ASAYİŞ - 13 Aralık 2024 Cuma 15:25

Öğretmen ve müdür şiddetiyle felç kalan gence son veda

A
A
A
Öğretmen ve müdür şiddetiyle felç kalan gence son veda

Bolu’da 31 yıl önce öğretmen ve okul müdürünün darp ederek felç bıraktığı İbrahim Akkaş, memleketi Mengen’de son yolculuğuna uğurlandı. Tabut başında gözyaşı döken acılı anne, "Sen eğitim şehidisin. Bütün vatan şehitlerimize selam söyle. Hepsi seni bekliyor" sözleriyle oğluna veda etti. 31 yıl boyunca yaşadıkları zorlukları anlatan aile bireyleri, müdür ve öğretmenin yeniden yargılanmasını istiyor.

Bolu’da 30 Aralık 1993’de Mengen Lisesi’nde okul müdürü Zihni Yetkin ve fen bilgisi öğretmeni Erdal Yücel’in saldırısına uğrayarak felç kalan ve o dönemde lise son sınıf öğrencisi olan İbrahim Akkaş, 31 yıllık yaşam mücadelesini dün kaybetti. Akkaş’ın cenazesi, memleketi Mengen’in Tabaklar Yazıkaya Camisi’nde kılınan namazın ardından Hacı Ahmetler köyünde defnedildi.

Öğretmen ve müdür şiddetiyle felç kalan gence son veda

"Sen eğitim şehidisin, vatan şehitlerine selam söyle"

Cenaze namazı kılınmadan önce İbrahim Akkaş’ın annesi Mahinur Akkaş, tabutun başında duygu dolu anlar yaşadı. Anne Akkaş, "Sen eğitim şehidisin. Bütün vatan şehitlerimize selam söyle. Hepsi seni bekliyor. Hepsi sana kucak açtı. Hepsi yanlarına bekliyor. Sen önce Allah’a sonra da onlara emanetsin. Hepsine çokça selam söyle oğlum. Seni hiç unutmayacağım. ’Anne’ dediğini de unutmayacağım. Benim sana hiç hakkım yok. Sen bana hakkını helal et oğlum" diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Öğretmen ve müdür şiddetiyle felç kalan gence son veda

"Gezemedi, eğlenemedi. ’Acıktım’, ’Su istiyorum’ diyemedi"

Ağabeyinin öğretmen ve müdür tarafından dövülmesinin ardından felç kaldığını ve 31 yıllık süreçte hayatını yaşayamadığını vurgulayan kardeşi Aysel Akkaş, "Düşünecek bir şey kalmadı. Sonuç ortada. Neler neler yaşamadık ki. 31 yılda ne o yaşadı ne biz yaşadık. Hiç bir ihtiyacını karşılayamadı. Gezemedi, eğlenemedi. ’Acıktım’, ’Su istiyorum’ diyemedi. Biz müdürün tekrar yargılanmasını istiyoruz. Ceza almayan öğretmenin ceza almasını istiyoruz. Bunların birisi İstanbul’da, diğeri Mengen’de yaşıyor. Sokağa çıkıyorlar. Toplumda karşılık görüyorlar. Hem müdür hem de o öğretmen toplumda karşılık görmesin. Utanmadan insanların içine çıkıyorlar. Toplumda karşılık görmesin vicdansızlar" dedi.

Öğretmen ve müdür şiddetiyle felç kalan gence son veda

"31 yıl boyunca biz yanındaydık"

Çocuğunun dayak yediğini fark ettiğinde bütün ailelere gidip uyarılarda bulunduklarını belirten anne Mahinur Akkaş, "Bunu biz yaşadık. Kimse yaşamadı. 31 yıl boyunca biz yanındaydık. Elimizden geleni yaptık. O zamanlar gençtik. Sürekli yanında oldum. Evladım elimden kayıp gitti. Müdüre 12 yıl ceza verdiler. Bu sürecin sadece 4 yılını yattı. Daha sonra iş verdiler ona. Sabah işe gitti akşamına çıktı. Bu ona ödül oldu. Biz o zamanlar diğer ailelere uyarılarda bulunduk. ’Dikkat edin’ dedik. ’Öğretmenler çocukları dövüyor’ dedik. Dikkatli olmalarını istedik. Birçok kişi bu kişilerden şikayetçi oldu. Öğretmenler çocukları hep dövdü. Biz çocuğumuza hep baktık yanında durmaya çalıştık. Her işine koştuk, yanında durduk. Ama bugün son yolculuğuna uğurluyoruz" diye konuştu.

