GÜNDEM - 30 Mart 2026 Pazartesi 10:48

Bitlis Adliyesi 2025 yılı şeffaflık karnesini açıkladı: Dosya çözümünde yüzde 107’lik başarı

A
A
A
Bitlis Adliyesi 2025 yılı şeffaflık karnesini açıkladı: Dosya çözümünde yüzde 107’lik başarı

Bitlis Adalet Komisyonu tarafından hazırlanan 2025 yılı faaliyet raporu, yargıdaki şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkeleri çerçevesinde kamuoyuyla paylaşıldı.


Rapor; Bitlis merkez, merkeze bağlı Mutki ve Güroymak mülhakat adliyelerinin fiziki yapısından insan kaynaklarına, mahkeme istatistiklerinden infaz bilgilerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayıp, bir yıllık performansını kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor. Yargı süreçlerinin dijital hafızası olan UYAP verileri esas alınarak hazırlanan raporda, yargı hizmetlerinde hesap verilebilirlik vurgusu yapılırken, dosyaların karara bağlanma oranlarındaki başarı dikkat çekti. Verilere göre, Bitlis merkezde yerine getirme oranı yüzde 107,08 olarak gerçekleşirken, Bitlis merkez sorumluluk alanında bulunan Güroymak’ta yüzde 101, Mutki’de ise yüzde 105 olarak hesaplandı. Bu sonuçlara göre üç adliyede de gelen soruşturma sayısından daha fazla dosya karara bağlanarak geçmişten gelen birikmiş soruşturma yükü azaltıldı.



"Vatandaşın adalete erişimi için özveriyle çalışıyoruz"


Yayınlanan raporla ilgili değerlendirmede bulunan Bitlis Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Cihat Ateş, Bitlis Adliyesi’nin vatandaş odaklı hizmet anlayışına dikkat çekti. Yargıda şeffaflık ve hesap verilebilirlik vurgusu yapan Adalet Komisyonu Başkanı Cihat Ateş, "Bitlis merkez ve mülhakat adliyelerine ait faaliyet raporu Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) verileri kullanılarak hazırlanmış olup, 2025 yılı Bitlis ve mülhakat adliyelerinin adli yargı faaliyet raporunu hesap verilebilirlik ilkeleri doğrultusunda kamuoyu ile paylaşıyoruz. Hukukun üstünlüğü ve adaletin tesisi açısından mahkemelerimiz ve cumhuriyet başsavcılıklarımız dinamik ve özverili bir şekilde çalışmalarını yürütmektedir. Adliyelerimizde adli faaliyetlerin yanı sıra alternatif çözüm yöntemleri olan uzlaşma ve arabuluculuk faaliyetleri başarılı bir şekilde yerine getirilmektedir. Böylece hukuki uyuşmazlığa düşülen ya da belirlenen bir kısım suçlar açısından adliyeye intikal etmiş hususlarda vatandaşlarımız, daha pratik ve kısa zamanda haklarına kavuşabilmektedirler. Bitlis Adliyesi olarak hâkim, cumhuriyet savcısı ve adalet personeli hep birlikte, vatandaşımızın adalete erişimi, hızlı ve etkin bir şekilde adalet hizmetinin sunulması için fedakârca ve özveriyle çalışmaktadır. Tam bağımsız yargı ve hukukun üstünlüğünün şeffaf bir zeminde güçlendirilmesi için hazırlanan bu raporun tüm yargı camiasına yararlı olmasını diler, emeği geçen meslektaşlarımıza ve adalet personelimize teşekkür ederim" dedi.



"Soruşturma dosyalarında yüzde 107’lik rekor başarı"


