- 28 Şubat 2022 Pazartesi 17:40

28 Şubat mağduru öğretmenlik hayalini kadınlara Kur’an Kerim öğreterek gerçekleştirdi

A
A
A
28 Şubat mağduru öğretmenlik hayalini kadınlara Kur’an Kerim öğreterek gerçekleştirdi

Burdur’da başörtüsü nedeniyle sınıf öğretmenliği bölümünü tamamlayamadan okuldan uzaklaştırılan Hatice Kafalı, öğretmenlik hayalini Kur’an kurslarında öğreticilik yaparak gerçekleştirdi.

Burdur’da başörtüsü nedeniyle sınıf öğretmenliği bölümünü tamamlayamadan okuldan uzaklaştırılan Hatice Kafalı, öğretmenlik hayalini Kur’an kurslarında öğreticilik yaparak gerçekleştirdi. Kafalı 2012 yılındaki aftan faydalanarak arkadaşlarından 13 yıl sonra diplomasına kavuştu.


1997 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Burdur Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünü kazanan Hatice Kafalı (45), 28 Şubat postmodern darbesi sonucunda başörtüsüyle okula alınmamaya başladı. 1 yılı normal olarak tamamlayan Kafalı, 2. sınıfa geçtiğinde ise başörtüsü nedeniyle okula alınmamayla karşı karşıya kaldı. Öğretmenlerinin isteğine rağmen başörtüsünü çıkartmayan Hatice Kafalı, aldığı uzaklaştırma cezası nedeniyle eğitimine devam edemedi. Okul sınırları içerisine alınmadıklarını belirten Kafalı, o süreçte herhangi bir dekan ve ya rektöre de ulaşamadıklarını söyledi.


Kendisini en çok üzen durumun ise aynı puan ve becerilere sahip olduğu diğer arkadaşlarına hiç bir şey söylenmezken kendilerinin engellenmesi olduğunu belirten Kafalı, “Başka şehirlerde, başka üniversitelerde yasaklar başlamıştı. Burdur’da daha bir şey yoktu, Biz 1 yıl herhangi bir sıkıntı yaşamadan, hiçbir problem yaşamadan döneminizi tamamladık. Asla aklımıza gelmezdi. İlk başladığımızda üniversiteden mezun oluruz, ondan sonraki yaşantımızı çalışan bir insan olarak devam ederiz diye düşünüyorduk. Zaman zaman kafamızda soru işaretleri de oluşuyordu. O yaşın verdiği psikoloji şöyleydi, 1 yıl boyunca aynı üniversiteye herkes kendi istediği kıyafetle girip orada bulunmuştu. Birçoğuyla arkadaş olmuştuk, sıkıntı yaşanmamıştı. Diğer arkadaşlarınızla aynı kurallara, aynı başarıya sahipken o arkadaşlarına hiçbir şey söylemeyip, size işte başörtüyle sınıfa girmenin yasak olduğunu, başımız açık gelmenin bizim için daha iyi olacağını söyleyen hocalarımızla karşılaştık. Bunlar hep bize uygulanıyordu. Diğer arkadaşlarımıza hiçbir şekilde bir zorluk çıkarılmıyordu. Burası beni çok üzmüştü. Sanki ikinci sınıf vatandaşız, ne bileyim kötü bir davranış sergileyen insan konumuna düşürülüyorduk. Orası beni o yaşlarda çok üzmüştü” dedi.



"Kur’an Kurslarında öğreticilik yaparak öğretmenlik yaptım"


2001 yılında mezun olan arkadaşlarının atandığı haberlerini alan Kafalı, okuldan uzaklaştırılan arkadaşlarıyla kendilerinin atandığı hayalini kurduklarını söyledi. Türkiye’nin neresinde görev yapacakları hayallerini kurarken de çok duygulandıklarını ifade etti.


