- 23 Şubat 2023 Perşembe 09:06

Depremzede halk ozanından yürekleri sızlatan deprem şiiri

A
A
A
Depremzede halk ozanından yürekleri sızlatan deprem şiiri

Asrın felaketi olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli depremlere Hatay’da yakalanan ve ‘Deli Ozan’ lakabı ile bilinen halk şairi Mustafa Topaloğlu, depremde yaşadığı korkuyu anlatan 12 kıtalı şiir yazdı.

Asrın felaketi olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli depremlere Hatay’da yakalanan ve ‘Deli Ozan’ lakabı ile bilinen halk şairi Mustafa Topaloğlu, depremde yaşadığı korkuyu anlatan 12 kıtalı şiir yazdı.


Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ilde yıkıma neden olan depremlerin yaraları sarılmaya devam ediyor. Hatay’ın Hassa ilçesinde yaşayan ve yöre halkı tarafından Deli Ozan olarak bilinen 60 yaşındaki Mustafa Topaloğlu, eşi ve çocukları ile birlikte depremden sağ olarak kurtulurken evi ise kullanılamaz hale geldi. Topaloğlu, depremden kısa bir süre sonra Bitlis’in Tatvan ilçesinde jandarma uzman çavuş olarak görev yapan oğlunun evine geldi. Bin 650 adet şiiri olan ve 50 yıldır şiir yazan Deli Ozan, yaşadığı korkuyu bir an olsun unutamıyor. Deli Ozan lakaplı Mustafa Topaloğlu, deprem anı ve sonrasında yaşadıklarını kağıda dökerek 12 kıtalı şiir yazdı. Yazdığı şiir ile yürekleri sızlatan Topaloğlu, deprem konulu şiirini ilk kez İhlas Haber Ajansına okudu. Şiiri okurken duygusal anlar yaşayan Topaloğlu, “Allah devletimize milletimize zeval vermesin” dedi.



“Kapıyı tutarak Allah Allah diye bağırıyorum”


Deprem anında yaşadıklarını anlatan Mustafa Topaloğlu, “Saat 04.15 sıralarında lavaboya kalktım. Bir montum vardı onu sırtıma giyerken bir anda sallanmaya başladı. Kapı gidip geldi o sırada bağırdım. O gün evde misafirim de vardı. Bağırarak kalkın dışarıya kaçın dedim. Kapıyı tutarak Allah Allah diye bağırıyorum. Ev gidip geliyordu ve deprem 3 dakika sürdü. Saat 04.20’de aşağı indim. Bir baktım ki şiddetli dolu ve yağmurdan dolayı dışarıda dizime kadar su dolmuş. Allah kimseye bir daha bunu yaşatmasın. Her tarafım ıslandı. Komşularımdan birinin arabasını getirerek engelli oğlumu arabaya koyup götürdük. O saatte oğlumu aradım deprem oluyor biz ölüyoruz ne yap et bizi kurtar dedim. Oğlum da ‘tamam baba geliyorum’ dedi. O saatte bir insan aranmaz ama çaresizce aradım. Şimdi anlatıyorum ama onu ancak yaşayan adam bilir. Şimdi bile oturduğum, kalktığım, yattığım ve yürüdüğüm zaman sallanıyor gibi hissediyorum. Allah kimsenin başına vermesin bu felaketi. Evler hep gitti ben zaten ölmüşüm” dedi.



“Allah devletimize milletimize zeval vermesin”


Evine ağır hasarlı raporu tutulduğunu dile getiren Topaloğlu, “Soğukta kimsesizliği, çaresizliği gördüm. Ateş başında bir tarafım üşüyor diğer tarafımı ısıtmaya çalışıyordum. Allah kimseye yaşatmasın. Deprem anında biz 6 kişi bir evdeydik. Pijama ile dışarıya kaçtık. Montum üzerimdeydi depremden önce giymiştim. 16 gün oldu hala Hatay beşik gibi sallanıyor. Allah devletimize milletimize zeval vermesin. Bitlis ve Tatvan’ın insanları bize kazak, giysi ve yiyecek getirdi. Evim yerle bir oldu. Bugün evime ağır hasarlı raporu tutuldu” diye konuştu.



“110 haneli köyde 10 tane oturulacak ev kalmadı, hepsi yerle bir oldu”