Öğretmen ve müdür şiddetiyle felç kalan gence son veda

"Suçu benim üzerime yıkmaya çalıştılar"

Baba Hüsamettin Akkaş ise "31 sene çok şeyler yaşadık. Hapisteki adama maaş verdiler, iş verdiler. Suçu benim üzerime yıkmaya çalıştı. ’Babası dövdü’ dediler. Ben o süreci yaşadım. Benim kapıma geldiler, alıp götürdüler. 6 ay hastanede kaldım ben. O kadar kişinin şahit olmasına rağmen suçlu beni gösterdiler. Ben o süreci yaşadım. Kimse yaşamadı. 31 tane çocuk 1 tane öğretmen şahit olmasına rağmen beni suçlu gördüler. Ama ilerleyen süreçte öğretmen cezayı aldı. Çok şeyler yaşadık. Tekrar yargılanmalarını istiyoruz" şeklinde konuştu.

Öğretmen ve müdür şiddetiyle felç kalan gence son veda

Ne olmuştu

Olay, 30 Aralık 1993 yılında Bolu’nun Mengen ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, Mengen Lisesi’nde ortaokul son sınıf öğrencisi olan İbrahim Akkaş (46), derste arkadaşlarıyla konuştuğu gerekçesiyle Fen Bilgisi öğretmeni Erdal Yüce tarafından dövüldükten sonra teneffüste okul müdürü Zihni Yetkin’in yanına götürüldü. Okul müdürü Yetkin tarafından başı duvara vurularak tekme tokat dövülen İbrahim Akkaş, tekrar sınıfına gönderildi. Olaydan 2 saat sonra şiddetli baş ağrısı yaşayan İbrahim Akkaş, ders sırasında fenalaşarak bayıldı. Okul yetkililerinin aileye haber vermesi üzerine Akkaş, ailesi tarafından İzzet Baysal Devlet Hastanesi’ne götürüldü. İbrahim Akkaş’ın burada yapılan muayenesinde beyin kanaması geçirdiği tespit edildi. Ameliyatın ardından 6 ay boyunda hastanede kalan İbrahim Akkaş, bitkisel hayata girmesi sonucu felç kalarak yatağa mahkum kalmıştı.

Ailenin şikayeti üzerine haklarında dava açılan fen bilgisi öğretmeni Erdal Yüce ve okul müdürü Zihni Yetkin, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandıkları davada hapis cezasına çarptırıldı. 3 ay 10 gün hapis cezası alan Erdal Yüce’nin cezası ertelenirken, 12 yıl hapis cezası alan okul müdürü Zihni Yetkin, 4 yıl 8 ay tutukluluk süresinin ardından tahliye edildi.

