ÇEVRE - 26 Ekim 2021 Salı 10:50

Van Gölü’nün dibindeki kalıntılar dünyaya tanıtılacak

A
A
A
Van Gölü’nün dibindeki kalıntılar dünyaya tanıtılacak

Türkiye’nin en büyük gölü olan ve 800 bin yıllık geçmişe sahip Van Gölü’nün dibindeki kalıntılar, yapılan dalışlarla dünyaya tanıtılacak.

Türkiye’nin en büyük gölü olan ve 800 bin yıllık geçmişe sahip Van Gölü’nün dibindeki kalıntılar, yapılan dalışlarla dünyaya tanıtılacak.


Türkiye’nin en büyük gölü olan Van Gölü, volkanik Nemrut Dağı’nın patlaması sonucu oluşan ve sodalı suyuyla dikkat çeken 3 bin 713 kilometrekarelik alanıyla tıpkı bir deniz gibi uzanan uçsuz bucaksız sularının altında pek çok sır saklıyor. Göle kıyıları bulunan Van ve Bitlis’te amatör ve profesyonel dalgıçlar tarafından yapılan dalışlarda, Van Gölü’nün derinliklerinde bulunan gizem çözülüyor.


Türkiye’nin tek su altı fotoğrafçılık derneği olan Su Altı Fotoğrafçılar ve Filmciler Derneği (SUFOD) üyeleri, 4 gün boyunca Van Gölü’ne dalarak başta mikrobiyalitler olmak üzere Rus batığını görüntüledi. Van Büyükşehir Belediyesinin destekleriyle Van Gölü’nde 4 gün boyunca dalışlar yapan Su Altı Fotoğrafçılar ve Filmciler Derneği (SUFOD) üyeleri; İnköy, Altınsaç ve son olarak Bitlis’in Adilcevaz açıklarında dalışlar yaparak Van Gölü’nün derinliklerindeki gizemleri görüntüledi.


Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesinden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Van Gölü’nün ekstrem su kalitesinin yanı sıra su altında barındırmış olduğu gizemler ve güzelliklerle adeta dalış severler için bir cennet niteliğinde olduğunu söyledi. Akkuş, “Van Büyükşehir Belediyesinin destekleri ile 4 günlük çalışmamızı sonlandırmış bulunuyoruz. Ülkemizin su altı ile ilgili tek derneği olan Su Altı Fotoğrafçılar ve Filmciler Derneği (SUFOD) Başkanı ve ekibiyle beraber Van Gölü’ne gelip su altındaki güzellikleri görüntülediler. Bunların her biri geleceğe atılmış birer tohum gibi. Bugün Van Gölü’nün ekonomiye katkısı balıkçılık ve taşımacılıkla ön planda. Fakat Van Gölü ülkemizin en bakir alanlarından, araştırılmamış en büyük ekosistemlerinden birisini teşkil ediyor. Bu amaçlar Su Altı Fotoğrafçılar ve Filmciler Derneğinin bu bölgeye ilgisi bizler için çok önemlidir. Özellikle Su Altı Fotoğrafçılar ve Filmciler Derneğinin çekmiş olduğu fotoğraflar ve görüntüler bizim için ileriye yönelik Van Gölü’nün tanıtılmasında ve burada bir dalış turizminin canlandırılması için çok büyük öneme haizdir. Umuyoruz ki önümüzdeki günlerde Van Gölü’nün etrafında onlarca dalış okulu ve bu bölgenin gençlerinin görev aldığı onlarca dalış rehberi yetiştirilecektir. 4 gün süren İnköy, Altınsaç ve Adilcevaz açıklarında yer alan mikrobiyalit alanları, Rus batığı olmak üzere Van Gölü’nün çeşitli bölgelerinde aralıksız dalışlar yapıldı” dedi.



“Van Gölü’nün zenginlikleri gerçekten saklı kalmış”


Su Altı Fotoğrafçılar ve Filmciler Derneği (SUFOD) Başkanı Ateş Evirgen ise Van Gölü’nün zenginliklerinin saklı kaldığını ifade ederek, şunları söyledi:


