SPOR - 31 Temmuz 2023 Pazartesi 12:34

Annenin fedakarlığı şampiyonluk getirdi

A
A
A
Annenin fedakarlığı şampiyonluk getirdi

Bitlis’in Tatvan ilçesinde yaşayan milli sporcu 3 kız kardeş azimleri ile herkesi hayran bırakırken, anneleri Ayşe Korkmaz’ın fedakarlığı ise büyük takdir topluyor.


Türkiye’yi kick boks ve muaythai alanında ulusal ve uluslararası müsabakalarda temsil eden milli sporcu Tuğçe Korkmaz (23), Gamze Korkmaz (21) ve Özlem Melek Korkmaz (17) isimli kız kardeşler, başarılarıyla genç kızlara örnek oluyor. Küçük yaşta anneleri aracılığıyla sporla tanışan kızlar, ulusal ve uluslararası müsabakaların gözdesi haline geldi. Katıldıkları tüm yarışmalarda dereceye giren genç kardeşler, Bitlis’in gururu olmaya devam ediyor. Daha önce spor salonuna uzak bir yerde ikamet eden milli sporcuların anneleri, kızlarının daha rahat antrenmanlara gitmesi için spor salonunun hemen karşısına taşındı.


Kick boks ve muaythai branşlarında 8 yıldır mücadele ettiklerini söyleyen milli sporcu Gamze Korkmaz, “3 kız kardeş kilolarımız yakın olduğu için birbirimizin partneri oluyoruz. Bu bizim şampiyon olmamızda büyük yardımcı oluyor. Daha önceden ailemiz hobi olarak yaptığımızı düşünüyordu. Ama antrenmanlardan hafta içi her gün akşam geç saatlerde dönüyorduk. Bu yüzden ailem biraz rahatsız oldu bu durumdan. Biz de sporu bırakmaya yanaşmayınca evimizi salonun yakınına taşıdık. Şu anda ben kick boks ve muaythai branşlarında Türkiye şampiyonuyum. Muaythaida 2 tane Avrupa şampiyonluğum var ve bir de Dünya 3’üncülüğüm var. Kardeşim Özlem Melek’in hem kick boksta hem muaythaida Avrupa şampiyonluğu ve Türkiye şampiyonluğu var. Ablam Tuğçe’nin ise Avrupa kupası şampiyonluğu var” dedi.


Ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceklerini belirten milli sporcu Korkmaz, “Antrenmanlarımız, günde çift antrenman olarak gidiyor. Sabah koşuları veya güç antrenmanlarımızı, akşam ise müsabaka takımıyla antrenmanlarımızı yapıyoruz. 3’ümüzde milli sporcuyuz ve uzun seneler boyunca milli takımımızı en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz. Bayrağımızı dalgalandırmak istiyoruz. Burada hem eğitim alıyoruz hem eğitim veriyoruz” dedi.


Bitlis’in ilk kadın milli sporcusu olduklarını söyleyen Korkmaz, “3 kız kardeş olarak Bitlis’in ilk kadın milli sporcularıyız. Spora ilk başladığımız yıllarda biraz garipseniyordu. Daha öncesinde başarılı bir kadın sporcu yoktu Bitlis’te. Hatta biraz küçümsendi. Ondan sonra azmimiz sonucunda başarılarımız arttı. Daha çok çalıştık ve devam ettik. Tatvanlı kızlarımızın da daha çok kick boks, muaythai veya herhangi bir sporda başarılı olmasını isteriz” ifadelerini kullandı.



Ömer Uğur: "Yanımızda büyüdüler ve birçok başarıya imza attılar"


3 kız kardeşin birçok başarı elde ettiğinin söyleyen Muaythai Milli Takım Koordinatörü ve Antrenör Ömer Uğur, “3 kızımız uzun yıllar önce spora yanımızda küçük yaşlarda başladılar. Yanımızda büyüdüler ve birçok başarıya imza attılar. Bitlis adına gerçekten gurur verici başarılara imza attılar. Türkiye şampiyonu oldular ve sonra Avrupa şampiyonu oldular. Dünya dereceleri elde ettiler. Bundan sonraki hedefimiz inşallah onları Dünya şampiyonu yapmak. Çok istikrarlı ve disiplinli bir şekilde antrenmanlarına katılıyorlar. Anneleri ve ablaları çok büyük destek oluyor. Gerçekten gurur verici bir şey ve 3 kız kardeşle çalıştığım için gururluyum, çok mutluyum” dedi.


