ASAYİŞ - 10 Şubat 2026 Salı 16:45

Bolu’da Ramazan ayı öncesi zabıtadan sıkı denetim

A
A
A
Bolu’da Ramazan ayı öncesi zabıtadan sıkı denetim

Bolu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayı öncesinde fırın, pastane ve unlu mamul üretim noktalarına yönelik denetimlerini artırdı. Hijyen ve gramaj kontrollerinin yapıldığı denetimlerde, kurallara uymayan işletmeler hakkında yasal işlem başlatıldı.


Bolu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yaklaşan Ramazan ayı öncesinde halk sağlığını korumak amacıyla kent merkezindeki gıda işletmelerini mercek altına aldı. Vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşabilmesi için gerçekleştirilen denetimlerde fırınlar, unlu mamul imalathaneleri ve pastaneler tek tek kontrol edildi. Zabıta ekipleri, işletmelerde üretim alanlarının temizliği, çalışanların portör muayeneleri, iş yeri ruhsatları ve ürünlerin son kullanma tarihlerini titizlikle inceledi. Özellikle Ramazan pidesi ve ekmeklerde gramaj doğruluğuna yönelik hassas terazi kontrolleri yapıldı. Depolama alanlarındaki saklama şartlarını da inceleyen ekipler, mevzuata aykırı durumları raporladı.


Belediye yetkililerinden yapılan açıklamada, Ramazan ayı boyunca denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceği ve vatandaşların sağlığıyla oynanmasına izin verilmeyeceği vurgulandı.



