GÜNDEM - 20 Ocak 2025 Pazartesi 09:30

Bayburt’ta 32 yıl önce çığ felaketinde hayatını kaybedenler kar yağışı altında dualarla anıldı

A
A
A
Bayburt’ta 32 yıl önce çığ felaketinde hayatını kaybedenler kar yağışı altında dualarla anıldı

Bayburt’un Üzengili köyünde 32 yıl önce meydana gelen çığ felaketinde hayatını kaybeden 59 vatandaş, kar yağışı altında dualarla anıldı.


18 Ocak 1993 tarihinde 59 vatandaşın hayatını kaybettiği çığ felaketinin 32’inci yıl dönümü dolayısıyla Üzengili köyünde anma programı düzenlendi. Köy sakinleri ve civar köylerden gelen vatandaşların katılımıyla düzenlenen programda, ilk önce vefat edenlerin mezarları başında Kur’an- Kerim okundu ardından köyün camisinde dualar edildi.


"Elden ele 9-10 kişiyi çığın altından çıkardık"


Çığ felaketinde yakınlarını kaybeden, çığ altında kalanları kurtarmak için o arama kurtarma çalışmalarına katılan Ömer Çakmak isimli vatandaş, o günlere dair aklında kalanları anlattı. Bir daha böylesi acıların yaşanmaması için dua eden Çakmak, "O gün bir eve gittik, o evde kalabalık bir aile vardı. Eve üstten aşağı girdik. En alttan yukarı doğru biri yaralıları veriyor, ortadaki yukarı doğru üsttekine insan uzatıyor, üstteki dışarı çıkarıyordu. Elden ele 9-10 kişiyi çıkardık. Gece saat 01.00 civarlarıydı, hayvanlar bile durumu anlamış, bu çığ felaketinden derinden etkilenmiş gibi mahzun mahzun duruyorlardı. Hiç kimseden ses çıkmıyordu. Takdiri ilahi, rabbim bir daha böyle günler yaşatmasın" diyerek konuştu.


Uzun yıllardır yurt dışında yaşayan ve köye gelerek anma programına katılan Hanefi Karaaslan, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, "1993 yılında yaşanan çığ felaketinde ölen vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin. Onları anmak için bugün burada program düzenlendik. Ben yurt dışında yaşıyorum, çığda burada değildim. Çoğu yakınımı kaybettim, köylülerim vefat etti. Bu sene Türkiye’ye gidersem inşallah anma programına katılacağım dedim. Allah nasip etti, katıldım. Allah herkesten razı olsun, ölülerimize Allah rahmet eylesin" ifadelerini kullandı.


"59 şehidimizi rahmetle anıyoruz"


Çığın altından çıkarıldıktan sonra kullandığı sözlerle tüm dünyaya insanlık dersi veren, çığın sembol isimlerinden Hatice Karaaslan’ın oğlu İrfan Karaaslan, vefat eden yakınlarını dualarla yad etmek için bir anma programı düzenlediklerini belirterek, "1993 yılında köyümüze düşen çığın canlı şahidi, tanığı olarak bugün buradayım. O gün kar altından çıkarılan 59 şehidimizi rahmetle, minnetle anıyoruz. 93 senesinde yılın annesi seçilen, çığın sembol ismi olan Hatice annemizi çok yakın bir zamanda toprağa verdik. Bugün de yakınlarımızı anmak için köyümüze geldik, sağ olsunlar komşu köylerden de katılanlar oldu, hepsinden Allah razı olsun" dedi.


"Ağlama sesleri ’kurtarın beni’ sesleri geliyordu"