“Su Altı Fotoğrafçıları ve Filmciler Derneği adeta denizlerin gözü kulağı gibidir. Dış dünyayla ilişkiyi bütün bu arkadaşlarımız sağlıyor. Çünkü insanlarımız için suyun altı bilinmeyen ve çok da fazla önemsenmeyen bir alan. Ama böyle değil. Biz Su Altı Fotoğrafçıları ve Filmcileri Derneği olarak Türkiye’nin dört bir yanındaki denizlere dalmaya alışkın insanlarız. Oradaki görüntüleri çıkarıyoruz. Ama ilk sular Anadolu’nun en büyük zenginliğidir. Bunların başında da Van Gölü geliyor. Ne yazık ki bizler Van Gölü’ne hep uzak durduk. İçindeki canlı türlerinin az olması belki de bizim böyle uzak durmamıza neden oldu. İnci kefali ile tanıyoruz Van Gölü’nü. İnci kefali son yıllarda fotoğrafçıların gözdesi oldu. Ama onlardan daha da önemli bir mikrobiyalit var. Bugüne kadar Kapadokya’daki peribacalarının görüntülerinin aynısı aslında Van Gölü’nün bir zenginliği. 4 günde bunları ortaya çıkardık. Bütün amacımız bu köprüyü kurarak Van Gölü’nün gizli kalmış güzelliklerini insanlarla tanıştırmak ve Van Gölü’ne bir katma değer katmaktır. Van Gölü’nün zenginlikleri gerçekten saklı kalmış. Bundan sonra bu çalışmalarımızla ve üzerine koyaraktan tüm Türkiye’ye gölün tanıtımını yapmak istiyoruz.”


