ASAYİŞ - 16 Temmuz 2025 Çarşamba 01:58

Burdur’da "15 Temmuz" kortej yürüyüşü ve anma programı

A
A
A
Burdur’da "15 Temmuz" kortej yürüyüşü ve anma programı

Burdur’da düzenlenen 15 Temmuz Demokrasi ve Birlik Günü programında konuşan Şehit Özel Harekat Polisi Akif Altay’ın oğlu Niyazi Altay, "Türkçülük bir bayrak yarışıysa biz bu sancağı düşürmemeye and içtik. Türkçülük damarlarımızdaki asil kanın hakkını vermekse işte buradayız. Tıpkı kahraman Özel Harekat Polisi Şehit Akif Altay gibi." dedi.



Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından 15 Temmuz 2016 yılında düzenlenen hain darbe girişiminin engellenmesinin 9. yılında Burdur’da şehitleri ve gazileri anma programı düzenlendi. Gazi Caddesi üzerinde gerçekleştirilen 100 metre Türk bayrağı eşliğinde kortej yürüyüşü sonrasında Cumhuriyet Meydanı’nda toplanıldı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan Cumhuriyet Meydanı’nda ki etkinlik Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti.


"Biz bu sancağı düşürmemeye and içtik"


15 Temmuz gecesi Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığı’na F16 uçağıyla düzenlenen bombalı saldırıda şehit olan Özel Harekat Polisi Akif Altay’ın oğlu Niyazi Altay programda, "Bugün burada vatan toprağının vatan toprağının her karışında hissedilen bir acıyı, gururu ve bir inancı dile getirmek için karşınızdayım. Bu kürsüde sadece bir evlat değilim. Aynı zamanda bir şehidin emanetiyim. Temmuz gecesi Ankara Gölbaşı’nda Özel Harekat Daire Başkanlığı’nda eğitici olarak görev başındayken haince bombalanan ve şehit düşen babamın sesiyim, nefesiyim. O gece Türk Milleti’nin damarlarındaki asil kan ihanete karşı çelikleşti. Bombalara karşı göğsünü siper eden, kurşunlara karşı imanla duran o insanlar birer fert değil, Türk tarihinin Metehan’dan bu yana sürdürülen ruhunun yaşayan temsilcileriydi. Ve babam. O da o gecenin şanlı direnişçisiydi. Bir polisti belki ama ondan önce bir Türk’tü. Görevini sadece meslek aşkıyla değil Türklüğün özü olan vatan sevgisi ile yaptı. Türkçülük bir bayrak yarışıysa biz bu sancağı düşürmemeye and içtik. Türkçülük damarlarımızdaki asil kanın hakkını vermekse işte buradayız. Tıpkı kahraman Özel Harekat Polisi Şehit Akif Altay gibi. Türkçülük bir karakterdir. Hakkı savunma, adaleti yaşatma, zalimin karşısında dimdik durmaktır. Babam da o gece zalimin karşısında durdu. Bir an bile tereddüt bile etmeden. Türkçülük sadece sözde değil özde yaşanır. Her davranışımız, her kararımız, her nefesimiz Türk Milleti’ne hizmet olmalıdır. Bugün bizlere düşen görev sadece şehidimizi anmak değil onların emanetini omuzlarımızda taşımaktır. Bizler şehitlerin çocukları olarak büyürken acıyı ilmek ilmek sabırla ördük ama yılmadık. Çünkü biliriz ki Türk’ün yurdu sahipsiz değildir. Çünkü bir milletin evlatları düşse de dizlerinin üzerine kalkmasını daima bilir. 15 Temmuz gecesi bir milletin dizlerinin üzerinden nasıl dimdik ayağa kalktığını tüm dünyaya gösterdiği bir gecedir. Çünkü biz Türkçülüğü kuru bir söylem olarak değil vatanımızın temeli olarak görüyoruz. Bu vatan bizim yuvamızdır. Bu toprak bizim şerefimizdir. Bu bayrak bizim namusumuzdur. Şehitler ölmez. Çünkü onların adı dillerde değil gönüllerde yaşar. Babamın adı artık sadece kimliğinde değil bu milletin kalbinde yaşıyor. Varlığımız Türk varlığına armağan olsun." dedi.