Milli sporcuların annelerinin kızları için evini spor salonunun karşısına taşıdığını söyleyen Antrenör Uğur, “Kızlarımızın annesi memur ve normalde batıdan doğuya gelip yerleşen memur arkadaşlarımız 2-3 yıl kalıp batıya hemen kaçıyorlar. Kızlarımızın bu spora başlamasıyla Tatvan’a adeta yerleştiler. Tatvanlı oldular, Bitlisli oldular, 8 yıldır burada kalıyorlar. Hatta anneleri rahat spor yapabilsinler diye evlerini Tatvan Şehir Stadyumu’nun tam karşısına taşıdı. Kızlarımız böylelikle çok daha rahat sabah erken koşularını yapabiliyorlar. Akşam teknik, taktik antrenmanlarını spor salonunda yapabiliyorlar. Bu onlar için çok büyük bir rahatlık oldu” şeklinde konuştu.


Annenin fedakarlığı şampiyonluk getirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Kamera şüphelinin fotoğrafını çekti: Arılığa giren şahıs, kameraya zarar verdi Mersin’in Erdemli ilçesinde arılığa giren kapüşonlu bir şahıs güneş enerjili güvenlik kamerasını kırarak devre dışı bıraktı. O anlar kurulu kamera sistemince kayıt altına alınırken olayın hırsızlık girişimi olabileceğini belirten arıların sahibi Ebubekir Sadak, "Kamerayı profesyonelce kırıp devre dışı bırakıyor. Amacı arıları çalmak mı yoksa çevreye zarar vermek mi bilemiyoruz" dedi. Olay, geçtiğimiz günlerde Erdemli ilçesi Tabiye Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgiye göre, bölgede arıcılıkla uğraşan Ebubekir Sadak, geçtiğimiz pazar günü arılığında talihsiz bir olay yaşadı. Güvenlik önlemi amacıyla kovanları gören noktaya takılan güvenlik kamerası bir şahıs tarafından tahrip edildi. Kamera devre dışı kalmadan hemen önce ise şahsın fotoğrafını kayda aldı. Olaydan 2 gün sonra durumu fark eden Sadak, emniyet güçlerine haber verdi. "Profesyonelce kamerayı devre dışı bıraktı" Yaşanan süreci anlatan arıcı Ebubekir Sadak, "Geçtiğimiz pazar günü başımızdan talihsiz bir olay geçti. Muhtemelen hırsızlık girişimi olacaktı. Güneş enerjisiyle çalışan ve bize anında bildirim gönderen bir kamera taktırdık. Şüpheli şahıs görüntülerde mevcut, kapüşonlu ve sırt çantalı. Arka taraftan kendini göstermeden gelip kamerayı profesyonelce kırarak devre dışı bırakıyor" ifadelerini kullandı. Daha önce bölgede benzer hırsızlık ve zarar verme olaylarının yaşandığını dile getiren Sadak, "Arka tarafta komşuların bahçe dinamoları var. Daha önce o dinamoların kabloları çalınmıştı. Şahıs onlara zarar vermek için mi geldi yoksa akşamına gelip arıları mı çalacaktı bilemiyoruz. Şu an için arılarımızda bir eksiklik yok ama kameramıza zarar vermiş durumda" ifadelerini kullandı. Arıcı, meslektaşları ve bahçe sahiplerini uyardı Bölgedeki diğer arıcıları ve komşularını dikkatli olmaya çağıran Sadak, "Daha önce komşumuzun arılarını zehirlediler, hırsızlık olayları yaşadık. Biz tedbirimizi alıp kamera taktırdık ancak o gün yağmur ve yoğunluk nedeniyle anlık takip edemedik. Çevremizdeki insanların bu tür olaylarla karşılaşmaması için önlemlerini almalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu. Şahsın görüntülerinin emniyet mensuplarıyla paylaşıldığı ve olayla ilgili incelemenin sürdüğü öğrenildi.
İstanbul Yaşlı bakım merkezinde skandal görüntüler: Hastaya şiddet ve tükürme kamerada Beylikdüzü’ndeki bir yaşlı bakım merkezinde ortaya çıkan görüntülerde hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddialara göre kurumda benzer olayların daha önce de yaşandığı öne sürüldü. Olay, Kavaklı Mahallesi Gardenta Sokak’taki Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde yaşandı. İddiaya göre bakım merkezi çalışanları hastalara kötü muamelede bulunurken ve şiddet uygularken kameralara yansıdı. Güvenlik kamerası kayıtlarında bir hastanın itilerek yere düşürüldüğü, olay sonrası hastanın baş bölgesinde yara oluştuğu görüldü. Aynı merkezde çekildiği belirtilen başka bir cep telefonu görüntüsünde ise bir bakım personelinin yaşlı hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddiaya göre olayların ardından herhangi bir personel hakkında işlem yapılmadı. Şiddete maruz kalan hastanın ise kafasını kendisinin vurduğu yönünde işlem yapılarak hastaneye sevk edildiği öne sürüldü. Görüntülerin daha sonra kurum kameralarından silindiği iddia edilirken, öte yandan bakım merkezinde hijyen sorunlarının da uzun süredir devam ettiği iddia edildi. Kurumda sık sık uyuz vakalarının görüldüğü, bakım merkezinin temiz olmaması nedeniyle vakaların sona ermediği öne sürüldü. "İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor" Hastalara şiddet uygulanan kurumun eski çalışanı Havin Nur Kuş, "Bahsettiğimiz bakım merkezinde yaklaşık 8 ay boyunca sağlık personeli olarak çalıştım. 