YEREL HABERLER - 20 Nisan 2012 Cuma 12:36

BAYBURT`TA PEYGAMBER SEVGİSİ SALONLARA SIОMADI

A
A
A
BAYBURT`TA PEYGAMBER SEVGİSİ SALONLARA SIОMADI

Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında Bayburt İl Müftülüğü tarafından Şair Zihni Kültür Merkezi`nde konferans düzenlendi.
19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mehmet Okuyan tarafından verilen konferansa yoğun katılım sağlandı. Konferansa Bayburt Vali Yardımcısı Mehmet Ali Akyüz, Belediye Başkanı Hacı Ali Polat, İl Genel Meclisi Başkanı Raci Bayrak, İl Müftüsü Kemalettin Aksoy ve çok sayıda vatandaş katıldı.
``KUTLU DOОUM HAFTASI`NA ÇOK BÜYÜK İLGİ GÖSTERİLDİ``
Açılış konuşmasını yapan İl Müftüsü Kemalettin Aksoy, geçtiğimiz Pazar günü Kur`an ziyafetiyle başlayan Kutlu Doğum etkinliklerine çok yoğun ilgi gösterildiğini, şimdiye kadar yapılan bütün programlarda vatandaşların çok büyük sevgi gösterileri ile karşılaştıklarını belirterek, ``Hocalarımız, cezaevine gidip bütün mahkûmları ziyaret ederek onlara gül dağıttılar. Sakal-ı Şerif götürdüler, Kur`an-ı Kerim götürdüler. Onlar da çok memnun oldular, çok duygulu anlar yaşandı. Bugün sabahtan yine hastanemiz ziyaret edildi. Bütün hastalarımıza gül takdim edildi. Onlar da memnuniyetlerini ifade ettiler. Bu sabah değerli hocamızla birlikte Aydıntepe Müftülüğü`nün programına katıldık. Hocamızın ifadesinin söylüyorum; Aydıntepe de bu kadar insanı nerden buldunuz. Aydıntepe de bu kadar insan var mı tabirini kullandı. Yarın da hem Demirözü`nde hem de burada yine konferansımız olacak. Bu haftayı Hz. Muhammet`e (s.a.v.) ümmet olma şuuru ve bilinci içerisinde kutlamaya çalışıyoruz`` dedi.
``TÜRKİYE DE ÇOK GÜZEL GELİŞMELER OLUYOR``
Programda bir konuşma yapan Belediye Başkanı Hacı Ali Polat, 15 yıl İmam Hatip Lisesi`nde din eğitimi verdiğini, ama o günlerde diğer okullarda okuyan öğrencilerin Kur`an eğitiminden mahrum kaldıklarını ve bugün gelinen noktada artık isteyen her öğrencinin okullarda Kur`an eğitimi alabileceğini dile getirerek konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
``İmam Hatim Lisesi`nde Kur`an, Tefsir, Kelam ve Hadis; müfredatta ne verdilerse biz de anlatmaya çalıştık. Bunu imam hatibe gelen öğrencilerimize anlatırken bir taraftan aklımız başka okullara gidip de din eğitiminden mahrum kalan diğer gençlerimizdeydi. Acaba onlar Kur`an öğrenmeden ne yapacaklardı. Acaba onlar Allah`ın Resulü`nün hayatını öğrenmeden bu hayatı nasıl göğüsleyecekler diye dert edinmiştik. Ogün de aklımızda bir şeyler vardı, düşünüyorduk ki; keşke Kur`an- Kerim de, Peygamber Efendimizin hayatı da diğer okullarımızda seçmeli ders olarak okutulsaydı. Çocuklarımız bu bilgilerden mahrum kalmasaydı. Bugün Allah`a şükrediyorum ki kademeli eğitimle ülkemizde isteyenler artık okullarımızda Kur`an eğitimi alabilecek. Şimdi din eğitim ve öğretimine iadeyi itibar verildi. Allah`ın kelamını öğrenenden bu ülkeye zarar gelmez. Hz. Peygamberimizin şefkat ikliminden beslenenlerden bu ülkeye zarar gelemez.