Çığın canlı şahidi olan, o gün yaşadıklarını dün gibi hatırlayan, annesi Hatice Karaaslan’dan bahsederken gözleri dolan Karaaslan, çığda evlerinin duvarının tamamen yıkıldığını belirterek, "18.01.1993 tarihinde saat 07.48 sularında bir sesle uyandım. Çatıların birbirine çarptığını hissettim, gece uyuduğum odanın yan duvarını gelen çığ tamamen götürdü. Dışarı bakınca köyü dümdüz gördüm. Ağlama sesleri, ’kurtarın beni’ sesleri geliyordu. 3 gün boyunca durmadan yağan karın etkisiyle köye herhangi bir ulaşım söz konusu değildi. Yaklaşık 8 saat sonra kolluk kuvvetlerinin gelmesini bekledik, tabii köyün halkı bu sürede müdahale etmeye çalıştı, boş durmadı. Abimin duyduğu sesle annemi çok basit bir yerden çıkardık. 8 saatin ardından taşın, toprağın, karın arasında omuzu kırık, sağ ayağı kırık, sol ayağı uyuşuk bir şekilde annemizi bulduk. Köyümüzde o zaman şartlarında hastane olarak kullandığımız bir eve annemi götürdük. Basın mensupları, gazeteciler köye gelmişti. Gazetecinin mikrofon uzattığı annemin kurduğu cümleler yüreklere dokundu. Kırık dökük radyodan dinlediği haberlerle Karabağ’a, Filistin’e, Azerbaycan’a, Bosna Hersek’e annem dua etmişti. Kendi derdini unutmuş ümmetin derdine düşmüş bir insan olarak o an onları söylemesi 93 yılında yılın annesi seçilmesine vesile olmuştu. Rabbim bütün ölmüşlerimize rahmet eylesin. Şehitlerimizin ruhu şad olsun, Hatice annemize ve bütün ümmete rahmet diliyorum" sözlerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul PFDK’dan Burak Yılmaz’a 2 maç men ve 75 gün hak mahrumiyeti cezası Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Teknik Direktör Burak Yılmaz’a 2 maç men, 75 gün hak mahrumiyeti ve para cezası verdi. PFDK’nın bugün yaptığı toplantı sonrası verdiği cezalar şöyle: "1- Beşiktaş’ın, 10.04.2026 tarihinde oynanan Beşiktaş-Antalyaspor Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan Spor Toto Kuzey Alt Tribün 108, Baba Hakkı Doğu Alt Tribün 115, Spor Toto Kuzey Üst Tribün 408 numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, 2- Corendon Alanyaspor Kulübünün, 11.04.2026 tarihinde oynanan Corendon Alanyaspor-Trabzonspor Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan Güney Kale Arkası Tribün D ve E bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, 3-Trabzonspor’un, 11.04.2026 tarihinde oynanan Corendon Alanyaspor-Trabzonspor Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 10. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 1.120.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan Roof Lounge Misafir Tribünü Misafir A ve B bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, 4- Kayserispor Kulübünün, 11.04.2026 tarihinde oynanan Kayserispor-Fenerbahçe Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan Kuzey Alt Tribünü Kuzey Alt D blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, Aynı müsabakada Kayserispor Kulübünün, stadyuma usulsüz seyirci alınmasından dolayı FDT’nin 49/1. maddesi uyarınca 480.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, Aynı müsabakada Kayserispor Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca takdiren ve neticeten 220.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, FDT’nin 52/3. maddesi uyarınca saha olaylarına karışan taraftarların bulunduğu Kuzey Alt Tribün C blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, Aynı müsabakada Kayserispor Kulübünün, merdiven boşluklarının boş bırakılmamasından dolayı FDT’nin 49/3. maddesi uyarınca 120.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, 5- Göztepe kaleci antrenörü Vanja Ivesa’nın, 12.04.2026 tarihinde oynanan Göztepe-Kasımpaşa Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, müsabaka yardımcı hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle FDT’nin 36/1-c ve 35/4. maddeleri uyarınca 1 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı ve 80.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, 6-Galatasaray’ın, 12.04.2026 tarihinde oynanan Galatasaray-Kocaelispor Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan Kuzey Tribün 106-107, Güney Tribün 118numaralı bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, Aynı müsabakada Galatasaray görevlisi Ali Yiğit Buruk’un, müsabaka hakemlerine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle FDT’nin 36/1-c maddesi uyarınca 15 gün hak mahrumiyeti cezası ile cezalandırılmasına, 7- Kocaelispor Kulübünün, 12.04.2026 tarihinde oynanan Galatasaray-Kocaelispor Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde misafir kulüp olduğu müsabakada 8. kez gerçekleştirilmesinden dolayı FDT’nin 53/2. maddesi uyarınca 880.