GÜNDEM - 29 Haziran 2025 Pazar 12:56

Gıda mühendisliğini bıraktı, annesinin makinesiyle başladığı hobisi mesleği oldu

A
A
A
Gıda mühendisliğini bıraktı, annesinin makinesiyle başladığı hobisi mesleği oldu

Bolu’da 31 yaşındaki Tuğba Cantürk, gıda mühendisliğini bırakıp annesinin dikiş makinesiyle başladığı hobiyi mesleğe dönüştürdü. Evde başladığı punch ve tufting işiyle kendi atölyesini kuran Cantürk, siparişlere yetişemez hale geldi.

Tuğba Cantürk, gıda mühendisliğini bir süre yaptıktan sonra hayallerinin peşinden gitmeye karar verdi. 3 yıl önce evinde, annesinden kalan eski bir dikiş makinesiyle punch ve tufting işine hobi olarak başlayan Cantürk, zamanla siparişlere yetişemez hale geldi. Sosyal medyada tasarımlarına gösterilen yoğun ilgiyle birlikte hobisini mesleğe dönüştüren Cantürk, kısa sürede kendi atölyesini kurdu. El emeğiyle ürettiği çantaları kişiye özel desenlerle süsleyen Cantürk, aynı zamanda masa örtüsü, ayna kenarı ve duvar dekorasyonları gibi ev tekstili ürünleri de hazırlıyor.

"Gıda mühendisliğini bırakıp evde hobi olarak bu işi yapmaya başladım"

Üretmeyi çok sevdiğini söyleyen Tuğba Cantürk," Mesleğimin beni tatmin ve mutlu etmediğini anladım. Bir şeyler oluşturup, ortaya çıkardığımda, renklerle, iplerle uğraştığımda, hayal dünyamdakileri gerçekleştirdiğimde daha çok mutlu olduğumu fark ettim. Daha sonra gıda mühendisliğini bırakıp evde hobi olarak bu işi yapmaya başladım. Annem dikişle uğraşıyordu. Annemden görüyordum küçükken, çok hoşuma gidiyordu. Kumaşlarla bir şeyler üretmek, o ürettiklerimizi giymek ya da beğenilmesi benim çok hoşuma gidiyordu. Sanırım annemin de biraz etkisi oldu. Annemden dolayı ben de hayal dünyamla bu işe girdim" dedi.

Gıda mühendisliğini bıraktı, annesinin makinesiyle başladığı hobisi mesleği oldu

"Bu kadar büyüyeceğini hayal etmemiştim"

İşlerinin beklenmedik bir şekilde büyüdüğünü dile getiren Cantürk, "Bu kadar büyüyeceğini ilk başta hayal edememiştim. Ama daha sonrasında yaptıklarım insanlar tarafından beğenildikçe ve ben de bunun üstüne her gün yeni bir şey koyduğumu gördükçe bu işe daha çok merak sardım. Şu anda işlere yetişemiyorum. Çünkü insanlar artık fabrikasyon ürünlerden çok sıkılmışlar. Daha çok kendilerine özel, kişiselleştirebilir, el yapımı ürünleri daha çok tercih ediyorlar. Benim ürünlerim de bu şekilde el yapımı ürünler. İnsanlar bana hayallerini anlatıyorlar, ben de hayallerini gerçeğe döküyorum. Bu sayede hem onlar mutlu oluyor, onların mutluluğuyla ben de çok mutlu oluyorum" diye konuştu.

"Artık hem çantalarımı kendim dikiyorum, hem punchımı kendim yapıyorum"

Üretim süreci ve gelişen işini anlatan Cantürk, "İlk başlarda çantayı kendim üretmiyordum ama daha sonrasında bence bunu da yapabilirim diye düşündüm. Annemin yadigar makinesiyle bu işe başladım. İşler ilerleyince kendime büyük sanayi makinesi aldım ve artık hem çantalarımı dikiyorum, hem punchımı yapıyorum. İstenildiği şekilde de hasır çantalar da yapıp üstüne punch monte edebiliyoruz. İnsanların her isteğini karşılamaya çalışıyorum. Her gün kendime yeni bir yenilik katmaya çalışıyorum. Yerimde saymayı çok seven bir insan değilim. O yüzden yeni teknolojileri, yeni ürünleri, yenilikleri her zaman takip etmeye çalışıyorum" şeklinde konuştu.

