EKONOMİ - 27 Eylül 2024 Cuma 18:03

Bakan Işıkhan: "Üniversite öğrencileri esnek ve part time çalışabileceklerdir"

A
A
A
Bakan Işıkhan: "Üniversite öğrencileri esnek ve part time çalışabileceklerdir"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, ’İşgücü Uyum Programı’ hakkında bilgi vererek, "Ev hayatı ile iş hayatını uyumlaştırmada sıkıntı yaşayan vatandaşlarımıza yönelik, kendilerini çalışma hayatına katmayı hedefleyen, niteliği itibariyle tarihimizde ilk kez uygulanan bir modeli hayata geçirdik. Böylece, üniversite öğrencileri esnek ve part time çalışabileceklerdir" dedi.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Bozüyük Ticaret Odası’nda ’İş İnsanlarıyla Buluşma’ programı kapsamında ilçedeki iş insanları ile bir araya geldi. Bakan Işıkhan, iş insanlarına seslenerek, "Sizleri daha çok dinleyebilmek, şehrimizin ihtiyaçlarını yerinde tespit edebilmek için bu buluşmaları çok önemli buluyorum. Özellikle sahadan gelen geri dönüşleri ilk ağızdan duymak, sorunların çözümü noktasında önemli bir işleve sahip. Bizler her zaman sizlerin yanında olduk. Siz yeter ki çalışın, üretin ve istihdam sağlayın. Bugüne kadar, şartlar müsaade ettiği ölçüde vermiş olduğumuz her sözü tuttuk. Elimizdeki bütün imkânları yatırımcımız, işverenimiz, çalışanımız için seferber ettik. Etmeye de devam ediyoruz. İnşallah bugün hem sizlerle Bilecik’in çalışma hayatına katkıda bulunacak güncel istişarelerimizi gerçekleştireceğiz, hem de hemşerilerimizle hasbihal edeceğiz" dedi.



"Hedefimiz tam bağımsız bir kalkınma sürecini, yerli ve milli unsurlar temelinde gerçekleştirebilmek"


Bakan Işıkhan, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği ’Türkiye Yüzyılı’ hedefimiz doğrultusunda; el birliğiyle, her alanda yoğun bir çalışma dönemini icra ettiklerini anlatarak, "Bilhassa ekonomik kalkınmamız için gerek çalışma hayatında gerekse ekonomimizi ilgilendiren diğer alanlarda dört koldan çalışıyoruz. Hedefimiz tam bağımsız bir kalkınma sürecini, yerli ve milli unsurlar temelinde gerçekleştirebilmek. Bunu gerçekleştirebilmenin en önemli yollarından birinin ise sağlıklı işleyen bir çalışma hayatı ve sosyal güvenlik sisteminden geçtiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu noktada sizleri rahatlatmak, işverenlerimizin karşılaştığı zorlukları azaltmak ve bürokratik yükü hafifletmeye yönelik çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bildiğiniz üzere İŞKUR vasıtasıyla işverenlerimizi ve işçilerimizi bir araya getiriyor, işverenlerimizin aradığı elemanı bulmasına yardımcı oluyoruz. Diğer yandan, teşviklerimiz ve desteklerimizle, işletmelerinizin büyümesine ve istihdamın artmasına katkıda bulunuyoruz. Önümüzdeki dönem; yine işverenlerimizi istihdam artışı noktasında desteklemeye devam edeceğimiz bir dönem olacak" ifadelerine yer verdi.



"İşsizlik oranımız da son 15 aydır tekli hanelerde"


Bakan Işıkhan, savaşların ve çatışmaların yoğun olduğu bir coğrafyada olduklarını anlatarak, "Üstelik yüzyılın felaketi diye adlandırdığımız Kahramanmaraş depremlerine rağmen; geçtiğimiz yıl yüzde 5,1 büyümeyi başardık. Bununla birlikte istihdam oluşturan büyüme için gerekli tüm adımları atmaya devam ediyoruz. İstihdamda biliyorsunuz, rekor üstüne rekor kırıyoruz. Çalışma hayatını güçlendirmeye yönelik attığımız adımlar neticesinde istihdam sayımız son verilere göre; 32 milyon 712 bin kişi ile tarihi zirvesini yenilemiş bulunuyor. İşsizlik oranımız da son 15 aydır tekli hanelerde. Biliyorsunuz Orta Vadeli Planda 2024 yılsonu işsizlik oranı hedefimiz yüzde 9,3 ve bu hedefimizi yakalamak için tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam ediyoruz" dedi.