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan Misafir Tribün 418-419-420 blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki misafir kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, Aynı müsabakada Kocaelispor Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle FDT’nin 52/2. ve 46/1. maddeleri uyarınca takdiren ve neticeten 220.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, 8-Çaykur Rizespor’un, 13.04.2026 tarihinde oynanan Çaykur Rizespor-Gaziantep Futbol Kulübü Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle FDT’nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan Kale Arkası Deniz Tribün B, Kapalı Deniz Tribün A bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, 9- Gaziantep Futbol Kulübü Teknik Direktörü Burak Yılmaz’ın, 13.04.2026 tarihinde oynanan Çaykur Rizespor-Gaziantep Futbol Kulübü Trendyol Süper Lig Mehmet Ali Yılmaz Sezonu müsabakasında, müsabaka görevlilerine yönelik sportmenliğe aykırı hareketleri nedeniyle FDT’nin 36/1-c ve 35/4. maddeleri uyarınca 2 resmi müsabakada soyunma odasına ve yedek kulübesine giriş yasağı ve 160.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, (oyçokluğu) Gaziantep Futbol Kulübü Teknik Direktörü Burak Yılmaz’ın, müsabaka sonrası basın toplantısında yapmış olduğu beyanlarında yer alan Futbolun ve Kurumların İtibarını Zedelemeye Yönelik Açıklamaları ve TFF yöneticilerinin, müsabaka görevlilerinin ve kurul üyelerinin Kişilik Haklarına Yönelik Saldırısı nedeniyle FDT’nin 38/1-c, 41/1-c ve 10/2. maddeleri uyarınca 75 gün hak mahrumiyeti ve 1.000.000 TL para cezası ile cezalandırılmasına, (oyçokluğu) karar verildi."
Aydın Başkan Yetişkin: "Nevzat Biçer bu kentin ortak değeridir" Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Nevzat Biçer Nikah ve Konferans Salonu’nun devriyle ilgili yaptığı açıklamada, yapının halkın ortak değeri olduğunu vurgulayarak karara tepki gösterdi. Efeler Belediyesi tarafından Nevzat Biçer Nikah ve Konferans Salonu’nun Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesine ilişkin basın açıklaması düzenlendi. Açıklama öncesinde Nevzat Biçer Nikah ve Konferans Salonu’nun tarihi, yapılan video ile katılımcılara izletildi. Ayrıca merkezin tarihi fotoğrafları ile günümüze kadar olan gelişimini gösteren fotoğraflar sergilendi. "Burada vakfın yerdeki toz kadar izi yoktur" Basın açıklamasına katılan eski Aydın Belediye Başkanı Hüseyin Aksu, hakkın yerini bulacağını ve alanın Aydın halkının hizmetine sunulacağını ifade ederek, "Aydın Belediye Başkanlığım dönemimde buranın temelini attıktan sonra yürütme durdurma kararı geldi. Uzun süre Nevzat Biçer Parkı’nın gerek restorasyonu, gerek parkın inşaatı durduruldu. 2002 yılında ben ayrıldıktan sonra rahmetli İlhami Ortekin tarafından benim hazırlamış olduğum proje ve yapmış olduğum restorasyon ihalesi tekrar edilerek bu hale getirildi. Bizden sonra değerli başkanlarım emeklerini ortaya koydular. Hukuken konuya bakarsanız burada vakıf şerhi yok. Burada hiçbir vakfın bir tane çakılmış çivisi yok. Burada Aydın Belediyesi’nin hakkından başka hiç kimsenin şu yerdeki toz kadar hakkı da yok. Kimse kimseyi kandırmasın. Bu hak yerini bulacaktır ve bu mülk, bu değerli eser, tekrar Aydın halkının hizmetine sunulacaktır" dedi. Eski Efeler Belediye Başkanı Fatih Atay ise, "Burası 60 yıldır Efeler halkının, Aydın halkının kullanımında. Vakıflar Müdürlüğü’nün şimdi mi aklına geldi buranın vakıf malı olduğu da el koyuyor buraya?" dedi. "Efeler’in hafızasına, halkın öz malına sahip çıkmak için toplandık" Basın açıklamasına katılanlara teşekkür eden Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin de, "Bugün burada Efeler’in hafızasına, kültürel mirasına ve halkın öz malına sahip çıkmak için toplandık. Anlamlı mücadelemizde bizleri yalnız bırakmayan, katılımlarıyla bizleri onurlandıran sizlere çok teşekkür ederim. Toplumun her kesiminden, görüş ya da yaşam tarzı farklılığı gözetmeden yüzlerce kişinin burada olması bizi hiç şaşırtmadı. Çünkü Nevzat Biçer Nikah ve Konferans Salonu, bu kentin en önemli ortak değerlerinden birisidir. Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü, yıllardır belediyemiz eliyle bir kültür yuvasına dönüştürülen bu tarihi yapıyı, ’tescil’ adı altında Ayşe Hanım Binti Mehmed Paşa Bin Derviş Vakfı üzerine geçirmiştir. Daha da vahimi, bu süreç, devlet ciddiyetine yakışmayacak bir gizlilikle yürütülmüştür. Belediyemize tek bir resmi bilgi verilmemiş, halkın malının nasıl el değiştirdiğini kurumlardan değil, bir haber sitesinden öğrenmek zorunda bırakılmışızdır" dedi. "Evlenecek gençlerimiz, vatandaşlarımız mağdur oldu" Konuşmasında göreve geldiği günden bu yana Nevzat Biçer Nikah ve Konferans Salonu’nda yapılan etkinliklerden de bahseden Başkan Yetişkin, "Burada iki yıllık sürede 74 nikah kıyılmış, 100 farklı kurs düzenlenmiş, 150 panel, söyleşi ve konferans ile toplumun her kesimine dokunulmuş, 24 tiyatro oyunu ve 16 konserle sanatın kalbi burada atmıştır. Bu hukuksuz devir kararıyla sadece belediyemiz değil, binlerce vatandaşımız hem maddi hem manevi mağdur edilmiştir. Şu an itibariyle 31 çiftimiz, nikah tarihlerini almış ve davetiyelerini bastırmış durumdadır. 27 farklı siyasi parti, STK ve derneğin aylar öncesinden planlanan çalışmaları durmuştur. Efeler Belediyemizin burada düzenlediği, kurs ve etkinliklerle hizmetimiz durdurulmuştur. Halkın ortak kullanım alanlarına el koyarak bizi engelleyebileceklerini sanıyorlar. Eğer gerekirse sokaklarda, meydanlarda, parklarda yine halkımızın yanında olmaya ve hizmet götürmeye devam edeceğiz" diye konuştu. Öte yandan, Vakıflar Genel Müdürlüğü, kiralama sözleşmesini uzatmayarak kendisine ait gayrimenkulün tahliyesini sağladı.
Muş Malazgirt’te ağır yaralanan çocuk mikrocerrahiyle sağlığına kavuştu Muş’ta düşme sonucu yüzünden ağır yaralanan 10 yaşındaki çocuk, Muş Devlet Hastanesi’nde yaklaşık 5 saat süren mikrocerrahi operasyonla tedavi edilerek sağlığına kavuşturuldu. Muş’un Malazgirt ilçesinde yaşanan kazada yüz bölgesinden ağır yaralanan 10 yaşındaki çocuk, 112 Acil Çağrı Merkezi koordinasyonuyla Muş Devlet Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Hastanede yapılan ilk değerlendirmelerde çocuğun yüz bölgesinde derin kesi oluştuğu, bu kesiye bağlı olarak yüz sinirlerinde hasar meydana geldiği, çiğneme kaslarının etkilendiği ve tükürük bezi kanalında kopma olduğu tespit edildi. Bunun üzerine uzman ekipler tarafından acil olarak mikrocerrahi operasyon planlandı. Yaklaşık 5 saat süren operasyonla hasar gören sinir, kas ve doku yapıları titizlikle onarıldı. Ameliyat sonrası hastanede tedavi ve takip süreci devam eden çocuğun genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Muş Devlet Hastanesi’nde ameliyatı gerçekleştiren Plastik Cerrahi Uzmanı Operatör Doktor Halil Işık, "Hasta bize geldikten sonra hastayı ameliyata alma kararı aldık. Gece 11 gibi ameliyata başladık. Kesiği incelediğimizde kesinin çok önemli bazı yapılara zarar verdiğini gördük. Hastanın yüzündeki kesi yüksekte düşme sonrası demir parçasının yüzünü kesmesiyle oluşmuş. Kesiği ameliyathane şartlarında incelediğimizde yüzdeki çiğneme kaslarının, yüzdeki mimik kaslarının, yüzdeki bazı sinirlerin ve yüzdeki tükürük bezi kanalının tamamen koptuğunu gördük" dedi. Kesiğin çok katmanlı ve derin bir yapıda olduğunu belirten Işık, planlama sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Kesi çok derin olduğu için ve birbirinden farklı yapılar, farklı derinlikte kesilmiş olduğu için önce bir planlama yapmamız gerekti. Kesileri derinden yüzeye doğru onarma kararı aldık. Ameliyatta bizim için en hassas nokta şuydu. Yüzde kesiden dolayı yüz sinirleri kesilmişti. Yüz sinirleri çok hassas yapılardır. Eğer bunları uygun şartlarda onaramazsak çocukta ileride kısmi veya tam yüz felci gelişme ihtimali vardı. Ameliyatta karşımıza çıkan bir diğer kritik nokta ise tükürük bezini kanalıydı. Bu kanal aslında çok derinde seyreder ancak yaralanma çok derin olduğu için tükürük bezini kanalı tamamen kesilmişti. Ameliyatta önce ağız içinde ilerlettiğimiz bir kılavuz ile tükürük bezin kanalının nereden koptuğunu gördük. Bunu tespit ettikten sonra ise tükürük bezin kanalının onarımına geçtik. Mikroskopu kullanılarak ve mikrocerrahi tekniklere sadık kalarak hastadaki hem yüz sinirlerini hem de tükürük bezini mikroskop altında onardık" ifadelerini kullandı. Operasyon sonrası sürece ilişkin bilgi veren Işık, hastanın durumunun iyiye gittiğini belirterek, "Ameliyat sonrasında hastamız yaklaşık tedavisinin 4. ayına girmiş durumda. Şu anda tükürük bezi sorunsuz şekilde çalışıyor. Yüzündeki sinirler de iyileşme aşamasında. Yüzündeki sinir iyileşmesi bazen 6 ay bulabilmektedir. Şu anda tedavisi sorunsuz şeklide devam ediyor" şeklinde konuştu.