GÜNDEM - 05 Mayıs 2026 Salı 09:56

Bilecik’te bağımlılıkla mücadele eğitimi

A
A
A
Bilecik’te bağımlılıkla mücadele eğitimi

Bilecik’in Bozüyük ilçesinde bağımlılıkla mücadele ve kadına yönelik şiddetle mücadele eğitimi verildi.


Bilecik Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Bozüyük Sosyal Hizmet Merkezi Müdürlüğü tarafından eğitim programı düzenlendi. Yeşil Cami Kur’an Kursu’nda eğitim gören kursiyerlere ‘Türkiye Bağımlılıkla Mücadele’ (TBM) programı kapsamında ‘Kumar Bağımlılığı’ ve ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele’ konularında bilgilendirme yapıldı.


Gerçekleştirilen eğitimlerde katılımcılara bağımlılık türleri, risk faktörleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verilirken, kadına yönelik şiddetle mücadelede farkındalığın artırılması hedeflendi.



Bilecik’te bağımlılıkla mücadele eğitimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de kar güzelliği böyle görüntülendi Mersin’in Erdemli ilçesinde Torosların eteğinde mayıs ayında lapa lapa yağan kar ayrı bir güzellik oluşturdu, bölge dron ile görüntülendi. Karla kaplanan yağışın sürdüğü kırsal mahallelerde ise Erdemli Belediyesi ekipleri yol açma çalışması yaptı. Meteorolojinin uyardığı yağışlı hava 3 gündür Mersin genelinde etkili olurken, bin 300 rakım üzerinde Torosların eteğindeki bir çok mahalle ise karla kaplandı. Erdemli ilçesine bağlı Güneyli, Güzeloluk, Sorgun ve Toros mahallelerinde lapa lapa kar yağdı. Karla kaplanan kırsal mahalleler ve ormanlık alanlar dron ile havadan görüntülendi. Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara’nın talimatıyla Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler ise karla kaplı yolları açmak için çalışma yaptı. Kar kalınlığının yer yer 30 santimetreye ulaştığı bölgelerde çalışma yapan ekipler, başta kırsal mahallelerin ana ulaşım noktalarını temizledi. Kar yağışının sürdüğü ekiplerin bölgede çalışmasını sürdürdüğü belirtildi. "30 yıl aradan sonra kar sürpriz yaptı" Kar yağışının bugün de devam ettiği Sorgun Mahallesi’nin muhtarı Mehmet Gür,"Son 30 yıl aradan sonra kar kış bir sürpriz yaptı, köyümüze 30 santime kar yağdı. Çok güzel bir kış geçirdik. Bereketli bir kışın arkasından sürpriz, bir Mayıs’ta yağan 30 santimlik karla karşılaştık. Uzun yıllardır yaşamamış olduğumuz bir olaydı. Bereketli bir kış geçirdik. Barajımız yüzde 100 doluluk oranına ulaştı. Son 5-6 yıldır yaşamış olduğumuz kuraklıktan dolayı su kaynaklarımızın tamamına yakını kurumuştu, şu anda hepsi ful"dedi. (HİV-
İstanbul Kırmızı et üretimi 1 milyon 885 bin 130 ton oldu Kırmızı et üretimi 2025 yılında yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 ton oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Kırmızı Et Üretim İstatistikleri’ni açıkladı. Kırmızı et üretim tahmini, Tarımsal İşletmelerde Hayvansal Üretim Araştırmasından elde edilen demografik verilere dayalı olarak belirlenen ‘Kasaplık Güç Oranı’ ile hesaplanan ‘iç popülasyondan kesilen hayvan sayısı’ ile ‘ithalattan kesilen hayvan sayısı’nın ortalama karkas ağırlıkları ile çarpılması suretiyle elde ediliyor. Buna göre 2024 yılında 2 milyon 105 bin 895 ton olan kırmızı et üretimi, 2025 yılında yüzde 10,5 azalarak 1 milyon 885 bin 130 ton olarak tahmin edildi. Bu kapsamda bir önceki yıla göre sığır eti üretimi yüzde 11,5 azalarak 1 milyon 313 bin 7 ton, koyun eti üretimi yüzde 8,1 azalarak 468 bin 470 ton, keçi eti üretimi yüzde 8,8 azalarak 90 bin 744 ton, manda eti üretimi ise yüzde 6,3 azalarak 12 bin 909 ton oldu. Son on yıla ilişkin kırmızı et üretim tahminleri incelendiğinde, toplam kırmızı et üretiminin 2016 yılında 1 milyon 303 bin 648 ton iken 2025 yılında 1 milyon 885 bin 130 ton olarak gerçekleştiği görüldü. Kırmızı et üretiminin, 2024 yılında yüzde 70,4’ünü sığır eti, yüzde 24,2’sini koyun eti, yüzde 4,7’sini keçi eti ve yüzde 0,7’sini manda eti oluştururken; 2025 yılında yüzde 69,7’sini sığır eti, yüzde 24,9’unu koyun eti, yüzde 4,8’ini keçi eti ve yüzde 0,7’sini manda eti oluşturdu.
İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda hayata döndüren müdahale İzmir Doğal Yaşam Parkı’nda sezaryenle dünyaya gelen ceylanın nefes almadığını fark eden veteriner hekimler adeta zamanla yarıştı. Suni solunum ve oksijen desteğiyle nefes alması sağlanan yavru hayata tutundu. Bir diğer başarılı operasyon da parka ilk kez getirilen cüce su aygırına yapıldı. Su aygırının uzayan ve yanağına batarak yaralanmasına neden olan sol dişine dünyada nadir uygulanan bir operasyon yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı Doğal Yaşam Parkı’nda adeta yaşamla ölüm arasında ince bir çizgi kuruldu. Zorlu doğum sonrası sezaryenle dünyaya getirilen ceylan nefes alamayınca, veteriner hekimler zamanla yarıştı. Saniyeler içinde başlatılan suni solunum müdahalesiyle yavru ceylan yeniden nefes aldı. Veteriner hekimlerin başarısı bununla sınırlı kalmadı. Aşırı uzamış dişi yanağına batarak ciddi yaralanmaya neden olan cüce su aygırını, dünyada çok nadir uygulanan bir operasyona imza atarak kurtaran ekip, hayvanı cerrahi müdahaleyle sağlığına kavuşturdu. Yavru ceylana suni solunum Doğal Yaşam Parkı’nda görevli Veteriner Hekim Lütfi İlman, ceylanların genellikle doğumlarını sorunsuz gerçekleştirdiğini ancak nadiren komplikasyonlar yaşandığını belirtti. İlman, "Bir ceylanın doğum yapamadığını tespit ettik. Yaklaşık 6 saat takip ettik ancak doğum gerçekleşmeyince müdahale etmek zorunda kaldık. Ceylanı anestezi altına alarak sezaryen operasyonu yaptık" dedi. Ceylanların yılda bir kez doğum yaptığını ve çoğunlukla ikiz yavruladığını aktaran İlman, söz konusu vakada yavrulardan birinin anne karnında öldüğünü söyledi. Anne ve yavru ceylanın sağlığı iyi Veteriner Hekim Lütfi İlman, "Diğer yavruyu ve anneyi kurtarmak için operasyon yaptık. İnsanlardaki sezaryene benzer şekilde karın açılarak yavru alındı. Yavrunun solunum yollarını temizledik, suni solunum uyguladık ve oksijen tedavisiyle sağlıklı hale getirdik. Anne de operasyonun ardından uyandırıldı. Şu anda her ikisinin de durumu iyi" diye konuştu. Operasyon sonrası anne ceylanın gözlem altında tutulduğunu belirten İlman, iyileşme sürecinin ardından yavrusuyla birlikte yeniden sürüye katılacağını ifade ederek, "Her hayvanın canı çok kıymetli. Olası sorunlara anında müdahale edebilecek ekip ve ekipmanlarımız mevcut" dedi. Dünyada yalnızca iki örneği var Doğal Yaşam Parkı’nda bir diğer dikkat çeken müdahale ise cüce su aygırına yapılan sıra dışı operasyon oldu. Almanya doğumlu 17 yaşında ve 230 kilogram ağırlağındaki baba Rübe ile aynı kiloya sahip 16 yaşındaki anne Malia ve 9 yaşındaki kızları Mela, Darıca’daki özel bir hayvanat bahçesinden İzmir Doğal Yaşam Parkı’na getirildi. Burada yapılan sağlık taraması sonucu Malia’da ciddi diş problemi tespit edildi. Veteriner hekim Şükrü Erdem Onur, "İlk muayenede dişinin fazla uzadığını ve yanağına battığını gördük. Bu durum hayvanın yaşam konforunu düşürüyordu. Çocuklarda görülen ortodontik bozukluklara benzer bir açı problemi vardı. Hayvanı anesteziye alarak cerrahi müdahaleyle dişi olması gereken boyuta getirdik" dedi. Bu operasyonun dünyada nadir uygulandığını vurgulayan Onur, "Literatür taramasında bu operasyonun dünyada yalnızca iki örneğinin olduğunu gördük. Gerekli araştırmaları yaparak başarılı bir operasyon gerçekleştirdik. Hayvan şu anda sağlıklı ve yaşamına sorunsuz devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Konya Lezzetini aroması ve odun ateşinden alan Anadolu’nun pizzası: ‘Yağ somunu’ Konya’da yemek kültüründe geleneksel bir tat olan ve içerdiği çeşitlilikle bilinen yağ somunu, "Anadolu’nun pizzası" olarak Osmanlı döneminden günümüze uzanan vazgeçilmez bir lezzet haline geldi. Konya’da geleneksel bir tat olan ve unutulmaya yüz tutan tereyağlı yağ somunu, ilgi görmeye devam