- 27 Şubat 2023 Pazartesi 10:11

Gönüllü gençler depremzede çocuklar gülsün diye çabalıyor

A
A
A
Gönüllü gençler depremzede çocuklar gülsün diye çabalıyor

Bitlis’in Tatvan Belediyesi Gençlik Meclisi ve gönüllü gençler tarafından depremzede çocuklar için “Çocuk Şenliği” düzenlendi.

Bitlis’in Tatvan Belediyesi Gençlik Meclisi ve gönüllü gençler tarafından depremzede çocuklar için “Çocuk Şenliği” düzenlendi.


Asrın felaketi olarak adlandırılan Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremlerin ardından Türkiye, depremzedelerin yaralarını sarmak için seferber olmaya devam ediyor. 11 ili etkileyen depremlerin ardından evleri yıkılan veya hasarlı evlere giremeyen depremzede vatandaşlar çeşitli illere gönderilerek otel, ev ve yurtlara yerleştiriliyor. Bu çerçevede Bitlis’in Tatvan ilçesine gelerek hayatını idame etmeye çalışan depremzede aileler için Tatvan Belediyesi Gençlik Meclisi gönüllü gençleri adeta seferber oldu. Depremin ilk anlarından itibaren sahada yardım çalışmaları yürüten Tatvan Belediyesi Gençlik Meclisi gönüllüleri ve Bitlis İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) gönüllü gençleri, depremzede çocukların yüzünü güldürmek için çeşitli etkinlikler düzenliyor. Tatvan Belediyesi Gençlik Meclisi koordinesinde AFAD ve Gönül Köprüsü gönüllüleri Tatvan İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğüne ait spor salonunda yaklaşık 400 depremzede çocuk için ‘Çocuk Şenliği’ düzenledi. Gençler tarafından özenle hazırlanan şenlikte çocuklar danslar ve çeşitli oyunlar ile doyasıya eğlendi.


Çizgi film maskotları ve palyaçoların da yer aldığı etkinlikte minikler için çeşitli hediyeler de dağıtıldı. Aileler tarafından hınca hınç dolan salonda çocukların gülümsemesi bir an olsun eksik olmazken, keyifli vakit geçiren çocuklar unutulmaz bir gün yaşadı. Etkinliğe katılan minikler ise çok eğlendiklerini dile getirerek bu tür etkinliklerin devam etmesini istedi.



“Deprem bölgesine gidip bu etkinliğimizi orada da devam ettireceğiz”


Etkinliğe yaklaşık 400 çocuğun katıldığını dile getiren Tatvan Belediyesi Gençlik Meclisi Başkanı Furkan Kaymaz, çocukların yüzünü güldürmek için bu tür etkinliklerin devam edeceğini söyleyerek, “Ülkemizi derin yasa boğan depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Depremin ilk gününden itibaren gençlik meclisi üyelerimizle birlikte neler yapabiliriz diye fikir alışverişinde bulunduk. Tatvan’da topladığımız yardımları deprem bölgesine götürmek üzere yola çıktık. Yaklaşık 15 gündür bölgedeydik ve 2 gün önce Tatvan’a geldik. Tatvan’a gelen depremzede çocuklarımız için çalışmalara başladık. Bugün de Tatvan’da bulunan spor salonunda yaklaşık 400 çocuğa hizmet etmekteyiz. Onların yüzünü güldürmek için çocuk şenliği yapıyoruz. Bundan sonra da hedefimiz deprem bölgesine gidip bu etkinliğimizi orada devam ettirmek olacak. Bir hafta sonra yola çıkacağız ve deprem bölgesinde faaliyetlerimize devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.



“Çocuklarımız burada çok eğleniyorlar”


AFAD gönüllülerinin her daim çocukların yanında olacağını dile getiren AFAD gönüllüsü Enes Tarlan ise “Tatvan Belediyesi Gençlik Meclisi üyeleri ve AFAD gönüllüleri koordinesinde depremden etkilenen bütün çocukların kafa dağıtmaları ve moral toplamaları için böyle bir etkinlik düzenledik. Çocuklarımız burada çok eğleniyorlar. Burada oyunlar ve müzik eşliğinde danslar yapıldı. Palyaçolar ve çizgi film karakterlerinin oluşturduğu maskotlarımız oyuna dahil oldu. Bu tür etkinlikleri sürekli yapacağız. Çocukların etkilendiği bu noktada bizler de AFAD gönüllüleri olarak mücadelemizi vererek her daim onların yanında olacağız” dedi.



“Çocukların yüzü her zaman gülsün ki dünya gülsün”


Programa çocukları ile birlikte katılan Ali Dal adlı vatandaş, etkinliğin çocuklar için çok güzel moral olduğunu ifade ederek, “Kahramanmaraş’tan geliyorum. Saat 04.17’de olan depremde 3 saat enkazda kaldık. Çocuklarımın psikolojisi bayağı bozuldu. 3 saat boyunca enkaz altında çok kötü şeyler yaşadık. Rabbime şükürler olsun ki çıktık. Tatvan Belediyesine böyle bir etkinlik düzenlediği için çok teşekkür ediyoruz. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun, çocuklar çok eğlendi. Bu tür etkinliklerin devam etmesini istiyoruz. Çocukların yüzü her zaman gülsün ki dünya gülsün. Depremden önce hayat normaldi ama saat 04.17’de deprem oldu ve çok korktuk, bildiğiniz gibi değildi. Her taraf karanlık, ışıklar yok ve çocuklarımı göremiyordum. Enkazda telefonumu buldum ve telefonun ışığını açtığımda çocuklarımın çok korktuğunu gördüm. Kurtulacağımızdan hiç umudumuz yoktu. Rabbime şükürler olsun ki arkadaşlarım sesimizi duyup geldiler. Bizler sağ çıktık, herkesin bizim gibi sağ çıkmasını çok istedik. Onlara da Allah’tan rahmet diliyor, mekanları cennet olsun. Hayatımda ilk defa böyle bir deprem gördüm” dedi.



“Bu tür etkinlikler çocukların yaşadıklarını bir nebze olsun unutturabiliyor”


Depremden çocukların çok etkilendiklerini belirten depremzede Tuğba Yiğit ise “Çocuklar için çok iyi bir eğlence oldu. Bizler de mutlu olduk. Bu etkinliği düzenleyenlere çok teşekkür ederiz. Bu tür etkinlikler çocukların yaşadıklarını bir nebze olsun unutturabiliyor. Bizler de en az çocuklarımız kadar mutlu oluyoruz. Çünkü onların mutluluğu bizim de mutluluğumuz. Depremde yaşadığımız korkuyu asla unutamıyoruz. Hala o psikoloji ile her an deprem olacak gibi hissediyoruz. Çok zordu gerçekten, Allah hiç kimseye yaşatmasın” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul NUN Vakfı Başkanı Albayrak: "Uluslararası sistemin meşruiyetini yitirdiğinin en büyük kanıtı Gazze’dir" NUN Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından düzenlenen "World Decolonization Forum"un açılışında konuşan Esra Albayrak, "On yıllardır süren sömürgeci işgalin 7 Ekim sonrası vardığı boyut, mevcut uluslararası sistemin meşruiyetine yönelik derin bir sorgulamayı beraberinde getirmiştir" dedi. Küresel krizlerin kökenlerini ve sömürgecilik mirasını masaya yatıran "World Decolonization Forum" (Dünya Dekolonizasyon Forumu), Enstitü Sosyal ve NUN Eğitim ve Kültür Vakfı ev sahipliğinde Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) başladı. Forumun açılış konuşmasını yapan NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, mevcut dünya düzeninin ahlaki ve siyasi bir meşruiyet kriziyle karşı karşıya olduğunu belirterek, dekolonizasyon sürecinin sadece bir coğrafya meselesi değil, bir "insanlık onuru" mücadelesi olduğunun altını çizdi. "Meseleye ırksal ya da medeniyetsel bir kategori olarak değil, ortak sorumluluk olarak bakmak durumundayız" Albayrak, bugünün sömürgeci aklının kullanageldiği meşruiyet ruhsatlarını geçersiz kılma zamanı olduğunu belirterek, "İhtiyaç duyduğumuz, ’beyaz adamın yükü’nün karşısına reaktif bir şekilde ’siyah adamın yükü’nü koymak değil. Zira bir mantığı tersine çevirmek, onu aşmak değil, yıkılmak istenen hiyerarşinin mimarisinin içinde kalmaya devam etmektir. Bizler, insanın yükünü konuşmayı öneriyoruz. Meseleye ırksal ya da medeniyetsel bir kategori olarak değil, ortak sorumluluk olarak bakmak durumundayız" dedi. "Burada Batısız bir dünya için toplanmadık" Konuşmasında dekolonizasyonun Batı dünyası için de bir özgürleşme çağrısı olduğunu kaydeden Albayrak, "Burada Batı’ya karşı bir başka merkez kurmak veya Batısız bir dünya için toplanmadık. Bilakis dekolonizasyon, Batı’ya da kendisini ele geçirmiş olan ’efendilik kompleksi’nden arınması için açık bir davettir. Tıkanan uluslararası sistemin Paris, Londra, New York ve Amsterdam’da üretilen bilginin sınırlarına dayandığı anlaşılıyor. Dünyanın artık İstanbul, Cakarta, Addis Ababa, Rabat, Kahire ve Gazze’de üretilen bilgeliğe de ihtiyacı var" diye konuştu. "En görünür kanıt Gazze’dir" Tarihin önemli bir eşiğinde olunduğuna ve eski cevapların yeni soruları taşıyamadığına dikkat çeken Esra Albayrak, Gazze’de yaşananları sistemin çöküşünün en somut örneği olarak nitelendirdi. Albayrak, "On yıllardır süren sömürgeci işgalin 7 Ekim sonrası vardığı boyut, mevcut uluslararası sistemin meşruiyetine yönelik derin bir sorgulamayı beraberinde getirmiştir. Üniversiteler veya uluslararası mahkemeler, kendilerini üreten paradigmanın sınırlarına çarpmaktadır" dedi. Uluslararası katılım ve akademik oturumlar Açılışın ardından aktivist Sümeyye Sena Polat moderatörlüğünde Mireille Fanon Mendes-France ve Salman Sayyid’in katılımıyla akademik oturumlara geçildi. İki gün sürecek forum kapsamında "İnsanlığın Yükü: Dekolonizasyonun Bugünü" sergisi ve film günleri de sanatseverlerle buluşacak. Forum, Malezya’dan Rusya’ya, Güney Afrika’dan İngiltere’ye kadar geniş bir uluslararası akademik iş birliğiyle gerçekleştiriliyor.
Şanlıurfa Viranşehir’in uyuşturucu haritası deşifre edildi: Toplam 97 gözaltı Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titiz çalışmasıyla ilçedeki uyuşturucu haritası deşifre edilirken, 28 mahallede 97 şüpheli yakalandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in uyuşturucu ile mücadelenin kesintisiz devam edeceği mesajı sahada yapılan operasyonlarla meyvesini vermeye başladı. Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde yapılan uyuşturucu operasyonlarında ‘torbacı’ diye tabir edilen onlarca sokak satıcısına ağır darbe vuruldu. Viranşehir Cumhuriyet Başsavcılığı Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti (TCK-188) suçuna yönelik çalışma yaptı. Yapılan çalışmalarda Başsavcılık ilçenin uyuşturucu haritasını çıkardı. Tespit edilen 28 mahallede uyuşturucu madde satışı yapan ve ‘torbacı’ diye tabir edilen sokak satıcıları tek tek belirlendi. Tespit edilen sokak satıcılarına yönelik yapılan teknik ve fiziki takibin ardından operasyon için düğmeye basıldı. Yapılan takiplerin sonucunda 06 Mart-15 Nisan tarihleri arasında düzenlenen geniş çaplı operasyonlarda 83 ‘güven alımı’ gerçekleştirilip, 97 şüpheliye operasyon yapıldı. Soruşturma kapsamında tespit edilen 50 şüpheliye 5 Mayıs’ta operasyon yapıldı. Yapılan operasyonda 49 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden birinin ceza infaz kurumunda bulunduğu tespit edildi. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çeşitli miktarlarda uyuşturucu madde, uyuşturucu kullanma aparatları, ruhsatsız tabanca, ruhsatsız av tüfeği ve çok sayıda fişek ele geçirildi. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 46’sı tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 1 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. 2 şüpheli ise savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. 11 Mayıs’ta 45 şüpheliye yönelik düzenlenen operasyonda 37 kişi yakalanarak gözaltına alındı. 1 şüphelinin cezaevinde olduğu belirlenirken, firari durumdaki 8 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Daha önce Adalet Bakanı Akın Gürlek katıldığı bir televizyon programında İstanbul’un kokain haritasını çözdüğünü açıklamıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı döneminden bahseden Bakan Gürlek, "İstanbul’a gelen kokain miktarını, kimlerin getirdiğini ve 6 büyük dağıtıcıyı tek tek ortaya çıkardık. Emniyet ve Jandarma ile çok ciddi çalışmalar yürüttük" demişti. Bütün Başsavcılıklara genelge gönderdiğini anlatan Bakan Gürlek, bu konuda operasyonlardan taviz verilmeyeceğini ifade etmişti. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in uyuşturucuyla mücadele konusunda "Adalet Bakanlığı olarak demir yumruğumuzu hissettireceğiz. Sonuna kadar gideceğiz" sözleri sonrası operasyon haberleri ard arda gelmeye devam ediyor.
İstanbul Şampiyon Castrol Ford Team Türkiye yurda döndü Dünya Gençler Ralli Şampiyonası’nın (JWRC) üçüncü ayağı Portekiz Rallisi’nde podyumun zirvesine çıkan Castrol Ford Team Türkiye ekibi yurda döndü. Castrol Ford Team Türkiye ekibi, Dünya Gençler Ralli Şampiyonası’nda elde ettiği başarının ardından İstanbul’a geldi. Takımın şampiyon pilotu Ali Türkkan ve co-pilotu Oytun Albayrak, İstanbul Havalimanı’nda sevenleri tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Ekip şampiyonaya dair görüşlerini İHA muhabirine aktardı. "Gözümüz artık Finlandiya’da" Güzel bir yarışı geride bıraktıklarını dile getiren, şampiyon pilot Ali Türkkan, "Portekiz Rallisi bizim için önemliydi. Hem yarışı kazandık hem de şampiyonada puan farkını neredeyse sıfıra indirdik. Liderliğe çok yakınız. Bir sonraki yarışımız Finlandiya olacak. Hem Hırvatistan’da hem Portekiz’de üst üste kazanmak çok güzel oldu, hem puantaj hem de moral olarak. Gözümüz artık Finlandiya’da" şeklinde konuştu. "Değişkenliklerle dolu zorlu bir yarıştı" Şampiyon co-pilot Oytun Albayrak ise, "Zorlu Portekiz Rallisinden İstanbul’a geldik. Bizim için zor bir hafta sonu oldu çünkü her zamanı, her anı değişkenliklerle dolu zorlu bir yarıştı. Belki de hakikaten hayatımızın en zorlu yarışı diyebiliriz. Ama bu yarışı kazandık, bizim için güzel sonuçlandı. Önümüzde Finlandiya yarışı var. Daha sonra da Şili yarışı var, şampiyonanın son yarışı. Artık şampiyonada ikinci sıradayız, birinciyle de aramızda iki puan kaldı. Önümüzdeki iki yarışı da kazanıp şampiyon olmak istiyoruz" dedi. "Ülkemize ilk dünya şampiyonluğunu kazandırmayı hedefliyoruz" Liderliğe yaklaştıklarını belirten takım koçu Murat Bostancı ise, "Dünya şampiyonamızdaki üçüncü yarışımızdan geri döndük. Portekiz Rallisi sezonun en zorlu yarışıydı. Hırvatistan’dan sonra ikinci kez birincilikle geri dönüyoruz. Üst üste ikinci birinciliğimiz. Dünya Ralli Şampiyonası’nda olmak bile bundan yıllar önce hayaldi şu anda bir Türk ekiple, Ali’yle Oytun’la, ülkemize üst üste iki yarışta galibiyetle geri dönüyoruz. Kaldı iki yarışımız. Bir sonraki yarış Finlandiya. Sonra da sezon finali Şili’de olacak, biraz uzakta. Castrol Ford Team Türkiye olarak çıktığımız bu yolda şu anda liderliğe çok yaklaşmış vaziyetteyiz. İlk yarışımız İsveç Rallisi, sorunlu geçen bir yarıştı. Orada kaybettiğimiz puanlara rağmen şu anda liderle sadece 2 puan farkla şampiyonada ikinci sıradayız. Kalan iki yarışı da galibiyetle kapayıp ülkemize ilk dünya şampiyonluğunu kazandırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.