ASAYİŞ - 01 Haziran 2026 Pazartesi 08:51

İzmir’de Buca Belediyesine dev yolsuzluk operasyonu: Başkan dahil 50 gözaltı

A
A
A

İzmir merkezli 6 ilde Buca Belediyesi ve bağlı birimlerine yönelik düzenlenen geniş çaplı yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda, aralarında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman ile eski Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç’ın da bulunduğu 50 şüpheli gözaltına alındı.

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti. Buca Belediyesi ve iştiraklerine yönelik yürütülen uzun süreli teknik ve fiziki takip çalışmalarının ardından emniyet güçleri bu sabah saatlerinde düğmeye bastı. Elde edilen deliller doğrultusunda, aralarında belediye üst düzey yöneticileri, çalışanlar ve firma sahiplerinin de bulunduğu 62 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.

İzmir’de Buca Belediyesine dev yolsuzluk operasyonu: Başkan dahil 50 gözaltı
BUCA BELEDİYE BAŞKANI GÖRKEM DUMAN

Rüşvet, usulsüzlük, bankamatik çalışan, muhalif gazetecilere darp...

Emniyetin tespitlerine göre; belediye imkan ve kabiliyetleri kullanılarak suç örgütü kurulduğu, ilçedeki inşaat faaliyetlerinde müteahhitler ile belediye yöneticileri arasında rüşvet alınıp verildiği ve imar süreçlerinde ciddi usulsüzlükler yapılarak yönetimin bu süreçlerde aktif rol aldığı belirlendi. Öte yandan, belediye iştiraklerine ait kredi kartları, banka hesapları ve resmi araçların şahsi harcamalar ile konaklamalarda kullanıldığı tespit edildi. Ayrıca kamuoyunda ’bankamatik personeli’ olarak bilinen, fiilen çalışmadığı halde maaş ve ödeme alan kişilerin olduğu; belediye yönetimi hakkında olumsuz haber yapan veya sosyal medyada eleştirel paylaşımda bulunan kişilerin ise darp edildiği kayıtlara geçti.

İzmir’de Buca Belediyesine dev yolsuzluk operasyonu: Başkan dahil 50 gözaltı
  ESKİ BUCA BELEDİYE BAŞKANI ERHAN KILIÇ

62 gözaltı kararı

Gözaltına alınanlar arasında mevcut ve eski olmak üzere 2 belediye başkanı, 3 belediye başkan yardımcısı ile 1 önceki dönem ilçe siyasi parti başkanının yer alması dikkat çekti. Soruşturma kapsamında ayrıca imar, planlama ve sosyal hizmetler gibi birimlerde görevli 6 müdür ve müdür vekili, 4 birim şefi, imar ve ruhsat işlerinde görevli 6 teknik personel ile iştiraklerde görevli üst düzey yönetici ve muhasebe sorumlusu 3 kişi hakkında da işlem yapıldı. Listede, belediyenin ticari bağlantılarına uzanan 16 firma sahibi ve müteahhit ile 4 mimar da bulunuyor. Operasyonun diğer şüphelilerinin ise büro personelleri, kadın ve aile hizmetleri çalışanları, özel kalem görevlileri, 1 sosyolog, 1 sıfır atık müdürü ve dışarıdan bağlantılı kişilerden oluştuğu öğrenildi. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürerken, adreslerdeki arama ve suç unsurlarının ele geçirilmesine yönelik çalışmaların aralıksız devam ettiği bildirildi.