Bitlis Cumhuriyet Başsavcısı Emre Genç ise 2025 yılında gelen dosyaların tamamının karşılandığını ve geçmiş yıl yükünün eritildiğini vurgulayarak, soruşturma dosyalarında yüzde 107’lik rekor başarı elde edildiğini ifade etti. Adliyenin soruşturma kapasitesi ve birimler arası koordinasyonuna dair somut rakamlar paylaşan Başsavcısı Emre Genç, "Cumhuriyet başsavcılığımızda toplam 27 büro bulunmaktadır. Bunun yanında, Bitlis E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu bünyemizde faaliyet göstermektedir. Cumhuriyet Başsavcılığımızda 1 cumhuriyet başsavcısı, 13 cumhuriyet savcısı görev yapmaktadır. Mutki ilçemizde ise 2, Güroymak ilçemizde de 3 cumhuriyet savcısı ile hizmet verilmektedir. 2025 yılında, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosuna gelen dosya sayısı 5 bin 295’tir. 2024 yılından devreden 4 bin 521 dosya ile birlikte, toplam derdest dosya sayısı 9 bin 816’dır. Bu dosyalardan 5 bin 670 adedi karara bağlanmıştır. Kalan dosya sayısı 4 bin 146’dır. Bu verilere göre, Bitlis merkezde yerine getirme oranı yüzde 107.08, Güroymak ilçemizde yüzde 101, Mutki ilçemizde ise bu oran yüzde 105 olarak hesaplanmıştır. Özetle 3 adliyemizde de gelen soruşturmadan fazla karar verilerek geçmişten gelen birikmiş soruşturma yükü de eritilmiş oldu. Yıl içinde verilen daimi arama ve kamu davası açılmasının ertelenmesi kararları toplamı 200’dür. Bu rakamın da dâhil edilmesiyle yıl içerisinde gelen dosya sayısını karşılayıp, önceki yıllardan devredilen bir kısım dosya hakkında da karar verildiği anlaşılmaktadır. Bunun yanında, yıl içinde 391 ihbar dosyası gelmiştir. Bir önceki yıldan devreden 94 dosya ile birlikte toplam 485 ihbar dosyasına bakılmıştır. Bunlardan 460 adedine karar verilmiştir. İlamat İnfaz Bürosuna yıl içinde 5 bin 136 dosya gelmiştir. Önceki yıldan devreden 10 bin 61 dosya ile toplam 15 bin 197 dosya işlem görmüştür. Bu evrakın 3 bin 721 adedi karara bağlanmıştır. Mutki Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosuna gelen dosya sayısı 647 adettir. Devreden 271 dosya ile birlikte toplam dosya sayısı 918 adettir. Bu dosyalardan 684 adedi karara bağlanmıştır. Güroymak Cumhuriyet Başsavcılığı Soruşturma Bürosuna gelen dosya sayısı bin 621 adettir. Devreden bin 460 dosya ile birlikte toplam dosya sayısı 3 bin 81 adettir. Bu dosyalardan bin 640 adedi karara bağlanmıştır. Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı olarak; 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz faaliyetleri şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda, kamuoyu ile paylaşmaktan duyduğum memnuniyeti belirtmek isterim. Raporun hazırlanmasında emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim. Faaliyet raporunun, yeni çalışmalara da ışık tutmasını ve katkı sunmasını temenni ederim" şeklinde konuştu.



