ASAYİŞ - 16 Nisan 2026 Perşembe 13:12

Bilecik’te trafik kazası, 2 kişi yaralandı

A
A
A
Bilecik’te trafik kazası, 2 kişi yaralandı

Bilecik’te 2 otomobilin karıştığı trafik kazasında 2 kişi yaralandı.


Kaza; Bilecik merkez Cumhuriyet Mahallesi Osmangazi Camii önüne meydana geldi. Alınan bilgilere göre; Kızılay Caddesi üzerinde seyir halindeki B. M. idaresindeki 26 GK 516 plakalı otomobil, Hoşnudiye Sokak’tan aynı caddeye dönüş yapan E.A. yönetimindeki 16 JTE 93 plakalı otomobil ile çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan araç, park halindeki başka bir otomobile daha çarptı. Meydana gelen zincirleme trafik kazasında 16 JTE 93 plakalı araç içinde yolcu olarak bulunan Ş.B ve M.B. yaralandı. Yaralılar olay yerine acil servis ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı.


Polis kazayla ilgili inceleme başlattı.



Bilecik’te trafik kazası, 2 kişi yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Çakmakkaya şiddet olaylarını değerlendirdi Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, şiddet olaylarının önlenmesinin aynı zamanda modern ceza adalet sistemlerinin temel yaklaşımı haline geldiğini söyledi. Geçtiğimiz yıllarda Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemelerinde duruşma savcısı olarak görev yapan Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, çocuklar ve gençler arasında gözlemlenen şiddet eğilimlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Günümüzde dijital oyunların yaygınlaşmasının özellikle ilk ve ortaöğretim çağındaki çocuklar üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu vurgulayan Çakmakkaya, gelişim çağındaki bireylerin zihinsel ve sosyal açıdan hassas bir dönemden geçtiğini dile getirdi. Uzun süreli ekran maruziyetinin dikkat süresinde azalma, akademik başarıda düşüş, sosyal ilişkilerde zayıflama, fiziksel hareketsizlik ve uyku düzeninde bozulma gibi sonuçlar doğurabildiğini kaydeden Çakmakkaya, bazı oyun içeriklerinin ve oyunların aralarında yer alan şiddet içerikli reklamların şiddet temelli davranış kalıplarını normalleştirebildiğini söyledi. Çakmakkaya, öfke kontrolü gelişmemiş çocuklarda problem çözme becerilerinin yerini saldırgan tepkilerin alabileceğini, bu durumun yalnızca pedagojik değil, aynı zamanda ilerleyen dönemlerde suç davranışı açısından da risk oluşturduğunu dile getirdi. "Bilimsel çalışmalar şiddet eğilimine dikkat çekiyor" Uluslararası akademik çalışmalarda da dijital bağımlılık ve davranışsal değişimler arasındaki ilişkinin incelendiğini belirten Çakmakkaya, araştırmalarda dijital ortam kullanımının bireylerin sosyal davranışları ve psikolojik dengesi üzerinde belirleyici etkiler oluşturabileceğinin ortaya konulduğunu ifade etti. Çakmakkaya, araştırmaların kontrolsüz dijital tüketimin sosyal izolasyon, empati zayıflaması ve saldırganlık eğilimleriyle ilişkilendirilebildiğini gösterdiğini aktardı. 2020 yılında uluslararası bilimsel hakemli dergide yayınlanan ve ortak yazarı olduğu şiddet konusundaki makalede şiddet konusunu incelediklerini belirten Çakmakkaya, Prof. Dr. Sevil Atasoy’un ve uluslararası diğer çalışmaların da değerlendirilmesi sonucu seri katillerin küçüklüklerinde diğer canlılara, özellikle hayvanlara karşı şiddete yönelik eylemlerinin olduğunun saptandığına değinerek, patolojik durumların çocukluk çağından itibaren takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Şiddetin çoğu zaman ani ortaya çıkmadığını belirten Çakmakkaya, çocukluk döneminde gözlenen bazı davranışların ileride ciddi suç eğilimlerinin erken işaretleri olabileceğine dikkat çekti. Kriminoloji alanındaki çalışmaların küçük yaşlarda hayvanlara yönelik şiddet davranışı sergileyen bireylerin ilerleyen dönemlerde daha ağır şiddet eylemlerine yönelme riskinin arttığını ortaya koyduğunu söyleyen Çakmakkaya, çocukluk çağı travmalarının basında yer alan haberlerin veriliş şeklinden dijital oyunlara ve diğer faktörlere uzanan çok fazla sayıda sebebi olduğunu kaydetti. Şiddetin yalnızca bireysel bir disiplin sorunu değil, toplum güvenliği açısından erken müdahale gerektiren bir risk alanı olduğunu söyleyen Çakmakkaya, bu sorunu çözmek için aile, okul ve yerel yönetimlere ortak sorumluluk düştüğünü söyledi.