"Bolu’ya ilk getiren benim"

Gıda mühendisliğini bıraktı, annesinin makinesiyle başladığı hobisi mesleği oldu

Bu süreçte eşinin de kendisine destek olduğunu vurgulayan Cantürk, şöyle konuştu:

"Bu yaptığım iş eskiden yapılan terziliğin şu an biraz daha modern versiyonu. Ben terziliği el yapımı ürünler de ekleyerek daha farklı bir yere çıkarmak istedim. Hazır almak yerine çantayı ve punchı kendim üretmek istedim. Yeniliklere açık olduğum için bu punchın bir ileri versiyonu, tufting versiyonu var. Genelde Türkiye’de çok yaygın değil ama yurt dışında çok yaygın olan bir makine. Onu getirttirdim. Aynı zamanda tuftingden de ürünler yapıyoruz. Tuftingden aynalar, halılar yapıyoruz. Onu da Bolu’ya ilk getiren benim diyebilirim"

"Gençlere tavsiyem, hayallerinin peşinde koşsunlar"

ençlere tavsiyelerde bulunan Cantürk, "Ben hayallerimin peşinde koştum. Renklere, iplere bir hayat vermekten şu an çok mutluyum. Gençlere de tavsiyem kesinlikle hayallerinin peşinde koşsunlar. İlk başta başladığımda sadece Bolu halkına eş, dosta yaparken şu an 81 ile yapıyorum ve yetişemiyorum siparişlere. Gençlere tek tavsiyem, hayallerinin peşinde koşup, asla ümitsizliğe kapılmasınlar" şeklinde konuştu.