Bandırma 17 Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı da, 2013 yılından beri Van Gölü’nde bulunan mikrobiyalitlerin dağılımları ile ilgili çalışmalar yaptıklarını söyledi. Çok çeşitli ekiplerle birlikte çalışmalar yaptıklarını ifade eden Sarı, “Şu anda Su Altı Fotoğrafçılar ve Filmciler Derneği ile beraberiz. 4 günden beridir Van Gölü’nün muhtelif yerlerinde dalışlarımız oldu. Mikrobiyalitleri genel anlamıyla ortaya çıkarmıştık zaten. Şimdi bunların tanıtılmasında, güçlü bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmasında ve turizme kazandırılması konusunda bir çaba var. Bunun için Van Valiliği, Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Adilcevaz Kaymakamlığı, Adilcevaz Belediye Başkanlığı ve Adilcevaz Kültür, Sanat ve Turizm Derneğine çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gülhan Ünlü oğlu Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamadı: "Atlas’sız ikinci bayramımız, acımız gün gün katbekat artıyor" Güngören’de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, bayramın ilk günü oğlunun mezarını ziyaret etti. Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamayan Gülhan Ünlü, "Atlas’sız ikinci bayramımız. Acımız gün gün katbekat artıyor. En çok istediğimiz katil zanlısının yetişkin gibi yargılanması. Çünkü Atlas’ı katlederken maalesef ki gayet bilinçli, aklı başında. Bunları bilerek, o bıçağı cebine aldığında orada oğlumu katletmek için zaten yola çıkmış. Bunu da gayet bilinçli olarak yapmış. Beklentimiz gerçek bir adalet" dedi. Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde 14 Ocak’ta tarihinde 14 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü bayramın ilk gününde evladının kabrini ziyaret etti. Oğlunun mezarı başında dua eden acılı anne gözyaşlarını tutamadı. "9 Haziran’da ilk duruşmamız gerçekleşecek" Gözüyaşlı anne Gülhan Ünlü, evladının canına kıyan şüphelinin 9 Haziran’da hakim karşısına çıkacağını belirterek "Atlas’sız ikinci bayramımız. Acımız gün gün, katbekat artıyor zaten. Çok büyük bir özlem içerisindeyiz ona olan sevgimiz zaten çok büyük. Atlas’a karşı artık halkın da sevgisi çok büyük. Çok büyük destekleri oluyor. Bu en zor günlerimizde hep yanımızda oldular. 9 Haziran’da ilk duruşmamız gerçekleşecek. Her zaman şunu söylüyoruz eylemi gerçekleştiren mi sadece katil? Onun yanında diğer dört azmettirici için de şu ana kadar herhangi bir işlem yapılmadı. Bunun için beklentimiz var. Azmettiricilerin de ceza almasını istiyoruz" dedi. "Gerçek bir adalet istiyoruz" Mücadelerinin sonuna kadar devam edeceğini söyleyen anne Gülhan Ünlü, "Maalesef bir de şöyle bir durum var, katilin yaşı. Katilin yaşı maalesef 14 görünüyor. 15 yaşına girmesine 3 ay kaldığı için 9-15 yaştan yargılanıyor. En fazla alabileceği ceza yılı 15 yıl oluyor. 15 yıl cezanın da yatarı maalesef ki 5 yıl. Yani indirimlerle yatarı 5 yılı buluyor. İşte bunun belli bir kısmı kapalıda, belli bir kısmı da açıkta oluyor. Ve bu bizi çok yaralıyor. Gerçek bir adalet istiyoruz. Bunu adalet olarak sayamıyoruz. Maalesef bu katile verilmiş bir ceza değil, bizi cezalandırmak oluyor. Yani ailesini, bizi, annesini, babasını, dedesini, anneannesini, teyzesini cezalandırıyorsunuz eğer ki bu katile 5 yıl ceza verirseniz. Bizim mücadelemiz sonuna kadar devam edecek" şeklinde konuştu. "İddianamede olduğu gibi 21 yıl 7 ay yatmasını istiyoruz" Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamayan anne Ünlü, "En çok istediğimiz de yetişkin gibi yargılanmasını istiyoruz çünkü Atlas’ı katlederken maalesef ki gayet bilinçli, aklı başında. Bunları bilerek, o bıçağı cebine aldığında orada oğlumu katletmek için zaten yola çıkmış. Bunu da gayet bilinçli olarak yapmış. Beklentimiz gerçek bir adalet. İddianame 21 yıl 7 aydan açıldı. Sadece Atlas’ı katletmede 15 yıl, onun dışında suç aleti ve tehditten dolayı da aldığı farklı cezalar da var. İddianamede olduğu gibi 21 yıl 7 ay yatmasını istiyoruz. İşte benim oğlum burada. Kendisi de cezaevinde bir ömür sürünsün istiyorum, çürüsün istiyorum. Kabul etmiyorum, kabul etmeyeceğim. Hiçbir zaman da kabul etmeyeceğim" ifadelerini kullandı.
Edirne Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Edirne sınır hattındaki Mehmetçiğe bayram mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Edirne’de Yunanistan sınırında görev yapan Mehmetçiklere telefonla hitap ederek bayramlarını kutladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Peygamber ocağımızın tüm mensuplarının bayramını canıgönülden kutluyorum" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi, bayramın ilk gününde 9’uncu Hudut Tugay Komutanlığına bağlı Arda Hudut Bölük Merkezi’ni ziyaret ederek, sınır hattında görev yapan askerlerle bir araya geldi. Bakan Güler, hudut tekmili ile karşılandıktan sonra beraberinde getirdiği Türk bayrağını öperek Arda Bölük Komutanı’na teslim etti. Bakan Güler, bayrağı teslim ederken, "Asil Türk milletinin namus ve şeref timsali şanlı Türk bayrağını öpüyor ve sana teslim ediyorum" ifadelerini kullandı. Bölük Komutanı da aynı sözlerle bayrağı teslim aldı. Selimiye’den hudut hattına bayram programı Bayramlaşma töreninin ardından Bakan Güler ve beraberindeki komutanlar Mehmetçiklerle bir araya geldi. Daha sonra telefonla Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen Bakan