ÇEVRE - 15 Ocak 2024 Pazartesi 09:13

Kardan sonra besicilerin de zorlu mesaisi başladı

A
A
A

Bingöl’ün Karlıova ilçesinde çetin geçen kış aylarına rağmen besiciler, yaklaşık 1,5 kilometre boyunca at ve kızaklarla taşıdığı otlarla hayvanlarını besliyor.

Bingöl’ün Karlıova ilçesinde etkili olan kar yağışı, besicilikle uğraşan vatandaşların işlerini zorlaştırıyor. Karlıova ilçesine yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta bulunan Kaynarpınar köyündeki besicilerin birçoğu, kar yağışının ardından yaz aylarında biçtikleri otları at veya kızaklarla taşıyarak hayvanlara ulaştırıyor. Baba mesleği olan besiciliği yıllardır sürdüren 4 çocuk babası Fazlı Gürgen (44), her gün erken saatlerde uyanarak zorlu mesaiye başlıyor. Yaklaşık 100 adet küçükbaş hayvanı olan Gürgen, günde birkaç kez hayvanlarını kar üstünde otlatmak için yaz aylarında biçtiği otları kızağa yüklüyor ve 1,5 kilometre boyunca taşımasını yapıyor.

Kardan sonra besicilerin de zorlu mesaisi başladı

Günlük yaptığı işleri anlatan Gürgen, ’’Hayvancılıkla uğraşıyorum. Sabah saat 08.00 gibi kalkıp hayvanların otunu, yemini seriyoruz. Öğleye kadar dışarda kar üstünde otunu yiyor içeri almıyoruz. Sonra ot getirmeye gidiyoruz yaklaşık 1,5 kilometre ötede. Otlarını yiyorlar günlerimiz kış aylarında böyle geçiyor” dedi.

Ayhan Turhan

Kardan sonra besicilerin de zorlu mesaisi başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.