Enes Bektaş - Emrah Sağıt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle "Belçika Ekonomik Misyonu" kapsamında Türkiye’yi ziyaret eden Belçika Kraliçesi Majesteleri Mathilde ve beraberindeki heyet ile İstanbul’da düzenlenen "Üst Düzey Türkiye-Belçika İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı"na katıldı. Baran, toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye ile Belçika arasında 2025 yılı sonu itibariyle ticaret hacminin 9,2 milyar dolara ulaştığını kaydederek, Ankara iş dünyası olarak Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkileri daha da iyi seviyelere çıkaracaklarını dile getirdi. "Belçika ile ticari ve ekonomik ilişkilerimizi daha da yukarılara taşımak için katkı sunmaya hazırız" İki ülke iş dünyası arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği imkanların artacağını düşündüklerini vurgulayan Baran, "Başkent Ankara, savunma ve havacılık sanayinden medikale, makine ve ekipman üretiminden yazılım ve teknoloji girişimlerine kadar pek çok stratejik sektörde güçlü bir ekosisteme sahip. Bu yönüyle Ankara’nın, Belçikalı firmalar için önemli fırsatlar sunduğunu düşünüyoruz. Özellikle yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim, lojistik ve Ar-Ge alanlarında ortak projeler geliştirilebileceğine inanıyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi’nce (DEHUKAM) Türk deniz yetki alanlarına ilişkin hazırlanan kanun taslağıyla ilgili "Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz" açıklaması yaptı. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi tarafından Türk deniz yetki alanlarına ilişkin kanun taslağı hazırlandı. Hazırlanan kanun taslağına ilişkin basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, şunları dedi: "Türkiye’nin, üç tarafının denizlerle çevrili olması nedeniyle deniz hukukuna ilişkin çalışmaları yakinen takip etmesi gerekiyor. Türkiye artık, deniz hukuku terminolojisinin sadece uygulayıcısı değil, aynı zamanda bu kavramların oluşturulmasında, hukuki hale gelmesinde doğrudan katkı sağlayan bir devlet. Ben bu noktadan sonra bu taslağın bir teklife, akabinde de bir kanuna kısa süre içerisinde dönüşeceğine inanıyorum. Kanun taslağının, Türkiye’nin denizlere bakışını en net şekilde ortaya koyan bir metin olduğunu düşünüyoruz. Türkiye bu kanun metnini hazırlarken herhangi bir ülkeyi paranteze alarak bir metin ortaya koymuş değil. Biz Türk milletinin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri dikkate alınarak yapılan çalışmalar neticesinde ortaya çıkan bir metinden söz ediyoruz. Başka ülkeler sanki dünyada sadece kendileri varmış gibi, Türkiye onları düşünerek bir şeyler yapıyormuş gibi düşünebilir. Bu kanun çalışmaları hazırlanırken çok da dikkate alınan bir husus olmadı. Zaten Türkiye’nin uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatleri var ve bunları da sürdürecek. ’Mavi Vatan kanunu’ Türkiye’ye ve Türk milletine hayırlı olsun." "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız, sadece Türkiye’yi çevreleyen denizler değil, Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği denizlerdir" DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara ise "Bizim anlayışımıza göre Mavi Vatanımız yalnızca Türkiye’nin etrafını çevreleyen denizler değil, bunun da ötesine geçerek Türk bayrağını dalgalandıran bir geminin ulaşabildiği tüm dünya denizleridir. Bu anlayışla Türkiye yalnızca kendisini çevreleyen denizleri değil, bunun ötesinde yer alan tüm dünya denizleriyle ilgili bir gündeme sahiptir. Söz konusu gündem, Türkiye’nin ulusal yetki alanlarının dışındaki biyoçeşitliliğin korunmasına ilişkin BBNJ anlaşmasına taraf olmasıyla da kendisi göstermiştir. Türkiye, geçtiğimiz dönemde Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne haklı gerekçeler ve özellikle Ege Denizi’ndeki özel koşulları dikkate almayan maddelerin nedeniyle ısrarlı itirafçı konumda bulunduğumuz üç maddesine karşı bu sözleşmenin bir uygulama anlaşması olan BBNJ anlaşmasına son dönemde taraf olmuştur. Yine Türkiye, son dönemde deniz hukuku alanındaki güncel gelişmelerle ilgili çok ciddi mesafeler kat etmiş. Bu mesafelerin iç hukuktaki yansımalarından en önemli denilen birisi olan Türk Deniz Yetki Alanı’nın kanununa ilişkin çalışmalar da artık önemli bir aşamaya gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkan Vekili Çağrı Erhan, DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara’nın yanı sıra DEHUKAM Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Önel, akademisyenler ve hukukçular katıldı.