Güler, bayram namazını Selimiye Camii’nde kıldıklarını belirterek, serhat şehri Edirne’den Mehmetçiklerin bayramını kutladıklarını ifade etti. Arda Hudut Bölük Merkezi’nde görev yapan askerlerin sınır güvenliğini kararlı ve etkin şekilde sağladığını vurgulayan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri adına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kurban Bayramı’nı tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Mehmetçiğe duygusal mesaj Telefon bağlantısıyla Mehmetçiklere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin ve ailelerinin Kurban Bayramı’nı kutladı. Erdoğan konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Milletimizin iftihar kaynağı olan tüm askerlerimizin ve kıymetli ailelerinin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum. Sizlerin şahsında ülkemizde, bölgemizde ve dünyanın farklı yerlerinde görev yapan, canımızdan aziz bildiğimiz bu vatan için gecesini gündüzüne katan peygamber ocağımızın tüm mensuplarının bayramını canıgönülden kutluyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatan uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmetle andığını belirterek gazilere de şükranlarını sundu. Şehit ve gazi ailelerine sağlıklı, huzurlu ve bereketli bir bayram temennisinde bulundu. "Türkiye güven ve istikrar üreten bir ülke" Konuşmasında sınır güvenliğinin önemine dikkat çeken Erdoğan, son dönemde yaşanan savaşlar ve bölgesel krizlerin hudut güvenliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi. Türkiye’nin kara, hava ve deniz sınırlarının korunması konusunda bölgede örnek gösterilen bir ülke olduğunu ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Biz hamdolsun hem sınır güvenliği hem de kara, hava ve deniz sahalarımızın emniyetini temin etme noktasında bölgemizde ve dünyada temayüz eden güven ve istikrar üreten bir ülkeyiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca geçtiğimiz hafta düzenlenen Efes-2026 Tatbikatı’na 50 farklı ülkeden personelin katıldığını hatırlatarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücünü ve koordinasyon kabiliyetini tüm dünyaya gösterdiğini ifade etti. "Hudut namustur" Arda Hudut Bölüğü’nün "Hudut namustur" anlayışıyla görev yaptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınır hattında görev yapan Mehmetçiklerin bayram günlerinde dahi büyük bir fedakârlıkla görevlerini sürdürdüğünü söyledi. Erdoğan, "Sizler sınırlarımızı her türlü tehdit ve tehlikeden başarıyla koruyor, bayram günlerinde dahi görevlerinizi özveriyle yerine getiriyorsunuz. Bunun için hepinize şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmasının sonunda Mehmetçiklere dua eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb’im sizleri her türlü beladan ve musibetten muhafaza eylesin. Kurban Bayramınızı tebrik ediyor, her birinizin gözlerinden öpüyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul Bayramda İstanbul’da kalanlar sahiller ve parkların tadını çıkardı Kurban Bayramı tatilini fırsat bilen İstanbulluların büyük bir kısmı şehirden ayrılırken, megakentte kalan vatandaş ise güneşli havanın tadını park ile sahillerde çıkardı. 9 günlük Kurban Bayramı tatilini değerlendirmek isteyen İstanbullular, memleketlerine ya da tatil beldelerine akın etti. Şehir dışına çıkmayarak İstanbul’da kalmayı tercih eden vatandaşlar ise bu durumu fırsata çevirdi. Trafikten ve kalabalıktan büyük çoğunlukta arınan şehrin keyfini çıkarmak isteyenler, sabahın erken saatlerinden itibaren park, bahçe ve sahil şeritlerine yöneldi. Emirgan Korusu ve sahili vatandaşların uğrak noktası oldu. Kimileri deniz kenarında yürüyüş yapıp balık tutmayı tercih ederken, kimileri ise ağaç gölgelerinde aileleriyle birlikte piknik yaparak doğanın ve sakinliğin tadını çıkardı. "Gidenler gitti, İstanbul bize kaldı" Sahile yürüyüşe gelen Süleyman Özsepet, İstanbul’un kendilerine kaldığını ifade ederek, "Bayramın ilk gününde İstanbul’un boşluğundan faydalandık. Ailecek sahile boğaz havası almaya geldik. Memlekete gidemedik. Gidenler gitti, İstanbul bize kaldı. İstanbul’un güzelliğini yaşıyoruz. Hava güzel inşallah bayram boyunca böyle devam eder. Herkesin bayramı mübarek olsun" dedi. "Bu bayramı dinlenmek için kendime ayırdım" Sahile balık tutmaya gelen Şenol Şahintürk, bu bayramı kendine ayırdığını söyleyerek, "Güzel havayı fırsat bildik, bayramda Emirgan sahile gidip balık tutalım dedik. Hava çok güzel. Deniz’de turkuaz olmuş. Hem oturalım hem de balık tutalım dedik. Bu bayramı dinlenmek için kendime ayırdım" diye konuştu. "İstanbul bugün boş, yollar da boş" Emirgan Korusu’na gelen Muhsin Yarar, İstanbul’un boş olduğunu ve bu durumun bazı aileler için fırsat olduğuna değinerek, "Bugün etraf boş ve güzel. Burada kalanlar içinde güzel bir gün. En azından ailesiyle burada bayram geçirenler için de büyük bir fırsat oldu. İstanbul bugün boş, yollar da boş" şeklinde konuştu. "İnsan kalabalığı çok az" Emirgan Korusu’na gelen Ufuk Çelik ise insan kalabalığının oldukça az olduğunu ifade ederek, "Bu bayram çok güzel geçiyor. Şuan İstanbul’un boş hali. Birçok insan kendi memleketine gitti. Trafikte yok. Biz bu bayram memlekete gidemedik ama İstanbul’un tadını çıkarıyoruz. Emirgan Korosu’ndayız, insan kalabalığı çok az. Gerçekten bayram güzel geçiyor" ifadelerini kullandı.