7’den 70’e her kesimin katıldığı programda Burdur Valisi Dr. Türker Öksüz, AK Parti Burdur Milletvekilleri Prof. Dr. Adem Korkmaz da birer konuşma yaptı.


Vali Tülay Baydar Bilgihan, "Yüreği vatan sevgisiyle yoğrulmuş bir milletin, hürriyetine ve iradesine sahip çıkmak için topyekûn ayağa kalktığı o kutlu gecenin yıl dönümünde, bir kez daha aynı heyecan ve kararlılıkla buradayız." diyerek başladığı konuşmasında, "15 Temmuz ruhu; vatan sevgisinin, özgürlük aşkının ve millet olma bilincinin de en güçlü tezahürlerinden biridir. Bu bilinçle ilelebet anlatılacak bu destanda en kutsi mertebe, vatanın dört bucağında bu menfur kalkışmaya, bu ’hayasızca akına’ karşı bir an bile tereddüt etmeden göğsünü siper eden, aralarında hemşehrimiz Şehit Akif Altay’ın da bulunduğu 253 şehidimize aittir. Kadınıyla erkeğiyle 2196 vatan sevdalısı da o gece gazilik onuruyla şereflenmiştir. Aziz şehitlerimizin ve gazilerimizin fedakârlığı; bu toprakların ilelebet bağımsız kalacağının en güçlü teminatı, bir milletin yeniden şahlanışının, birlik ve beraberliğinin simgesidir." ifadesinde bulundu.


Konuşmaların ardından sancak koşusuna katılan sporcular tarafından getirilen sancak Vali Tülay Baydar Bilgihan’a takdim edilirken sporculara ödülleri takdim edildi.


15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü anma programı 15 Temmuz Şehitler Anadolu Lisesi öğrencisi Muahmmed Durmaz’ın "Otuz Kuş" adlı şiirini okuması, Güzel Sanatlar Lisesi öğretmenlerinin Kahramanlık türküleri konseri, İl Müftülüğü İlahi Grubu tasavvuf musikileri dinletisi ile devam etti. Saat 00.13’te tüm camilerde sala okunurken vatandaşlar tarafından gecenin geç saatlerine kadar demokrasi nöbeti tutuldu.




