SAĞLIK - 12 Mart 2024 Salı 10:50

Mobil tarama aracı, kanserde erken teşhise katkı sağlıyor

A
A
A
Mobil tarama aracı, kanserde erken teşhise katkı sağlıyor

Bingöl’de İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde hizmet veren mobil mamografi aracı, 4 ay içinde 2 binden fazla kişiyi kanser taramasından geçirdi.


Bingöl’de yaklaşık 4 ay önce İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde hizmet vermeye başlayan mobil mamografi aracı ilçe, köy ve mahallerde gezerek vatandaşların kanser tarama işlemlerini gerçekleştiriyor. Meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kalın bağırsak kanserinde erken teşhise katkı sunan mobil araç, şimdiye kadar 2 binden fazla kişiye hizmet sundu.


Bingöl Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Dr. Muammer Musaoğlu, 40 yaşından büyük her kadının mutlaka meme kanseri, 30-69 yaş arası kadınların rahim ağzı kanseri ve 50 yaşından büyük erkek ve kadınların da kalın bağırsak kanseri taraması yapmasının önemli olduğunu söyledi. Erken teşhisin önemine de değinen Dr. Musaoğlu, ’’Yaklaşık 4 aydır hizmete sunduğumuz mobil mamografi aracımızla özellikle Bingöl’ün köylerinde ve ilçelerinde kanser tarama hizmetini gerçekleştirmekteyiz. Bu 4 aylık süreçte 2 binden fazla vatandaşımızın kanser taramasını tamamladık. Burada bizim taradığımız 3 kanserden bahsetmek istiyorum, birincisi meme kanseri, 40 yaşından büyük her kadının mutlaka meme kanseri taramasını gerçekleştirmelerini istiyoruz. Rahim ağrı kanserini ise 30-69 yaş arası her kadının yaptırmasını istiyoruz. Bu taramayı bizim kurumlarımızda yaptırabilecekleri gibi kendi mahallelerindeki en yakın sağlık kurumuna giderek bu taramayı gerçekleştirebilirler. 3’üncü taramasını yaptığımız kanserde kalın bağırsak kanseri. 50 yaşından büyük kadın ve erkek tüm vatandaşlarımızı tarama işlemi yapmaya davet ediyoruz. Taramaların önemine gelecek olursak, bir hastalığı tedavi etmek her zaman hastalığı önlemekten daha zordur. Biz burada daha çok erken evrede belirti vermeden, hastanın hayat kalitesini bozmadan bir düzeydeyken hastalığı yakalayıp, tedavi edip hastanın hayatına daha konforlu bir şekilde devam etmesini istiyoruz” dedi.



