GÜNDEM - 20 Ocak 2026 Salı 09:39

Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kırmızı kod tatbikatı gerçekleştirildi

A
A
A
Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kırmızı kod tatbikatı gerçekleştirildi

Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde AFAD ve 112 Acil Sağlık ekiplerinin iş birliğiyle kırmızı kod tatbikatı gerçekleştirildi.


Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, AFAD ve 112 Acil Sağlık ekiplerinin katılımıyla Kırmızı Kod (yangın/acil durum) tatbikatı gerçekleştirildi. Tatbikatta, olası acil durumlara yönelik müdahale süreçleri, kurumlar arası koordinasyon ve hasta ile çalışan güvenliğine ilişkin uygulamalar senaryo gereği test edildi. Tatbikat süresince ekiplerin hızlı müdahale kabiliyeti ile iletişim ve koordinasyon çalışmaları başarıyla uygulandı.


Bilecik İl Sağlık Müdürü Ferhat Damkacı, "Tatbikat kapsamında, olası acil durum senaryolarında kurumlar arası koordinasyonu, hızlı müdahaleyi ve hasta ile çalışan güvenliğine yönelik uygulamaları test ettik. Emeği geçen tüm ekiplere teşekkür ediyorum" dedi.



Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kırmızı kod tatbikatı gerçekleştirildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da 7 yaşındaki kızını hırsızlık için kullanan anne yakalandı İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinde 7 yaşındaki kızıyla birlikte bir eve girerek 2 milyon lira değerinde ziynet eşyası çalan kadın yakalandı. Edinilen bilgiye göre, 20 Kasım 2025 tarihinde Esenyurt Zafer Mahallesi’nde bulunan iki farklı ikamette hırsızlık olayı yaşandı. İlk olayda bir adresten 6 bin 500 TL, 1 adet altın yüzük, 1 adet gümüş yüzük ve 1 gram altın çalındı. Aynı gün yine Zafer Mahallesi’nde başka bir adresten yaklaşık 20 bin TL değerinde elektronik eşya çalındı. Bir diğer hırsızlık olayı ise 16 Ocak 2026 tarihinde Büyükçekmece Sinanoba Mahallesi’nde meydana geldi. Müştekinin beyanına göre, ikametten yaklaşık 2 milyon TL değerinde ziynet eşyası çalındı. İhbar üzerine hırsızlık olayına karışan şüphelileri yakalamaya yönelik çalışma başlatıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü Hırsızlık ve Yankesicilik Amirliği ile Teknik Takip Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan ortak çalışmalarda, 25 yaşındaki Nurcan G. ile 7 yaşındaki kızı M.Ç., yakalandı. Şüpheliler, Büyükçekmece’de üçüncü olayı gerçekleştirdikleri sırada suçüstü yakalanırken, üzerlerinde yapılan aramada çalınan ziynet eşyalarının tamamı ele geçirildi. Yaşı küçük olan M.Ç., savcılık talimatıyla Çocuk Büro Amirliği’ne teslim edilerek kimlik tespitinin ardından avukatına teslim edildi. Şüphelilerden 76 suç kaydı olduğu öğrenilen anne Nurcan G. ise Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Buradaki işlemleri tamamlanan Nurcan G., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Şanlıurfa Engel tanımayan ikizlerin resim aşkı Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde yaşayan 13 yaşındaki öğrenme güçlüğü çeken ikiz kardeşler, tüm engellere ve yasaklara rağmen resim tutkularından vazgeçmedi. Gizlice kursa yazılan ve yetenekleriyle parlayan ikizlerin hikayesi, azmin zaferini gözler önüne serdi. Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde yaşayan ve öğrenme güçlüğü nedeniyle rehabilitasyon merkezinde eğitim gören 13 yaşındaki ikiz kardeşler, hayallerini kağıda dökmek için sınır tanımadı. Okulda, evde, her fırsatta resim yapan kardeşlerin bu tutkusu, başlangıçta aileleri tarafından bir "dağınıklık" olarak görülse de onlar pes etmedi. Evde silgi tozları ve boyaların oluşturduğu kirlilik nedeniyle anneleri tarafından resim yapmaları yasaklanan ikizler, pes etmek yerine inanılmaz bir cesaret örneği sergiledi. Ailelerinden habersiz kimliklerini yanlarına alarak bir resim kursuna kayıt yaptıran kardeşler, yeteneklerini profesyonel bir eğitime taşımayı başardılar. "İlk başta inanmadım" Anne Gülistan Öztürk, kızlarının gizlice kursa gittiğini ve ortaya çıkardıkları eserleri sonradan fark edince büyük bir şaşkınlık yaşadı. Çizimlerin güzelliği karşısında ilk başta onların yaptığına inanmayan anne, çocuklarının gözü önünde yaptığı çizimleri izleyince yeteneğin büyüklüğünü fark etti. Evdeki yasağı kaldıran anne, şimdi kızlarının en büyük destekçisi oldu. Kardeşlerin bu sıra dışı yeteneği, eğitim gördükleri merkezdeki öğretmenlerinin de dikkatinden kaçmadı. Öğretmenleri, ikizlerin sanatsal potansiyelini desteklemek amacıyla onlara özel bir resim sınıfı açtı. Şimdi kendi özel alanlarında özgürce kalem tutan ikizler, hem öğrenme güçlüğünü sanatla aşıyor hem de geleceğin sanatçısı olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Azra Sevinç ve Züleyha Öztürk ikizler, başarıları ile ilgili açıklamasında, "13 yaşındayız, ikiz kardeşleriz. İkimizin de yeteneği aynı ve çizimlerimizle yeteneklerimizi daha da geliştireceğiz" dedi. Anne Gülistan Öztürk, kızlarının yeteneğini fark ettikten sonra destek verdiğini belirterek, "Kızlarımın bu resim yeteneğini 5’inci sınıftayken fark ettim. Hep öğretmenlerinden şikayet gelirdi. Ders sırasında sürekli resim çizerlerdi. Evde de çizerlerdi ve silgi tozlarını sürekli yere dökerlerdi. Ben yeteneklerini fark etmediğim için hep kızardım. Bir gün benden habersiz kimliklerini alarak halk eğitim merkezinde kayıt yaptırmışlar. Ben yoldan geçerken öğretmenleri beni gördü ve abla sen neden çocuklarını okula göndermiyorsun, halk eğitime neden gelmiyorlar deyince ben de durup çocuklarıma baktım. Ben de hocaya dedim, çocuklarımı halk eğitime göndermiyorum, o da dedi ki abla gelip burada eğitim alıyorlar. Sonra çizimlerini bana gösterdiler. Anne bak biz bu çizimleri yapıyoruz, dediler, inanmadım. Daha sonra yanımda çizimleri yaptıktan sonra, bu kez destek oldum" şeklinde konuştu. Rehabilitasyon merkezi müdürü Ali İmran Dayar, ikizlerle tanıştıktan sonra yeteneklerini keşfettiklerini belirterek, "Yaklaşık bir yıl önce bu ikiz kızla tanıştık. Özel öğrenme güçlüğü problemi ile yanımıza geldiler. Zamanla yeteneklerini keşfettik ve bu yetenekleri arasında en belirgini resim çizme yeteneği olduğunu fark ettik. Yeteneklerinden dolayı onlara özel bir sınıf düzenledik. Bu özel sınıfta resimlerini icra ediyorlar" ifadelerini kullandı.
Bursa BUÜ, projeleriyle zirveye koşuyor Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), 2025 yılı 1001 projeleri çerçevesinde elde ettiği sonuçlarla başarı çıtasını bir üst seviyeye taşıdı. Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) tarafından yürütülen "1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı" 2025 yılı 2. dönem sonuçlarına göre, üniversitenin sunduğu 10 proje daha desteklenmeye hak kazandı. Yılın ilk döneminde kabul edilen 10 projenin ardından aynı performansı sergileyen BUÜ,projeleri desteklenen 99’u üniversite, toplam 108 kuruluş arasında Türkiye 9’uncusu olarak önemli bir akademik kazanım elde etti. Başarıyı değerlendiren BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olmanın verdiği sorumlulukla hareket ettiklerini ve bu sonucun ’seçkinler liginde’ üst sıralara tırmanma kararlılığının bir göstergesi olduğunu vurguladı. 