrah Atış, bu yılın umut verici başladığını belirtti. Atış, "Yağışların yeterli olması ağaçların gelişimine büyük katkı sağladı. Şu an çiçeklenme çok güzel gidiyor. Eğer don ya da dolu gibi olumsuzluklar yaşanmazsa hem verim hem de kalite açısından çok iyi bir sezon bekliyoruz" dedi. Kağızman kayısısının kendine has aroması ve sofralık kalitesiyle Türkiye genelinde yoğun talep gördüğünü vurgulayan üreticiler, yüksek rekoltenin piyasa fiyatlarını da olumlu yönde etkileyeceğini düşünüyor. Bu durumun hem üreticinin kazancını artırması hem de tüketicinin daha uygun fiyatlarla kayısıya ulaşması açısından önemli olduğu ifade ediliyor. Önümüzdeki haftalarda hava şartlarının belirleyici olacağını dile getiren üreticiler, özellikle ilkbahar aylarında görülebilecek ani don olaylarının risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Ancak mevcut şartların korunması halinde Kağızman’da bu yıl bol ve kaliteli kayısı hasadı yapılması bekleniyor. Beyaz çiçeklerle kaplanan bahçeler, sadece üretim açısından değil, doğa turizmi açısından da dikkat çekerken, bölge halkı bu eşsiz manzarayı fotoğraflamak için bahçelere akın ediyor. Kağızman’da kayısı sezonunun bu yıl hem ekonomik hem de görsel anlamda zengin geçeceği öngörülüyor.
Erzurum Cezaevi yerleşkesine mescit açıldı Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Müftülüğü iş birliğiyle Aziziye Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda Aziziye Müftülüğüne bağlı Fazilet Gülhatun Mescidi’nin açılışı yapıldı. Program öncesinde konuşan Vali Aydın Baruş, kurum bünyesinde yürütülen çalışmaların yanı sıra hükümlülerin manevi dünyalarının güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. Manevi rehberlik ve eğitim faaliyetlerinin bireylerin topluma yeniden kazandırılmasında önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Aziziye Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda, hükümlülerin manevi gelişimlerine katkı sağlamak ve ibadet ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla inşa edilen Fazilet Gülhatun Mescidi, açılış merasimi Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve İl Müftülüğü’nün ortak çalışmaları neticesinde tamamlanan mescidin açılış programına; Vali Aydın Baruş, İl Müftüsü Yaşar Çapçı, Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Adem Aydemir, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, ceza infaz kurumu yetkilileri ve davetliler katıldı. Programda dua yapan İl Müftüsü Yaşar Çapçı, "Bu mübarek mekanın burada bulunan kardeşlerimizin gönül dünyalarının aydınlanmasına ve manevi huzura vesile olmasını temenni ediyorum. Emeği geçen tüm kurumlarımızdan ve hayırseverlerimizden Allah razı olsun" dedi. Açılışı gerçekleştirilen mescidin; ibadetlerin yerine getirilmesi ve manevi rehberlik hizmetlerinin etkin şekilde sunulması açısından önemli bir ihtiyaca cevap vereceğini belirten Vali Baruş, mescit yapımını üstlenen hayırsever Muhammed İkbal Yazıcı ve emeği geçenlere teşekkür ederek, hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Antalya Türkiye’nin kök hücre nakli başarısı: Yabancı hastalar da tercih etmeye başladı Türkiye’de kök hücre naklinin gelişim süreci ve güncel durumu hakkında değerlendirmelerde bulunan Türk Hematoloji Derneği Saymanı ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Oral Nevruz, "Türkiye sadece kendi vatandaşlarına değil, yurt dışından gelen hastalara da hizmet veriyor. Orta Asya, Orta Doğu ve Balkanlar’dan ciddi bir yabancı hasta potansiyelimiz var" dedi. Türk Hematoloji Derneği’nin kuruluşunun 59. yılında düzenlenen 18. Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi (18. KİTHT) 16-18 Nisan 2026 tarihleri arasında Antalya’nın Serik ilçesi Belek turizm merkezindeki bir otelde gerçekleştirildi. Kemik iliği nakli ve hücresel tedaviler alanında Türkiye’nin en önemli bilimsel organizasyonlarından biri olan kongrede; bu yıl 300’ü aşkın erişkin ve pediatrik hematoloğun yanı sıra, hematoloji alanında çalışan temel bilimci hekimler ve araştırmacıların katılımıyla tamamlandı. Türk Hematoloji Derneği Saymanı ve Kongre Sekreteri Prof. Dr. Oral Nevruz, Türkiye’de kök hücre naklinin gelişim süreci ve güncel durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. "İlk nakil 1984’te gerçekleştirildi" Prof. Dr. Nevruz, Türkiye’de ilk kök hücre naklinin 1984 yılında GATA’da yapıldığını belirterek, "Bir yıl sonra yine GATA’da lösemili bir hastaya allojenik kök hücre nakli gerçekleştiriliyor. Daha sonrasında hızlı ülkemizde birçok merkezde farklı şekillerde kök hücre nakli yapılıyor" dedi. 1994 ve 1999 yıllarında Türkiye’de ilk kök hücre veri bankalarının oluşturulduğunu aktaran Nevruz, bu bankaların uluslararası sistemlerle entegre çalıştığını kaydetti. 94 hastanede 115 nakil ünitesi aktif Güncel verileri paylaşan Nevruz, 2025 yılı itibarıyla Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış 94 hastanede, pediatrik ve erişkin olmak üzere toplam 115 ünitede kemik iliği nakli yapıldığını söyledi. Nevruz, "2025 yılında yaklaşık bin 800 allojenik, 3 bin 500 civarında da otolog kök hücre nakli gerçekleştirdik" bilgisini verdi. "Yabancı hastalar Türkiye’yi tercih ediyor" Türkiye’nin sadece kendi vatandaşlarına değil, yurt dışından gelen hastalara da hizmet verdiğini vurgulayan Nevruz, "Orta Asya, Orta Doğu ve Balkanlar’dan ciddi bir yabancı hasta potansiyelimiz var. 2025 yılında yaklaşık 115 yabancı hastaya kök hücre tedavisi uygulandı" dedi. Başarı oranlarının uluslararası standartlarda olduğunu belirten Nevruz, "Uzun yıllara dayanan tecrübemiz ve artan merkez sayımız, tercih edilmemizin en önemli göstergesi" değerlendirmesinde bulundu. Kök hücre naklinin zorlu bir tedavi yöntemi olduğuna dikkati çeken Nevruz, "Hiçbir zaman hastalarımıza yüzde 100 başarı vaat etmiyoruz. Ancak başarılı olunan vakalarda hastalığı tamamen ortadan kaldırabilen bir tedavi yöntemidir" ifadelerini kullandı. Bağış çağrısı Kök hücre bağışının hayati önem taşıdığını ifade eden Nevruz, sağlıklı 18-35 yaş arası bireylere çağrıda bulunarak şunları kaydetti: "Gerçekten bir hastanın hayatına dokunmak istiyorsanız kan ve kök hücre bağışı çok önemli. Ancak bağışçı olacak kişilerin kararlarını iyi düşünerek vermeleri gerekiyor. Sonradan vazgeçilmesi hasta açısından olumsuz sonuçlar doğurabiliyor".