Kuran Kursu öğreticisi olan Kafalı, öğretmenlik hevesini öyle giderdiğini belirterek, “Elhamdülillah atlattık. O zaman tabi çok ağladık. Çünkü ailemiz o zamanlar ‘Acaba açıp okusan iyi mi olur ki’ gibi bazı cümleler kurardı. O da bize çok zor gelirdi, bizi sokağı atsalar belki bu kadar üzmezdi. Biz o dönemde işte okuyamadık. Her şeyi bir kenara bırakıp çekilmedim. Önlisans okurken, dışarıdan Kur’an kursu hocalığı yaptım. O öğretmenlik hevesimi oralarda almış oldum. Öğrenciler olmasa da kadınlara Kur’an’ı öğreterek o hevesimi gidermeye çalıştım” şeklinde konuştu.



Arkadaşlarından 13 yıl sonra diplomasına kavuştu


2012 yılındaki aftan yararlandığını söyleyen Kafalı, “2012 yılında atandıktan sonrada normal af çıktı. Başörtülü olarak okula gitme affımız çıkınca onu da değerlendirmek istedim. Tekrar okuluma başvurdum, devam ettim. 2012 yılında başladım, 2014 yılında Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi sınıf öğretmenliğinden mezun oldum. 2000 yılında 2001 yılında almam gereken eğitim fakültesi diplomamı 2014 yılında elde etmiş oldum. Biz elimizden geldiği kadar sabrederek bu işle rahatlatmaya çalıştık. O zamanların psikolojisi gerçekten çok farklıydı” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuklu TEKNOSEL Teknoloji Festivali başladı Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ve İnnoPark iş birliğiyle düzenlenen TEKNOSEL 2026 Teknoloji Festivali büyük bir heyecanla başladı. Selçuklu’da teknoloji alanında gençlere ışık tutacak olan ve onların yeteneklerini sergileyecekleri Selçuklu TEKNOSEL Teknoloji Festivali başladı. Bu yıl 3.’sü düzenlenen ve festival haline getirilen TEKNOSEL 2026 robot yarışmaları ve teknoloji yarışmaları olmak üzere iki aşamadan oluşuyor. Selçuklu Belediyesi Uluslararası Spor Salonu’nda teknolojiye ilgi duyan gençleri bir araya getiren festival, ilk günden büyük ilgi gördü. Anadolu’nun en büyük teknoloji festivali olan TEKNOSEL gençlerin bilim ve teknoloji alanındaki yetkinliklerini artırmayı, yenilikçi fikirlerini ortaya koymalarını ve geleceğin teknoloji liderleri olarak yetişmelerini hedefleyerek Selçuklu’da adeta teknoloji şöleni yaşatıyor. Festivalin ilk aşaması olan Robot Yarışmaları, ortaokul ve lise düzeyinde bir danışman öğretmen ve iki yarışmacı öğrencinin bulunduğu toplam 587 takım ve bin 761 katılımcıyla gerçekleşiyor. "TEKNOSEL vasıtasıyla gençlerimizin ülkemize ve milletimize katkı sunmalarına fırsat vermiş olacağız" Selçuklu TEKNOSEL Teknoloji Festivali’nin bu yıl 3.’sünü hayata geçirdiklerini belirten Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Yine çok büyük bir coşku, öğrencilerimizin çok büyük bir teveccühü var. Çok sayıda okulumuz bu yarışmalara katıldı. Bin 761 katılımcımız, yarışmacımız var. 7 farklı kategoride robot yarışlarında mücadele ediyorlar. 3 gün boyunca bu yarışlar devam edecek. Çocuklarımız, gençlerimiz burada robotlarını kendileri imal ediyor ve kendi yaptıkları robotlarla farklı kulvarlarda yarışmalara dahil oluyor. Tabii bizim için de büyük bir heyecan. Çünkü gençlerimizin teknolojiyle buluşması, onların kendilerini ifade edebilmeleri, üretebilmeleri ve ürettikleri robotlarla burada yarışabilmeleri çok önemli. Çünkü bugün bizim savunma sanayinde geldiğimiz nokta aslında bu küçük çalışmalarla başlayan ve ortaya çıkan büyük neticelerle sonuçlanan çalışmalar. Çok farklı alanlarda çocuklarımız proje ürettiler, inovatif yeni fikirler ürettiler ve bu projelerini de hayata geçirdiler. İnanıyorum ki buradaki yarışmaların