EKONOMİ - 30 Mart 2026 Pazartesi 19:49

İran’daki savaş Zengezur Koridoru’nun stratejik önemini artırdı

A
A
A
İran’daki savaş Zengezur Koridoru’nun stratejik önemini artırdı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları nedeniyle bölgede yaşanan güvenlik kaygıları, Türkiye ile Türk dünyasını birbirine bağlayacak Zengezur Koridoru’nu yeniden gündeme taşıdı.


ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrası artan güvenlik riskleri, Güney Kafkasya’daki dengeleri yeniden şekillendiriyor. Bu süreçte Azerbaycan ile Nahçıvan arasında doğrudan bağlantı kurmayı hedefleyen Zengezur Koridoru’nun önemi daha da belirgin hale geldi. Türkiye’nin Orta Asya ile kesintisiz ulaşımını sağlayacak proje, sadece ulaşım değil enerji ve ticaret açısından da kritik bir rol üstleniyor. Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesiyle birlikte bölgesel ticaretin canlanması ve ekonomik entegrasyonun hız kazanması bekleniyor. Gelişmelerin yakından takip edildiği bölgede, Zengezur Koridoru’nun geleceği yalnızca iki ülkeyi değil, geniş bir coğrafyadaki siyasi ve ekonomik dengeleri etkileyecek kritik bir unsur olarak öne çıkıyor. Türkiye’yi Nahçıvan ve Azerbaycan’a bağlayacak Zengezur Koridoru’nun önemli bir parçası olan 224 kilometre uzunluğundaki Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demir yolu hattında da çalışmalar sürüyor.


Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve başkan adayı iş insanı Abdullah Atalar, bölgedeki ihracatçıların çok cesur olduğunu ve alternatif bölgeler bulabildiğini söyleyerek, "İran’daki gerilim gerçekten ihracatçımızı zor durumda bırakıyor. Buradaki ticaret yapan arkadaşlarımızı, bölgedeki arkadaşlarımızı da zor durumda bırakıyor. Gümrük kapılarımızdan Dilucu Gümrük Kapımız şu anda yoğun bir şekilde çalışmaya devam ediyor. İran’daki gerilimden dolayı burada bir yoğunluk var. Orada bir rahatlatmayla ilgili girişimlerimiz olacak. Gürbulak Kapısı ise bu gerilimden dolayı şu anda sıkıntılı. Iğdır’daki Dilucu’nda da bir yoğunluk söz konusu. Zaman içerisinde belki bu durum, Iğdır esnafımızın ve ihracatçımızın ticaretini artırabilmesi açısından daha iyi sonuçlar doğurabilir. Sınır kapımızda yığılmalar olabilir. Bütün doğuya açılan kapımızın burası olduğunu biliyorsunuz. Bu nedenle Zengezur Koridoru’nun ehemmiyeti de İran’daki bu gerilimden dolayı biraz daha önemli hale geldi. Gerek demir yolu hatlarımızın gerekse kara yolu hattımızın hızlı bir şekilde tamamlanması çok çok önemli hale geldi. Bizim ihracatçımız gerçekten çok cesur ve alternatif bölgeler bulabiliyor. Burada Iğdır’daki sahayı gezdim, baktım. Iğdır’daki arkadaşlarımız ve bölgede Doğubayazıt’taki arkadaşlarımız dünyanın her tarafına ihracat yapıyorlar. Ancak özellikle Dilucu Gümrük Kapısı’ndaki ve sınır ticaretindeki ihracatımızın İran’daki gerilimden sonra çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Ama tüccarımız, esnafımız, ihracatçımız her zaman kendisine bir çıkış yolu buluyor. Çok cesur bir tüccarımız ve ihracatçımız var" dedi.


