EĞİTİM - 04 Mart 2022 Cuma 08:38

Eren ailesinin katkılarıyla öğretmenlerin dergi hayali gerçek oldu

A
A
A
Eren ailesinin katkılarıyla öğretmenlerin dergi hayali gerçek oldu

Bitlis Ziya Eren Güzel Sanatlar Lisesi öğretmenleri, Eren ailesinin katkılarıyla bölgede okur kitlesinin artması amacıyla “Aklı Eren” adlı dergiyi çıkarttı.

Bitlis Ziya Eren Güzel Sanatlar Lisesi öğretmenleri, Eren ailesinin katkılarıyla bölgede okur kitlesinin artması amacıyla “Aklı Eren” adlı dergiyi çıkarttı.


Bitlis’te Eren ailesinin katkılarıyla Ziya Eren Güzel Sanatlar Lisesinde görev yapan 12 öğretmen, “Aklı Eren” adında derginin birinci sayısını okuyucu ile buluşturdu. Okuldaki 12 öğretmenin ayrı konularda makale, kişisel yazılar ve şiirler yazdığı dergi oldukça beğeni topladı. Resmi kurumlara, okullara ve öğrencilere dağıtılan derginin içeriğinin tümünün öğretmenlerin kişisel yazıları olduğunu ve dergi kapsamında Bitlis’teki okuyucu kitlesinin artmasının hedeflendiğini belirten Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Tamer Yabaneli, derginin ikinci sayısı için toplandıklarını söyledi. Daha önce derginin çıkarılmasının hayal olduğunu ifade eden Yabaneli, öğretmenler ile birlikte bir araya gelerek bunu hayata geçirdiklerini belirtti. Derginin çıkarılmasında birbirlerini desteklediklerini ifade eden Yabaneli, “Dergicilik fikri hep bir hayal olarak vardı. Türk dili ve edebiyatı içerisinde dergiciliğin önemini zaten bilen bir insanım. Daha sonra bu hayali arkadaşlarıma söyledim. Özellikle Ahmet, Utku ve Furkan hocalarım bunu konuştuk. Böyle bir şeyin yapılabileceğine öncellikle kendimiz ikna olduk ve birbirimizi ikna ettik. Daha sonra böyle bir yola çıktık. Neler yapılabileceğini ve neler üretebiliriz diye konuştuk. Özellikle okuyucu anlamında kaygılarımızı bastırmaya çalıştık. Daha sonra kurgu ve tasarım anlamında yavaş yavaş fikirler gelmeye ve arkadaşlarımızın da yeni yetenekleri ortaya çıkmaya başlayınca bizim için belki de hayalinde ötesinde bir ürün meydana geldi. ‘Aklı Eren’ adlı dergimizin özellikle Eren kısmı burada bulunan Eren ailesinin eğitime ve özellikle sanata verdiği desteği de vurgulamak açısından eklemek istedik ve açıkçası dergimizin çıkış noktası olsun istedik. Elimizden geldiği kadarıyla da onların ismini birçok yerde de zikrettik. Baskıya gönderdikten sonra 500 adet baskımız oldu. Ankara’da bu dergiyi bastırıp şehrimize getirdik” dedi.


Yavaş yavaş el emeği göz nuruyla çıkarılan dergiyi dağıtmaya çalıştıklarını söyleyen Tamer Yabaneli, “Yavaş yavaş tepkiler gelmeye başladı. Tabi güzel tepkilerin dışında olumsuz tepkiler de alıyoruz. Bizi daha geliştirebilecek ve fikren daha ileriye atabilecek her türlü fikre her zaman açığız. Bundan sonraki sayımızda da elimizden geldiği kadar bu aldığımız olumlu veya olumsuz birçok dönüte biz de karşılık vermeye çalışacağız. Bu dergiyi çıkarırken ki amacımız Bitlis okuyucusunu ve sanata değer veren insanlarını bir şeye yönlendirmek ve onların dikkatini çekeceğini meydana getirmektir” ifadelerini kullandı.


