GÜNDEM - 01 Haziran 2026 Pazartesi 09:16

Bayburt’un Çayıryolu köyü Celali isyanlarında Osmanlı karargâhıydı

A
A
A
Bayburt’un Çayıryolu köyü Celali isyanlarında Osmanlı karargâhıydı

Osmanlı Devletini derinden etkileyen Celali isyanları, Bayburt ve çevresinde yerleşim düzeninden sosyal yapıya kadar birçok alanda iz bıraktı. Sünür köyü, bugünkü adıyla Çayıryolu, isyanların bastırılması sürecinde Osmanlı ordusunun ana karargâhlarından biri olarak tarihe geçti.


Bayburt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Erdem Saka, Celali isyanlarının Anadolu’da büyük değişimlere yol açtığını, Bayburt ve çevresinin de bu süreçten ciddi şekilde etkilendiğini söyledi. İsyanların Osmanlı tarihindeki etkisine dikkat çeken Saka, bu sürecin yalnızca askeri hareketlilikten ibaret olmadığını, imparatorluğun sosyal ve demografik yapısında da önemli sonuçlar doğurduğunu belirtti.



"Anadolu’nun sosyal yapısı değişti"


"Osmanlı Devletini dönüştüren olaylardan birisi Celali isyanlarıdır" diyen Saka, isyanların yaklaşık 1590’lı yıllarda başladığını ve 17. yüzyılın ortalarına kadar zaman zaman sürdüğünü ifade etti.


Anadolu’daki yerleşim yapısının bu süreçte büyük ölçüde değiştiğini aktaran Saka, "Celali isyanları döneminde Anadolu’daki yerleşimlerin büyük çoğunluğu boşalmış olup Anadolu’nun sosyal yapısı, demografik yapısı büyük oranda değişime uğramıştır" sözleriyle dönemin etkisini anlattı.


Saka, Erzurum ve Bayburt hattında birçok yerleşim yerinin bu süreçten doğrudan etkilendiğini kaydetti.


Bölgedeki değişimi örneklerle açıklayan Saka, "Bu isyanlar Bayburt’u ve bölgeyi de ciddi bir şekilde etkilemiştir. Erzurum’da çoğu köylerde hiç kimsenin kalmadığı, Bayburt’ta da yerleşim yerlerinin değiştiği, halkın çekip gittiği ya da kendi yerlerinde daha müstahkem olan dağ başlarında yeni yerleşimler açmak suretiyle hayatlarını sürdürmeye çalıştıkları bilinmektedir" ifadelerini kullandı.



"Kuyucu Murad Paşa Anadolu’daki hareketlere yöneldi"


Celali isyanlarının bastırılmasında öne çıkan askeri aktörlerden birinin Kuyucu Murad Paşa olduğunu vurgulayan Saka, Murad Paşa’nın lakabına ilişkin kaynaklarda farklı anlatımlar bulunduğunu da aktardı.


Kuyucu Murad Paşa’nın 1585 yılında Özdemiroğlu Osman Paşa’nın Tebriz seferi sırasında bir kuyuya düştüğünü ve Safeviler tarafından esir edilerek Alamut Kalesi’ne hapsedildiğini dile getiren Saka, bu olay nedeniyle kendisine "Kuyucu" denildiğine dair bilgiler bulunduğunu söyledi.


Saka, lakaba ilişkin diğer rivayeti ise "Bu kuyuya düşmesi münasebetiyle Kuyucu denildiği ya da öldürdüklerini kuyulara gömmek suretiyle kendisine ‘Kuyucu’ lakabı verildiği de bilinmektedir" sözleriyle dile getirdi.


Kuyucu Murad Paşa’nın 1606 yılında Avusturya cephesinden çağrılarak İran seferine serdar tayin edildiğini aktaran Saka, Murad Paşa’nın İran seferinden önce Anadolu’daki karışıklıkları gidermeye yöneldiğini ifade etti.


Bu süreçte Canboladoğlu, Kalenderoğlu ve Tavil Ahmed gibi Celali hareketlerinin önde gelen isimlerine karşı harekete geçildiğini sözlerine ekleyen Saka, "Fakat o öncelikle Anadolu’daki bu kaçkınlık hareketlerini, büyük eşkıya ele başları olan Canboladoğlu, Kalenderoğlu, Tavil Ahmed gibi önemli eşkıya aktörlerini ve onların ordularını ortadan kaldırmakla işe başlamıştır" diye konuştu.