"2007 ila 2023 yılları arasında kadın işgücüne katılım oranını tam 12,7 puan artırarak OECD ülkeleri arasında birinci olduk"


Işıkhan, 2007 ila 2023 yılları arasında kadın işgücüne katılım oranını; tam 12,7 puan artırarak OECD ülkeleri arasında birinci olduklarını söyledi. Işıkhan, "Aynı dönemde kadınların istihdam oranını da 10,3 puan artırdık ve bu alanda da dördüncü durumdayız. Ayrıca biliyorsunuz yılbaşında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin katılımıyla ’İş-Pozitif’ adlı yeni projemizin duyurusunu yapmıştık. İş Pozitif, özellikle kayıtlı kadın istihdamı konusundaki sorunların çözümüne katkı sağlayacak, iş arayanın da işverenin de bağlantısını büyük ölçüde kolaylaştıracak bir işbirliği platformudur. On ikinci Kalkınma Planında 2028 yılında yüzde 40,1 olarak hedeflediğimiz kadın işgücüne katılma oranına ulaşmak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacağız. Bunun dışında şu an iş kanunumuzu güçlendirme, revize etme sürecindeyiz. Mevzuatı daha da güçlendirip, çalışma barışına, sosyal diyalog, istihdam ve işgücü piyasası gidişatına olumlu yönde katkı sağlayarak Türkiye’nin çalışma hayatını yüzyıllık vizyonumuza yakışır hale getireceğiz" ifadelerine yer verdi.



"Sağlık hizmetlerinde, sosyal güvenlikte, ihracatta, savunma sanayinde, dünya ölçeğinde örnek alınan ülke konumundayız"


Bakan Işıkhan açıklamasının devamında, "Bakınız bugün özellikle sağlık hizmetlerinde, sosyal güvenlikte, ihracatta, savunma sanayinde, dünya ölçeğinde örnek alınan ülke konumundayız. Aynı şekilde istihdamda ve işgücünde orta vadeli plana uygun şekilde yükselen bir ivme içerisindeyiz. Zaman zaman dalgalanmalar olsa da gidişat olumlu yöndedir. Bu dalgalanma dönemleri yükseliş sürecinin doğal bir sonucudur. Değişimler, geçiş süreçleri kolay değildir ancak uzun vadede refahı vadeder. Amacımız, refahı kalıcı hale getirmek ve vatandaşlarımızın satın alma gücünü korumak ve geliştirmektir. Bu sebeple çok daha büyük bir azim ve şevkle çalışmalı, katma değer üretmeliyiz" dedi.



"Üniversite öğrencileri esnek ve part time çalışabileceklerdir"


Bakan Işıkhan, üniversite öğrencilerine müjde vererek, "En son, model olarak ilk kez uygulamaya alınan ’İşgücü Uyum Programı’ adında yeni bir sistemi açıkladık. Özellikle ev hayatı ile iş hayatını uyumlaştırmada sıkıntı yaşayan vatandaşlarımıza yönelik, kendilerini çalışma hayatına katmayı hedefleyen, niteliği itibariyle tarihimizde ilk kez uygulanan bir modeli hayata geçirdik. Böylece, üniversite öğrencileri esnek ve part time çalışabileceklerdir. Çalışma hayatını bu ve benzeri yeni uygulamalarla desteklemeye devam edeceğiz. İşçinin de, işverenin de, yatırımcının da kazandığı, herkesin hakkını aldığı adil bir sistem hepimizin ortak arzusudur" dedi.



