EKONOMİ - 19 Mayıs 2025 Pazartesi 12:41

Küresel ısınma ve don gül üretimini vurdu, rekolte yarı yarıya düştü

A
A
A
Küresel ısınma ve don gül üretimini vurdu, rekolte yarı yarıya düştü

Burdur’un Karakent köyünde göl kenarında yapılan gül üretimi bu yıl küresel ısınma ve don olaylarından olumsuz etkilendi. Gül bahçelerinde hasat başlarken, verim geçen yıla göre yarı yarıya düştü.


’Güller ve Göller Diyarı’ Burdur, her bahar rengarenk gülleriyle doğanın en güzel tablolarından birine ev sahipliği yapıyor. Ancak bu yıl göl kıyısındaki gül bahçelerinde başlayan hasat, iklim krizinin acı yüzüyle karşı karşıya. Küresel ısınmanın etkisi ve şiddetli donlar, yıllık 600-700 kilogram olan dekarlık gül verimini 150-200 kilograma kadar geriletti. Doğanın nazlı güzeli güller, bu sene zor bir sınav veriyor.


Bölgenin hızla tükenen su kaynaklarına rağmen, gül üretimi adeta bir yaşam kaynağı olmaya devam ediyor. Mısır ve yoncaya kıyasla yüzde 75 daha az su tüketen gül, sadece doğayı değil, ekonomiyi de canlandırıyor. Ayrıca Burdur Gölü’nün tozlarının yayılımını engelleyen gül, hem çevre hem de insan sağlığı için büyük bir koruyucu görev üstleniyor.


Burdur Gölü kenarında yaklaşık 400 dekarlık alanda sürdürülen bu değerli üretim, sadece gül yağı ihracatıyla değil, bölgedeki ekoturizm hareketliliğiyle de ekonomiye can veriyor. Geçen yıl litre başına 11-12 bin euro arasında seyreden gül yağı fiyatlarının, bu yıl yüzde 40 düşerek 7-10 bin euro bandına gerilemesi bekleniyor. Üretim hedefleri de donun etkisiyle yarı yarıya düşerek 50-100 litreden 20-30 litreye inmiş durumda.


Küresel ısınma ve don olayları, Burdur’daki gül bahçelerinde çiçek tomurcuklarının olgunlaşmasını engelledi. Birçok alanda tomurcuklar don nedeniyle zarar görürken, bazı alanlarda sadece yaprakların kaldığı gözlendi. Bu durum, gül üretimindeki dramatik düşüşün temel sebeplerinden biri olarak öne çıkıyor.


Burdur’un eşsiz gül bahçeleri, zorluklara rağmen her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Bu yıl ekoturizmin daha da canlanması beklenirken, bölge halkı umudunu koruyor. Güller, Burdur’un hem doğasına hem de ekonomisine hayat vermeye devam ediyor.



Gül bahçeleri göl tozlarına perdeleme yapıyor


Göller yöresinde iklim değişikliği ve artan tarım hayvancılık faaliyetlerinin su kaynaklarını ciddi şekilde etkilediğini söyleyen Lisinia Proje alanı sorumlusu ve gül üreticisi Öztürk Sarıca, "Göller yöresinde özellikle küresel ısınmaya bağlı suların hızlı bir şekilde buharlaşması, bunun yanında yöredeki büyükbaş hayvancılık, mısır ve yonca üretiminin artmış olması maalesef yeryüzü sularını bitirmiş olduğu gibi yer altı sularını da ciddi anlamda etkiledi. Burdur Gölü bunun en canlı örneklerinden bir tanesi. Gül, mısır ve yoncaya göre yüzde 75 oranında daha az su tüketen bir bitki. Aynı zamanda ekonomik değeri çok yüksek bir bitki. Gölde tozlaşan alanların tozları özellikle yakın çevreye yayılırken tıbbi aromatik bitkiler ve gül, tozlar konusunda ciddi anlamda bir perdeleme yapıyor. Bu perdeleme sayesinde tozlar insan sağlığını daha az etkiler hale geliyor ve daha uzak yerlere taşınmasını engellemiş oluyor. Tabii ki o yüzden gül üretimi Burdur Gölü ve çevresinde olmazsa olmazımız" dedi.



