KÜLTÜR SANAT - 01 Ekim 2025 Çarşamba 09:15

Bayburt’un son tandır ustası feryat ediyor: "Zanaatımız ölmesin"

A
A
A

Bayburt’ta çamura şekil vererek tandır üreten 57 yaşındaki kentin son tandır ustası Recai Purutoğlu, yarım asra yaklaşan meslek hayatında ata mirası zanaatı ayakta tutmaya çalışıyor. Dedesinden babasına, babasından da kendisine kalan mesleği 3 kuşaktır sürdüren Purutoğlu, tandırcılık mesleğinin kaybolmaması için varını yoğunu devretmeye hazır olduğunu söyleyerek, "Yeter ki bu zanaat ölmesin" dedi.

Çocuk yaşlarda tandır ustalığına adım atan Purutoğlu, babasının yanında yetişerek, öğrendiği mesleğini yıllardır özenle devam ettiriyor. Geleneksel yöntemlerle yaptığı tandırları Türkiye’nin birçok iline ulaştıran Purutoğlu, aynı zamanda yurt dışından da sipariş alıyor. "Yaş 57, çocuklukla başlayan bir meslek. Babadan öğrenilmiş, atadan, dededen bize intikal etmiş bir meslek" diyen Purutoğlu, mesleğin geçmişten bugüne ulaştığını vurguladı.

"Ahiliği, esnaflık anlayışını, Anadolu’yu öldürdüğümüz gibi şu mesleği de öldürmeyelim"

Tandırcılık mesleğinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Purutoğlu, eleman yetiştirmenin en büyük arzusu olduğunu söyledi. "Yok, oluyoruz, gidiyoruz, bitiyoruz. Eleman yetiştirmeyi canı gönülden istiyoruz" ifadelerini kullanan Purutoğlu, mesleğinin ayakta kalması için her şeyi yapacağını hatta varını yoğunu devredeceğini bildirdi. "Yeter ki bizim zanaatımız ölmesin" diyerek serzenişte bulunan Purutoğlu, "Bu mesleği öğreteceğim insana bütün varımı devredeceğim. Bütün birikimimi tek şartla devredeceğim; mesleği öğreteceğim kişi bu işi ölene kadar devam ettirirse, bunun garantisini verirse neyimiz var, neyimiz yok hepsini onun üzerine tapu edeceğim. Ahiliği, esnaflık anlayışını, Anadolu’yu öldürdüğümüz gibi bu mesleği de öldürmeyelim" şeklinde konuştu.

Meşakkatli ve aşamalı bir zanaat

Tandır yapımının birçok aşamadan geçtiğini belirten Purutoğlu, işin zorluklarını da anlattı. Purutoğlu, toprağı yatağından çıkarmakla başlayan sürecin; çamurun hazırlanması, mayalanması, yoğrulması ve fitillerle santim santim yükseltilmesiyle devam ettiğini belirtti. Purutoğlu, "Çok meşakkatli, çok çileli, çok aşamalı bir meslek bu. Tandıra toprakla başlıyoruz. Önce gidip yatağından toprağı alıyoruz. Çok zordur toprağı yerinden çıkarmak. Getiriyoruz, burada işliyoruz, elenmesi gerekiyorsa eliyoruz, ezilmesi gerekiyorsa eziyoruz. Ondan sonra harman yapıp suyunu veriyoruz, samanını katıyoruz, 3-4 gün çamuru için uğraşıyoruz. Ondan sonra bekliyoruz, 3-4 günde çamur mayalanıyor. Mayalandıktan sonra yoğurmaya başlıyoruz, fitil dediğimiz çubuklardan yapıyoruz. Tek tek tandırları santim santim yukarıya doğru çıkarıyoruz" dedi. Her tandırın boyuna göre yapım süresinin değiştiğini kaydeden Purutoğlu, "Büyük tandır 5-6 gün, küçük tandır 4 gün, daha büyüğü ise 7 günde tamamlanıyor. Bununla da kalmıyor, gogolu yapılıyor, hetircek dediğimiz yuvalar açılıyor, gogolu bittikten sonra kurumayı bekliyoruz. Kuruduğu zaman da vatandaşa nasıl yakacağını anlatıyoruz" diyerek konuştu. Ömrünü adadığı zanaatı ayakta tutabilmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazır olduğunu kaydeden Purutoğlu, tandırcılığın Anadolu’nun kültürel mirası olduğunu vurgulayarak, sözlerini tamamladı.