Sadece kendi kardeşimize değil, yaratandan ötürü herkesi sevmeyi bizim kültürümüz bize öğretiyor. Somali`dekine en fazla biz yardım ettik. Açe`dekine en fazla biz yardım ettik. Çünkü herkes Allah`ın kuludur. Onlar bilmese de Allah biliyor düşüncesiyle doğru yolda doğru gidiyoruz. Ülkemizin rotası gerçekten şekillenmiştir.``
``KUR`AN OKUNURKEN HARİKULADE BİR DURUŞUNUZ VARDI``
Konferansı vermek üzere kürsüye çıkan 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mehmet Okuyan, çocukluğunun 10 yılının Babasın görevi nedeniyle Bayburt`ta geçtiğini, kalıcı anlamlı ve yüreğini ferahlatan en güzel dostluklarının Bayburtlularla olan dostlukları olduğunu ve yaklaşık 40 yıldır Bayburtlu kardeşleriyle diyalogunu devam ettirdiğini belirterek, Kur`an- Kerim tilavetiyle başlayan programda salonun aşırı dolmasına rağmen Kur`an-ı Kerim okunurken hiç kimseden çıt çıkmadığını ve bundan son derece etkilendiğini vurguladı. Hz. Ömer`in de Müslüman olmasında en önemli etkenin Kur`an-ı edebiyle dinlemesinden kaynaklandığını ifade ederek, ``Hz. Ömer Kur`an-ı edebiyle dinledi de Müslüman oldu. Kur`an böyle okunmalı, böyle dinlenmelidir. Kur`an`la irtibat böyle kurulmalı, böyle sağlanmalıdır. Onun için sizleri çok tebrik ettim. Kur`an okunurken harikulade bir duruşunuz vardı`` dedi.
``BİZİM MİLLETİMİZİN PEYGAMBER SEVGİSİ DİLLERE DESTANDIR``
Sabahleyin Aydıntepe ilçesinde verdiği konferansta da çok büyük bir kalabalıkla karşılaştığını, buradaki programda da yoğun ilgiyle karşılaştığını ve bunu Bayburtluların Hz. Muhammed`e (s.a.v.) duydukları muhabbetten ve O`na duyulan ilginin ifadesinden kaynaklandığını vurgulayan Okuyan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
``Bizim milletimizin Peygamber sevgisi dillere destandır. Çocuklarına verdikleri isimlerden anlaşılır bu, ordusuna Peygamber Ocağı demesinden anlaşılır, askerine Mehmet demesinden anlaşılır, güvenlik teşkilatına Emniyet adını vermesinden anlaşılır, hacca veya umreye giderken veya gönderirken selamını Peygamberime selam götür diye şekillendirmesinden anlaşılır. Bu millet peygamberini çok seviyor. Allah onları bu sevgiden mahrum bırakmasın inşallah.
``BİZLER GÜL MEDENİYETİNİN ÇOCUKLARIYIZ``
Allah`ü Teala çiçeklerin sultanı olan gülü yarattı. Allah`ü Teala gülü yaratarak bize gül ikram etti. İşte insanlara Gül Muhammed`i (s.a.v.) gönderdi. Biz sevgimizi gül ile sembolleştiririz. Gül bizim en önemli sevgi ifademizdir, sevgi yansıtmamızdır. Biz gül medeniyetinin çocuklarıyız. Bu topraklar gül kokan insanlar yetiştirsin diye imar edilmişlerdir. Peygamber sevgisi ile bu topraklar yoğrulmuştur. Bu topraklardan diken değil, Allah`ın izniyle gül bitecektir. Bu sevgi bu topraklarda gül tohumlarının yeşermeye başladığının en güzel görüntülerinden biridir.
Biz Peygamberimizi çok sevdiğimizi zannediyoruz. Şimdi peygamberimiz dirilse Dünya ya yeniden gelse, dese ki Dünya da ne kadar insan var, 7 ya da 7,5 Milyar insan var deriz. Bir soru daha sorsa dese ki bunların kaç kişisi Müslüman, 1 ya da 1,5 Milyar insan Müslüman deriz. Bir soru daha sorsa kalan 6 Milyar neden Müslüman değil, niye onların Müslüman olması için çalışmalar yapmadınız dese bunlara vereceğimiz hiçbir cevabımız olamayacaktır.
``PEYGAMBER ANILARIN DEОİL, ANIN KONUSUDUR``
Bu Kutlu Doğum programları hep anma programlarıydı. Biz de dedik ki Peygamber anılacak bir insan değildir, Peygamber anıların konusu değil, hatıraların konusu değildir, O`nu tarihe gömemezsiniz. Peygamber anıların değil; anın, şimdinin, buradanın ve yarının konusudur. Ama anınca 1 hafta anıyorsun diğer hafta unutuyorsun. Bu olur mu, sevgi dediğimiz 1 haftalık bir şey midir?