Burdur’da "15 Temmuz" kortej yürüyüşü ve anma programı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çevre düzenlemesi devam ediyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğinde yürütülen Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi’nde çalışmaların yüzde 87’si tamamlandı. Projede konutlardaki ince işçilikler ile çevre düzenleme ve peyzaj çalışmaları sürüyor. İzmit Cedit Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm projesinde 47 bloktan oluşan alandaki betonarme imalatlar tamamlandı. Projede kaba inşaatın yüzde 100 seviyesinde tamamlandığı, genel ilerleme oranının ise yüzde 87’ye ulaştığı bildirildi. Proje kapsamında yer alan 1.097 konut ve 1 ticaret merkezinde dış cephe kaplama ile boya işlemlerinin büyük bölümü tamamlandı. Konutların iç bölümlerinde ince işçilikler devam ederken, altyapı, çevre düzenleme ve peyzaj çalışmaları da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Dar sokakları ve yapı stoku nedeniyle riskli alan ilan edilen bölgede yürütülen proje kapsamında eski yapıların yerine yeni konut alanları inşa ediliyor. Deprem yönetmeliğine uygun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı TOKİ ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde yürütülen proje kapsamında inşa edilen yapıların, güncel deprem yönetmeliğine uygun olarak yapıldığı belirtildi. Eski yapıların bulunduğu alanda, konutların yanı sıra cadde ve sosyal alan düzenlemelerine de yer verildi.
Erzurum Tuncay Sonel’in polisteki sorgusu sürüyor Gülistan Doku soruşturması kapsamında önceki gün Elazığ’da gözaltına alınan ve daha sonra Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in polisteki sorgusu devam ediyor. 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Tunceli Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişim Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında cinayet şüphesiyle 7 ilde operasyon düzenlenmiş ve 13 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturmada şu ana kadar tutuklananların sayısı 10 oldu. Soruşturma kapsamında oğlu Mustafa Türkay Sonel ve koruma polisi Ş.E. tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Mülkiye Başmüfettişi Tuncay Sonel, İçişleri Bakanlılığı tarafından açığa alınmıştı. Elazığ’da olduğu tespit edilen Tuncay Sonel, 17 Nisan 2026 günü Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınmış ve daha sonra karayoluyla sabah saatlerinde Elazığ’dan Erzurum’a getirilmişti. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, Tuncay Sonel’in "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçunu işlediğine ilişkin yeterli şüphe bulunduğu değerlendirilmişti. Halen Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nde sorgusu devam eden Tuncay Sonel’in, buradaki işlemleri tamamlandıktan sonra Erzurum Adliyesi’ne getirilmesi bekleniyor. Tuncay Sonel ile ilgili soruşturmayı ilgili mevzuat gereği Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı yürütüyor. Tuncay Sonel’in getirilmesi beklenen Erzurum Adliyesi ve çevresinde ise tam bir sessizlik yaşanıyor. Gülistan Doku soruşturması kapsamında gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, dün Tunceli Adliyesi’nde sevk edildiği mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Bursa Bursa’da arı kovanlarına ayı saldırısı Uludağ eteklerindeki bir köye yakın arı çiftliğine gece saatlerinde giren ayı ailesi, arıcıların kabusu oldu. Anne ayı ve iki yavrusunun kovanlara ulaşmaya çalıştığı anlar güvenlik kameralarına yansıdı. Osmangazi ilçesine bağlı Yiğitali Köyü’nde elektrikli tellerle çevrili alana yaklaşan ayı ailesinin, özellikle anne ayının kovanlara ulaşmak için büyük çaba sarf ettiği görüldü. Görüntülerde, anne ayının tellere temas ederek bir süre zorlandığı, çarpılmanın etkisiyle geri çekildiği, yavruların ise çevrede dolaştığı anlar dikkat çekti. Kısa süreli panik yaşayan ayı ailesi, ardından bölgeden uzaklaştı. Arı çiftliği sahibi Yiğit Şerbetci, bölgede ayıların sıkça görüldüğünü belirterek yaşananları