Dergide tasarım anlamında kendi çabalarıyla öğrendikleri bilgiler ile yeni baştan başladıklarını söyleyen Müdür Yardımcısı Ahmet Baş ise “Tamer hocamızın bize dergi fikri ile gelmesiyle birlikte derginin tasarım boyutu ile ilgilenmek üzere bu yola girmiş bulunmaktayız. Daha sonra dergi dizi tasarım programlarının üzerine çalıştığımız zaman fark ettik ki daha iyisi olabilir. Bunun üzerine koya koya Utku hocamız ile birlikte fikir alışverişlerimiz bu derginin bu şekilde tasarlanmasına ve valimiz dâhil ve daha önceden kitap çıkarmış olan ve bu sektörde emek vermiş olan arkadaşlarım dahil beğenilerini almamıza sebebiyet verdi. Bu bizim büyük gurur kaynağımız oldu. Dolayısıyla dergi tasarlarken ilk etapta dizgi programlarını ve fotoğraf programlarına dair hiçbir bilgimiz yoktu. Bunun üzerine tabi ki öğrenme ihtiyacı duyduk ve birçok program üzerine çalışmaya başladık. Dergiye ilk baştan başladık. Yani kitap yazmaya, okuma ve yazmayı öğrenmekten başladık diyebiliriz. Öğrendikten sonra üzerine kata kata dergi son halini aldı. Çıkardığımız üründen ilk başta kendimizden beklemediğimiz seviyede oldukça mutlu ve gururluyuz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Demirkol, Türkiye’nin yerli ultrason üretimine başlayacağını duyurdu Bolu’da öğrencilerle buluşan Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Türkiye’nin sağlık teknolojilerinde geldiği son noktayı anlattı. Yerli ultrason üretimine başlanacağını ve gelecek yıl 700 cihazın Sağlık Bakanlığı’na teslim edileceğini açıklayan Demirkol, ayrıca 5G teknolojisi kullanılarak İstanbul’daki cerrahların Muş’taki bir hastaya uzaktan robotik böbrek ameliyatı gerçekleştirdiğini duyurdu. Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Bolu’da düzenlenen "İhtisas Akademi 26" programında öğrencilerle buluştu. Türkiye’nin ultrason cihazı üretiminde, kanser ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T sisteminde hem de yenilikçi tedavilerde gelinen son noktayı aktaran Demirkol, dün 5G teknolojisiyle sağlık alanında yapılan başarılı bir tedaviden bahsetti. Programda İhtisas Akademi’nin sinevizyon gösterisi de izletildi. "Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor" Türkiye’nin kendi ultrason cihazını üretmeye başlayacağını ve önümüzdeki yılda 700 adet ultrason cihazının Sağlık Bakanlığı bünyesine kazandırılacağını açıklayan Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, "Artık sağlık alanında kendi kalp akciğer pompamızı yapıyoruz. 2 hafta önce Sayın Bakanımızın hem Kore hem de Çin firmasıyla imzalamış olduğu anlaşma gereği, artık Türkiye kendi ultrasonunu üretmeye başlıyor. Böylelikle önümüzdeki yılda 700 tane ultrasonu Sağlık Bakanlığına bu protokol yapılan firmalar teslim edecekler. Şu anda CAR-T (Kimerik Antijen Reseptörü T-hücre) sistemi dediğimiz, özellikle lösemi ve lenfomalarda nokta atışı tedavi yapan CAR-T çalışması Ankara Etnik Şehir Hastanesi’mizde başladı. Bu sistem Türkiye’de ve dünyada gelecek 10 yılın en önemli kanser tedavilerinden biri olacak. Hem ultrasonda hem CAR-T’de hem de yenilikçi tedavilerde Türkiye, üreten sağlık olarak özellikle savunma sanayiinde aldığımız yolun çok daha ötesine gitmeyi hedefliyor" dedi. 5G teknolojisiyle uzaktan böbrek ameliyatı yapıldı Türkiye’nin yeni geçtiği 5G teknolojisi sayesinde uzaktan başarılı bir böbrek ameliyatı yapıldığını aktaran Demirkol, "Dün Muş Devlet Hastanesi’nde İstanbul Üniversitesi’ndeki hocalarımızın 5G teknolojisiyle İstanbul’dan Muş’a bağlanarak robotla başarılı bir böbrek ameliyatı yapması sağlandı. Türkiye’nin dört bir yanında, özellikle Türkiye’nin gelişen teknolojisinde, 5G teknolojisiyle bu uzaktan telecerrahi işlemlerini artırarak devam ettiriyoruz" şeklinde konuştu. Programa Yatırım Hizmetleri Genel Müdürü Mehmet Fidan, BAİBÜ Rektör yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, öğrenciler ile vatandaşlar katıldı.