2025 yılı genelinde yakalanan ivmeyi koruyarak ilk 10 kurum arasına girmelerinin, üniversitenin akademik üretim kapasitesini ve niteliğini tescillediğini belirten Rektör Yılmaz, nihai hedeflerinin bilim, proje ve Ar-Ge odaklı bir yapı inşa etmek olduğunun altını çizdi. BUÜ’nün artık sadece eğitim veren bir kurum olmanın ötesine geçerek, katma değerli bilgi üreten stratejik bir üsse dönüştüğünü ifade eden Rektör Yılmaz, "Dünya genelinde ilk bin üniversite arasına girme vizyonuna ancak bu tür bilimsel proje ve akademik emekle ulaşılabilir. Yönetim olarak araştırmacıları teşvik etmeye ve altyapı imkânlarını güçlendirmeye hız kesmeden devam edeceğiz. Bu gurur tablosunun asıl mimarları farklı disiplinlerde özveriyle çalışan akademisyenlerimizdir. Hocalarımıza, Ar-Ge Koordinatörlüğümüze, Proje Ofisimize ve bu çalışmalarda emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı. Araştırma Destek Programları Başkanlığı’nın (ARDEB) açıkladığı listede, Prof. Dr. Abdullah Yalçın, Prof. Dr. Derya Yeşilbağ, Prof. Dr. Fatma Olcay Topaç, Prof. Dr. Mehmet Orhan, Prof. Dr. Murat Zencirkıran, Doç. Dr. Dilek Pirim, Dr. Öğr. Ü. Mehmet Kara, Dr. Öğr. Ü. Ömer Uysal, Arş. Gör. Berkcan Doğan ve Doktora Sonrası Araştırmacı Emine Gonca Tuna yer aldı. Toplam 10 proje kabulü ile BUÜ, Türkiye genelinde en fazla proje desteği alan 9. yükseköğretim kurumu olmayı başardı.
Ordu Uzmanı uyardı: "Artan ekran süresi göz kuruluğu ve glokom riskini artırıyor" Ekran kullanımının artmasıyla göz kuruluğu, bulanık görme ve glokom riskinin sessizce yükseldiğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Nükhet Zaim, "Birçok göz hastalığında erken tanı, görme kaybını önleyebilir. Göz muayenesini ertelemek yerine doğru zamanda kontrol olmak, ileride çok daha büyük sorunların önüne geçer" dedi. Türkiye’de telefon, tablet ve bilgisayar kullanımının artmasıyla birlikte göz sağlığını tehdit eden sorunlar da hızla yaygınlaşıyor. Uzun süre ekrana maruz kalan bireylerde göz kuruluğu, bulanık görme, baş ağrısı ve odaklanma problemleri daha sık görülüyor. Medical Park Ordu Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Nükhet Zaim, poliklinik başvurularında ‘basit yorgunluk’ olarak değerlendirilen şikayetlerin altında ciddi göz hastalıklarının yatabildiğine dikkat çekti. "Basit yorgunluk sanılıyor, risk gözden kaçıyor" Birçok kişinin gözle ilgili şikayetleri önemsemediğine değinen Opr. Dr. Zaim, "Birçok kişi ‘gözüm yoruldu’ diyerek durumu geçiştiriyor. Oysa bazı belirtiler, ilerleyen dönemde kalıcı görme problemlerine zemin hazırlayabiliyor. Erken tanı göz sağlığında hayati öneme sahip" diye konuştu. "Göz kuruluğu sadece rahatsızlık değil" Özellikle kapalı ortamlarda çalışanlar ve yoğun ekran maruziyeti olan kişilerde gözün doğal nem dengesinin bozulabildiğini söyleyen Opr. Dr. Zaim, "Bu durum zamanla gözde yanma, batma ve kızarıklık, ışığa hassasiyet, gün içinde artan bulanık görme ve sık göz kırpma ihtiyacına yol açabilir. Kontakt lens kullanan bireylerde bu şikayetler daha belirgin görülebilir. Göz kuruluğu basit bir konforsuzluk değil, yaşam kalitesini düşüren önemli bir sağlık sorunudur" ifadelerine yer verdi. "Numara değişti sanmayın, sebep farklı olabilir" Görme kalitesindeki düşüşün her zaman gözlük numarasının ilerlemesi anlamına gelmediğini belirten Opr. Dr. Zaim, "Gözlük değişmesine rağmen geçmeyen şikayetlerde detaylı göz muayenesinin ihmal edilmemelidir. Bazı bireylerde çocukluk döneminden kalan göz tembelliği fark edilmeden devam edebilir. Ayrıca katarakt başlangıcı, göz tansiyonu (glokom), retina hastalıkları ya da diyabete bağlı göz etkilenmeleri de görme kalitesini olumsuz etkileyebilir" şeklinde konuştu. "Sessiz ilerliyor, geri dönüş zor: Glokom uyarısı" Bazı göz hastalıklarının belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Opr. Dr. Zaim, glokomun bu hastalıkların başında geldiğini söyledi. Opr. Dr. Zaim, "Glokom sinsi seyredebilir ve görme kaybı başladıktan sonra geri dönüşü