ASAYİŞ - 04 Şubat 2019 Pazartesi 18:34

Burdur’da zehirlenme şüphesiyle 12 kişi hastaneye başvurdu

A
A
A
Burdur’da zehirlenme şüphesiyle 12 kişi hastaneye başvurdu

Burdur’un Bucak ilçesinde bulantı, kusma ve ishal şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuran 6’sı çocuk 12 kişinin tedavi altına alındığı bildirildi.

Burdur’un Bucak ilçesinde bulantı, kusma ve ishal şikayetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuran 6’sı çocuk 12 kişinin tedavi altına alındığı bildirildi.


Burdur Valiliğinden yapılan açıklamada, “bucak ilçe merkezinde, yoğunluğu bugün olmak üzere 3 Şubat 2019 Pazar gününden itibaren bulantı, kusma ve ishal şikayetleriyle sağlık kuruluşlarımıza vatandaşlarımız tarafından başvuru yapıldığı bilgisi alınmıştır. Şu an itibariyle 6’sı çocuk olmak üzere 12 vatandaşımız Bucak Devlet Hastanesinde gözlem amaçlı olarak tedavi altında bulunmaktadır. Diğer vatandaşlarımız ayakta yapılan tedavilerinin ardından taburcu edilmiş olup, hiçbir vatandaşımızın hayati tehlikesi bulunmamaktadır" denildi.


Rahatsızlığa sebep olan etkenin tespit edilmesi amacıyla çalışmaların sürdürüldüğü bilgisi verilen açıklamada İl ve İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından içme suyu depoları ve meskenlerden numuneler alınarak gerekli analizler yapılmak üzere laboratuvara gönderildiği kaydedildi.


Açıklamada ayrıca İl Sağlık Müdürlüğü tarafından mikrobiyoloji ve alan uzmanlarının yer aldığı ekip oluşturulduğu mahallinde çalışmalara başlanıldığı ve Bucak Belediyesince depolarda tedbir amaçlı ilave klorlama yapılıp bugün akşamdan itibaren içilebilir suyun şebekeye verileceği bilgisi paylaşıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Bayram arefesinde mezar başında adalet istedi: "Asıl suçlular dışarıda" Giresun’da iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak isterken bıçaklanarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Utku Konak’ın annesi, oğlunun mezarı başında gözyaşları içinde adalet çağrısında bulundu. Acılı anne, "Bir çocuk toprağa girdi, bir çocuk katil oldu. Asıl suçlular dışarıda geziyor" dedi. Kurban Bayramı arefesinde oğlunun Pınarlar köyündeki mezarını ziyaret eden anne Aysel Akkaya, mezar başında gözyaşlarına hakim olamadı. "Utku kavga eden değil, kavgayı ayıran bir çocuktu" Giresun’un Aksu Mahallesi’nde 29 Nisan akşamı meydana gelen olayda, iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak için bulunduğu sırada şüpheli N.T. tarafından bıçaklanarak öldürülen Yeniden Refah Partisi Giresun İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Konak’ın annesi Aysel Akkaya, "İki yavrum var, biri Utku’ydu. Daha 18 yaşındaydı. Üniversite öğrencisiydi. Siyasi hayatının başındaydı. Hayat dolu, çalışkan, vicdanlı bir çocuktu. Kavga eden değil, kavgayı ayırmaya çalışan bir çocuktu. Arabuluculuk için oraya gittiğini söylüyorlar ve ben de buna inanıyorum çünkü kavgacı değil, sevgi dolu, uzlaştırıcı bir çocuktu" dedi. "Asıl suçlular dışarıda" Cinayet zanlısının tutuklandığını ancak olayın azmettiricisi olduğunu iddia ettiği kişilerin halen serbest olduğunu savunan anne Akkaya, "Katil tutuklandı ama azmettirici olduklarını gösteren delillerin olduğu baba ve amca dışarıda. Asıl onların tutuklanmasını istiyoruz. Şahitler var, kamera kayıtları var, telefon görüşmeleri var. Kocaman insanların çocukları sakinleştirmesi gerekirken, bir çocuğun toprağa gitmesine, diğerinin katil olmasına sebep oldular. Bu kişiler ellerini kollarını sallayarak geziyor. Biz adalet istiyoruz. Katil ve azmettiricilerin en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "Annemi arayın" sözü yüreğine kazındı Oğlunun bıçaklandığı anlara ait görüntüleri hala izleyemediğini söyleyen anne Akkaya, "Kamera kayıtlarını izlemeye hala cesaret edemedim. Bana anlatıyorlar. En çok canımı yakan şey, yere düştüğünde insanların onu sadece izlemesi oldu. Oğlumun çevresindekilere telefonunu uzatıp ’annemi arayın’ dediğini öğrendim. Bu söz içimde kapanmayan bir yara oldu. Bu anlarda katil zanlısının amca ve babasının ise kimseyi yaklaştırmadıklarını söylüyorlar. Hastaneye kaldırıldı ama aşırı kan kaybından kurtarılamadı. Belki zamanında müdahale edilseydi bugün yaşıyor olacaktı" ifadelerini kullandı. "Sanki olacakları hissetmiş gibiydim" Oğlu ile son konuşmasını da anlatan anne Aysel Akkaya, o gün içinde yaşadığı huzursuzluğu unutamadığını da ifade ederek, "O gün defalarca konuştuk. Sürekli beni arar, fotoğraf gönderirdi. Ama belli bir saatten sonra ulaşamadım. İçime kötü bir his çöktü. Kahvaltıda ona içimde bir sıkıntı olduğunu söyledim. Bana, ’sıkılacak bir şey yok anne. Aynı anda 8 evladını kaybeden Gazzeli anneler var, haline şükret’ dedi. Beni teselli eden oydu. Maneviyatı çok güçlüydü. Çok karakterli bir çocuktu. Hayalleri vardı. Ben çocuklarımı babasız büyüttüm" diyerek gözyaşlarına boğuldu.