Iğdırlı iş insanı Selahattin Çaylı ise, Zengezur Koridoru’nun Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturduğunu söyleyerek, "Zengezur Koridoru, biliyorsunuz Türkiye ile Azerbaycan’ı birbirine bağlayacak ve Ermenistan topraklarından geçen bir koridoru ifade ediyor. Ermenistan’dan geçerken de hiçbir kontrol noktasına takılmadan, Türkiye’den veya dünyanın neresinden olursa olsun geçiş güzergahı olarak kullanılan bir hattır. Bu hatla ilgili çalışmalar devam etmektedir. Gerekli görüşmeler de iyi ilerlemektedir. Kısa zamanda bu hattın açılması, Türkiye ile bütün Türki Cumhuriyetler arasında bir bağ oluşturacak bir hat olarak ülkemiz açısından, şehrimiz açısından son derece önemli bir güzergah olacaktır. Biliyorsunuz Zengezur Koridoru son dönemde gelişen savaş olaylarından sonra son derece önemli hale gelmiştir. Bu tarafta oluşabilecek bir tıkanıklığın açılması, sadece Zengezur üzerinden olacaktır. Bu açıdan da Zengezur, bölge dinamikleri açısından, bölge ticareti açısından, ihracat açısından, tacir, tüccar ve turizmci açısından önemli bir noktadır. Bunun açılması artık elzem olarak karşımızda durmaktadır. İran’daki sınır kapılarımızdan geçişler, ticari faaliyetler açısından neredeyse durma noktasına gelmiştir. İnsanlar güven duymuyor. Güvenin olmadığı yerde ticaret olmaz. Ticaret, tacir ve tüccar esasen güveni tercih eder. Güven olmadığı için ticaret de durma noktasına gelmiştir. Bu sadece buradaki sınır kapımızı değil, dünya ticaretini etkileyen bir noktaya gelmek üzeredir. Kısa sürede inşallah bu savaşın da sulh yoluyla çözüleceğini bekliyoruz" dedi.



