KÜLTÜR SANAT - 10 Ocak 2023 Salı 16:05

Ahlat T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nde "Kitap iyileştirir" kitap bağış kampanyası

A
A
A
Ahlat T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nde "Kitap iyileştirir" kitap bağış kampanyası

Bitlis’in Ahlat ilçesinde Ahlat T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından "Kitap iyileştirir" sloganıyla kitap bağış kampanyası başlatıldı.

Bitlis’in Ahlat ilçesinde Ahlat T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından "Kitap iyileştirir" sloganıyla kitap bağış kampanyası başlatıldı.


Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü tarafından "Kitap iyileştirir" sloganıyla başlatılan kitap bağışı kampanyasına Ahlat T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü de destek verdi. Ahlat T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından Ahlat Park AVM’de başlatılan kitap bağış kampanyası programına Ahlat Belediye Başkanı A.Mümtaz Çoban, ilçe savcıları Muhammet Talha Yılmaz, Mehmet Can Fidan, İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Ömer Kartaler, Ahlat T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Kurum Müdürü Murat Yusuf Özbay, kurum ikinci müdürleri Süleyman Mercan ve Mustafa Söğüt ile ilçedeki kurum amirleri katıldı. Kitap bağış kampanyasının açılış konuşmasını yapan Ahlat T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu İkinci Müdürü Mustafa Söğüt, “Hangi sebeple olursa olsun ceza evlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların canı, malı, güvenliği, onuru, eğitim ve sağlık hakları devlete emanettir. Tüm çalışmalarımızı bu yaklaşımla sürdürüyor ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla hareket ediyoruz. Bu bağlamda kitabın en iyi dost olduğu, en iyi arkadaş olduğu gerçeği de göz önünde bulundurularak çok anlamlı bir kampanyaya bugün başlangıç yapıyoruz” dedi.


Daha sonra konuşan Ahlat Belediye Başkanı A.Mümtaz Çoban’da, “Yüce bir dinin mensuplarıyız. İlk ayeti celilesi ‘Oku’ emriyle başlayan bir din. İnsanlığa rahmet olarak gelen bir dinin mensuplarıyız, neferleriyiz. İnsanlığın gelişimini nakledeceği en önemli vasıta yine kitap ve okuma alanıdır. Kısacası insanlık tarihinden günümüze ne intikal etmişse bugüne taşıyıp onu tecrübe edip insan hayatına ulaştırma alanı okuma alanıdır. Ceza ve tevkif evlerinin her ne sebepten olsa da aslında bir ıslah mekanizması olduğunu kabul ederek yola çıkarsak burada ıslahın bilgisiz, birikimsiz ve okumadan olmasının da mümkün olmayacağını kabul edersek yapılan işlemin doğru adreste tam zamanında yapıldığını görüyoruz. Bu konuda da tüm yetkilileri ve katkı sunan ekibi yürekten kutluyoruz, tebrik ediyoruz. Bizde konuya nasıl katkı sunacaksak öylede yanınızda olduğumuzu bilmenizi istiyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından kampanyaya katılım sağlayan kurum amirleri, kitap bağış standına bağışta bulundu. Kitap bağış kampanyasının 45 gün boyunca devam edeceği belirtildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Merdan Yanardağ: "Spor olsun diye casusluk yapmışız" Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık gazeteci Merdan Yanardağ, "Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım hobi olsun diye. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bu davaya konu olan, Hüseyin Gün’ün manevi annesi Seher Alaçam bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 2. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Merdan Yanardağ savunma yaptı. "Spor olsun diye, hobi olsun diye casusluk yapmışız" Yanardağ savunmasında, "Dün iki savunma izledik. Birisi, kısa bir süre sonra bu ülkede Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’ydu. Diğeri bu davaya temel teşkil eden Hüseyin Gün. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından da görüldüğü gibi bu dava siyasal niteliğe sahiptir. Umuyorum ki bu davaların sonunda Silivri’den Türkiye’ye bir Cumhurbaşkanı çıkacak. Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım, hobi olsun diye" dedi. "Bilgi ve belge var mı, yok" Yanardağ savunmasının devamında, "Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş, yabancı bir istihbarat örgütüne de gerek yok savcılara göre çünkü bulamadılar. Eğer yabancı bir örgüt yoksa, yabancı bir devlet lehine yapılmamışsa, Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesi okuyalım. Ne diyor? Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin eden kimseye 15 yıldan 20 yıla kadar ceza verilir. Madde bu. Devletin niteliği gereği gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri ele geçireceksiniz. Böyle bilgi ve belge var mı, yok. Nasıl ele geçirildiği belli mi, o da yok. Savcının tezinde yabancı devlete gerek yok, peki yabancı bir örgüt var mı, o da yok" ifadelerini kullandı. "İzleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, Hüseyin Gün’ün manevi annesi destekçimizden biridir" Merdan Yanardağ savunmasının devamında "Operasyonun iki temel amacı var . Birincisi Tele1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı susturmaya çalışmak. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bunların hepsi açık kaynaklar, bizim sitelerimizde bunlar. Canlı yayında yaptığım çağrılar var. Bu davaya konu olan, benim tanıdığım Seher Alaçam (Hüseyin Gün’ün manevi annesi) bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir. Ben Hüseyin Bey’i çok tanımam. Seher Alaçam’ın yanında ve onun oğlu olarak tanıdım kendisini. Biz her programda, seyircilere sorularını, görüşlerini ve eleştirilerini yazmaları için çağrı yaparız. İzleyiciden soru alınır, talimat alınmaz. Hiç kimseden talimat alınmaz" dedi. "Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış, deli saçması" Yanardağ savunmasının devamında "İddianame şunu iddia ediyor, Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış. Deli saçması. Ben Tele1 üzerinden Hüseyin Gün’ün talepleri doğrultusunda Ekrem İmamoğlu lehine bir algı operasyonu yapmışım. Hüseyin Bey’i dinledik. Hüseyin Bey’in ifadesinde böyle bir şey yok. ‘Merdan Yanardağ basın ayağında yer almıştır’ demiyor. Niyet mi okuyorsunuz yahu siz? Bu nasıl bir savcılık makamı? Biz izleyicilere çağrı yaptık ve bir destek istedik Tele1 olarak. Hüseyin Gün’ü yanlış hatırladık kanaatindeyim. Annesi Seher Alaçam bize ufak tefek desteklerde bulundu. Ben bir kere kimseden doğrudan para almam. Biz bunu izleyici sponsorluğu diye bir kuruma dönüştürdük. Biz demokratik ve şeffaf bir finansman modeline sahibiz" ifadelerini kullandı. Duruşma avukat savunmaları ile sürüyor Merdan Yanardağ, "Başka kanıt bulamamışlar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız programı örgütün yönlendirmesiyle gerçekleştirilmiş bir televizyon etkinliği olarak planlamışlar. Vallahi ben savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim. Aralarından su sızmıyor, bütün güçleriyle Kemal Bey’i korumaya çalışıyorlar. Şimdi Kemal Bey’le uzun yıllara dayanan bir ilişkimiz hatta bir dostluğumuz olduğunu söyleyebiliriz. Kemal Bey’i sıkıştırmışız sorularımızla yahu gazetecinin görevi sıkıştırmaktır. Ekrem İmamoğlu lehine algı oluşturmuşuz. Niye? Ne demişiz? Peki, savcılık burada hangi suçu bulmuş ve hangi soru bana talimatla gelmiş ve onu sormuşum bu yok" dedi.