Öznur Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa MUOSB Başkanı Kıvırcık’tan sanayicilere "Tek yumruk" çağrısı Muradiye Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, Manisa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (MANSİAD) tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Gecede konuşma yapan Kıvırcık, Manisa’nın ekonomik gelişimi için birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Sanayicilere "Tek yumruk" olma çağrısında bulunan Kıvırcık, Manisa’nın büyümesi adına atılan olumlu adımların önünün kesilmemesi gerektiğini belirterek, "Manisa’nın gelişmesi ve büyümesi için yapılan iyi şeylerin bazı statükocu gruplar tarafından engellenmemesi gerekiyor. Sanayiciler olarak ortak hedeflerde buluşmalı ve birlikte hareket etmeliyiz" dedi. Manisa’nın geçmişte daha çok tarım kenti kimliğiyle öne çıktığını hatırlatan Kıvırcık, son yıllarda sanayide kaydedilen ilerlemelerle şehrin yeni bir kimlik kazandığını ifade etti. Bu dönüşümün en somut örneklerinden birinin, BYD’nin Manisa Organize Sanayi Bölgesi’de gerçekleştireceği yatırım olduğunu söyledi. Muradiye OSB’nin son dört yılda önemli bir büyüme kaydettiğini dile getiren Kıvırcık, bölge sınırlarının 3 bin dönümden 7 bin dönüme çıkarıldığını belirtti. Bu genişlemenin Manisa’da planlı ve düzenli sanayileşmenin önünü açtığını kaydeden Kıvırcık, "Bu gelişmeler Manisa’yı Türkiye’nin sanayi şehirleri arasında parlayan bir yıldız haline getiriyor" ifadelerini kullandı. Konuşmasında "Work&Life" projelerine de değinen Kıvırcık, en büyük hayallerinden birini hayata geçirdiklerini söyledi. Kuzey hattında, konut ve villalar bölgesine komşu 2,5 kilometrelik alanda iş ve yaşam kampüsü oluşturduklarını belirten Kıvırcık, alt katları ticari dükkan, üst katları home ofis olarak planlanan ve 8 etaptan oluşan projenin ilk dört etabının temelinin bayram sonrası atılacağını açıkladı. Hava muhalefeti nedeniyle ertelenen temel atma töreninin ardından birinci etabın temelinin atıldığını da sözlerine ekledi. Aynı hat üzerinde bir anaokulu projesinin çalışmalarına başladıklarını belirten Kıvırcık, çok amaçlı bir kültür ve sanat merkezinin de inşa edileceğini duyurdu. Manisa’da ses sistemi ve sahne altyapısı üst düzey olan bir kültür sanat merkezi bulunmadığını ifade eden Kıvırcık, "Profesyonel tiyatro oyunlarını Manisa’ya getirmek istiyoruz. 2,5 kilometrelik bu hat tamamlandığında, vatandaşlarımızın nefes aldığı; spor yaptığı, yeme-içme ve alışveriş için tercih ettiği bir yaşam alanı ortaya çıkacak" dedi.
Eskişehir Geleceğin akademisi yapay zekâ ile şekilleniyor Anadolu Üniversitesi’nde düzenlenen "Yapay Zekâ ve Akademi" konferansında, yapay zekânın tüm disiplinlere entegre edilmesi gerektiği vurgulanırken, her fakültede farkındalığı artıracak bir "AI koordinatörü" görevlendirilmesi önerisi gündeme geldi. Anadolu Üniversitesi Arinkom Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) tarafından "Yapay Zekâ Günlükleri" kapsamında Anaç Ön Kuluçka Merkezi’nde "Yapây Zeka ve Akademi: Anadolu Üniversitesi Perspektifi" başlıklı konferans gerçekleştirildi. Anadolu Üniversitesi Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Özer Çelik’in konuşmacı olduğu konferansa Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, ARİNKOM TTO Yöneticisi Öğr. Gör. Dr. Rabia Taş ve çok sayıda kişi takip etti. "Yapay zekâ okuryazarlığını artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz" Konferansta konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, yapay zekânın üniversitenin vizyonunun önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Vizyonun bir parçası olarak üniversitemizde