ediyor. Dedesinden kalan mesleği olan fırıncılığa merak üzerine başlayan Hakan Şendağlı, bu lezzeti her gün vatandaşlara sunuyor. Erken saatlerde fırına gelerek yağ somununun hamurunu hazırlayan Şendağlı, fırını yakarak hazırlanan hamurları tek tek açıyor. Daha sonra vatandaşların isteğine göre pastırmalı, sucuklu, kavurmalı, küflü peynirli, peynirli, helvalı gibi farklı çeşitlerde yağ somununu hazırlayarak fırına atıyor. Tarihi Şerafettin Camii yanında hizmet veren Hakan Şendağlı, "1939’dan günümüze kadar hala aynı yerdeyiz. Aynı yerde hizmet veriyoruz. Tabii o zamanlar yağ somunu biraz daha böyle somun ve yağdan oluşuyordu. Daha sonra da günümüzde içine uzunca bir süre tabii küflü peynirle Konya’nın gövermiş peyniriyle devam etti. Daha sonradan içlerine malzemeler girdi. Dedem zamanında böyle hamburger, döner, öğrencinin daha çok hızlı yemeğiydi. Şimdi günümüzde daha böyle aromatik lezzetler katarak güzel bir pide haline getirdik bunu. Yerli bir pizza haline getirdik. Çok lezzetli, çok da güzel oldu, rağbet var. Konya dışından, içinden herkesin gelip tatmak istediği bir lezzet haline dönüştürdük" dedi. "Sosyal medyanın etkisiyle şu anda gençler önem vermeye başladı" Yağ somunun 5-6 çeşidi olduğunu anlatan Hakan Şendağlı, "Yağ somununun içinde tabii ilk etapta hiç vazgeçilmezi küflü peynirdir. Konya’nın gövermiş peyniri dediğimiz bu yeşil renkte olan. Onun içine peynir çeşitleri katabiliyoruz. Birkaç çeşit peynir koyabiliyoruz, kaşar peyniri, gövermiş peynir karıştırabiliyoruz. Daha sonra içine et ürünü aromatik oluyor. Kavurma, sucuk, pastırma gibi bunları karıştırabiliyoruz içlerine. Hepsini karıştırıp da yapabiliriz, isteyen istediğini seçer, onu da karıştırır yapabiliriz. Bu şekilde daha lezzetli oluyor. Dedem zamanında bir de toz şekerden yaparmış tatlı olarak. Biz bunu günümüzde daha değiştirdik. Böyle aromatik bir tat yaptık helvalı ve tahinli olarak. Konya’mızın meşhur Bozkır tahinini helva ile buluşturduk. Çok lezzetli bir tat oldu herkesin bunu yemesi için de tabii bekleriz, çok güzel, denemelerini tavsiye ederiz. Üzerinde Konya’mızın yöresel tereyağı olmazsa olmazı küflü peyniri bunları karıştırıyoruz. Önceden daha çok büyüklerimiz büyük yaş grupları daha çok tüketiyordu. Ama tabii sosyal medyanın etkisiyle şu anda gençler önem vermeye başladı. Önceden daha çok öğün savma gibi bir lezzetli atıştırmalık bir şeydi. Şimdi tabii içinin lezzetleri malzemeleri çoğaldığı için daha çok karın doyurma, daha çok lezzetli böyle pizza gibi insanların hoşuna gitmeye başladı. Tüm yaş grubuna hitap ediyor. Gelen herkes beğeniyor ve herkese de tavsiye ederim. Herkesin de tatmasını isterim mutlaka tadılması gereken lezzet. Şu anda ismi daha fazla Türkiye sınırlarında ama dış ülkelere de ulaşıyor, yabancılar da tüketmeye başladı" şeklinde konuştu. "Odun ve bu lezzet karışımıyla çok güzel bir lezzet ortaya çıkartıyoruz" Yağ somununun hazırlanışının detaylarını sıralayan Şendağlı, "Hamurunun da tabii ki bunun fermente olması, kabarması gerekiyor. Mayalı bir hamurdan yapıyoruz, yoğurup mayalandıktan sonra açıyoruz. Ondan sonra fırına giriyor orada da odun ateşinin verdiği lezzet de önemli. Odunun ve bu lezzet karışımıyla çok güzel bir lezzet ortaya çıkartıyoruz. Mutlaka odun ateşinde olması daha lezzetli olur. Gelen turist müşterilerimiz oluyor gerçekten çok beğeniyorlar. Tabii bunu yerli pizza olarak internetten çok fazla talep gördüğü için geliyorlar, denemek için ve hoşlarına gidiyor. Hatta pizzanın önüne geçeceğini söylüyorlar. Aromatik lezzetler damağa daha hoş geldiğini söylüyor, biz de tabii bunu devam ettirme yolunda daha bir heyecanlı daha çok çeşitlerini aramaktayız. Fiyatlarımız 250 liradan başlar ve 370 liraya kadar bir fiyat aralığı var. Günümüzde şu anda enflasyonda oynama olduğu için içindeki malzemelerin kalitesinden, içinin bolluğundan ödün vermiyoruz, fiyatlarda oynama olabiliyor" diye konuştu.