"Türkiye’nin de, Bilecik’in de nereden nereye geldiğini en iyi yatırımcımız, üreticimiz bilir"


Bakan Işıkhan son olarak, "Türkiye bugün 5 yıllık değil, yüz yıllık kalkınma planları yapan bir ülke haline gelmiştir. Ülkemizin son çeyrek asrını en iyi sizler bilirsiniz. Türkiye’nin de, Bilecik’in de nereden nereye geldiğini en iyi yatırımcımız, üreticimiz bilir. Bilecik’in yeni yatırımlarla, yeni istihdam alanlarıyla ve yeni girişimlerle çok daha iyi yerlere geleceğinden şüphem yoktur. Özellikle esnaflarımızın iş dünyamızın sanayicimizin bu mücadelelere sunduğu katkılar, ortaya koyduğu dayanışma bilinci asla göz ardı edilemez. Adım adım ilerlediğimiz bu stratejik hedeflerimizle; inşallah yatırım, üretim, istihdam ve ihracat vizyonuyla büyümemizi ve istihdamımızı artırmaya devam edeceğiz. İnşallah şehrimiz için, milletimiz için, daha güçlü bir Türkiye için hep birlikte çalışacağız" ifadelerine yer verdi.



Bakan Işıkhan: "Üniversite öğrencileri esnek ve part time çalışabileceklerdir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Eski dünya şampiyonu Mustafa Genç, 23 yıl sonra yeniden ringlerde Boksta eski dünya şampiyonu olan Ordulu Mustafa Genç, 23 yıl aranın ardından yeniden ringlere döndü. Almanya’da düzenlenecek WBU Açık Almanya Şampiyonası’na hazırlanan 50 yaşındaki Genç, ağır sıklette şampiyonluk hedefliyor. Boksta 1994 yılında gençlerde dünya şampiyonu olan eski milli sporcu ve eski Ordu Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Genç, yaşadığı bel fıtığı rahatsızlığı nedeniyle doktor tavsiyesiyle yeniden boksa başladı. En son 2003 yılında Fransa’da ringe çıkan Genç, spora dönüşüyle birlikte hem sağlığına kavuştu hem de önemli ölçüde kilo verdi. Yaklaşık 130 kilodan 103 kilograma kadar düştüğünü belirten Mustafa Genç, 30 Mayıs tarihinde Almanya’da düzenlenecek WBU Açık Almanya Şampiyonası öncesi Ordu’da kamp çalışmalarını sürdürüyor. Ordu 19 Eylül Stadyumu içerisindeki boks salonunda antrenörü ile çalışan Genç, Master Boxen +91 kiloda Bulgar rakibi Viktor Hristoskov karşısında galibiyet hedefliyor. "İçimizdeki tutku yeniden canlandı" 23 yıl sonra yeniden ringlere dönmenin heyecanını yaşadığını söyleyen Mustafa Genç, "Bülent Başer hocamız aradı ve yeniden boks yapmam gerektiğini söyledi. Daveti üzerine Almanya’da bir süre kamp yaptık ve içimizdeki tutku yeniden canlandı. En son 2003 yılında Fransa’da ringe çıkmıştım. Şimdi ise 30 Mayıs’ta Almanya’da ağır sıklet maçına çıkacağım. Bu süreçte Ordu’da kampa girdik. İnşallah çalışmalarımızın ardından Almanya’ya hazır bir şekilde gideceğiz" dedi. Boksa dönüş hikayesinin "Son Raunt" isimli belgesel filmiyle de anlatılacağını ifade eden Genç, yaşadığı sürecin gençlere ve spor yapmak isteyen herkese ilham olmasını istediğini kaydetti. Antrenör Mustafa Genç ise sporcusunun yeniden boksa dönmesinden büyük mutluluk duyduklarını belirterek, "23 yıl sonra yeniden spora başlaması hepimizi sevindirdi. 50 yaşında da bu sporun yapılabileceğini göstermesi açısından önemli bir örnek. Geçmişte nasıl dünya şampiyonu olduysa, veteranlarda da şampiyon olacağına inanıyoruz" diye konuştu.