Ali İhsan Çiftçi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Prof. Dr. İrfan Koca: "Kuyruk sokumu ağrıları çoğu zaman gözden kaçıyor" Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, kuyruk sokumu kaynaklı ağrıların sanıldığından daha sık görüldüğünü ancak çoğu zaman gözden kaçabildiğini belirtti. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, kuyruk sokumu kaynaklı ağrılarla ilgili açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Koca, "Bel ağrısı, kalça ağrısı ve bacağa yayılan ağrı şikayetleri çoğu zaman bel fıtığı ile ilişkilendirilse de bazı hastalarda ağrının kaynağı kuyruk sokumu bölgesi olabiliyor. Özellikle uzun süre oturmakla artan, oturulan yerden kalkarken şiddetlenen ve günlük yaşamı zorlaştıran ağrılar, "koksidini" olarak adlandırılan kuyruk sokumu ağrısına işaret edebiliyor" dedi. "Her bel ve bacak ağrısı bel fıtığı değildir" Prof. Dr. İrfan Koca, "Kuyruk sokumu bölgesindeki sorunlar yalnızca lokal ağrıya neden olmaz, ağrı kalçaya, bele ve hatta bacağa yayılabilir, bazı hastalarda uyuşma hissine de yol açabilir. Bel fıtıklarında da benzer belirtilerin görülmesi nedeniyle bazı hastalara yanlışlıkla bel fıtığı tanısı konulabilmekte, bu durum yanlış tedavi uygulamalarına ve gereksiz girişimlere neden olabilmektedir. Özellikle oturmakla belirgin şekilde artan, oturulan yerden kalkarken şiddetlenen ve kuyruk sokumu üzerine yük binmesiyle artan ağrılarda bu bölge mutlaka değerlendirilmelidir. Bazı hastalar yıllarca farklı tanılarla takip edilirken asıl problemin kuyruk sokumundan kaynaklandığı görülebilmektedir" dedi. "Travmalar yıllar sonra bile etkisini gösterebilir" Prof. Dr. İrfan Koca, "Kuyruk sokumu ağrılarının en sık nedenleri arasında düşmeler, trafik kazaları, doğum travmaları, uzun süreli masa başı çalışma ve tekrarlayan mikrotravmalar yer alıyor. Bazı kişiler yaşadıkları düşmeyi yıllar sonra hatırlamasalar bile bu travmalar ilerleyen dönemde kronik ağrıya neden olabiliyor. Uzmanlar, özellikle sert zeminde oturamama, uzun süre oturduktan sonra ağrının belirginleşmesi, oturulan yerden kalkarken zorlanma ve kuyruk sokumu bölgesinde hassasiyet oluşmasının önemli belirtiler arasında yer alıyor. Kuyruk sokumu kaynaklı ağrılarda, özellikle uzun süredir devam eden vakalarda klasik tedavi yaklaşımları, fizik tedavi uygulamaları ve ilaç tedavileri her zaman yeterli düzeyde fayda sağlamayabiliyor. Bu nedenle ağrının kaynağının doğru belirlenmesi ve kişiye özel tedavi planlanması büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. Prof. Dr. İrfan Koca, "Kuyruk sokumu ağrılarında yalnızca ağrılı bölgeye odaklanmak yeterli değildir. Pelvisin biyomekaniği, bağ dokuları, kas sistemi, fasiyal yapılar ve sinir sistemi birlikte değerlendirilmelidir. Bu nedenle bütüncül yaklaşımlar tedavinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Tedavide hastanın klinik durumuna göre, Manuel terapi uygulamaları, Nöral terapi, Proloterapi, Nokta atışı enjeksiyon tedavileri, Miyofasyal gevşetme yöntemleri, Kişiye özel egzersiz programları, Postür ve oturma alışkanlıklarının düzenlenmesi gibi yöntemlerden yararlanılabilmektedir. Amaç yalnızca ağrıyı geçici olarak baskılamak değil, ağrıya neden olan mekanik ve fonksiyonel problemlerin düzeltilmesidir. Kuyruk sokumu kaynaklı ağrılar yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilmekte, oturma konforunu bozabilmekte ve günlük aktiviteleri kısıtlayabilmektedir. Bel, kalça veya bacağa yayılan ağrının kaynağı her zaman omurgada olmayabilir. Doğru değerlendirme ve uygun tedavi planlaması ile birçok hastada başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Bu nedenle uzun süredir devam eden şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerekir. Bel ve bacak ağrılarının nedeni her zaman bel fıtığı olmayabilir. Özellikle oturmakla artan ağrılarda kuyruk sokumu bölgesinin de değerlendirilmesi, doğru tanı ve tedavi açısından büyük önem taşımaktadır" diye konuştu.