Küresel ısınma ve yaşanan don olayları verimi yarı yarıya düşürdü


Burdur Lisinia projesinde gül hasadı başladığını ancak iklim şartlarının verimi olumsuz etkilediğini açıklayan Sarıca, "Burdur Lisinia’da gül hasadımız başladı. Ama son yıllardaki küresel ısınmanın etkileri maalesef üretimimizi de etkilemiş durumda. Özellikle son yaşanan donlar nedeniyle dekarda yaklaşık 600 ile 700 kilograma kadar aldığımız gül verimi şu anda 150 ile 200 kilograma kadar düşecek gibi görünüyor. Donlar ile birlikte tomurcukların gelişimi tamamen durdu ve don aldı. Dolayısıyla bahçelerde eski görselimiz olmasa da gülü toplamak durumundayız. Çünkü Türkiye ekonomisine çok ciddi bir katkısı var. Yaklaşık 400 dekarlık bir alanda biz şu anda gül üretimi yapıyoruz. Bunun yanında gül ekoturizmi ile birlikte ekonomimize destek olmaya çalışıyoruz. Gül yağının tamamı yurt dışına ihraç ediliyor. Hem gül üretiminin yaşanan donlardan dolayı düşmüş olması hem de gül fiyatlarının düşük seyredecek olması ekonomik anlamda yöre insanını, göller yöresindeki gül üreticilerini biraz etkileyecek görünüyor" şeklinde konuştu.



Gül yağı beklentisi geçen yıla göre yüzde 50’nin altına düştü


Geçtiğimiz yıl 50 ile 100 kilo arası bir gül yağı üretimi hedeflediklerini ancak bu yıl bunun yarısı kadar bir gül yağı hedeflerinin olduğunu belirten Sarıca, "Tabii ki o da eğer ısı şartları, bulutlanma ve yağış yolunda giderse. Eğer ciddi anlamda iklimsel değişiklikler olursa belki de onu bile alamayacağız. Yaklaşık 20 ile 30 litre arasında bir beklentimiz var. Tabii ki gülyağı fiyatlarının da düşeceği bu yıl için söyleniyor. Dolayısıyla geçen yılki üretim hedeflerine ulaşamamanın yanında aynı zamanda maddi hedeflere de ulaşamayacağız" dedi.



Geçen yılın yüksek fiyatları bu yıl düşüş eğiliminde ancak piyasa henüz netleşmedi


Gül yağı fiyatları hakkındaki söylentileri de açıklayan Öztürk Sarıca, "Gül yağı geçen yıl 11 bin ile 12 bin euro seviyesinde seyrediyordu. Bu yıl fiyatların 7 ile 10 bin euro arasında olacağı söyleniyor. Tabi şu an tamamen piyasa oluşmuş değil tamamen söylentiler üzerinden söylemiş olduğum fiyatlar bunlar. Hem donun etkisi, verimin az olması, diğer taraftan iklimin çok anormal seyretmesi ki geçen yıl bu sıralar neredeyse gül veriminin ortasındaydık. Şu an küresel ısınmanın ve donların etkisiyle gül hasadına daha bir hafta önce başladık ve çok yavaş seyreden bir hasat var. Dolayısıyla verimde ciddi kayıplar yasayacağız" ifadelerini kullandı.



Gül ihracatın yanında ekoturizme de büyük katkı sağlıyor


Geçen yıl 100 bin kişiyi ağırlayan alanlarda bu yıl ziyaretçi sayısında artış beklediklerini belirten Sarıca; "Geçen yıl hasat sırasında ekoturizm etkinlikleri kapsamında yaklaşık 100 bine yakın bir ziyaretçi ağırlamıştık proje alanında. Bu yıl bu sayının biraz daha artacağını düşünüyoruz. Çünkü hasadın başlamasıyla birlikte on binlerce kişi zaten şu ana kadar bahçede bizi ziyaret etmiş durumda. Önümüzdeki günlerde sayının artarak devam edeceğini düşünüyoruz" dedi.


Bölgedeki gül üreticileri, küresel iklim değişikliklerinin etkisiyle bu yıl üretimde ciddi düşüşler yaşanacağını belirtiyor.