Ankara Pursaklar’da miniklerin sertifika gururu Ankara’da Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, Pursaklar Yaşam Merkezi’nde düzenlenen "Çocuk Aile Etkinliği" kapsamında kurslarda eğitim alan çocuklarla ve aileleriyle bir araya geldi. Pursaklar Belediyesi’nin Yaşam Merkezi’nde düzenlediği "Çocuk Aile Etkinliği", çocuklar ve aileleri için unutulmaz anlara sahne oldu. Çeşitli kurslarda eğitim alan çocuklar yeteneklerini sergilerken, aileler de çocuklarının mutluluğuna ortak oldu. Programa katılan Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, çocukların eğitimine ve sosyal gelişimine yönelik projeleri artırarak sürdüreceklerini belirterek kursları başarıyla tamamlayan öğrencilere sertifikalarını takdim etti. ‘‘Pursaklar Belediyesi olarak geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın gelişimine katkı sunacak eğitim ve kültür faaliyetleriyle de ilçemize değer katıyoruz’’ Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ‘‘Çocuklarımızın hem akademik hem de sosyal anlamda güçlü bireyler olarak yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Pursaklar Belediyesi olarak geleceğimizin teminatı olan evlatlarımızın gelişimine katkı sunacak eğitim ve kültür faaliyetleriyle de ilçemize değer katıyoruz. Burada çocuklarımızın gözlerindeki mutluluğu görmek bizler için en büyük motivasyondur. Ailelerimizin desteğiyle çocuklarımızın başarılarının artarak devam edeceğine inanıyorum’’ dedi. Başkan Ertuğrul Çetin, kurslarda çaba gösteren çocukların ve onları her zaman destekleyen ailelere teşekkür ederek, Pursaklar Belediyesi’nin çocuklara yönelik sosyal, kültürel ve eğitsel projelerini artırarak sürdüreceğini ifade etti.
İstanbul Getir, yapay zekayla alışverişe harcanan zamanı azaltıyor Getir, on yılı aşkın süredir operasyonunun merkezinde konumlandırdığı yapay zekâ destekli teknoloji altyapısını, kullanıcılarının yeni nesil alışveriş deneyimine de taşıdı. Kişiselleştirilmiş ürün önerilerinden hazır sepet ve alışveriş listesi gibi yapay zekâ destekli akıllı özellikler, kullanıcıların alışverişe ayırdığı zamanı azaltarak kendilerine ve sevdiklerine daha fazla vakit kalmasını sağlıyor. Yapay zekâ bugün küresel ölçekte yeni dönüşüm dalgası oluşturuyor olsa da Getir’in bu teknolojiyle ilişkisi, kurulduğu 2015 yılına kadar uzanıyor. Hızlı market teslimat modelini dünyada ilk kez hayata geçiren şirket, modelin ölçeklenebilir hâle gelmesi için ilk günden itibaren veri, tahminleme ve makine öğrenmesi tabanlı bir teknoloji altyapısı kurdu. Bugün bu birikim, hem sipariş ve teslimat süreçlerinin daha verimli işlemesini sağlıyor hem de kullanıcıların daha hızlı ve pratik bir biçimde alışveriş yapmasına yardımcı oluyor. Getir CTPO’su Kaan Emeç, yapay zekânın şirketin teknoloji yaklaşımındaki yerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Yapay zekâ bizim için son dönemde gündeme gelen bir teknoloji değil. Platformda hızlı teslimat modelini ölçeklenebilir kılmak için ilk günden itibaren büyük veri ve makine öğrenmesi kullanıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada bu altyapı, milyarlarca veri noktasıyla beslenen, gerçek zamanlı deneyimler oluşturabilen bir teknoloji omurgasına dönüştü. Örneğin İstanbul’da yağmurlu bir pazartesi akşamında oluşan yoğun trafiğin ya da İzmir’de sıcak bir cuma akşamında değişen kullanıcı davranışlarının teslimat sürelerine etkisini anlık olarak analiz ederek her bölge için farklı deneyimler oluşturabiliyor. Aynı sistem; bir kullanıcının sütünün bitme ihtimalini alışveriş alışkanlıklarından öngörüp doğru zamanda doğru ürün önerileri