Bolu’da Ramazan ayı öncesi zabıtadan sıkı denetim

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uzmanı uyardı: "Dijital oyunlar şiddeti normalleştiriyor" Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda meydana gelen silahlı saldırılar bilgisayar oyunlarını akıllara getirdi. Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, dijital oyunların başkalarına karşı şiddet eğilimini normalleştirdiğini söyledi. Türkiye’de 1 gün arayla okullarda meydana gelen silahlı saldırılar, küçük yaştaki çocukların şiddet eğilimi şiddet içerikli dijital oyunları akıllara getirdi. Çocukların erken yaşta suça meyletmesi, diziler ve oyunlarla bağdaştırılırken dizi ve film karakterlerinin çocuklar üzerinde olumsuz davranışlara yol açtığı konusu tekrar gündeme geldi. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Dijital Yaşam Enstitüsü Başkanı, Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Dilci, "Çocuklardaki davranışsal sapmaların arkasında öğrenilmiş davranışlar olmakla beraber birçok faktör var. Birçok bileşenin bir araya gelmesiyle olgunlaşan bir sorunsal davranış haline dönüşmektedir. Bu sorunlara bağlı olarak da birtakım dürtü bozukluklarıyla, duygusal problemlerin daha zirve yapmasıyla, kontrol becerisinin zayıflaması ve bu zayıflığa bağlı olarak da dışarıya karşı tepki verme söz konusu. Herhangi bir stres sonrası, travma sonrası ki bu çocukların eylemi gerçekleştirdiği bölge daha çok deprem bölgesi olduğu için burada birkaç yıl daha stres sonrası olayları göreceğiz. Buna bağlı olarak da yine aile yapısı ve bağları çok önemli. Aile içerisinde şiddete maruz kalanlar, aşırı otorite kuran aileler veya ilgisiz ailelerin çocuklarında daha çok yaygın olduğunu görüyoruz" dedi. Dizi ve film sektörüne dikkat çekti Oyun bağımlılığının yanı sıra dizi sektörünün olumsuz rol model olduğunu ifade eden Prof. Dr. Dilci, "Türkiye’deki diziler maalesef ciddi bir rol model haline dönüşmüş durumda. Şiddet normalleştirilirken bu çocukların beğendikleri aktörleri, artistleri ve figürleri o dizi içerisindeki bir takım şiddet eylemlerinde rol transferi yoluyla alabilmektedirler. Aileler bu konuda daha ilgili olmalı ve hangi diziyi, hangi içeriği ne derece izlediğine dair daha etkin bir takip içerisinde olmalı" diye konuştu. "Çocukların silahla temasına dikkat edilmeli" Silah bulunduran polis ve asker ebeveynleri uyaran Dilci, "Bildiğini üzere dijital oyunlar hep silah odaklı. Silah odaklı olduğu için çocuklarda silaha erişmek için çevresinde ne var ne yok kontrol edebilmekte. Ailede asker polis, emniyet kökenli veya herhangi bir güvenlik çalışanı söz konusuysa silahlarıyla çocukların kurabileceği temaslarda dikkat etmeleri gerekiyor. Bunun yanı sıra çevreden edinme konusu da gündeme geliyor. Ama Türkiye’de yaygın olan bir şey değil. Türkiye’de daha çok duygusal problemlere bağlı öfke patlamaları ve travmatolojik olaylar sonunda sürdürülen stres bozukluğuna bağlı öfkelenmeler söz konusu. Özellikle intikam duygusuna dikkat çekmek istiyorum. Aile içi şiddet uygulaması veya kaotik aile ortamında da bu tür sorunları görebiliyoruz. Özellikle aile içerisinde yeterince sevgi, ilgi görememiş, toplumsal anlamda arkadaşları ve akranları arasında yeterince saygı görememiş, izole, yaşam süren gençlerimizde daha çok bu tür öfke patlamaları olabilmekte. Dolayısıyla ailelerimizin sorumlu davranması, akran içerisindeki rol ve paylaşımlarına dönük çocuklarımızı takip etmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu. Çocukların söylemleri, karakteri ortaya koyuyor Çocukların günlük hayattaki söylemlerin şiddet eğiliminin belirtisi olabileceğini ifade eden Dilci, "Şu anki dijital oyunlarda başkalarına karşı şiddet eğiliminin normalleştiğini de söyleyebiliriz. Yapılan bilimsel çalışmalarda özellikle olumsuz davranışların yüzde 70 oranında öğrenilmiş davranışlar olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın şiddet haritalarının çıkarılması, bu şiddet eğilimlerinin olması durumunda ne tür önlemler alınacağına dair okul programlarının oluşturulması çok önemli. Yine ailelerin bu konuda uyarılarak okul, aile iş birliğinde sürdürülmesi gerekir. Şiddetle ilgili ‘herkesten nefret ediyorum, herkesin canıma kıymak istiyorum, etrafımdaki herkesi öldürmek istiyorum’ gibi söz ve eylemleri çok sık kullanan çocuklarda bu tür davranışları gözlemleyebiliriz. Bununla beraber bazı çocuklardaki işaretler, doneler de ileride bunun olacağını gösterebilir" ifadelerine yer verdi. "Önlemlerin devlet politikası haline dönüştürülmesi gerekir" Konuya ilişkin alınabilecek önlemleri aktaran Dilci, "Ailelerin özellikle çocukların bütüncül yetişmesine fırsat verecek ortamlar hazırlamaları gerekir. Sonuç olarak bu bir davranışsal kodlama ve öğrenme şeklinde ortaya çıkan bir sorun. Bu anlamda medya içerik üreticilerine, şiddet içerikli oyun, dizi, film karakterlerine dikkat edilmesi gerekir. Bunun bir devlet politikası haline dönüştürülmesi gerekir. Yapıcı, insani ve insancıl olayların örneklerinin çoğaltılması gerekir. Tüm okulların davranışsal risk haritasının çıkarılması gerekmektedir. Ailelerimizin evde silah, bıçak vb. aletler konusunda dikkat etmeleri gerekir. Yine yangın ve patlayıcı maddeler üretme, türetme gibi çocukların meraklı olduğu konular vardır. Ergenlik dönemindeki çocukların özellikle duygu durum eşiğine dikkat etmek gerekir. Duygularını yönetme becerisi, sosyal uyum becerisi ahlaki ve diğer toplumsal değerleri içselleştirme, sorumluluk bilinci gibi birçok yönden kurallara tabi tutulması gerekir ve ailelerin de bu sorumluluk için elini taşın altına koyması gerekir diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Hepimizin yüreğine kor ateş düşüren saldırının siyasi polemiklere malzeme yapılmaması, ahlaki bir görevdir" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletçe hepimizin yüreğine kor bir ateş düşüren böyle bir saldırının siyasi polemiklere ve reyting kaygısına malzeme yapılmaması, vicdani olduğu kadar ahlaki bir görevdir" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırır hakkında açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kahramanmaraş’ta gerçekleşen, tüm Türkiye’yi derinden üzen silahlı saldırıdan etkilenen tüm vatandaşlarımıza, tüm ailelerimize, özellikle sevgili yavrularımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu elim saldırıda maalesef pırıl pırıl evlatlarımızı ve fedakar bir eğitimcimizi kaybettik. Kaybettiğimiz canlarımıza yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyor; kederli ailelerine sabır, eğitim camiamıza başsağlığı diliyorum. Cumhuriyet savcılarımız, mülkiye ve maarif müfettişlerimiz derhal başlatılan soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Olay tüm boyutlarıyla mutlaka aydınlığa kavuşturulacaktır. Milli Eğitim, Aile ve Sosyal Hizmetler, İçişleri, Adalet ve Sağlık Bakanlarımız, yaralılarımızla ve hadiseden etkilenen kardeşlerimizle ilgilenmek, acıları paylaşmak ve sürece bizzat vaziyet etmek üzere Kahramanmaraş’a intikal etmişlerdir" ifadelerini kullandı. Saldırının siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletçe hepimizin yüreğine kor bir ateş düşüren böyle bir saldırının siyasi polemiklere ve reyting kaygısına malzeme yapılmaması, vicdani olduğu kadar ahlaki bir görevdir. Hadisenin hassasiyetine binaen başta basın mensuplarımız olmak üzere toplumun tüm kesimlerinden gerekli özeni göstermelerini rica ediyorum. Bu süreçte milletimizden yalan ve yanlış haberlere, dezenformasyon içeren paylaşımlara itibar etmemelerini, ilgili kamu kurumlarımızın açıklamalarını dikkate almalarını istirham ediyorum. Evlatlarımıza, ailelerimize ve öğretmenlerimize tekrar geçmiş olsun diyorum" dedi.