şu sözlerle anlattı: "Bizim köyümüzde sürekli ayı olur ama sonuçta bu doğayı birlikte paylaşmaya çalışıyoruz. Bahçelerimizi korumak için tek çaremiz elektrikli tel. Kamera kayıtlarında da görünüyor, ayı çarpıldıktan sonra gidiyor. Ayı olan bölgelerde arıcılık yapan meslektaşlarımızın tek çaresi elektrikli tel. Orada değildim ama daha önce başka bir arkadaşımın da başına geldi, telin altından kazıp ulaşabiliyor. Daha öncesinde de 25 kovanıma zarar vermişti, kurtaramamıştık." Öte yandan, üreticiler, özellikle bahar aylarında yiyecek arayışına çıkan ayıların yerleşim yerlerine daha fazla yaklaşmaya başladığını belirterek, hem kendi güvenlikleri hem de hayvanların zarar görmemesi için önlemlerin artırılması gerektiğini ifade ediyor.
İstanbul Pendik’te atlarla şifa: Yaşlılar için atla terapi dönemi başladı Pendik’te başlatılan atlı terapi programında, Vefa Kıraathanesi sakinlerinin at binmenin ritmik hareketleriyle denge, koordinasyon ve kas gücü desteklenirken; Parkinson ve demans gibi nörolojik rahatsızlığı bulunan yaşlı bireylerin işlevselliğinin artırılması ve fiziksel ile psikolojik iyilik hallerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Pendik Belediyesi tarafından yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik atlı terapi uygulaması başlatıldı. Program kapsamında gerçekleştirilen tımar, dokunma ve yele örgüsü gibi uygulamalarla Vefa Kıraathanesi sakinlerinin ince motor becerilerinin geliştirilmesi hedeflenirken, duyusal farkındalık ve sosyal etkileşimlerinin artırılması amaçlanıyor. Uzmanların kontrolünde at binmeyle yaşlı bireylerin atın ritmik hareketleri eşliğinde denge, koordinasyon ve kas aktivasyonunun desteklenmesi sağlanıyor. Öte yandan, atlı terapiyle yaşlı bireylerin denge ve postür gelişiminde olumlu ilerlemeler gözlemlenirken, parkinson ve demans gibi nörolojik rahatsızlığı olan bireylerin işlevselliğinin desteklenmesi de hedefleniyor. "Atlı terapiyle direnç ve dengemi sağlar oldum" Atlı terapiye katılan Vefa Kıraathanesi sakini Elife Çelik, "72 yaşındayım, atlı terapi etkinliği çok güzel oldu. Bende parkinson var. Direnç sahibi oldum ve dengemi sağlar oldum. Soğanları bile doğrayamıyordum, bir şey taşıyamıyordum. Şükür onları yapar oldum. Vallahi çok güzel ben 4 yıldır geliyorum buraya, çok faydasını gördüm ve sağolsun hocalarımız da bize beden hareketleri yaptırıyorlar. Güzel ben çok beğeniyorum, çok memnunum" diye konuştu. "Fiziksel ve psikolojik olumlu etkileri oldu" Etkinlikle ilgili konuşan Klinik Psikolog Dr. Sezen Koçyiğit, "Pendik Belediyesi Vefa Kıraathanesi sakinleriyle gerçekleştirdiğimiz atlı terapi uygulamasıyla yaşlı bireylerde fiziksel düzeyde; denge, koordinasyon ve kas aktivasyonunda belirgin artışlar gözlemledik. Parkinson belirtileri olan katılımcılarda hareket alışkanlıklarında iyileşmeler dikkat çekti. Ancak çalışmanın en güçlü etkisi yalnızca fiziksel değil, psikososyal düzeyde ortaya çıktı. Katılımcıların içe kapanıklıklarının azaldığını, daha fazla iletişim kurduklarını ve sosyal hayata yeniden daha aktif şekilde katıldıklarını gözlemledik. Atla kurulan temas; güven duygusunu, sakinliği ve anda kalma becerisini destekledi. Bu durum, kaygı düzeylerinde azalma ve genel iyi oluş halinde artış olarak yansıdı" ifadelerini kullandı. "Öz yeterlilik ve yaşam motivasyonları arttı" Atlı terapinin yaşlı bireylerin motivasyonlarını artırdığını söyleyen Dr. Sezen Koçyiğit, "Atlı terapinin bir diğer önemli katkı ise katılımcıların kendilerini yeniden üreten, deneyimleyen ve sürecin aktif bir parçası olan bireyler olarak hissetmeleri oldu. Çünkü bu süreçte yalnızca at binme değil; atın yıkanması, bakımı ve yele örme gibi etkinliklerle "ben yapabiliyorum" duygusunu yeniden kazandırmayı hedefledik. Bu da yaşlılık döneminde son derece kritik olan öz yeterlilik ve yaşam motivasyonunu doğrudan olumlu yönde etkiliyor" dedi.