Bursa 14 salça fabrikasına sahip Karacabey’de domates sezonu başlıyor Türkiye genelindeki salçalık domates üretiminde ilk sırada yer alan Bursa’nın Karacabey Ovası’nda, geciken fide dikim maratonunu tamamlamak isteyen üreticiler tarlalarda hummalı bir çalışma yürütüyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bu yıla ilişkin "Bitkisel Üretim 1. Tahmini" verilerine göre, ülkedeki toplam domates üretiminin geçen yıla kıyasla büyük bir değişim göstermeyerek 13 milyon 425 bin ton seviyesinde gerçekleşmesi öngörülüyor. Bu üretimin yaklaşık 5,5 milyon tonluk kısmını salçalık domatesler oluştururken Bursa, 1,3 milyon ton civarındaki üretim hacmiyle lider konumda bulunuyor. Kentteki domates üretimi ise ağırlıklı olarak Karacabey ve Mustafakemalpaşa ilçelerinde yoğunlaşıyor. Dünyada 14 salça fabrikasına sahip tek ilçe Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, tarımsal potansiyeli oldukça yüksek olan Karacabey’in, dünyada başka hiçbir yerde görülmemiş şekilde 14 salça fabrikasını bünyesinde barındıran tek ilçe olduğunu vurguladı. Ülkenin salça ihtiyacını büyük oranda Karacabey olarak karşıladıklarını belirten Düzen, bölgede yetişen salçalık domatesin kalitesiyle Türkiye’de bir numara, dünyada ise ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Ovada fide dikimlerinin tüm hızıyla sürdüğünü aktaran Düzen, bu yıl dikimlerin biraz gecikerek haziran ayına sarktığını ancak bir hafta içinde tüm sürecin tamamlanacağını dile getirdi. Ton başına 5 bin 200 liradan sözleşme imzalandığını ve bu ödemelerin yarısının harmanda, kalan yarısının ise ocak-şubat aylarında yapılacağını aktaran Düzen, fabrikaların ekim döneminde nakdi yardım sağladığını ancak bunun karşılığında "gübreyi ve fideyi benden alacaksın" dayatmasında bulunduğunu iddia etti.
Erzurum Erzurum türkülerinde coğrafya etkili Erzurum türküleri üzerine yapılan bir araştırmada; dağlar, iklim şartları, bitki örtüsü, hayvanlar, göç, yerleşim birimleri ve ekonomik faaliyetler gibi coğrafyanın çeşitli boyutlarına ilişkin zengin bilgiler içerdiği tespit edildi. Adem Karaca tarafından kaleme alınan ve "Manzarayı seslendirmek: Erzurum türkülerinde mekân temsiline yönelik bir müzik coğrafyası analizi" başlıklı araştırma, Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi’nde yayınlandı. Araştırmada, Erzurum yöresine ait türkülerin coğrafi unsurlar açısından içeriğini kapsamlı biçimde analiz edilirken, söz konusu unsurların yöre coğrafyasının ayırt edici özelliklerini ne ölçüde yansıttığını ortaya konuldu. 288 Erzurum türküsü incelendi Söz konusu araştırmada, nitel araştırma modeli ve betimsel desene uygun olarak yürütülen çalışmada TRT Türk Halk Müziği Sözlü Eserler Antolojisi’nde yer alan 288 Erzurum türküsü, doküman incelemesi ve içerik analizi yöntemleriyle incelendi. Araştırmanın giriş kısmında, "Türkülerde tespit edilen coğrafi unsurlar; fiziki coğrafya, coğrafi astronomi, beşerî ve ekonomik coğrafya ile bölgesel coğrafya alt temalarına göre sınıflandırılmış ve frekansları betimsel olarak analiz edilmiştir. Emareler, Erzurum türkülerinin dağlar, iklim şartları, bitki örtüsü, hayvanlar, göç, yerleşim birimleri ve ekonomik faaliyetler gibi coğrafyanın çeşitli boyutlarına ilişkin zengin bilgiler içerdiğini göstermektedir" denildi. "Tarihi rol ve geçiş coğrafyasına ilişkin atıfları" Araştırmada fiziki coğrafya temalarının yüksek frekansının, Erzurum’un engebeli yapısı, sert karasal iklimi ve step/çayır ağırlıklı doğal ortamıyla belirgin bir paralellik sergilediği ifade edilerek, "Beşerî ve ekonomik coğrafya açısından gelenek-görenek, yemek ve giyim kültürü, nüfus, geçim kaynağı ve mimari yapıya dair temsillerin; bölgesel coğrafya açısından ise Erzurum’un tarihi rolü ve geçiş coğrafyasına ilişkin atıfların türkülere yansıdığı tespit edilmiştir. Araştırma, Erzurum türkülerinin yöre coğrafyasını ve insan yaşamını yansıtan değerli bir sözlü kültürel arşiv olduğunu sistematik verilerle ortaya koymaktadır. İzler, müzik coğrafyası, halk bilimi, coğrafya eğitimi ve sosyal bilgiler eğitimi alanları için önemli çıktılar sunmakta; türkülerin zengin coğrafi ve sosyo-kültürel içeriği sayesinde bu alanlarda otantik ve etkili bir öğretim materyali olarak değerlendirilebileceğine işaret etmektedir" dile getirildi.