Kocaeli Kral ölümden döndü, zorlu ameliyat başarıyla tamamlandı Kocaeli’nin Körfez ilçesinde diyafram fıtığı nedeniyle nefes almakta güçlük çeken ve ölmek üzere olan sokak kedisi "Kral", belediye bünyesindeki rehabilitasyon merkezinde gerçekleştirilen başarılı operasyonla sağlığına kavuştu. Körfez ilçesinde sokakta yaşayan ve esnafın "Kral" ismini verdiği kedi, nefes almakta zorlandığı ve acı çektiği fark edilince Körfez Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezine getirildi. Veteriner Hekim Arzu Demirhan tarafından yapılan incelemede, kedinin anormal solunum sergilediği ve şiddetli ağrı çektiği belirlendi. Röntgen sonuçlarında, diyafram kasının yırtılması sonucu karın içi organlarının göğüs boşluğuna geçtiği (diyafram fıtığı) tespit edilen kedi, acil ameliyata alındı. "Az sayıda klinikte yapılıyor" Veteriner Hekim Arzu Demirhan, bu tür vakaların genellikle yüksekten düşme veya araç çarpması gibi ağır travmalar sonucu oluştuğunu belirtti. Müdahale edilmemesi durumunda akciğer ve kalbe yapılan baskının hayati risk oluşturduğuna dikkat çeken Demirhan, "İnhalasyon anestezisi altında gerçekleştirdiğimiz operasyonda, entübasyon tüpü ile solunum desteği sağlandı ve tüm hayati değerler anlık olarak takip edildi. Operasyon sırasında sönmüş olan akciğerler yeniden şişirilirken, göğüs boşluğuna geçen organlar olması gereken konumlarına yerleştirildi" dedi. 7 günlük kritik süreç başarıyla tamamlandı Ameliyatın ardından 72 saatlik kritik yoğun bakım sürecini başarıyla atlatan "Kral", tedavinin 7’nci gününde sağlığına kavuştu. Kendi başına beslenmeye ve rahat nefes almaya başlayan kedinin genel sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Körfez Belediyesi yetkilileri, sokak hayvanlarının yaşam hakkını korumaya devam edeceklerini vurgulayarak, duyarlılık gösteren esnafa teşekkür etti. Yetkililer, bu tür komplike cerrahi müdahalelerin ancak tam donanımlı merkezlerde yapılabileceğinin altını çizdi.
İstanbul Berkay Şengel’e çarparak öldüren sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi Kadıköy’de yolun karşısına geçmek isteyen Berkay Şengel otomobil çarpması sonucu hayatını kaybetti. Hakkında 5 suç kaydı bulunan sanık Azad Baran Hışım "taksirle ölüme neden olma" suçundan hâkim karşısına çıkmış ilk celsede tahliye olmuş ve itiraz üzerine tekrar tutuklanmıştı. Sanık Hışım’ın bugün görülen duruşmasında tutukluluk halinin devamına karar verildi. Kadıköy Göztepe Mahallesi Bağdat Caddesi’nde 19 Şubat Perşembe günü saat 20.30 sıralarında meydana gelen kazada, edinilen bilgiye göre Bağdat Caddesi’nde yürüyüş yapan yazılım mühendisi Berkay Şengel, yolun karşısına geçmek istediği sırada Azad Baran Hışım (23) yönetimindeki 10 ALK 654 plakalı otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı. 22 metre savrulan Şengel, olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Şengel, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sürücü Hışım ise kazanın ardından aracını olay yerinde bırakarak kaçtı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, sanığın yaya geçidinden geçmekte olan Şengel’e çarptığı ve olay yerinden kaçtığı aktarıldı. Kaza tespit tutanağı ile 6 Mart 2026 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın kazada tamamen kusurlu, maktulün ise kusursuz olduğu tespit edildi. Sanığın, maktulün bir anda önüne çıktığını, bu nedenle göremediğini ve frene basamadığını, panikleyerek olay yerinden kaçtığını, daha sonra polis merkezine giderek kazayı kendisinin yaptığını söylediğini ancak suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği ifadeleri yer aldı. Sanık Azad Baran Hışım ilk celsede tahliye edilmiş itiraz üzerine tekrar tutuklanmıştı. Tutuklu sanık Azad Baran Hışım, bugün ikinci kez hakim karşısına çıktı. İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya Berkay Şengel’in annesi Özlem Özeren, babası Gökhan Hasan Şengel ve taraf avukatları katıldı. "Ne yazık ki yaşanan, basit bir trafik kazası olarak değerlendirildi" Katılan Özlem Özeren, "Sayın mahkeme ben şuan bir anne olarak karşınızdayım. Evladımı, kurallara eksiksiz uyarak ve kendisine tanınan en temel güven alanı olan yaya geçidinden geçerken kaybettim. Devletimizin "buradan güvenle geçebilirsin" dediği Çifte Havuzlar 228 numaralı yaya geçidinde, oğlum Berkay Şengel’in hayatı bitti. Ancak ne yazık ki yaşanan, basit bir trafik kazası olarak değerlendirildi" dedi. Tutuklu sanık Azat Baran Hışım mahkemedeki savunmasında , "Önceki ifademi tekrar ederim. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Mahkeme, dosyadaki eksiklerin giderilmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşma 30 Nisan tarihine ertelendi.