İran’daki savaş Zengezur Koridoru’nun stratejik önemini artırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Muhtar Çetin, hayırseverler ve ihtiyaç sahipleri arasında köprü oldu Yozgat’ın Sorgun ilçesi Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, Kurban Bayramı’nda başlattığı anlamlı dayanışma kampanyasıyla mahalle sakinlerinin takdirini topluyor. Muhtar Çetin, kurban kesen ancak paylarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırma imkanı bulamayan aileler ile mahalledeki dar gelirli aileleri bir araya getiren örnek bir projeye imza attı. Kurban etlerinin doğru kişilere, bozulmadan ulaştırılması için kolları sıvayan Osman Çavuş Mahallesi Muhtarı Ali Çetin, muhtarlık bürosunun önüne derin dondurucu kurdu. Bayram temizliği ve yoğunluğu içinde kurban paylarını dağıtmaya vakit bulamayan ya da kime vereceğini bilemeyen hayırsever vatandaşlar, etlerini muhtarlığa getirerek bu dondurucuda güvenle muhafaza edilmesini sağlıyor. Toplanan kurban etleri, Muhtar Çetin tarafından titizlikle tasnif edildikten sonra yine kendisi tarafından dağıtıma çıkarılıyor. Mahalledeki ihtiyaç sahibi aileleri daha önceden belirleyen Çetin, kendi şahsi aracına yüklediği kurban paylarını kapı kapı dolaşarak ihtiyaç sahiplerine teslim ediyor. Ali Çetin, "4-5 yıldır bu uygulamayı yapıyorum. Bu bayramda yine devam edeceğiz. Hatta iki dolapla yapıyorum. Buradaki amacımız insanlar kurbanlarını kesiyor dağıtacak yer bulamadığı için biz de böyle ilanen eşe dosta söylüyoruz. Bize getirip gönlünce bırakıyorlar. Biz de kurban kesmeyenleri tespit edip oraya götürüyoruz. İnsanlar apartman hayatı çok olduğu için kurban kestiklerinde verecek yer bulamadıklarını söylüyor. Eskisi gibi müstakil evler de yok. Ben iyi kötü kurban kesemeyenleri tespit ediyorum. Tespit edemediklerim de bize ulaşıyor. O şekilde kendi aracımla teslim ediyorum. Mahalle sakinleri memnunlar. Birebir ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor. Bayramdan birkaç gün önce bile bu projemin olup olmadığını soranlar oldu" dedi.
Çanakkale Diyetisyen Sarıbudak: Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemli Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, Kurban Bayramında kırmızı et tüketiminin yoğun olduğuna değinerek, "Et tüketiminin artmasıyla birlikte sindirim rahatsızlıkları, mide problemleri, tansiyon yükselmesi, kan yağlarında yükselme ortaya çıkabilir" dedi. Aile fertlerinin toplandığı, birlik ve beraberlik içerisinde geniş sofraların kurulduğu Kurban Bayram’ında kırmızı et ile birlikte tatlılar hamur işlerinin de tüketim miktarı ve sıklığı artıyor. Bu nedenle Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, bayramda etin saklama şartları, pişirme yöntemleri, tüketme şekilleri hakkında bilgiler verdi. Sarıbudak, "Kurban Bayramı kırmızı etin yoğun ve sık tüketildiği bir bayramdır. Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemlidir" dedi. Kırmızı etin pişirme ve saklama şartlarına değinen Diyetisyen Selin Sarıbudak, "Kurban etleri hemen tüketilmemeli. Etler kesildikten sonra ölüm sertliği olur ve bu sertlik hem pişirmede hem de sindirimde sıkıntılara yol açar. Bu yüzden etler kesildikten sonra buzdolabında en az 12-24 saat bekletilmelidir. Pişirme yöntemi önemli. Etler kızartma, kavurma yerine fırında, haşlama, ızgara yöntemleriyle pişirilmelidir. Etler pişirirken ekstra yağ ilave etmiyoruz. Kendi yağı ile pişiriyoruz. Etler yüksek ısıda uzun süre ve ateşe yakın mesafede pişirildiğinde besin değeri kaybı oluşuyor. O yüzden etleri ateşten en az 15 cm uzak olacak şekilde pişiriyoruz" dedi. Gün içinde tatlı, et ve meşrubat tüketimin artmasıyla su tüketiminin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Sarıbudak, "Bayram sabahı hafif bir kahvaltıyla güne başlıyoruz. Aç karnına yoğun et ve tatlı tüketimi sindirimi zorlayabilir. Peynir, domates, salatalık, yumurta, yeşillik ve tam tahıl bir ekmekle hafif dengeli bir kahvaltı yapmak gün içerisinde aşırı et tüketiminin de önüne geçecektir. Kırmızı et iyi kaliteli protein içermesinin yanı sıra magnezyum, demir, çinko, fosfor gibi mineraller, B12, B1, A vitamini içermektedir. C vitamini demirin vücuttaki eminimini arttırır. Bu sebeple etlerin yanında mutlaka C vitamininden zengin sebze ve salatalar tüketmeye özen gösterelim. Et yemeklerini öğle öğününde tercih edelim. Sindirme daha kolay olan posa içeriği yüksek sebze ve kuru baklagil yemeklerini akşam öğününde tüketelim. Artan protein tüketimi ile birlikte su ihtiyacımız da artmaktadır. Günde en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterelim. Çay, kahve, asitli gazlı içeceklerin su yerine geçmediğini hatırlayalım, unutmayalım" ifadelerini kullandı. Kurban etinin birer yemeklik olarak muhafaza edilmesi ve çözdürülen etlerin tekrardan dondurulmaması gerektiğini söyleyen Sarıbudak, "Kurban etlerini saklarken büyük parçalar halinde değil küçük parçalar halinde birer yemeklik olacak şekilde kıyımı kuşbaşı olarak buzdolabı poşetlerinde veya yağlı kağıda sararak saklayabiliriz. Eksi 2 santigrat derecede 1-2 hafta eksi 18 santigrat derecede de 3-4 aya kadar etlerimizi saklayabiliriz. Dondurucudan çıkardığımız etleri buzdolabında çözdürelim ve çözdürülen etleri yeniden dondurmayalım. Hemen pişirelim" şeklinde konuştu.