Enes Özkan 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Küçük kızın para karşılığı zorla evlendirildiği ve kaçırıldığı iddiasında yeni gelişme Kocaeli’de 12 yaşındayken düğün dernekle 50 bin TL karşılığında evlendirilen Ş.Ç.’nin, bu evlilikten 6 ay sonra abisi ve yengesi tarafından kaçırılarak yine 50 bin TL karşılığında başka birisiyle cinsel birlikteliğe zorlandığı iddia edilmişti. Duruşmada önceki beyanlarını değiştirerek olay anında psikolojisinin bozuk olduğunu ve yalan söylediğini öne süren kız çocuğunun ifadesi sonrası mahkeme heyeti; delillerin toplanmış olmasını ve tutuklulukta geçirilen süreyi dikkate alarak sanıkların tahliyesine hükmetti. İddiaya göre, Kandıra’da ikamet eden Ş.Ç. isimli 12 yaşındaki kız çocuğu, 2023’de İstanbul Şile’de düğün yapılarak üvey babasının yeğeni A.D. ile 50 bin TL karşılığında evlendirildi. Bu evlilik yaklaşık 6 ay sürdü. 2024’de A.D.’nin askere gittiği, Ş.Ç.’nin abisi ve yengesi tarafından Şile’den kaçırıldığı, Kandıra’ya getirildiği ve burada yengesi Y.Ç.’nin 16 yaşındaki kardeşi E.T. ile zorla cinsel birlikteliğe zorlandığı ileri sürüldü. Bu olaydan da ailenin 50 bin TL para aldığı, ayrıca ailenin Ş.Ç.’nin önceki birlikteliğinden olan bebeği de kürtajla aldıkları iddia edildi. Birçok suçtan dava açıldı Ş.Ç.’nin şikayetiyle olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Ş.Ç.’nin annesi N.D., üvey babası A.D., abisi S.Ç., yengesi Y.Ç., yengesinin kardeşi E.T. ile babası M.T., annesi Z.T. ve ilk evlendirildiği kişi A.D. gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "çocuğun nitelikli cinsel istismarı", "zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarına yardım etmek", "cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açıldı. Üvey baba A.D. adli kontrolle serbest bırakılırken, diğer tüm şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ş.Ç. ile ilk olarak evlendirilen A.D.’nin dosyası ise diğer dosyadan ayrıldı. Kız çocuğu ise devlet koruması altına alındı. "Söylediklerim yalandır" Olaya ilişkin açılan davanın duruşması Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar, mağdur Ş.Ç., psikolog ve taraf avukatları katıldı. Şikayetini geri çektiğini söyleyen 14 yaşındaki mağdur Ş.Ç., "Ben henüz 5 yaşındayken babamın gözümün önünde ölmesi sebebiyle psikolojim iyi değildi. Söylediklerim yalandır. Bu ifadeleri verirken psikolojim yerinde değildi. Kimsenin baskısıyla birinin yanına gitmedim veya cinsel birlikteliğe zorlanmadım. E. ile görüşmem için kimse bana baskı kurmadı. Şu an Sakarya’da arkadaşımın yanında kalıyorum, yurtta kalmıyorum. İlk cinsel birlikteliğim ilk eşim A.D. ile gerçekleşti" dedi. Tüm sanıklar tahliye edildi Sanıkların suçlamaları reddederek beraatlerini talep ettiği duruşmada mahkeme heyeti; tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve mağdurun ifadesini değiştirmesi hususlarını dikkate alarak tutuklu sanıklar E.T., M.T., Z.T., N.D., S.Ç. ve Y.Ç.’nin yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi. İddianameden Öte yandan, iddianamede mağdur S.Ç.’nin olayların öncesinde E.T. ile nişanlandırıldığı ancak sonrasında 2023 yılının ekim ayında Şile’de A.D. ile düğün yapılarak evlendirildiği, karşılığında mağdurun anne ve üvey babasının 50 bin TL para aldıkları belirtilmişti. Bu evliliğin yaklaşık 6 sürdüğü, 2024 yılının nisan-mayıs aylarında A.D.’nin askere gittiği, mağdurun ise abisi S.Ç. ve yengesi Y.Ç. tarafından E.T. ile evlenmesi için Şile’den kaçırılarak Kandıra’ya getirildiği, bu sırada mağdurun 13, E.T.’nin ise 17 yaşında olduğu ifade edilmişti. Ayrıca, E.T.’nin mağdurun yengesi Y.Ç.’nin kardeşi olduğu, anne ve babaların bu birliktelik karşısında 50 bin TL’ye anlaştıkları bilgisi de yer almıştı. N.D. ve A.D.’nin Kandıra’ya gelerek Y.Ç. ve S.Ç.’nin evinde 50 bin TL’yi M.T. ve Z.T.’den nakit olarak elden aldıkları ve mağdurun 11 Ekim 2024 tarihine kadar şüpheliler M.T., Z.T., ve E.T.’nin Kandıra ilçesindeki evinde ikamet ettiği belirtilmişti. Yenge Y.Ç.’nin görümcesi Ş.Ç.’yi kardeşi E.T. ile cinsel birlikteliğe zorladığı, E.T.’nin de zorla mağdurla yaklaşık 8 ay defalarca cinsel ilişkiye girdiği kaydedilmişti. Mağdur Ş.Ç. ile E.T.’nin 11 Ekim 2024’de asker eğlencesine katılmak için Kandıra’dan Şile’ye gittikleri, mağdurun eğlence sırasında E.T., N.D. ve A.D.’nin yanından kaçarak daha önce evli olduğu A’nın ailesinin evine gittiği ve şahıslardan şikayetçi olduğu belirtilmişti. "Beni kaçırdılar, cinsel istismara uğradım ve rızam dışında kürtaj yaptılar" Ş.Ç., Çocuk İzlem Merkezi ve hakim karşısında alınan ifadesinde ise şöyle konuşmuştu: "13 yaşındayım. Yaklaşık bir sene önce Şile ilçesinde A.D. isimli kişiyle rızamla evlendim. Kendisi 20 yaşındadır. Sevgiliydik, 1.5-2 sene önce tanıştık. A.D.’nin babası ile benim üvey babam kardeşler. A.D. ile düğünümüz oldu. 6 ay beraber yaşadık sonra kendisi askere gitti. A.D. askere gitmeden önce yengem Y.Ç. ile abim S.Ç. beni kaçırarak Kandıra ilçesine E.T.’nin yanına getirdi. Daha önceden E.T. ile sözlenmiştik ancak isteğim dışında olmuştu. Abim ve yengem sözlenmem konusunda beni zorlamıştı. E.T.’nin evinde karısı gibi kaldım, benimle zorla cinsel birliktelik yaşadı. Bu sırada eşim A.D.’den hamile olduğumu öğrendim. Y.Ç., Z.T. ve E.T. tarafından Sakarya’ya götürülerek merdiven altı bir yerde rızam dışında kürtaj yapıldı. E.T.’den 8 ay boyunca şiddet gördüm ve istismara uğradım. A.D.’den şikayetçi değilim, onunla kendi isteğimle birliktelik yaşadım. Ancak E.T. ile yengem Y.Ç.’den şikayetçiyim. Abim S.Ç’den şikayetçi değilim."