Ankara Bakan Işıkhan: "Değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak için beceri geliştirme programlarına büyük önem veriyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Bakanlık olarak değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak amacıyla beceri geliştirme ve yeniden beceri kazandırma programlarına büyük önem verdiğimizi ifade etmek isterim" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ankara’da bu yıl 8’incisi düzenlenen Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’na katıldı. Üniversite öğrencilerine ve girişimcilere kariyer yönlendirmesi, firmalara verimlilik farkındalığı ve yeni iş fırsatları sunulması amacıyla düzenlenen fuarda yapay zeka, savunma sanayii, robotik ve akıllı çözüm teknolojiler ele alındı. Fuarda konuşan Bakan Işıkhan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta iki okulda yaşanan silahlı saldılara değinerek, "Yaşadığımız menfur okul saldırılarında hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Eğitim camiamızın ve aziz milletimizin başı sağ olsun. Allah bizlere bu tür acıları bir daha göstermesin" dedi. "Rutin ve tekrara dayalı işler dijitalleşme ve otomasyonun etkisiyle giderek azalmakta" Işıkhan, teknolojik dönüşüm çağında olduklarını ve bu dönemin çalışma hayatının da yeniden kökten şekillendiği bir dönem olduğunu vurgulayarak, "Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre önümüzdeki süreçte 92 milyon işin ortadan kalkacağı ancak bunun yanında yaklaşık 170 milyon yeni işin ortaya çıkacağı öngörülmektedir. Bu tablo bize net olarak şunu göstermektedir; değişim kaçınılmazdır ancak doğru hazırlıklarla ve öngörülerle bu değişimi aynı zamanda büyük bir fırsata dönüştürebiliriz. Özellikle teknolojik gelişmelerin yön verdiği alanlarda ciddi bir büyüme beklenmektedir. Günümüzde yapay zeka, büyük veri, finansal teknolojiler ve yazılım geliştirme gibi alanlar ön plana çıkarken aynı zamanda inşaat, tarım, lojistik ve hizmet sektörleri de büyümenin taşıyıcı unsurları olmaya devam edecektir. Çiftlik işçiliğinden yazılıma, teslimat sürücülüğünden sağlık ve bakım hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede yeni fırsatlar doğmaktadır. Bununla birlikte bazı mesleklerin önemini kaybettiğini de görmekteyiz. Özellikle verimlilikle doğrudan ilintili olan, beceri gerektirmeyen, rutin ve tekrara dayalı işler, dijitalleşme ve otomasyonun etkisiyle giderek azalmaktadır" ifadelerine yer verdi. "Değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak için beceri geliştirme programlarına büyük önem veriyoruz" Sürekli öğrenme anlayışını yaygınlaştırmanın, insanlara yeniden beceri kazandırma fırsatı sunmanın ve gençleri geleceğin mesleklerine hazırlamanın ortak sorumlulukları olduğunun altını çizen Bakan Işıkhan, "Bizler de Bakanlık olarak değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak amacıyla beceri geliştirme ve yeniden beceri kazandırma programlarına büyük önem verdiğimizi ifade etmek isterim. Amacımız gençlerimizin bugün gibi yarının işlerine de hazır olmasını sağlamaktır. Tabii ki ‘teknolojik dönüşüm, çalışma hayatının geleceği’ gibi konular söz konusu olduğunda en fazla önem verdiğimiz grupların başında gençlerimiz gelmektedir. Ki bu fuarın da en önemli ziyaretçileri kıymetli gençlerimiz olacaktır. Bildiğiniz gibi yakın zamanda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ve teşrifleriyle ‘Gençliğin Üretim Çağı-GÜÇ’ adını verdiğimiz programımızın tanıtımını yaptık. GÜÇ programındaki en önemli amacımız, gençlere doğrudan maddi destek sağlamak yerine onları üretime dahil etmek, düzenli bir çalışma hayatına geç kalmadan