ÇEVRE - 23 Ocak 2023 Pazartesi 09:28

Güzeldere mendereslerinde tehlike çanları çalıyor

A
A
A
Güzeldere mendereslerinde tehlike çanları çalıyor

Bitlis’in Tatvan ile Hizan ilçeleri arasında bulunan Güzeldere Vadisi’ndeki menderesler, su seviyesinin düşmesi nedeniyle kuruma tehlikesi yaşıyor.

Bitlis’in Tatvan ile Hizan ilçeleri arasında bulunan Güzeldere Vadisi’ndeki menderesler, su seviyesinin düşmesi nedeniyle kuruma tehlikesi yaşıyor.


Bitlis ve ilçelerinde yağışların olmaması ve artan sıcaklıklar nedeniyle kuraklık baş gösterirken, bu durumdan doğa harikası manzaralar da olumsuz yönde etkileniyor. Tatvan – Hizan ilçeleri arasında bulunan Güzeldere Menderesi el değmemiş doğasıyla her mevsim ayrı bir güzelliğe bürünüyor. Yazı ayrı kışı ayrı güzel olan Güzeldere Vadisi, doğal güzellikleriyle de ayrıca dikkat çekiyor. Kar ve yağmur sularıyla beslenen dümdüz ovanın içinde kıvrak şekilde oluşan menderesler, kışın metrelerce kar, ilkbaharda bitki çeşitliliği, yaz aylarında ise serin havasıyla binlerce yerli turistin uğrak yeri olurken yaşanan kuraklıktan dolayı son dönemde su seviyesinde önemli oranda azalma gözlendi. Daha çok ilkbahar aylarında rengârenk çiçeklerle kaplanan mendereslerin olduğu alan, kışın da etkili olan kar yağışıyla tamamen beyaz örtüyle kaplanıyordu. Her yıl ocak ayında karla kaplanan Güzeldere Menderesleri yaşanan aşırı kuraklıktan dolayı su seviyesinde düşüş yaşanırken kuruma tehlikesi ile de karşı karşıya kaldı.


Mendereslerin kilometrelerce uzanan kıvrımlı yapısındaki yaşanan su çekilmesi drone ile kaydedilerek gözler önüne serildi.



“Küresel iklim değişikliğinden Güzeldere Menderesleri de etkilendi”


Yaşanan durumun çok üzücü olduğunu belirten Mücahit Tarlan adlı vatandaş, Hizan’dan Tatvan’a doğru gidiyorduk. Geçen yıl bu vakitlerde aynı yoldan geçerken mendereslerin olduğu bölgede yaklaşık 1 metre kar vardı. Ama küresel iklim değişikliğinden Güzeldere Menderesleri de etkilendi. Kar yok ve maalesef karlı menderes görsellerini göremedik. Tabi bizler de bir an önce kar yağmasını istiyoruz. O güzel karlı menderes görüntülerini görelim ve çekelim. Şu anki durum çok üzücü” diye konuştu.



“Geçen yıllar bu mevsimde çok daha güzel karlı görüntüler oluşuyordu”


Geçen yıllara göre kar yağışının olmamasından doğayı da bölgenin olumsuz yönde etkilediğini dile getiren Gamze Tunç adlı vatandaş ise “Bu mevsimde kar yağışı olmaması gerçekten doğa harikası durumları da etkilemektedir. Geçen yıllar bu mevsimde çok daha güzel karlı görüntüler oluşuyordu. Fakat şu an yok. Bakalım ileriki günlerde kar yağışı ile birlikte umarım karlı menderes görüntüleri de çekmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.