Yaşadığı mahallede durumun çok kötü olduğunu ifade eden Topaloğlu, helikopter ile askerlerin yiyecek bıraktıklarını söyleyerek, “Hatay’ın Hassa ilçesine bağlı Zeytinoba Mahallesi’nde oturuyordum. Önceden köydü şimdi büyükşehir olunca mahalleye döndü. 110 haneli köyde 10 tane oturulacak ev kalmadı, hepsi yerle bir oldu. Askeriyemiz olmasaydı oradaki insanlar açlıktan ölürdü. Helikopter ile yiyecekler götürerek köylülere dağıtıldı. Askerimize, devletimize Allah zeval vermesin. Helikopter ile erzak dağıtılarak insanlar kurtuldu” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul NUN Vakfı Başkanı Albayrak: "Uluslararası sistemin meşruiyetini yitirdiğinin en büyük kanıtı Gazze’dir" NUN Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen "World Decolonization Forum"un açılışında konuşan Esra Albayrak, "On yıllardır süren sömürgeci işgalin 7 Ekim sonrası vardığı boyut, mevcut uluslararası sistemin meşruiyetine yönelik derin bir sorgulamayı beraberinde getirmiştir" dedi. Küresel krizlerin kökenlerini ve sömürgecilik mirasını masaya yatıran "World Decolonization Forum" (Dünya Dekolonizasyon Forumu), Enstitü Sosyal ve NUN Eğitim ve Kültür Vakfı ev sahipliğinde Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) başladı. Forumun açılış konuşmasını yapan NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, mevcut dünya düzeninin ahlaki ve siyasi bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya olduğunu belirterek, dekolonizasyon sürecinin sadece bir coğrafya meselesi değil, bir "insanlık onuru" mücadelesi olduğunun altını çizdi. "Meseleye ırksal ya da medeniyetsel bir kategori olarak değil, ortak sorumluluk olarak bakmak durumundayız" Albayrak, bugünün sömürgeci aklının kullanageldiği meşruiyet ruhsatlarını geçersiz kılma zamanı olduğunu belirterek, "İhtiyaç duyduğumuz, ’beyaz adamın yükü’nün karşısına reaktif bir şekilde ’siyah adamın yükü’nü koymak değil. Zira bir mantığı tersine çevirmek, onu aşmak değil, yıkılmak istenen hiyerarşinin mimarisinin içinde kalmaya devam etmektir. Bizler, insanın yükünü konuşmayı öneriyoruz. Meseleye ırksal ya da medeniyetsel bir kategori olarak değil, ortak sorumluluk olarak bakmak durumundayız" dedi. "Burada Batısız bir dünya için toplanmadık" Konuşmasında dekolonizasyonun Batı dünyası için de bir özgürleşme çağrısı olduğunu kaydeden Albayrak, "Burada Batı’ya karşı bir başka merkez kurmak veya Batısız bir dünya için toplanmadık. Bilakis dekolonizasyon, Batı’ya da kendisini ele geçirmiş olan ’efendilik kompleksi’nden arınması için açık bir davettir. Tıkanan uluslararası sistemin Paris, Londra, New York ve Amsterdam’da üretilen bilginin sınırlarına dayandığı anlaşılıyor. Dünyanın artık İstanbul, Cakarta, Addis Ababa, Rabat, Kahire ve Gazze’de üretilen bilgeliğe de ihtiyacı var" diye konuştu. "En görünür kanıt Gazze’dir" Tarihin önemli bir eşiğinde olunduğuna ve eski cevapların yeni soruları taşıyamadığına dikkat çeken Esra Albayrak, Gazze’de yaşananları sistemin çöküşünün en somut örneği olarak nitelendirdi. Albayrak, "On yıllardır süren sömürgeci işgalin 7 Ekim sonrası vardığı boyut, mevcut uluslararası sistemin meşruiyetine yönelik derin bir sorgulamayı beraberinde getirmiştir. Üniversiteler veya uluslararası mahkemeler, kendilerini üreten paradigmanın sınırlarına çarpmaktadır" dedi. Uluslararası katılım ve akademik oturumlar Açılışın ardından aktivist Sümeyye Sena Polat moderatörlüğünde Mireille Fanon Mendes-France ve Salman Sayyid’in katılımıyla akademik oturumlara geçildi. İki gün sürecek forum kapsamında "İnsanlığın Yükü: Dekolonizasyonun Bugünü" sergisi ve film günleri de sanatseverlerle buluşacak. Forum, Malezya’dan Rusya’ya, Güney Afrika’dan İngiltere’ye kadar geniş bir uluslararası akademik iş birliğiyle gerçekleştiriliyor.
Şanlıurfa Viranşehir’in uyuşturucu haritası deşifre edildi: Toplam 97 gözaltı Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titiz çalışmasıyla ilçedeki uyuşturucu haritası deşifre edilirken, 28 mahallede 97 şüpheli yakalandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in uyuşturucu ile mücadelenin kesintisiz devam edeceği mesajı sahada yapılan operasyonlarla meyvesini vermeye başladı. Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yapılan uyuşturucu operasyonlarında ‘torbacı’ diye tabir edilen onlarca sokak satıcısına ağır darbe vuruldu. Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığı Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti (TCK-188) suçuna yönelik çalışma yaptı. Yapılan çalışmalarda Başsavcılık ilçenin uyuşturucu haritasını çıkardı. Tespit edilen 28 mahallede uyuşturucu madde satışı yapan ve ‘torbacı’ diye tabir edilen sokak satıcıları tek tek belirlendi. Tespit edilen sokak satıcılarına yönelik yapılan teknik ve fiziki takibin ardından operasyon için düğmeye basıldı. Yapılan takiplerin sonucunda 06 Mart-15 Nisan tarihleri arasında düzenlenen geniş çaplı operasyonlarda 83 ‘güven alımı’ gerçekleştirilip, 97 şüpheliye operasyon yapıldı. Soruşturma kapsamında tespit edilen 50 şüpheliye 5 Mayıs’ta operasyon yapıldı. Yapılan operasyonda 49 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin ceza infaz kurumunda bulunduğu tespit edildi. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çeşitli miktarlarda uyuşturucu madde, uyuşturucu kullanma aparatları, ruhsatsız tabanca, ruhsatsız av tüfeği ve çok sayıda fişek ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 46’sı tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 1 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. 2 şüpheli ise savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. 11 Mayıs’ta 45 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonda 37 kişi yakalanarak gözaltına alındı. 1 şüphelinin cezaevinde olduğu belirlenirken, firari durumdaki 8 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Daha önce Adalet Bakanı Akın Gürlek katıldığı bir televizyon programında İstanbul’un kokain haritasını çözdüğünü açıklamıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminden bahseden Bakan Gürlek, "İstanbul’a gelen kokain miktarını, kimlerin getirdiğini ve 6 büyük dağıtıcıyı tek tek ortaya çıkardık. Emniyet ve Jandarma ile çok ciddi çalışmalar yürüttük" demişti. Bütün Başsavcılıklara genelge gönderdiğini anlatan Bakan Gürlek, bu konuda operasyonlardan taviz verilmeyeceğini ifade etmişti. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in uyuşturucuyla mücadele konusunda "Adalet Bakanlığı olarak demir yumruğumuzu hissettireceğiz. Sonuna kadar gideceğiz" sözleri sonrası operasyon haberleri ard arda gelmeye devam ediyor.
İstanbul Şampiyon Castrol Ford Team Türkiye yurda döndü Dünya Gençler Ralli Şampiyonası’nın (JWRC) üçüncü ayağı Portekiz Rallisi’nde podyumun zirvesine çıkan Castrol Ford Team Türkiye ekibi yurda döndü. Castrol Ford Team Türkiye ekibi, Dünya Gençler Ralli Şampiyonası’nda elde ettiği başarının ardından İstanbul’a geldi. Takımın şampiyon pilotu Ali Türkkan ve co-pilotu Oytun Albayrak, İstanbul Havalimanı’nda sevenleri tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Ekip şampiyonaya dair görüşlerini İHA muhabirine aktardı. "Gözümüz artık Finlandiya’da" Güzel bir yarışı geride bıraktıklarını dile getiren, şampiyon pilot Ali Türkkan, "Portekiz Rallisi bizim için önemliydi. Hem yarışı kazandık hem de şampiyonada puan farkını neredeyse sıfıra indirdik. Liderliğe çok yakınız. Bir sonraki yarışımız Finlandiya olacak. Hem Hırvatistan’da hem Portekiz’de üst üste kazanmak çok güzel oldu, hem puantaj hem de moral olarak. Gözümüz artık Finlandiya’da" şeklinde konuştu. "Değişkenliklerle dolu zorlu bir yarıştı" Şampiyon co-pilot Oytun Albayrak ise, "Zorlu Portekiz Rallisinden İstanbul’a geldik. Bizim için zor bir hafta sonu oldu çünkü her zamanı, her anı değişkenliklerle dolu zorlu bir yarıştı. Belki de hakikaten hayatımızın en zorlu yarışı diyebiliriz. Ama bu yarışı kazandık, bizim için güzel sonuçlandı. Önümüzde Finlandiya yarışı var. Daha sonra da Şili yarışı var, şampiyonanın son yarışı. Artık şampiyonada ikinci sıradayız, birinciyle de aramızda iki puan kaldı. Önümüzdeki iki yarışı da kazanıp şampiyon olmak istiyoruz" dedi. "Ülkemize ilk dünya şampiyonluğunu kazandırmayı hedefliyoruz" Liderliğe yaklaştıklarını belirten takım koçu Murat Bostancı ise, "Dünya şampiyonamızdaki üçüncü yarışımızdan geri döndük. Portekiz Rallisi sezonun en zorlu yarışıydı. Hırvatistan’dan sonra ikinci kez birincilikle geri dönüyoruz. Üst üste ikinci birinciliğimiz. Dünya Ralli Şampiyonası’nda olmak bile bundan yıllar önce hayaldi şu anda bir Türk ekiple, Ali’yle Oytun’la, ülkemize üst üste iki yarışta galibiyetle geri dönüyoruz. Kaldı iki yarışımız. Bir sonraki yarış Finlandiya. Sonra da sezon finali Şili’de olacak, biraz uzakta. Castrol Ford Team Türkiye olarak çıktığımız bu yolda şu anda liderliğe çok yaklaşmış vaziyetteyiz. İlk yarışımız İsveç Rallisi, sorunlu geçen bir yarıştı. Orada kaybettiğimiz puanlara rağmen şu anda liderle sadece 2 puan farkla şampiyonada ikinci sıradayız. Kalan iki yarışı da galibiyetle kapayıp ülkemize ilk dünya şampiyonluğunu kazandırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.