ÇEVRE - 30 Mayıs 2026 Cumartesi 15:12

Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı

A
A
A
Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı

Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar nedeniyle yaklaşık 10 yıldır zehir akan Gerede Çayı’ndaki kirliliğe bölge halkı isyan etti. 288 kilometre boyunca 100’ü aşkın köyü etkileyen kirliliğin çözülmesini isteyen vatandaşlar, "Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor" dedi.


Gerede ilçesinde bulunan Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı’na deşarj etmesi, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine neden oluyor. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere defalarca ceza kesilmesine rağmen kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülen çay, Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar uzanan 288 kilometrelik hat boyunca 100’ü aşkın köyde kirlilik ve dayanılmaz kokuya yol açıyor. Yaşanan duruma dikkat çekmek ve yaşam alanlarına sahip çıkmak amacıyla toplanan bölge halkı fabrikalara tepki gösterdi.



"Çocukluğumuzda bu suyu içerdik, şimdi kurbağa bile yaşamıyor"


Çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyu içtiklerini belirten Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), "Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor" ifadelerini kullandı.



"Çözüm bulunmazsa Ankara’ya yürüyüş yapacağız"


Geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını vurgulayan Meryem Dayı ise şunları söyledi: "Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz".



Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Arkanı tarafından 16 yaşında 17 bıçak darbesiyle öldürülen Abdülbaki doğum gününde unutulmadı Büyükçekmece’de kendisinden sigara isteyen 16 yaşındaki çocuğa "Yok" dediği için 17 yerinden bıçaklanarak katledilen 16 yaşındaki Abdülbaki Demirel’in doğum günü unutulmadı. Mezarı başında toplanan aile üyeleri ve yakın arkadaşları dualarla andı. Sürpriz doğum günü yapmayı planladıklarını belirten arkadaşları ise mezarı başında yaşadıkları acının tarifinin bulunmadığı belirtti. 10 Mayıs Pazar günü akranları tarafından sigara vermediği gerekçesiyle defalarca bıçaklanarak öldürülen 16 yaşındaki Abdulbaki Demirel’in doğum gününde de unutulmadı. Büyükçekmece Güzelce Mahallesi’nde bulunan mezarı aile üyeleri ve yakın arkadaşları tarafından ziyaret edilirken, doğum günü dualarla anıldı. Geçtiğimiz yıl doğum gününde sürpriz yaptıklarını, bu yılda sürpriz doğum günü yapmayı planladıklarını belirten arkadaşları ise sorumluların gerekli cezayı almasını istediklerini belirtti. "Yaşasaydı sürpriz yapacaktık" Ecrin Yaren Bakar, "Abdülbaki benim en yakın arkadaşımdı, gerçekten çok iyi bir insandı. Kimseye kötülüğü olmadı, o bizi incitmedi, umarım toprakta onu incitmez. Biz katillerin en büyük cezayı almasını istiyoruz, daha fazla ailenin canı yanmasın istiyoruz. Bugün doğum günüydü, yaşasaydı sürpriz yapacaktık. Maalesef mezarını ziyarete geldik. Abdülbaki, Atlas, Ahmet gibi birçok çocuk katledildi, bununla ilgili kanuni düzenleme istiyoruz." dedi. "Bende korkuyorum" Hamza Ali Kumur, "Geçtiğimiz yıl doğum gününü Büyükçekmece Sahili’nde kutlamıştık. Bu yılda beğendiği şeyleri göstererek ‘Benim doğum günüme az kaldı, bunları istiyorum hediye olarak’ demişti. Böyle gitmesini hiçbirimiz istemezdik. Bu şekilde canice katledilmeyi kimse istemezdi. Abdülbaki için adalet istiyoruz, başka bir şey istemiyoruz. Bende korkuyorum, benim başıma veya eşimin, dostumun başına bir daha böyle bir şey gelebilir. Gerekli önlemlerim alınmasını istiyoruz" diye konuştu. "Cinayetler umarım bizim ailemiz ile son bulur" Muhammet Demirel, "Arkadaşlarının gelmesine biz çok sevindik. Sabahta gelmişler, şimdi bizimle de bir kısmı geldi. Zaten ailecek biz her gün buradayız. Bugün doğum günüydü, keşke aramızda olsaydı. Biliyorum ki cennette onun doğum günü kutlanıyor şimdi. Kardeşim masumdu, bu şekilde aramızdan ayrılmasını istemezdik. Bu tarz cinayetler umarım bizim ailemiz ile son bulur, bizden başka kimsenin evine ateş düşmez. Adalet bakanına, cumhurbaşkanına sesleniyoruz, bu suça sürüklenen çocuk denilen kavram ortadan kalksın. Kardeşimin katilleri gereken cezayı alsın" ifadelerini kullandı.