yapay zekânın bilinirliğini, yapay zekâ okuryazarlığını ve farkındalığını artırıcı çabalar ortaya koymaya çalıştık." Tüm bölümlerin yapay zekâ ile iç içe olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Erdemir; güzel sanatlar, eğitim, edebiyat ve farklı disiplinlerin yapay zekâ araçlarıyla bütünleşerek önemli projelere imza atabileceğini ifade etti. Bu doğrultuda farkındalık artırıcı programların sürdürüleceğini dile getirdi. "Yapay zekâ artık bir araç olmanın ötesinde" Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Özer Çelik ise yapay zekânın günümüzde geldiği noktaya dikkat çekerek, artık yalnızca bir araç değil, tüm süreçlere entegre edilmesi gereken bir unsur olduğunu belirtti. Yapay zekânın geniş ve kapsayıcı bir alan olduğunu ifade eden Doç. Dr. Çelik, bilgisayara insansı bir işlem yaptırılan her uygulamanın yapay zekâ kapsamında değerlendirildiğini söyledi ve özellikle 2021 ve 2022 yıllarında üretken yapay zekâ algoritmalarındaki gelişmelerle birlikte bu teknolojinin herkesin yardımcısı hâline geldiğini vurguladı. Fakülte temelli yapay zekâ yapılanması vurgusu Üniversite genelinde yapay zekânın tüm süreçlere entegre edilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Özer Çelik, müfredatlar, eğitim materyalleri ve öğretim yöntemleri dâhil olmak üzere birçok alanda yapay zekânın konumlandırılması gerektiğini ifade etti. Merkezî çalışmaların yanı sıra fakülte ve bölüm düzeyinde de yapay zekâ yapılanmasının önemine de değinen Doç. Dr. Çelik, her fakültede bir "AI koordinatörü" ya da "AI temsilcisi" görevlendirilmesinin, farkındalık çalışmalarının daha etkili yürütülmesine katkı sağlayacağını belirtti. Konferans Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir tarafından Doç. Dr. Özer Çelik’e teşekkür belgesi takdim edilmesiyle sona erdi.
Afyon Başkan Şahin: "28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz" AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Turgay Şahin 28 Şubat post-modern darbesinin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, "Son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolumuzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz" dedim 28 Şubat darbesinin 29’ncu yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yapan Başkan Şahin, darbeyi ve darbeci zihniyeti her zaman kınadıklarını ifade etti. Başkan Şahin, "Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur. AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk. Ancak son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’muzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz. Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız" dedi. Öte yandan, basın açıklamasına TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Milletvekili Av. İbrahim Yurdunuseven de katıldı.
İzmir İzmir’in yollarında tam gaz asfalt seferberliği İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Konak Gaziler Caddesi ve Bayraklı Postacılar Mahallesi’nde yapılan asfalt serim çalışmalarını yerinde inceledi. Başkan Tugay ayrıca Gaziler Caddesi ile Gıda Çarşısı girişi kesişiminde yapılması planlanan 154 araç kapasiteli otopark alanına ilişkin yapılacak çalışmalar hakkında bilgi aldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın İzmirlilere sözünü verdiği yol yenileme çalışmaları kapsamında yürütülen asfalt seferberliği kent genelinde tüm hızıyla devam ediyor. Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı koordinesinde İZBETON ekipleri tarafından ana arterler başta olmak üzere yenileme çalışmaları dört koldan gerçekleştiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ekiplerin sahada gece gündüz yürüttüğü çalışmaları yerinde inceledi. İlk olarak hastanelerin yoğun olduğu Gaziler Caddesi’ndeki asfalt serimini inceleyen Başkan Tugay, Gaziler Caddesi ile Gıda Çarşısı girişinde yer alan 1201 sokak kesişimindeki alanın otoparka dönüştürülmesi için gerçekleştirilecek çalışmalar hakkında ilgi aldı . Yoğun trafik akışının olduğu bölgede parklanma sorununu çözmek için 154 araçlık otopark yapılacak. Bayraklı Postacılar’da asfalt çalışmaları Sahada çalışan emekçilerle sohbet eden Başkan Tugay, daha sonra Bayraklı’da 1631 sokak ve Postacılar Mahallesi 7368/5 sokaktaki çalışmaları inceledi. Saha incelemesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Halit Çelik, Yol Yapım Bakım ve Onarım Dairesi Başkanı Selahattin Mamikoğlu, İZBETON Genel Müdürü Gökhan Kara da hazır bulundu. Bayraklı’da yapılan incelemede ise Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal da yer aldı. Kemalpaşa Ansızca yolu yenilendi İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde ulaşım yollarını eş zamanlı olarak yenilemeye devam ediyor. Büyükşehir ekipleri Kemalpaşa Ansızca anayolunda kapsamlı bir asfalt serimi gerçekleştirdi. 3 kilometrelik güzergahta 5 bin 600 ton sıcak asfalt serimi yapan ekipler yolu daha güvenli ve konforlu bir hale getirdi. Buca’nın asfalt yatırımları Aydoğdu Mahallesi ile devam ediyor İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Buca’da yürüttüğü yol yenileme çalışmaları kapsamında ise Aydoğdu Mahallesi’nde yaklaşık 1 kilometrelik asfalt serimi devam ediyor. 1500 tonluk asfalt serimine devam eden ekipler, Başkan Tugay’ın göreve geldiği günden itibaren Yavuz Sultan Selim Caddesi, Dede Korkut Caddesi, Doğuş, Barbaros Hayrettin Paşa, Atatürk, Menderes, İstiklal, Özmen, Karatekeli, Gazi Osmanpaşa, Azerbaycan, Türkmenistan, Şehir Er Zeki Toker caddeleri başta olmak üzere çok sayıda cadde ve sokağın yeniledi. Çiğli Dere Caddesi’nde de 700 metrelik asfalt serimi yapıldı.
Diyarbakır Diyarbakır’ın tescilli ciğer kebabı Ramazanda da iftar ve sahurda tüketiliyor Diyarbakır’da günde üç öğün tüketilen tescilli ciğer kebabı, Ramazanda da iftar ve sahurda tercih ediliyor. Ramazanın da vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan tescilli ciğer kebabı iftar saatlerinde hazırlanıyor, sofraları süslüyor. Saatler öncesi kuzu ciğeri kesilerek iftar ve sahur saatlerine yetiştiriliyor. Alınan siparişler, ezanla birlikte ocakbaşında ve evlerde müşterilere sunuluyor. Ciğer ustası Onur Erdin, İHA muhabirine, buranın Diyarbakır değil, ciğerbakır olduğunu, Diyarbakır’ın ciğerin başkenti olduğunu söyledi. Çünkü hem iftarda, hem de sahurda sofraların olmazsa olmazı değişmeyen lezzetti ciğer olduğunu belirten Erdin, iftara bir saat kala hazırlıkları yaptıklarını ifade etti. Erdin, ciğerleri doğrayıp hazırladıklarını kaydederek, "Bizim burada günlük 250-300 kilo satıyoruz. Diyarbakır geneli ciğercidir. İftar vakti için rezervasyonlar alıyoruz. Dört kuryemiz var. Diyarbakır’ın vazgeçilmezi ciğer olduğu için rezervasyonlarımızı erken de alıyoruz ki müşterilerimiz ciğersiz kalmasın" dedi. Evlere, işyerlerine ciğer servisi yaptıklarını aktaran Erdin, "Diyarbakır ciğerinin özelliği kuzudur. Sürekli taze kullandığımız için lezzetlidir. Baharatlarımız farklıdır. En önemlisi pişirme konusu. Hassas pişirildiğinde ciğer sulu kalır daha güzel olur. Porsiyon 300 lira. Ramazan ayı olduğu için menü 450 lira. Izgara çeşitleri hepsi böyle" diye konuştu. Müşterilerden Rotinda Yıldırım, Diyarbakır’da ciğer çok meşhur olduğunu söyleyerek, "Sahurda da, iftarda da yeriz. Bayağı güzel, şu anda ocakbaşında her şeyi görüyoruz, yapılışını görüyoruz" ifadelerini kullandı.