Anadolu’da sükûnetin sağlanması için 1607 ve 1608 yıllarında önemli askeri hamleler yapıldığını bildiren Saka, Murad Paşa’nın bu grupların ordularını büyük oranda dağıttığını ve onları yenilgiye uğrattığını kaydetti.



"Kalenderoğlu’nun ordusu Maraş Göksun civarında dağıtıldı"


Celali hareketlerinin önemli isimlerinden Kalenderoğlu’nun da bu süreçte yenilgiye uğratıldığını vurgulayan Saka, 1608 yılında Maraş Göksun civarında Kalenderoğlu’nun ordusunun dağıtıldığını belirtti.


Saka’nın aktardığı bilgilere göre Kuyucu Murad Paşa’nın hastalanmasının ardından ordunun sevk ve idaresi Hüseyin Paşa’ya bırakıldı. Hüseyin Paşa da takibi sürdürerek Celali eşkıyalarını İspir civarında yakaladı.


Bu sürece ilişkin bilgi veren Saka, "Kuyucu Murad Paşa’nın hastalandığı ve ordunun sevk ve idaresini Hüseyin Paşa’ya tevdi ettiği bilinmektedir. Hüseyin Paşa, takibi sürdürerek eşkıyaları İspir civarında yakalamıştır" ifadelerini kullandı.



"Osmanlı karargâhı Sünür’de kuruldu"


Celali eşkıyalarının takibi sırasında Osmanlı ordusunun ana karargâhının Bayburt’a bağlı Sünür köyünde kurulduğunu, Sünür adının ise ’sınır’ kelimesinden geldiğini aktaran Saka, "Bu sırada Osmanlı karargâhı da, ana karargâh da şu an üzerinde bulunduğumuz ismi sınırdan gelen yeni ismi Çayıryolu olan bu tarihi köyde kurulmuştur" sözleriyle köyün Osmanlı ordusu açısından taşıdığı önemi anlattı.


Çayıryolu’nun yalnızca Celali isyanları sürecinde değil, Osmanlı ve Akkoyunlu tarihi açısından da önemli bir merkez olduğunu vurgulayan Saka, köyün Osmanlı padişahlarının ordularıyla konakladığı yerlerden biri olduğunu kaydetti.


Yavuz Sultan Selim ve IV. Murad’ın bölgeyle anıldığını belirten Saka, IV. Murad’ın ordusuyla birlikte köyde konakladığını ifade etti. Saka, "Sünür aynı zamanda Akkoyunluların merkezi yerleşim birimlerinden birisidir. Akkoyunluların kurucusu Kara Yülük Osman Bey’in babası Hacı Kutlu Bey’in burada türbesi bulunmaktadır" dedi.



"Son duraklardan biri Bayburt’un Sünür köyüdür"


Saka, bu sürece ilişkin kaynaklarda dikkat çekici bilgilerin yer aldığını dile getirdi.


Saka’nın verdiği bilgilere göre Hüseyin Paşa, İspir civarında yakalanan 3 bin 500 Celali eşkıyasından 3 binini öldürdü, 500’ünü ise sağ olarak Sünür’de kurulan Osmanlı karargâhına getirdi.


Bu olayın dönem anlatımlarında ayrıntılı şekilde yer aldığını bildiren Saka, "Kuyucu Murad Paşa burada konaklarken Hüseyin Paşa İspir civarında Celali eşkıyalarından 3 bin 500 kişiyi yakalayarak, 3 bininin kellesini kesmiştir. 500’ünü sağ getirmek suretiyle, burada kurulan paşanın otağının önünde eşkıyaların kellelerinden bir kule yapıldığına dair kaynaklarda veriler bulunmaktadır" dedi.


Saka, kalan 500 kişinin de infaz edilerek kazılan üç büyük kuyuya istiflendiğine dair tanık beyanları bulunduğunu aktardı. Köy sakinlerinin bölgede kemik parçalarına rastlandığı yönündeki anlatımlarının da bu iddiayı desteklediğini ifade eden Saka, Celali isyanlarının önemli ölçüde kontrol altına alındığı son duraklardan birinin Bayburt’un Çayıryolu köyü olduğunu kaydetti.



Bayburt’un Çayıryolu köyü Celali isyanlarında Osmanlı karargâhıydı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van İnci kefalleri yeniden Akköprü deresinde Van Gölü havzasında yaşayan ve üremek için tatlı sulara göç eden inci kefali, bu yıl debinin yükseldiği Akköprü deresine yeniden gelmeye başladı. Van Gölü kıyısındaki yerleşim yerlerinde 20 bini aşkın insanın geçim kaynağı inci kefali, her yıl üreme dönemi 15 Nisan-15 Temmuz’da zorlu yolculuğa çıkıyor. Gölün tuzlu ve sodalı suyundan derelerdeki tatlı sulara ulaşmak için suyun akışının tersine yüzerek karşısına çıkan engelleri zıplayarak geçmeye çalışan balıklar, her yıl bu mevsimde görsel şölen sunuyor. Balıkların neslini sürdürebilmek amacıyla ortaya koyduğu mücadeleyi izlemek için de her yıl binlerce yerli ve yabancı turist kente geliyor. İnci kefali en ideal üreme yerine ulaşmak için akıntıyla mücadele ederek yolculuk ediyor. Özellikle son 2 yıldır kurak geçen mevsimlerden dolayı inci kefalleri su debisi düşen ve İskele Caddesi 46 Evler mevkiinde Akköprü derisine girememişti. Bu yıl kış ve baharın yağışlı geçmesi birçok derede olduğu gibi Akköprü deresinin de debisi yükselince balıklar tekrar yoğun bir şekilde gelmeye başladı. Dere içinde bulunan şelalede zıplayarak tıpkı Balık Bendi’nde olduğu gibi görsel şölen sunan inci kefalleri vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. "İnci kefalleri adeta Vanlılarla bayramlaşmak için bu noktaya gelmiş" Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Şu anda bulunduğumuz nokta Van şehir merkezinden geçerek Van Gölü’ne dökülen Akköprü Deresi. Geçtiğimiz yıllarda yağışların az olması nedeniyle Akgöprü Deresi tamamen kuruma noktasına gelmişti ve inci kefallerini üreme döneminde burada görememiştik. Fakat 2026 yılı yağışların bol olması sayesinde Akköprü Deresi gürül gürül akıyor ve Van Gölü’ndeki inci kefalleri buraya göç etme üremek için bu noktaya geldiler. Dünyada içinden balıkların göç ettiği başka bir şehir bulmanız zor. Van, içinden balıkların göç ettiği binlerce balığın üremek için dalgalarla, akıntılarla mücadele ederek şehir merkezine geldiği bir nokta. Van Gölü’ndeki inci kefalleri adeta Vanlılarla bayramlaşmak için bu noktaya gelmiş. Ümit ediyoruz ki önümüzdeki günlerde bu göç daha da yoğunlaşacak ve bizler Van şehir merkezinin içerisinde binlerce balığın zıpladığını göreceğiz" dedi.
İstanbul Türkiye ekonomisi 2026 yılı birinci çeyrekte yüzde 2,5 büyüdü Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2026 yılı birinci çeyreğinde yüzde 2,5 arttı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı birinci çeyrek Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verilerini açıkladı. Buna göre, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2026 yılı birinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,5 arttı. Bilgi ve iletişim faaliyetleri 2026 yılının birinci çeyreğinde yüzde 9,5 arttı GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2026 yılı birinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; bilgi ve iletişim faaliyetleri toplam katma değeri yüzde 9,5, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 5,2, tarım sektörü yüzde 4,6, ticaret, ulaştırma, konaklama ve yiyecek hizmetleri yüzde 3,7, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,5, inşaat sektörü yüzde 3,2, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,0, ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar yüzde 2,0, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 1,9 ve kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 1,8 arttı. Sanayi sektörü ise yüzde 0,8 azaldı. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,6 arttı. GSYH 2026 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL oldu Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2026 yılının birinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 35,7 artarak 16 trilyon 999 milyar 977 milyon TL oldu. GSYH’nin birinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 389 milyar 598 milyon olarak gerçekleşti. Hanehalkı nihai tüketim harcamaları 2026 yılının birinci çeyreğinde yüzde 4,8 arttı Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 4,8 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 2,1, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 3,0 arttı. Mal ve hizmet ihracatı 2026 yılının birinci çeyreğinde yüzde 12,7, ithalatı ise yüzde 2,0 azaldı Mal ve hizmet ihracatı, 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 12,7, ithalatı ise yüzde 2,0 azaldı. İşgücü ödemeleri 2026 yılının birinci çeyreğinde yüzde 35,9 arttı İşgücü ödemeleri, 2026 yılının birinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 35,9 arttı. Net işletme artığı/karma gelir yüzde 34,4 arttı. İşgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı yüzde 42,7 oldu İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın birinci çeyreğinde yüzde 42,7 iken, bu oran 2026 yılı birinci çeyreğinde de yüzde 42,7 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise geçen yılın birinci çeyreğinde yüzde 36,3 iken, 2026 yılı birinci çeyreğinde yüzde 35,8 oldu.