sunmaktan, mağazalardaki stok seviyelerini takip ederek hangi ürünün hangi depoya ne zaman yönlendirilmesi gerektiğin belirlemeye ve hangi kuryenin siparişi ne zaman teslim edeceğine kadar operasyonun yüz binlerce farklı anını eş zamanlı yönetiyor." Her siparişin arkasında çalışan yapay zekâ Yapılan açıklamaya göre, platformda her gün yüz binlerce sipariş ve kurye yolculuğu, farklı yapay zekâ modelleri tarafından eş zamanlı planlanıyor. Tahmini Varış Süresi (TVS) sistemi; kurye yoğunluğu, trafik durumu, sipariş hacmi, hava koşulları ve güvenlik standartları gibi onlarca farklı parametreyi saniyeler içinde değerlendiriyor. Talep tahmini, depo bazında saatlik ve dakikalık ayrıntıda çalışırken; kurye yönlendirme ve aktif kurye sayısından sipariş verme olasılığına kadar farklı verileri aynı anda hesaplıyor. Aynı teknoloji altyapısı, lokasyon, saat ve kullanıcı davranışına göre her kullanıcıya özel kampanya ve promosyonları da sunuyor. Örneğin sistem, sıcak bir yaz akşamında dondurma ve soğuk içecek talebinin artacağını öngörerek ilgili ürünleri öne çıkarabiliyor ya da düzenli olarak bebek bezi siparişi veren bir kullanıcıya, ürünü tükenmeden önce kişiselleştirilmiş bir teklif gösterebiliyor. Böylece kullanıcı deneyimi daha hızlı, ilgili ve ihtiyaca göre şekillenen bir yapıya dönüşüyor. Kaan Emeç, operasyonel yapay zekânın Getir modelindeki rolünü şu sözlerle anlattı: "Yapay zekânın şirketlerde fark yarattığı gerçek nokta nasıl uygulandığıdır. Model kurmak ve özelleştirmek artık görece daha da kolaylaştı. Modeli gerçek bir iş probleminin çözümüne bağlamak ise ciddi bir birikim ve deneyim istiyor. Bizim için her sipariş, arka planda çalışan onlarca küçük modelin ve gerçek zamanlı karar sisteminin uyumuyla ortaya çıkıyor. Getir’in yaklaşık 1.200 kişilik merkez ofis kadrosunun üçte biri yazılım, mühendislik, veri ve ürün ekiplerinden oluşuyor. Ancak yapay zekâ artık belirli ekiplerin kullandığı bir araç olmaktan çıktı; şirketin tamamına yayılan bir çalışma alanına dönüştü. Kritik kararlarda ise son sözü her zaman insan söylüyor. Bizim için yapay zekâ, çalışanlarımızın üreticiliğini, stratejik bakışını ve karar verme gücünü büyüten bir araç." Alışveriş de yapay zekâyla hızlanıyor Açıklamaya göre, platformda kullanıcılarının alışverişini kolaylaştıran yapay zekâ uygulamaları da hızla çeşitleniyor. GetirBüyük hizmetindeki "Hazır Sepetin" özelliği, geçmiş alışveriş alışkanlıklarına göre her kullanıcıya özel ürün önerileri yapıyor. Getir kullanıcıları da uygulamanın kendisine önerdiği sepet üzerinden ürünleri diledikleri gibi ekleyip çıkarabiliyorlar. Yapılan kullanıcı araştırmasına göre kullanıcıların yüzde 90’ı karşılarına çıkan ürünlerin, daha önce sık satın aldıkları ve gerçekten ihtiyaç duydukları ürünler olduğunu düşünüyor. "Alışveriş Listem" özelliğiyle de kullanıcının fotoğraf olarak yüklediği veya telefonundaki notlarda metin olarak yazdığı alışveriş listesini otomatik olarak sepete dönüştürüyor. Online yemek sipariş platformu GetirYemek için geliştirilen Türkiye’nin ilk kişiselleştirilmiş yemek öneri aracı olan "Ne Yesem"le ise kullanıcılar, restoranların en çok tercih edilen ürünlerini, yorumlar ve performans verileri özetiyle görerek yemek seçimlerini daha kolay ve bilinçli yapabiliyor. Yapay zekâ araçlarıyla hazırlanan restoran özetleri ise yorum ve davranış verilerini analiz ederek kullanıcıya hızlı seçim imkânı, restorana da anlamlı geri bildirim sunuyor. Ayrıca yapay zekâ alt yapısını kullanarak menü içeriklerinden kalori tahmini yaparak formunu korumak isteyen kullanıcılara kolaylık sağlanıyor. Kaan Emeç, yapay zekânın kullanıcı deneyimindeki karşılığını şöyle ifade etti: "Alışveriş, aslında sürekli tekrar eden küçük kararların toplamı. Kullanıcılarımız her hafta onlarca seçim yapıyor; ne alacağını, ne yiyeceğini, neyin eksik olduğunu düşünüyor. Bizim hedefimiz, bu karar yükünü azaltmak, tekrar eden seçimlerini hızlandırmak ve seçim yaparken düşünmeye harcadıkları zamanı onlara geri kazandırmak. Tüm bunların sonucu olarak, uygulama içine eklediğimiz yeni özellikle kullanıcılarımıza platformumuz sayesinde ne kadar zaman kazandıklarını gösteriyor ve kazandıkları zamanın finansal karşılığını hesaplıyoruz."
Ankara Ankara’da yeni nesil stratejik analiz sistemi kuruluyor Türkiye’nin ulusal güvenlik ekosistemine akademik destek sunması hedeflenen Ulusal Güvenlik Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (UGSAE), kuruluş sürecinde son aşamaya geldi. Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde faaliyet göstermesi planlanan enstitü, ulusal güvenliği tehdit edebilecek unsurları önceden analiz ederek ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına bilimsel raporlar sunmayı amaçlıyor. Küresel ve bölgesel risklerin giderek karmaşıklaştığı bir dönemde hayata geçirilmesi planlanan UGSAE’nin, sahadaki tecrübeyi akademik yöntemlerle birleştirerek Türkiye’nin stratejik hazırlık süreçlerine katkı sağlaması hedefleniyor. UGSAE’yi klasik düşünce kuruluşlarından ayıran en önemli özelliğin, hazırlanan çalışmaların doğrudan çözüm odaklı olması olduğu belirtildi. Enstitü bünyesinde hazırlanacak raporların veri analizine dayalı, teknik değerlendirmeler içeren ve akademik formatta düzenlenen profesyonel dosyalardan oluşacağı ifade edildi. Bu çalışmalarla, ulusal güvenliği tehdit edebilecek risklerin henüz ortaya çıkmadan tespit edilmesi, risk analizlerinin yapılması ve hazırlanan değerlendirme raporlarının doğrudan ilgili kurumların kullanımına sunulması amaçlanıyor. Enstitünün insan kaynağını; emniyet, istihbarat, diplomasi ve güvenlik bürokrasisinde üst düzey görevlerde bulunmuş uzman isimler ile alanında yetkin akademisyenler oluşturacak. Bu yapı sayesinde teorik bilgi ile saha deneyiminin aynı çatı altında buluşturulacağı, Türkiye’nin karşı karşıya kalabileceği risklere yönelik uygulanabilir ve kapsamlı analizler üretileceği kaydedildi. Yedi ayrı ihtisas masası kurulacak Gölbaşı’ndaki yerleşkede faaliyet gösterecek enstitüde şu başlıklarda ihtisas masaları oluşturulacak: "Ekonomik Güvenlik Masası, Sağlık Güvenliği Masası, Gıda ve Tarım Güvenliği Masası, Enerji Güvenliği Masası, Siber Güvenlik Masası, Medya ve Algı Analiz Masası, Toplumsal Risk Analiz Masası." Her ihtisas masasının, sahada görev yapmış uzman profesyoneller ile kıdemli akademisyenler tarafından birlikte yönetileceği belirtildi. Ticari amaç gütmeksizin oluşturulan enstitünün, tamamen Türkiye’nin stratejik geleceğine katkı sağlamak amacıyla faaliyet göstereceği ifade edildi. UGSAE’nin, Türkiye’nin bekasına yönelik riskleri bilimsel yöntemlerle analiz ederek ilgili makamlara sunan profesyonel bir akademik destek mekanizması olarak hizmet vermesi hedefleniyor.