Küresel ısınma ve don gül üretimini vurdu, rekolte yarı yarıya düştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Okan Buruk: "Oyun içerisinde 2-2 olursa, 1 gol daha yersek duygusunu yaşadık" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Gençlerbirliği karşılaşmasının ardından, "Pozisyonları vermedik ama yediğimiz 1 gol bize biraz daha oyun içerisinde 2-2 olursa 1 gol daha yersek duygusunu hem oyunculara hem kenarda bize yaşattı" dedi. Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında Galatasaray, deplasmanda Gençlerbirliği’ni 2-1 mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, "Puan farkını arttırmak için mutlaka kazanmamız gereken bir karşılaşmaydı. Gençlerbirliği de küme düşme hattında. Normalde de puana ihtiyacı vardı. Zor bir maç olacağını biliyorduk ama ilk yarı golle başladık. Skoru yakaladık aslında ikinci yarı 60. dakikada attığımız golle 3-0 ile maç bitmişti ama hakemler özellikle VAR’dan gelen uyarıyla maçı tekrar başlattılar. Ardından yediğimiz gol ile 2-1’lik skor. Burada zaman zaman rakibimizin de iştahı arttı. Bizim zaman zaman oyunu koruma düşüncemiz oldu. Değişiklikle beraber oyunu oturttuk. Kazanmasını bildik. Pozisyonları vermedik ama yediğimiz 1 gol biraz daha oyun içerisinde 2-2 olursa, 1 gol daha yersek duygusunu hem oyunculara hem kenarda bize yaşattı. Maçı daha rahat bir şekilde götürebilirdik ama Gençlerbirliği iyi mücadele ortaya koydu. Gençlerbirliği’ni de mücadelelerinden dolayı tebrik etmek istiyorum" diye konuştu.
Sinop Necla Güngör Kıragası: "İsviçre’ye karşı ilk defa bir puan aldık" A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, İsviçre maçının ardından yaptığı açıklamada "İsviçre’ye karşı ilk defa bir puan aldık" dedi. 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup 4. hafta maçında A Milli Kadın Futbol Takımı, İsviçre ile 1-1 berabere kaldı. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında iki takımın teknik direktörleri açıklamalarda bulundu. A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, İsviçre’ye karşı ilk defa bir puan aldıklarını belirterek, "İlk maça baktığımız zaman istatistik anlamında orada çok daha iyi verilere sahibiz ama maçı analiz ettiğimizde gördük ki oyuncularımızı daha ekonomik kullanmak zorundayız. Ekonomiden kastımız ne? Karşımızdaki rakip Dünya Kupası’na katılmış, Avrupa Kupası’na katılmış, FIFA sıralamasında 23. sırada ve atletik performans anlamında da bizim çok üstümüzde bir takım. O zaman iki devreyi farklı oynamamız gerektiğini fark ettik ve ilk devreyi oyunu tutan oyuncularla daha sağlam bir savunma yapısıyla sahaya çıkıp ikinci yarıda hücum özelliklerini daha baskın kullanabileceğimiz oyuncuları yine daha ekonomik kullanacağımız şekilde sahaya sürdük. Son bölümde de zaten oyunda arkayı beşleyip en azından skoru korumak istedik ki çünkü çok fazla üstümüze gelmeye başlamışlardı. Böylelikle tarihte kadın milli takımları olarak bu üst seviyede A ligi takımı olarak nitelendirdiğimiz İsviçre’ye karşı da ilk defa bir puan aldık. Sinop halkına gelecek olursak da mahcup olmadığımız için çok mutluyum, çok gururluyum. En azından bir puan aldık. Çünkü bu seyircinin karşısında yenilseydik, gerçekten çok üzülecektik. Bütün oyuncularım da zaten bu hissiyatla çıktılar. Bugün çok kıymetlidir. Kadın milli takımı açısından spor bakanımız buradaydı. Hem stadın açılışını yaptı ki hayırlı olsun Sinop halkına. Aynı zamanda federasyon başkanımız, asbaşkanımız buradaydı, yönetim kurulu üyelerimiz buradaydı. Bizi desteklediler. Bize inanılmaz olan inançlarını hissettirdiler. O yüzden de kadın milli takımı açısından da çok kıymetli bir geceye şahitlik etmiş olduk. Biz kesinlikle Anadolu’da oynamayı çok seviyoruz. Kadın milli takım olarak Anadolu’da hangi şehrimize gidersek gitsin halkın o ilgisini, yerel yönetimin o ilgisini görmek bizim için inanılmaz önemli bir şey. Çünkü biz çok gelişmekte olan bir takımız ve bizim desteğe çok ciddi anlamda ihtiyacımız var. Anadolu’da gidip oradaki insanlara kadın futbolunun farkındalığını göstermek emin olun Sinop şehrinde bundan