27 Nisan’da da işten istifamı verdim ve istifamı verdikten yaklaşık iki ya da üç saat sonra çalıştığım süre içerisinde sorumluluğumda olan bir hastama böyle bir şiddet yapılıyor. İtilen hasta düşüyor ve kafasında yara oluyor. Yara oluştuğu için de bu adli vaka olmasın ya da bize polis gelmesin diye üstü kapatılıyor. Hasta aynı gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıklarına yatışı yapılıyor. Kafasını kendisi kırdığını söylüyorlar. Kamera kayıtları siliniyor. Kamera kaydını bir arkadaşım silinmeden önce alıyor, arkadaşından da ben alıyorum. Aldığım gün zaten sabahında da kamera kayıtlarını gerekli mercilere verdim. Zaten kurumda kurucumuz değiştiğinden beri mobbing uygulanıyordu ve personele karşı tutumları hiç hoş değildi. Dediğim gibi orada sağlık personeliydim ve bakım personellerimiz bize asla göz yummayacağımız şeyler söyleyip hiç olmayan davranışlarda bulunuyordu. Biz bunları sineye çekiyorduk. Sadece bu bir olay değil. İkinci olayda da hastama tüküren yine bir bakım personeli. Bakım personelimiz hastaya tükürüyor, videoyu çeken arkadaşımız görüntüyü müdüre gerekli şekilde sunuyor ve müdür sadece şunu söylüyor. İşte yapmayın böyle şeyler deyip başka bir şey yapmıyor. Hiçbir şekilde bir tutanak mevcut değil elimizde, veya bir uyarı mevcut değil. Zaten uyuz vakaları bitmeyen bir kuruluş. Ne zaman kuruma bir denetim vesaire sağlık, sosyal güvence gelse uyuz vakalarınız bitmiyor şeklinde uyarılarda bulunuyorlar" şeklinde konuştu.
Gümüşhane Gümüşhane’de taştan fışkıran ’draba çiçekleri’ ilgi çekiyor Gümüşhane’nin tarihi Süleymaniye Mahallesi’nde sert kayaların arasından fışkıran ve halk arasında "dolama" çiçeği olarak bilinen draba çiçekleri, görenleri kendine hayran bırakıyor. Gümüşhane’nin zengin tarihini barındıran ve "Eski Gümüşhane" olarak bilinen Süleymaniye Mahallesi, bahar aylarında eşine az rastlanır bir doğa olayına ev sahipliği yapıyor. Bölgedeki yalçın kayalıklar, yağışların bereketiyle birlikte sapsarı çiçeklerle bezendi. Bilimsel adı draba olan, yöre halkının ise "dolama" çiçeği dediği çiçekler, sert ve topraksız kayaların içinden adeta bir sanat eseri gibi yükseliyor. Süleymaniye Mahallesi’ndeki tarihi camiler, kiliseler ve eski konaklarla birleşen bu sarı çiçek örtüsü, hem fotoğraf tutkunları hem de doğaseverler için eşsiz bir manzara oluşturuyor. "Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" Mahalle sakinlerinden Olcay Lokman Özdamar, bu yıl çiçeklerin her zamankinden daha coşkulu açtığını belirterek, "Ben bu mahallede doğup büyüdüm. Eski Gümüşhane, tarihi bir yer olması sebebiyle zaten çok özeldir ancak bahar aylarında draba dediğimiz bu çiçeklerle bambaşka bir kimli e bürünür. Bu çiçek genellikle şu gördüğünüz sert taşların üzerinde, oyukların içinde yetişiyor. Sarı görüntüsüyle mahalleye inanılmaz bir renk katıyor" dedi. Çiçeğin en büyük özelliğinin toprak istemeden, doğrudan kaya yarıklarından çıkması olduğunu vurgulayan Özdamar, bu yılki yoğunluğun sebebini yağışlara bağlayarak, "Normalde her bahar açar ama bu sene yağmurların fazla olması dolayısıyla çok daha yoğun bir şekilde açtılar. Biz bile her gün görmemize rağmen bu kadarını ilk kez görüyoruz. Taşın tam göbeğinden, hiçbir toprak desteği almadan fışkırıyor. Gümüşhane’mize gerçekten çok güzel bir görüntü sağlıyor" dedi. Draba (dolama) çiçeği nedir? Dünya genelinde genellikle yüksek rakımlı, kayalık ve zorlu iklim koşullarında yetişen draba çiçeği, dayanıklılığıyla biliniyor. Çok az miktarda mineralle yetinebilen bu bitki, köklerini kaya çatlaklarına salarak hayata tutunuyor.