girmelerini ve gelir elde etmelerini sağlamaktır. Özellikle mezuniyet sonrasında gençlerin ‘NEET’ adı verilen, ne eğitime ne istihdama katılmayan gençlere yönelik çok daha kalıcı ve etkili çözümler sunmaktayız" diye konuştu. "E-Devlet sisteminde SGK olarak en fazla kullanılan ve tıklanan kurum durumundayız" Işıkhan, verimlilik ve teknoloji fuarlarının tüm dönüşümlerin merkezinde yer alan önemli organizasyonlar olduğuna dikkati çekerek, "Biz de Bakanlık olarak bu fuarda yer almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Fuarda Sosyal Güvenlik Kurumu, İŞKUR, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü ve Mesleki Yeterlilik Kurumumuzun teknolojik dönüşüm ve verimlilik kapsamında yaptıklarını ve yapacaklarını sergiliyoruz. Teknolojik dönüşüme yönelik program ve projelere önem verdiğimiz gibi Bakanlık olarak da dijital dönüşümde önemli bir pozisyondayız. Özellikle dünyanın en ileri uygulamalarından biri olan E-Devlet sisteminde SGK olarak en fazla kullanılan ve tıklanan kurum durumundayız. 181 farklı uygulamamızla toplamda 1,5 milyardan fazla tıklanma gerçekleşmiş durumda. Hizmetlerimize hızlı ve güvenli olarak 7-24 erişim mümkündür" değerlendirmesinde bulundu. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise savunma sanayiinde elde edilen başarıların temelinde güçlü bir metodolojik yaklaşım ve verimlilik anlayışının bulunduğunu belirtti. Görgün, savunma sanayiinde geliştirilen projelerin uzun soluklu analiz ve değerlendirme süreçlerinden süzüldüğünü ifade ederek, "Savunma sanayiimizin başarısının sırrı işte bu süreçlerden süzülen projelerin hayata geçirilmesidir. Bu çoğu kez mantıklı analitik yüzünden aynı zamanda bizim verimlilik anlayışımızın en net tezahürüdür" ifadelerini kullandı. Teknoloji ve verimlilikte üç ana eksen Görgün, günümüzde teknoloji ve verimlilik alanında belirleyici unsurların üç ana eksende toplandığını belirterek, "İlk eksende yapay zeka destekli karar alma sistemleri, akıllı otomasyon ve veri odaklı üretim modelleri öne çıkmaktadır. İkinci eksende siber güvenlik, enerji verimliliği ve kritik altyapı dayanıklılığı ve tedarik zinciri sürekliliği belirleyici hale gelmektedir. Üçüncü eksende de teknolojik gelişmeler nedeniyle önemi azaldığı sanılan yüksek yetkinliklerle donatılmış insan kıymeti faktörü yer almaktadır. Biz başkanlık olarak verimliliği savunma sanayimizi şekillendiren en temel prensiplerimiz temel prensiplerimizden biri olarak görüyoruz. Bu yaklaşımla yer verimliliği sistemler geliştirerek güvenlik kapasitemizi güçlendiriyor" şeklinde konuştu. Araştırma-geliştirme faaliyetlerine de değinen Görgün, Savunma Sanayii AR-GE Geniş Alan (SAGA) çağrıları kapsamında çok sayıda projenin yürütüldüğünü aktardı. Görgün, "Yapay zeka alanında üretken yapay zeka, çok modlu yapay zeka, açıklanabilir yapay zeka ve büyük aksiyon modelleri gibi başlıklarda 10’dan fazla yeni projeyi aynı anda yürütüyoruz. Yine SAGA çağrıları kapsamında kuantum alanında hesaplama, algılama, navigasyon ve haberleşme konularında projeler üretiyoruz" dedi. "Milli yetkinlik insanla başlar" Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında insan kaynağına yapılan yatırımların artırıldığını vurgulayan Görgün, teknik bilgi ile birlikte disiplin, liderlik ve sorumluluk bilincinin de öncelikli olduğunu ifade etti. Görgün, gençlerin erken aşamada doğru alanlara yönlendirilmesinin önemine işaret ederek, "Milli ürün, milli yetkinlikle elde edilir. Milli yetkinlik de insan kıymetine yapılan doğru yatırımla gelişir" değerlendirmesinde bulundu. Program, Görgün’ün konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti.