ÇEVRE - 06 Nisan 2026 Pazartesi 08:41

Adilcevaz’da domuzlar çiftçileri bezdirdi

A
A
A
Adilcevaz’da domuzlar çiftçileri bezdirdi

Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde son dönemde artan yaban domuzu popülasyonu, çiftçilerin kabusu haline geldi.


İlçede tarlalara inen domuz sürüleri, ekili alanlara büyük zarar vererek üreticileri zor durumda bırakıyor. İlçeye bağlı Esenkıyı köyünde yaşayan çiftçiler, domuzların ekili tarlalarına ciddi zarar verdiğini belirtiyor. Emeklerinin bir gecede yok olduğunu söyleyen üreticiler, acil çözüm talep ediyor. Çiftçilerden Şakir Koçak, "Gece gündüz ne varsa talan ediyorlar. Emeğimizin yok olduğunu görmek çok üzücü" dedi.


Uzmanlar, yaban domuzlarının yiyecek bulmakta zorlandıkları dönemlerde yerleşim yerlerine daha fazla yaklaştığını belirtirken, kontrolsüz artışın tarım alanları üzerinde ciddi baskı oluşturduğuna dikkat çekiyor.



Adilcevaz’da domuzlar çiftçileri bezdirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul OMSAN otomotiv lojistiğindeki konumunu uluslararası sahada güçlendirdi OYAK OMSAN Lojistik, Renault Slovenya-Romanya hattıyla Avrupa pazarında ölçekli büyüme dönemine girdiğini duyurdu. Otomotiv lojistiğindeki konumunu uluslararası sahada pekiştirdiğini duyuran şirket, yönünü Asya Pasifik bölgesine çevirdi. OYAK 2030 vizyonu doğrultusunda büyüme stratejisini hayata geçiren OMSAN Lojistik, uluslararası operasyon ağını yeni bir eşikle güçlendirdi. Şirket, Renault Fransa ile markanın bitmiş araçlarının Slovenya’dan Romanya’ya taşınmasına yönelik önemli bir anlaşmaya imza attı. Bu adımın OMSAN’ın yurt dışı taşımacılığında ulaştığı operasyonel olgunluğunu teyit ettiği belirtildi. Şirket Avrupa pazarında kalıcı büyüme hedefleri açısından kritik bir dönüm noktasını aşarken yönünü Asya Pasifik bölgesine çevirdi. "Anlaşma Avrupa’da derinleşmenin yansıması" Yapılan anlaşmayı değerlendiren Yönetim Kurulu Başkanı Ergun Arıburnu, güçlü operasyonel kabiliyetini, organizasyonel disiplinini ve uluslararası kalite standartlarına uyumunu sahada kanıtlayan OMSAN’ın bölgesinde büyük üreticiler için güvenilir bir çözüm ortağı haline geldiğini bildirdi. Ergun Arıburnu, OMSAN Lojistik’in Renault Fransa ile yaptığı anlaşmayı yalnızca yeni bir hat ya da yeni bir operasyon olarak görmediklerini kaydetti. Arıburnu, tamamlanmış araçların Slovenya’dan Romanya’ya taşınmasına yönelik gelişmenin, yeni bir dönemin Avrupa koridorlarında derinleşme, yeni hatlarla ağını genişletme ve katma değeri yüksek sektörlerde uzun vadeli iş birlikleri kurma hedefinin somut bir yansıması olduğunu vurguladı. "Gelişme uluslararası alanda yetkinliğin tescili" Söz konusu anlaşmayı OMSAN’ın uluslararası ölçekte ulaştığı yetkinliğin bir tescili olarak gördüklerinin altını çizen Ergun Arıburnu, "Otomotiv lojistiği, hata payı olmayan, yüksek disiplin ve kusursuz planlama gerektiren bir alan. Renault gibi küresel bir markanın Avrupa hattında OMSAN’a güvenmesi, yıllardır sahada inşa ettiğimiz operasyon kültürünün doğal bir sonucudur" dedi. Avrupa’da kalıcı oyuncu olma stratejiyle hareket ettiklerini dile getiren Ergun Arıburnu, "Yüksek hacimli, zaman hassasiyeti yüksek ve kalite standartları son derece sıkı otomotiv lojistiği operasyonlarında elde edilen bu başarı, OMSAN’ın yalnızca taşıyan değil, planlayan, yöneten ve değer üreten bir lojistik oyuncusu olarak konumlandığını ortaya koyuyor" bilgisini verdi. "Globalde kalıcı bir güç haline gelmeyi hedefliyoruz" OMSAN’ı otomotiv lojistiğinde Avrupa ve yakın coğrafya ile birlikte global ölçekte kalıcı bir güç haline getirmeyi hedeflediklerine dikkat çeken Arıburnu şunları söyledi: "Slovenya - Romanya hattı bu yolculukta önemli bir eşik. Bundan sonra daha fazla hat, daha fazla ülke ve daha fazla katma değer üreten iş modeliyle yolumuza devam edeceğiz. Diğer taraftan yönümüzü Asya Pasifik’e çevireceğiz. OMSAN’ın büyümesi, sadece hacimle değil, kalite, güven ve sürdürülebilirlikle tanımlanacaktır."
Bolu Uzman doktordan 35 yaşın üzerindeki vatandaşlara uyarı: "Kalp krizleri ölüm nedeni oluyor" Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Esad Çekin, "Halı saha, doğası itibarıyla riskli bir spor. Bence spor da değil; halı saha bir etkinliktir. Ben hastalarıma da mümkünse halı saha yapmamalarını öneriyorum" dedi. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Esad Çekin, son zamanlarda halı saha maçlarında artan kalp krizi vakalarına dikkat çekerek özellikle kontrolsüz ve ısınma egzersizleri yapılmadan oynanan halı saha maçının ciddi riskler barındırdığını söyledi. Dr. Esad Çekin, Günlük hayatın yoğun temposu sonrası oynanan halı saha maçlarının, özellikle 35 yaşın üzerindeki vatandaşlar için ciddi bir risk barındırdığını ifade etti. "Yoğun egzersiz kalp krizlerini tetikleyebiliyor" Yoğun egzersizlerin kalp krizlerini tetikleyebileceğini belirten Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Esad Çekin, "Egzersiz paradoksu dediğimiz bir şey vardır. Normalde egzersiz, kalp sağlığı için çok faydalıdır. Bildiğimiz bütün kardiyovasküler risk faktörleri üzerinde düzenleyici etkisi vardır. Ancak paradoksal bir şekilde, haddinden fazla yoğun egzersiz kalp krizlerini tetikleyebiliyor. Profesyonel sporcularda dahi spor esnasında ani ölümler görülebiliyor. Bu ölümlerin yüzde 90’ı spor aktivitesi esnasında oluyor. Bunların yüzde 85’inin nedeni ise kalp damar hastalıklarıdır. Düşünün, profesyonel sporcularda bile tablo bu iken, amatör sporcularda ve spor geçmişi olmayanlarda çok daha yüksek bir risk var. Halı saha maçı yapan kişiler bu nedenle yüksek bir riske maruz kalıyor" dedi. "35 yaşın üstündeki kişilerde kalp krizleri ölüm nedeni oluyor" Özellikle 35 yaşın üzerindeki vatandaşlarda kalp krizlerinin ölüm nedeni olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Esad Çekin, "Normalde halı saha maçı yapan kitleler genel itibarıyla gündüz çalışmış, yorgun düşmüş; akşam halı saha maçı planlamış kişilerdir. Yemeğini yemiş, sahanın etrafına gelip sigarasını da içmiş, sonra adımını atıp hiçbir ısınma egzersizi de yapmadan bir saat boyunca yoğun bir efora giren kişiler oluyor. Hatta sadece fiziksel bir stres değil, emosyonel bir strese de maruz kalıyorlar. Çünkü maçın inanılmaz bir gerginliği oluyor. Adrenalin de yükseliyor. Dolayısıyla altta yatan sessiz kalp hastalıkları gün yüzüne çıkıp ölümlerle seyredebiliyor. Burada 35 yaşın altındakilerde ölüm nedeni yapısal hastalıklar ve doğuştan ritim bozuklukları olurken, 35 yaşın üstündeki kişilerde kalp krizleri ölüm nedeni oluyor" şeklinde konuştu. "Kontroller ihmal edilmemelidir" Halı saha maçı yapmak isteyen vatandaşların belli kontrollerden geçmesi gerektiğini vurgulayan Esad Çekin, "Maçtan önce 15-20 dakika ısınma egzersizi yapmak, yemeği en az iki saat öncesinden yemek ve sigara içmemekle kardiyovasküler sistemi bu ağır yüke hazır hâle getirmek gerekiyor. Halı saha, doğası itibarıyla riskli bir spor. Bence spor da değil; halı saha bir etkinliktir. Ben hastalarıma da mümkünse halı saha yapmamalarını öneriyorum. Ancak insan sadece biyolojik bir varlık değil; insan biyopsikososyal bir bütündür. Biyolojik olarak önerilmese de psikolojik ve sosyal birçok etkisi de var. İnsanlar burada motive olduklarını ifade ediyor. Bu nedenle halı saha maçı yapılmak isteniyorsa, özellikle 35 yaşın üzerindeki kişilerin bir kalp kontrolünden geçmesi gerekiyor. Çünkü çok basit tetkiklerle biz bunları öngörüp önleyebiliriz. Kontroller ihmal edilmemelidir" diye konuştu. "İşletmelerde defibrilatör cihazı bulunmalı" Halı saha işletmelerinde defibrilatör cihazının bulunması gerektiğine değinen Çekin, "Bir otelde yangın tüpünün bulunması neyse, bir halı saha işletmesinde ya da yoğun kalabalığın olduğu yerlerde defibrilatör cihazlarının bulunması da aynıdır diye düşünüyorum. İşletmeciler, hem işletme olarak önlem almalı hem de vatandaşlarımız bireysel olarak kalp kontrollerini ihmal etmeyerek önlem almalıdır. Maalesef çok trajik şeyler görüyoruz. Bir saatimiz, bir ömre mâl olmasın" ifadelerini kullandı.