ÇEVRE - 01 Kasım 2025 Cumartesi 11:13

Yüzen Adalar’da sonbahar güzelliği

A
A
A
Yüzen Adalar’da sonbahar güzelliği

Bingöl’ün Solhan ilçesinde bulunan Yüzen Adalar, sonbaharın gelişiyle birlikte sarı ve kızılın büyüleyici tonlarına büründü.


Her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Yüzen Adalar’da, ağaçların yaprakları yeşilden sarıya dönerken, suyun üzerindeki yüzen bitki örtüsüyle birleşen manzara kartpostallık görüntüler oluşturdu. Bölgeye gelen ziyaretçiler, doğanın sunduğu bu görsel şöleni cep telefonlarıyla görüntüleyerek ölümsüzleştirdi. Sonbaharın huzur veren atmosferinde sessizliğiyle dikkat çeken Yüzen Adalar, fotoğraf tutkunlarının da gözde rotaları arasında yer alıyor.


Bingöl Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, "Bugün burada Bingöl’ümüzün en güzel değerlerinden birisi olan güzel Yüzen Ada’dayız. Bingöl’e gelen misafirlerimizi gururla sevinçle getireceğimiz bir lokasyon, yılın dört mevsiminde de çok güzel görüntülere çok güzel izlenimlere sahne olan bir değerimiz. Bugün de burada sonbaharın güzelliklerini kırmızının, sarının ve yeşilin bütün tonlarını bir arada görüldüğü bir değerdeyiz. Önümüzdeki dönemde burada daha da büyük daha da güzel yenilikler yapmayı planlıyoruz. Doğa Koruma Milli Parklar Müdürlüğümüzce koruma amaçlı imar planı yapıldı şu anda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı onayı için gönderildi. Bu onaylar geldiği zaman gerek Yüzen Ada gerekse etrafında çok güzel düzenlemeler yapacağız. Bingöl’ümüzün ve ülkemizin hizmetine sunacağız diye ben düşünüyorum. Bu vesileyle Bingöl’deki ve tüm Türkiye’deki vatandaşlarımıza mutlaka burayı görmelerini de Bingöl valisi olarak tavsiye ediyorum" dedi.



Yüzen Adalar’da sonbahar güzelliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.