sonunda toplumsal hayatımıza dokunan, çevreye katkı sağlayan, teknolojik anlamda hayatımızı kolaylaştıran, nitelikli fikirler, projeler ortaya çıkacak ve bu projelerle birlikte Konyamızda sanayinin gelişimine de teknolojinin gelişimine de çok önemli katkıları sağlayacağımızı düşünüyorum. İnşallah gençlerimizi sporla, sanatla, müzikle buluşturduğumuz gibi teknolojiyle de TEKNOSEL vasıtasıyla buluşturarak onların yeni fikirleri üretmelerine, yenilikçi yaklaşımlarla ülkemize ve milletimize katkı sunmalarına fırsat vermiş olacağız. Bütün yarışmacı ekiplerimize başarılar diliyorum. İnşallah teknoloji festivalini pazar gününe kadar dolu dolu geçireceğiz. Perşembe gününe kadar devam edecek robot yarışlarından sonra, Cuma gününden itibaren de Selçuklu Kongre Merkezi’nde proje sunumları olacak. Bütün hemşehrilerimizi, teknoloji severleri, gençlerimizi Selçuklu Kongre Merkezi’ndeki teknoloji yarışlarına, proje yarışlarına ve oradaki sunumları izlemeye de davet ediyorum" diye konuştu. Festivalin açılış törenine Konya Valisi İbrahim Akın, Konya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mustafa Uzbaş, Meram Kaymakamı Bayram Yılmaz, İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Sağdıç, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Murat Karakoyunlu, İnnoPark Genel Müdürü Ali Kahraman, AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı Arif Bağcı, AK Parti il ve ilçe yönetim kurulu üyeleri, belediye meclis üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Bingöl Bingöl’de Deprem Master Planı değerlendirmesi yapıldı Bingöl’de Deprem Master Planı kapsamında yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Vali Cahit Çelik başkanlığında gerçekleştirilen programda, Bingöl Üniversitesi Enerji, Çevre ve Doğal Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Kenan Akbayram tarafından yürütülen çalışmalar hakkında sunum yapıldı. Programda; zemin ve jeofizik çalışmaları, sismik risk analizleri, deprem güvenli yerleşim alanları, afet lojistiği, sağlık hizmetleri, psiko-sosyal uyum, afet yönetimi ve deprem bilgi altyapısı gibi birçok başlık ele alındı. Bingöl’ün en büyük gerçeklerinden birinin deprem olduğunu belirten Vali Cahit Çelik, yapılan çalışmanın kent için önemli bir yol haritası oluşturduğunu söyledi. Çelik, "Bingöl’ün en büyük gerçeği depremdir. Deprem Master Planı kapsamında bilim insanlarımızın ortaya koyduğu çalışmalar, ilimizin afetlere karşı daha hazırlıklı hale gelmesi adına ciddi bir yön çizmektedir. Toplanma alanlarından sivil toplum kuruluşlarına kadar birçok konuda öneriler sunuldu. Bu çerçevede Bingöl’ü depreme karşı daha dayanıklı hale getirmek için gerekli çalışmaları sürdüreceğiz" dedi. Yaklaşık bir yılı aşkın süredir yürütülen çalışma kapsamında Bingöl merkez ilçesinin detaylı şekilde analiz edildiğini belirten Bingöl Üniversitesi Enerji, Çevre ve Doğal Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Kenan Akbayram ise, "Bu master plan çalışmasında Bingöl’ün mikro bölgeleme çalışmaları gerçekleştirildi. Bunun yanında yapıların olası risklerinin belirlenmesi, daha deprem dayanımlı ve insan odaklı kent planlamasının nasıl yapılacağı konusunda çalışmalar yürütüldü. Ayrıca afet öncesi hazırlıkların psikososyal, ekonomik ve hukuki boyutları da ele alındı" diye konuştu. Akbayram, hazırlanan planın coğrafi bilgi sistemleri altyapısına entegre edileceğini belirterek, olası afet risklerinin yönetiminde kamu kurumlarına önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.