Bitlis Adliyesi 2025 yılı şeffaflık karnesini açıkladı: Dosya çözümünde yüzde 107’lik başarı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır İran’daki savaş Zengezur Koridoru’nun stratejik önemini artırdı ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları nedeniyle bölgede yaşanan güvenlik kaygıları, Türkiye ile Türk dünyasını birbirine bağlayacak Zengezur Koridoru’nu yeniden gündeme taşıdı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası artan güvenlik riskleri, Güney Kafkasya’daki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Bu süreçte Azerbaycan ile Nahçıvan arasında doğrudan bağlantı kurmayı hedefleyen Zengezur Koridoru’nun önemi daha da belirgin hale geldi. Türkiye’nin Orta Asya ile kesintisiz ulaşımını sağlayacak proje, sadece ulaşım değil enerji ve ticaret açısından da kritik bir rol üstleniyor. Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesiyle birlikte bölgesel ticaretin canlanması ve ekonomik entegrasyonun hız kazanması bekleniyor. Gelişmelerin yakından takip edildiği bölgede, Zengezur Koridoru’nun geleceği yalnızca iki ülkeyi değil, geniş bir coğrafyadaki siyasi ve ekonomik dengeleri etkileyecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’yi Nahçıvan ve Azerbaycan’a bağlayacak Zengezur Koridoru’nun önemli bir parçası olan 224 kilometre uzunluğundaki Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demir yolu hattında da çalışmalar sürüyor. Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve başkan adayı iş insanı Abdullah Atalar, bölgedeki ihracatçıların çok cesur olduğunu ve alternatif bölgeler bulabildiğini söyleyerek, "İran’daki gerilim gerçekten ihracatçımızı zor durumda bırakıyor. Buradaki ticaret yapan arkadaşlarımızı, bölgedeki arkadaşlarımızı da zor durumda bırakıyor. Gümrük kapılarımızdan Dilucu Gümrük Kapımız şu anda yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor. İran’daki gerilimden dolayı burada bir yoğunluk var. Orada bir rahatlatmayla ilgili girişimlerimiz olacak. Gürbulak Kapısı ise bu gerilimden dolayı şu anda sıkıntılı. Iğdır’daki Dilucu’nda da bir yoğunluk söz konusu. Zaman içerisinde belki bu durum, Iğdır esnafımızın ve ihracatçımızın ticaretini artırabilmesi açısından daha iyi sonuçlar doğurabilir. Sınır kapımızda yığılmalar olabilir. Bütün doğuya açılan kapımızın burası olduğunu biliyorsunuz. Bu nedenle Zengezur Koridoru’nun ehemmiyeti de İran’daki bu gerilimden dolayı biraz daha önemli hale geldi. Gerek demir yolu hatlarımızın gerekse kara yolu hattımızın hızlı bir şekilde tamamlanması çok çok önemli hale geldi. Bizim ihracatçımız gerçekten çok cesur ve alternatif bölgeler bulabiliyor. Burada Iğdır’daki sahayı gezdim, baktım. Iğdır’daki arkadaşlarımız ve bölgede Doğubayazıt’taki arkadaşlarımız dünyanın her tarafına ihracat yapıyorlar. Ancak özellikle Dilucu Gümrük Kapısı’ndaki ve sınır ticaretindeki ihracatımızın İran’daki gerilimden sonra çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Ama tüccarımız, esnafımız, ihracatçımız her zaman kendisine bir çıkış yolu buluyor. Çok cesur bir tüccarımız ve ihracatçımız var" dedi. Iğdırlı iş insanı Selahattin Çaylı ise, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturduğunu söyleyerek, "Zengezur Koridoru, biliyorsunuz Türkiye ile Azerbaycan’ı birbirine bağlayacak ve Ermenistan topraklarından geçen bir koridoru ifade ediyor. Ermenistan’dan geçerken de hiçbir kontrol noktasına takılmadan, Türkiye’den veya dünyanın neresinden olursa olsun geçiş güzergahı olarak kullanılan bir hattır. Bu hatla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Gerekli görüşmeler de iyi ilerlemektedir. Kısa zamanda bu hattın açılması, Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturacak bir hat olarak ülkemiz açısından, şehrimiz açısından son derece önemli bir güzergah olacaktır. Biliyorsunuz Zengezur Koridoru son dönemde gelişen savaş olaylarından sonra son derece önemli hale gelmiştir. Bu tarafta oluşabilecek bir tıkanıklığın açılması, sadece Zengezur üzerinden olacaktır. Bu açıdan da Zengezur, bölge dinamikleri açısından, bölge ticareti açısından, ihracat açısından, tacir, tüccar ve turizmci açısından önemli bir noktadır. Bunun açılması artık elzem olarak karşımızda durmaktadır. İran’daki sınır kapılarımızdan geçişler, ticari faaliyetler açısından neredeyse durma noktasına gelmiştir. İnsanlar güven duymuyor. Güvenin olmadığı yerde ticaret olmaz. Ticaret, tacir ve tüccar esasen güveni tercih eder. Güven olmadığı için ticaret de durma noktasına gelmiştir. Bu sadece buradaki sınır kapımızı değil, dünya ticaretini etkileyen bir noktaya gelmek üzeredir. Kısa sürede inşallah bu savaşın da sulh yoluyla çözüleceğini bekliyoruz" dedi.
Kırşehir Kırşehir’de belde belediye başkanının şizofreni hastasını darbettiği iddiası KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’in Özbağ Belde Belediye Başkanı İsmail Çanakçı’nın bir şizofreni hastasını darbettiği iddiasıyla hakkında şikayette bulunuldu. İddiaya göre, Özbağ beldesi Yeni Mahalle’de ikamet eden S.B., sosyal medya paylaşımları nedeniyle kardeşinin belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. S.B. ifadesinde, bir araca bindiklerini ve evlerine gittiklerini, belediye başkanının da araçta bulunduğunu belirtti. S.B., evlerine vardıklarında belediye başkanının şizofreni hastası olan kardeşi B.B.’ye kafa attığını ve silah çektiğini iddia etti. Olayla ilgili konuşan Gülay Gündüz, Özbağ kasabasında oturan dayısı B.B.’nin şizofreni hastası olduğunu ve belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. Olayla ilgili darp raporu alındığını ve şikayetçi olunduğunu ifade eden Gündüz, "Özbağ kasabasında ikamet eden şizofren hastası dayım, Belediye Başkanı İsmail Çanakçı tarafından darbedilmiş. Şizofren hastası dayımla konuşurken kafa atıp, alnına silah dayamış. Olayın peşini bırakmayacağım. Ben belediye başkanından yardımcı olmasını beklerdim" dedi. Özbağ Belediye Başkanı İsmail Çanakçı ise, iddialarla ilgili yaptığı açıklamada, son günlerde sosyal medyada yer alan paylaşımlar üzerine kendilerinin de suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Çanakçı, kasabada vatandaşlarla birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını ifade ederek, kimseyle husumetlerinin olmadığını ve olamayacağını, vatandaşların can ve mal güvenliğinin kendilerine emanet olduğunu söyledi. Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği öğrenildi.