Mobil tarama aracı, kanserde erken teşhise katkı sağlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı. "Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı" Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, "İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir" ifadelerini kullandı. Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi. Aileler ne zaman doktora gitmeli Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti: "Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir."
İstanbul Sivas’tan İstanbul’a getirdiği pembe traktörle gelin almaya gitti Sivas’tan getirdiği pembe traktörü gelin arabasına çeviren Doğukan Turgut, Kağıthane’de gelini aldıktan sonra traktörle birlikte Eminönü’ne gitti. İlgi çeken pembe traktör vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. Sivas’ta çiftçilik yapan Doğukan Turgut (26), dünyaevine girdiği Sema Turgut’u (24) süslediği pembe traktörle almaya gitti. Kağıthane’deki gelin alma merasiminin ardından çift, pembe traktörün başını çektiği konvoy eşliğinde Eminönü’ne hareket etti. İlgi çeken traktör, vatandaşlar tarafından cep telefonlarıyla görüntülendi. "Pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık" Pembe traktörüyle daha önce sosyal farkındalık çalışması yaptıklarını belirten Doğukan Turgut, "İki yıl önce pembe traktörümüzle bir farkındalık projesi yaptık, oldukça ilgi gördü. Geçen yıl Konya Tarım Fuarı’nda birinci oldu. O zamanlar sevgiliydik, bugün evlenmek nasip oldu. Pembe traktörümüzü İstanbul’a getirdik. Anadolu’da yaşayan köylü çocuklarına kız verilmemesi gibi bir ön yargı var. İnsanlar köyde yaşayacağınızı duyunca olumsuz yaklaşabiliyor. Oysa iki gönül bir olduktan sonra nerede yaşadığınızın, ne iş yaptığınızın önemi yok" şeklinde konuştu. "İnsanların ön yargılarını kırmak istiyoruz" Konuşmasının devamında köyde yaşayan insanların üretim yapması gerektiğine dikkat çeken Turgut, "Biz köyde üretim yapıyoruz. İnsanların daha iyi gıdaya ulaşması için çalışıyoruz. Köyde yaşayan insanlar üretmezse gıda nasıl sağlanacak? Bu farkındalığı oluşturmak istiyoruz" dedi. Gelin Sema Turgut ise çok heyecanlı olduğunu belirterek, "Aracın yapım sürecinde yanındaydım. Çok gurur verici, kendisiyle gurur duyuyorum" diye konuştu.
Aydın Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybetti Türkiye’de zorunlu eğitimin 12 yıla çıkmasının ardından yaşanan ara eleman sıkıntısı çalışma hayatında beyaz yaka personelin cazibesini kaybetmesine mavi yakalıların ise kıymetlenmesine neden oldu. Şartların değişmesi ile birlikte eskiden mühendislerin yarısı kadar maaş alamayan mavi yaka çalışanlar şimdi mühendislerin 2 katından fazla maaşla çalışıyor. Herkesin diploma sahip olduğu ve masa başı iş aradığı günümüzde meslek öğrenen gençler mühendislerden fazla para kazanmaya başladı. Aydın’ın Köşk ilçesine bağlı Kırsal Akçaköy Mahallesi’nde yaşayan 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, babasından öğrendiği inşaat ustalığı sayesinde 15 yaşından bu yana kendi ayakları üzerinde durduğunu belirterek "Çevremdeki okumuş işsizleri görünce ben meslek edinmeye karar verip babamdan inşaat ustalığını öğrendim. 15 yaşından bu yana çalışıyorum. Bir gün iş aramadık. Sürekli iş var ve şu anda en düşük yevmiye günlüğü 3 bin lira ile 4 bin lira arasında değişiyor. Akranlarımın arasında okulu bitirmeye çalışanlar veya okulu bitip üniversite sınavlarına hazırlananlar var. Daha 4-5 yıl daha okuyup daha sonra KPSS sınavına girip işe başlayacaklar. Okuyup mühendis olan pek çok tanıdığım da var. Bunlardan da pek çoğu mühendis diplomaları olmasına rağmen zincir marke şubelerinde asgari ücretle kasiyerlik yapmaya veya kafe ve restoranlarda garsonluk yapmaya çalışıyor. Çalışma hayatında beyaz yaka cazibesini kaybettiği için akranlarımın meslek edinmesini tavsiye ediyorum" dedi. "Çalışan bir usta aylık 150 bin lira rahat kazanır" Son yıllarda en çok konuşulan meselelerin başında ‘ekonomik kriz’ konusunun geldiğini ancak bugün mesleği olan bir kimsenin asgari ücretle çalışmadığını belirten 19 yaşındaki Ahmet Çifçi, "Bana göre eğitimde 12 yıl zorunluluğu getirilmesi ile pek çok kişi kabiliyetlerini geliştiremedi. Şu anda halen üniversite sınavına çalışan arkadaşım var. Birkaç bölüm hariç üniversiteye okusalar da artık diploma ekmek kapısı olmuyor. Ben okulu bırakıp inşaat ustalığı yapmaya karar verdiğimde pek çok arkadaşım hata ettiğimi söyledi. Ben 3 yıldır ustalık yapıyorum. O zaman kararımın yanlış olduğunu söyleyenler bugün isabetli karar verdiğimi söylüyor. Götürü iş alan bir usta şu anda aylık 150 bin lira çok rahat kazanır. Bu nedenle tüm arkadaşlarıma ‘meslek edinin’ çağrısında bulunuyorum" diyerek genç yaşta ekmek kazanmanın çok güzel bir duygu olduğunu söyledi.