oldukça zor olabilir. Özellikle risk grubundaki bireyler şikayetleri olmasa bile düzenli göz muayenelerini aksatmamalıdır" diye konuştu. "Bu belirtileri hafife almayın" Opr. Dr. Nükhet Zaim, toplumda sık görülmesine rağmen çoğu zaman önemsenmeyen bazı belirtilerin göz sağlığı açısından kritik olabileceğine dikkat çekerek, "Sık sık bulanık görme, gözde yanma ve kuruluk hissi, ışığa karşı aşırı hassasiyet, baş ağrısıyla birlikte göz çevresinde baskı hissi ile gece araç kullanırken ışıkların dağılması veya halkalar şeklinde görülmesi gibi durumların mutlaka dikkate alınmalıdır" ifadelerine yer verdi. "Ekran kullananlara altın kural: 20-20-20" Günlük yaşamda ekran kullanımını tamamen ortadan kaldırmanın her zaman mümkün olmadığını belirten Opr. Dr. Zaim, "Göz sağlığını korumak için basit ama etkili alışkanlıklar tercih edilmelidir. Bu noktada ‘20-20-20’ kuralı uygulanabilir. Her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca yaklaşık 20 adım uzaklıktaki bir noktaya bakmak göz kaslarını rahatlatır. Ortam ışığının doğru ayarlanması ve göz kırpma refleksinin azalmasının önüne geçilmesi de göz kuruluğunu azaltmada etkilidir" açıklamasında bulundu. "Görmek hayatın kalitesi, ertelemeyin" Opr. Dr. Nükhet Zaim, göz sağlığında erken tanının önemini vurgulayarak, şunları söyledi: "Birçok göz hastalığında erken tanı, görme kaybını önleyebilir. Göz muayenesini ertelemek yerine doğru zamanda kontrol olmak, ileride çok daha büyük sorunların önüne geçer."
Tokat Tokat’ta basın mensuplarına yeni nesil dron eğitimi İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü öncülüğünde OKA ve Tokat Gazeteciler Cemiyeti desteğiyle Tokat’ta düzenlenen İHA-1 Ticari Dron Ehliyeti Eğitimi’nde 35 basın mensubu, teorik ve uygulamalı derslerle dronların habercilikte etkin kullanımına yönelik eğitim almaya başladı. İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü tarafından Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ve Tokat Gazeteciler Cemiyeti’nin desteğiyle basın mensuplarına yönelik "İHA-1 Ticari Dron Ehliyeti Eğitimi" başladı. Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen eğitim programına 35 basın çalışanı katıldı. Eğitim kapsamında gazeteciler, belirlenen tarihler arasında teorik ve pratik dersler alarak insansız hava araçlarının habercilikte etkin kullanımına ilişkin bilgi ve becerilerini geliştirecek. "Mesleğinize her gün yeni teknolojiler ekleniyor" Programın açılışında konuşan OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürlüğü de önemli paydaşlarımızdan biridir. 2025 yılında bu yeni nesil dron eğitimini Samsun’da düzenledik. Bu eğitim oldukça ilgi gördü. Bizim ajanstan da arkadaşlarımız katıldı. Akabinde Tokat’ta eş zamanlı yürütemedik. Bugüne kaldı. Sizler zaten sektörde duayen isimlersiniz ama değişim günümüzün ruhunda var. Her gün sizin mesleğinize de yeni teknolojiler ekleniyor. Bu anlamda ihtiyacınız olan başka konular olursa önümüzdeki dönemde de yine iş birliği yapmak bizler için onur verici olur" dedi. "2 gün teorik, 1 gün sahada uygulamalı eğitim" İletişim Başkanlığı Samsun Bölge Müdürü Ebu Bekir Ayrancı, eğitim sonunda Tokat’ta görev yapan 35 basın çalışanının dron ehliyeti sahibi olacağını belirterek, "2 gün teorik, 1 gün ise sahada pratik uygulama yapılacak. Katkılarından dolayı OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle ve Tokat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Musa Özdemir’e teşekkür ederim" dedi. Eğitimler, Akdeniz Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Ömer Aydoğan tarafından veriliyor. Program kapsamında dronların habercilik ve kamu bilgilendirmesinde etkin kullanımına yönelik uygulamalı çalışmalar gerçekleştirildi.