Gaziantep 300 yıllık Zincirli Bedesten turistlerin gözdesi Gaziantep’te 300 yıllık geçmişiyle ticaretin kalbi olan tarihi Zincirli Bedesten, GAP turları ile yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline geldi. Asıl adı Hüseyin Paşa Bedesteni olan ve 1718 yılında Darendeli Hüseyin Paşa tarafından yaptırılan 300 yıllık tarihi Zincirli Bedesten, kentin en eski ticaret alanlarından biri olarak dikkati çekiyor. Kültür Yolu’nun üzerinde bulunan ve şehir merkezinde yer alması dolayısıyla ulaşımın da kolay olduğu Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri durumunda bulunuyor. Yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor Gaziantep’te geçmişte ticari hayatın merkezi olan ve bugünde büyük ilgi gören tarihi Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görüyor. Kentteki tarihi alışveriş noktalarından biri olan Zincirli Bedesten, yenilenmiş yapısı ve otantik atmosferiyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Halk arasında "Kara Basamak Bedesteni" olarak da bilinen Zincirli Bedesten, yerli ve yabancı turistlere alışveriş ve kültür deneyimini bir arada sunuyor. Gaziantep’in en kıymetli ve önemli mirasları arasında yer alan ve binlerce yıllık geçmişe sahip olan Zincirli Bedesten’de daha çok hediyelik ve turistik eşyalar ile Antep fıstığı, kurutmalık, baharat ve kente ait yöresel ürünlerin satılıyor. Gaziantep’in ticaretine ve turizmine hizmet ediyor 300 yıldır Gaziantep’in ticaretine ve turizmine hizmet eden Zincirli Bedesten’i gezen turistler, doğal ve yöresel ürünlerin yanı sıra geleneksel el sanatları ile hediyelik ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Geçmişin bütün renklerini barındıran tarihi çarşıda turistler, alışveriş yaptıkları esnada tarihe yolculuk yapıyor. Özellikle hafta sonları yaşanan turist hareketliliği esnafı çok mutlu ediyor. "Turist yoğunluğu bizi mutlu ediyor" Bedesten esnaflarından Selim Öztop, tarihi Zincirli Bedesten’in yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi gördüğünü belirterek, "Tarihi Zincirli Bedesten, Osmanlı döneminde, yaklaşık 300 yıl önce yapılmış tarihi bir çarşıdır. Tarihi Zincirli Bedesten, daha çok alışveriş için yapılmış olan bir yapı olduğu için günümüzde de alışveriş için turistlerin ziyaret ettiği bir mekan oluyor. Tarihi Zincirli Bedesten, Kültür Yolu güzergahının tam ortasında bulunuyor. Gaziantep’e dair tüm el sanatlarını burada görebiliyoruz. Çarşımızda Başlıca bakır, sedef, çini, telkari, kuruyemişçiler ve baharatçılar gibi esnaflarımız var. Tüm bu ürünleri tek seferde çarşımıza girip alabiliyorsunuz. Son dönemlerde turistlerin çarşımıza ilgisi çok daha iyi arttı. Özellikle nisan, mayıs, eylül ve ekim aylarında bizim ‘sezon’ dediğimiz dönemde ciddi bir yoğunluk oluyor" dedi. "Her zaman misafirlerimizi bekliyoruz" Tarihi dokunun yaşatıldığı, el emeği bakır, sedef ve çini işlemelerinin yanı sıra üfleme camların, doğal kurutmalıklar ile organik kökboyası kullanılarak yapılan kutnu kumaş dokuması gibi kente özgü birçok ürünün Zincirli Bedesten’de yer aldığını belirten Erhan Yeter de, "Şehrimizde gerek yerli gerek yabancı turist olmak üzere birçok misafiri ağırlıyoruz. Yöresel lezzetlerimiz ve yöresel hediyelik eşyalarımız ilgi çekiyor. Gaziantep çok zengin bir şehirdir. Yurt dışından veya yurt içinden olsun, bütün misafirlerimizi ağırlamaktan şeref duyarız. Her zaman misafirlerimizi bekliyoruz, kapımız kendilerine sonuna kadar açıktır. Depremden sonra bayağı bir sıkıntı yaşadık. Ama elhamdülillah turlarımız akın akın şehrimize geliyorlar" ifadelerini kullandı. "Turistlerimizi çarşımızda ağırlamaktan mutluluk ve şeref duyuyoruz" İstanbul’daki tarihi Kapalı Çarşı gibi Gaziantep’teki Zincirli Bedesten’in de kentin en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Halil Karabacak da, "Yurt dışından ve yurt içindeki bütün turistlerimizi burada ağırlamaktan mutluluk ve şeref duyuyoruz. Depremden sonra yeni toparlanan şehrimize turistlerin gelmesi hem ekonomik açıdan hem de manevi açıdan bizi çok güzel etkiliyor. Allah’ın izniyle daha güzel olacağını düşünüyoruz" diye konuştu.