sonra bir tane daha takım açılacak. Onlarca kız çocuğu da futbola başlayacak. Bizim en önemli özelliklerimizden ve en büyük isteklerimizden bir tanesi de zaten bu. Kız çocuklarını futbola yakınlaştırmak, kız çocuklarının futbola başlamasını sağlamak. O yüzden çok kıymetli görüyoruz ki yönetimimize çok ciddi destek oluyor ki onların desteğiyle zaten Sinop şehrimize geldik. Umarım bundan sonra da bunun devamı gelir" diye konuştu. Navarro: "Bizim kazanmak için daha fazla şansımız vardı" İsviçre Kadın Milli Takımı Teknik Direktörü Rafel Navarro ise, "Aslında maçın başında kontrol bizdeydi. Türkiye bir gol buldu. Biz daha iyi oynadık. Bizim kazanmak için daha fazla şansımız vardı. Maçın kontrolü bizdeydi. Daha çok gol atabilirdik. Fakat Türk takımının hareketlenmesiyle birlikte daha fazla defans yapmak zorunda kaldık ama sonuçta Türk takımının başarısının küçümsememek gerekiyor" dedi.
Bursa Köy Enstitüleri’nin 86. yılında Aydınlanma Onur Ödülü sahibini buldu Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği’nin (YKKED), Aydınlanma Onur Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Bilsay Kuruç oldu. Osmangazi Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen ödül töreninde konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Tüm bu imkanları başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bize bu yolu açanlara borçluyuz" dedi. Anadolu’nun makus tarihini değiştiren Köy Enstitüleri’nin 86. kuruluş yıl dönümü, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Aydınlanma Onur Ödül Töreni ile kutlandı. Her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen ve bu yıl Osmangazi Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen törende, Aydınlanma Onur Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Bilsay Kuruç oldu. Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Aydınlanma Onur Ödülü’nü Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, YKKED Genel Başkanı Prof. Dr. Ethem Duygulu ve YKKED Bursa Şube Başkanı Jülide Akköprü’nün elinden aldı. Düzenlenen törende Hasan Ali Yücel Mandolin Orkestrası konser verirken, YKKED Bursa Şubesi Halk Oyunları Topluluğu da sahnelediği gösteriyle geceye renk kattı. Türkiye’nin daha güzel, daha aydınlık ve hak ettiği değeri bulması için mücadelelerini sürdüreceklerini kaydeden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, "Bu hafta içinde kaybettiğimiz canlarımız, çocuklarımız ve öğretmenlerimiz için bir kez daha Allah’tan rahmet; tüm ulusumuza başsağlığı ve sabır diliyorum. Söylenecek o kadar çok söz var ki, ne ara bu hale geldik ve daha kötüye doğru nasıl gidiyoruz? Bunun farkında olmak zorundayız. Çözümü; önce ailede, daha da önemlisi eğitim kurumlarında ve eğitim sisteminde. Hep birlikte üretmek durumundayız. Artık böyle bir zorunluluğumuz var" dedi. "Ben de Köy Enstitüsü mezunu bir dedenin torunuyum. Annem öğretmen, babam ise mühendis. Cumhuriyetin aydınlarının oluşturduğu fırsat eşitliği sayesinde parasız yatılı okudum" diyen Başkan Aydın, "Tüm bu imkanları başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bize bu yolu açanlara borçluyuz. Bugün bu şehirde yöneticilik yapabiliyorsam, onların sayesindedir. Dolayısıyla kendilerine sonsuz şükranlarımı bir kez daha sunuyorum" dedi. "Şu anda kütüphane sayımız 12’ye ulaştı" Geceyi düzenleyen Köy Enstitüleri Derneği’ne de teşekkür eden Başkan Aydın, "Göreve geldiğimizde ilk olarak Hasan Ali Yücel Dünya Klasikleri Kütüphanesi’ni açtık. Ardından İsmail Hakkı Tonguç Bağış Kütüphanesi’ni hizmete sunduk. Şu anda kütüphane sayımız 12’ye ulaştı. İki ay içinde de Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi’ni, Hisar Arkeopark projemizin açılışıyla birlikte Bursalıların hizmetine sunacağız. Değerli hocamız Prof. Dr. Bilsay Koruç, YKKED 2026 Aydınlanma Onur Ödülü’nü aldı, kendisini tebrik ediyorum. Bu anlamlı geceyi düzenleyen Köy Enstitüleri Derneği’ne de ayrıca teşekkür ediyorum. İnşallah hep birlikte, Türkiye’nin daha güzel, daha aydınlık ve hak ettiği değeri bulması için mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.