İstanbul UEFA Avrupa Ligi’nde sezonun enleri belli oldu UEFA Avrupa Ligi’nde 2025-2026 sezonunun tamamlanmasının ardından sezonun en iyileri belli oldu. Şampiyon Aston Villa’nın 23 yaşındaki oyuncusu Morgan Rogers, "Sezonun Oyuncusu" seçildi. UEFA Avrupa Ligi’nde 2025-2026 sezonu, İstanbul’un ev sahipliğinde Aston Villa ile Freiburg arasında oynanan ve İngiliz ekibinin 3-0’lık galibiyetiyle sonuçlanan final karşılaşmasıyla sona erdi. Sezonun tamamlanmasının ardından UEFA Teknik Gözlem Grubu, sezonun öne çıkan isimlerini açıkladı. Sezonun Oyuncusu Morgan Rogers oldu Aston Villa’nın 23 yaşındaki oyuncusu Morgan Rogers, UEFA Avrupa Ligi’nde "Sezonun Oyuncusu" ödülüne layık görüldü. Bu sezon Avrupa Ligi’nde 15 maça çıkan Rogers, 3 gol ve 5 asistlik performans sergiledi. İngiliz futbolcu, Freiburg karşısında İstanbul’da oynanan ve 3-0 kazanılan final mücadelesinde takımının son golünü kaydetti. Sezonun En İyi Çıkış Yapan Oyuncusu Johan Manzambi seçildi Freiburg’un 20 yaşındaki İsviçreli oyuncusu Johan Manzambi, UEFA Avrupa Ligi’nde "Sezonun En İyi Çıkış Yapan Oyuncusu" seçildi. Bu sezon Avrupa Ligi’nde 15 maçta forma giyen Manzambi, 2 gol ve 2 asistlik katkı sağladı. Genç oyuncu, takımının finale yükselmesinde önemli rol oynadı. Sezonun Golü Jones El-Abdellaoui’den UEFA Teknik Gözlem Grubu, 2025-2026 UEFA Avrupa Ligi sezonunun en iyi 10 golünü de belirledi. Celta Vigo forması giyen Jones El-Abdellaoui’nin lig aşamasında Ludogorets karşısında kaydettiği gol listenin zirvesinde yer aldı. Utrecht’in kanat oyuncusu Miguel Rodriguez’in Real Betis’e karşı orta sahadan attığı gol ikinci sırada yer alırken, Sandro Lauper’ın Young Boys formasıyla Stuttgart karşısında kaydettiği gol ise üçüncü sıraya yerleşti. Sezonun En İyi Takımı’nda Aston Villa’dan 4 oyuncu Sezonu şampiyon olarak tamamlayan Aston Villa’nın 4 oyuncusu, UEFA Teknik Gözlem Grubu tarafından belirlenen UEFA Avrupa Ligi "Sezonun En İyi Takımı"nda yer aldı. Aston Villa’dan Emiliano Martinez, Morgan Rogers, John McGinn ve Emiliano Buendia kadroya seçildi. Finalist Freiburg ile yarı finalist Nottingham Forest’tan ikişer oyuncu kadroda yer alırken; Braga, Celta Vigo ve Real Betis de temsil edilen diğer takımlar oldu. UEFA Avrupa Ligi’nde sezonun en iyi 11’i şu şekilde: "Emiliano Martinez (Aston Villa), Victor Gomez (Braga), Matthias Ginter (Freiburg), Morato (Nottingham Forest), Oscar Mingueza (Celta Vigo), Maximilian Eggestein (Freiburg), John McGinn (Aston Villa), Morgan Rogers (Aston Villa), Antony (Real Betis), Igor Jesus (Nottingham Forest), Emiliano Buendia (Aston Villa)."
Tokat Almus Barajı’nın taşmasıyla ilçenin simgesi sular altında kalmıştı: 3 günlük değişim suyun yükselişini gözler önüne serdi Tokat’ın Almus ilçesinde 3 gün önce tamamen sular altında kalan Malkayası olarak bilinen adanın ardından, aynı bölgede bulunan çocuk oyun parkının da kısmen suya gömülmesi barajdaki hızlı su yükselişini gözler önüne serdi. Tokat’ta son dönemde etkili olan yağışlar Almus Barajı’ndaki su seviyesini en üst noktaya taşıdı. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle göl, nehir ve barajlarda ciddi çekilmeler yaşanırken, bu yıl mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşen kar yağışı ve aralıksız süren sağanaklar barajların dolmasına neden oldu. Yeşilırmak üzerinde taşkın riskine karşı yakından takip edilen Almus Barajı’nda doluluk oranının yüzde 100’e ulaşmasının ardından dolusavaktan su tahliyesi sürüyor. Bölgede etkisini sürdüren yağışlarla birlikte savaktan bırakılan su miktarı da her geçen gün artıyor. İlk etapta su seviyesinin artmasıyla birlikte su yüzeyinde görülen ve bölge halkı tarafından simge olarak kabul edilen ‘Malkayası’ tamamen sular altında kalırken, üzerinde bulunan bayrak direği de gözden kaybolmuştu. Malkayası’nın suya gömülmesinden yalnızca 3 gün sonra ise aynı bölgede bulunan çocuk oyun parkının da büyük kısmı yükselen sular altında kaldı. 3 gün önce net şekilde görülebilen park alanının bugün büyük ölçüde suyla kaplandığı gözlendi. Baraj çevresinde etkisini sürdüren yağışlarla birlikte dolusavaktan su tahliyesinin devam ettiği öğrenilirken, su seviyesindeki hızlı değişim bölgedeki farkı gözler önüne serdi.