Şimdi sayın ki Peygamberimiz Türkiye ye geldi, mesela Peygamberimizi İstanbul`un sokaklarında dolaştırabilir misiniz? Akdeniz sahillerinde gezdirebilir misiniz? Bayburt`a gelse rahat gezdirebilir misiniz? Markete götürebilir misiniz, raflarda neler var? Evinize gelmek istese götürebilir misiniz? Bunların hiç birini yapamayız. O`nun yanında televizyonu açamayız. O`na helalinden bir sofra kuramayız. Eşimizi, çoluğumuzu çocuğumuzu ona nasıl takdim edeceğiz. O`nunla konuşabileceğimiz günlerin gelmesi için çalışmak üzere yanında O`nunla birlikte rahat dolaşabileceğimiz günleri yaşamak üzere gayretimiz olsun. Kutlu Doğum ancak o zaman amacına ulaşır. Ben Kutlu Doğumun bu anlamda gerçekten her yeni bir günün bir kutlu doğum olmasına vesile olsun diye niyaz ve duada bulunuyorum. Allah`ü Teala Peygamberi ile birlikte yaşamayı bizlere nasip eylesin. Peygamberimizi anmaktan ibaret bırakmayacağız, anlamaya çalışacağız. O`nu çok iyi tanıyacağız. Peygamberimizi tanıdıkça seveceğiz, sevdikçe örnek alacağız. Yol O`nun yaşadığı yoldur. O yol ucu cennete çıkan yoldur.``
Konuşmasında Kur`anı Kerim`den okuduğu ayeti kerimelerle kıssalar anlatan ve Peygamber Efendimizin hayatından örnekler veren Prof. Dr. Okuyan, salondaki ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, konferansını tamamladı.
Konferansın ardından Vali Yardımcı Mehmet Ali Akyüz tarafından Prof. Dr. Mehmet Okuyan`a gül takdim edildi. İl Müftüsü Kemalettin Aksoy ve Bayburt Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Asef Durulmuş tarafından da Okuyan`a hediyeler takdim edildikten sonra program sona erdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Yaşlı bakımı öğrencileri 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne konuk oldu Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (ESHMYO) Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri ile 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri, kuşaklararası etkileşimi güçlendiren anlamlı bir etkinlikte bir araya geldi. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci, Süleyman Demirel Üniversitesi ESHMYO Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Dr. Faruk Yaşar Gürdal ile Öğretim Görevlisi Zehra Küçükcoşkun, Öğretim Görevlisi Gülsu Demir, Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri ve 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri katıldı. Program, Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci’nin sunumuyla başladı. Ardından Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri, 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin Osman Zafer yönetimindeki spor dersine katılarak birlikte egzersiz yaptı. Etkinlik boyunca farklı kuşaklar aynı ortamda spor yaparak hem keyifli anlar yaşadı hem de kuşaklararası iletişimi güçlendirdi. Etkinlik hakkında değerlendirmede bulunan Süleyman Demirel Üniversitesi ESHMYO Müdür Yardımcısı Dr. Faruk Yaşar Gürdal, "Bugün 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü’nü teknik bir gezi kapsamında ziyaret ederek öğrencilerimizle birlikte burada yürütülen çalışmaları interaktif bir şekilde deneyimleme fırsatı bulduk" dedi. Etkinliğe katılan öğrencilerden Hilal Kahraman ise, "Tazelenme Üniversitesi öğrencileriyle birlikte derslere katılmak bizim için çok öğretici ve keyifliydi. Yaşlı bireylerle iletişim kurma ve onları daha yakından gözlemleme fırsatı bulduk. Bu deneyim mesleki gelişimimize büyük katkı sağladı" ifadelerini kullandı. Kuşakları bir araya getiren etkinlik, sporun birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koyarken, farklı yaş grupları arasında bilgi ve deneyim paylaşımının önemini vurguladı.
Van Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var" Küresel çalkantıların milletin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldığını ve atlatılmaya devam ettiğini belirten Bakan Yumaklı, "Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız." AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz" Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz" dedi. "2002’ye kıyasla tarımsal destekler 23 kat arttı" "Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum" ifadelerini kullanan Bakan Yumaklı, "İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Van Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan bir milletin herkesin gözü önünde soykırıma uğradığını belirterek, "Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece ‘dur’ diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Öğle saatlerinde Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik" diyen Bakan Yumaklı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu küresel çalkantılar; elbette milletimizin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldı, atlatılmaya devam ediyor. Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Yani bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız" ifadelerini kullandı. AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz. Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum. İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Yapılan konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.