GENEL - 16 Ocak 2023 Pazartesi 09:56

“Merkez Bankası bozuk para dağıtım işini PTT’ye verdi, sabahın 7’sinde PTT’lerde sıraya giriyoruz”

A
A
A
“Merkez Bankası bozuk para dağıtım işini PTT’ye verdi, sabahın 7’sinde PTT’lerde sıraya giriyoruz”

Bursa’da günde binlerce ekmek satan fırıncılar, bozuk para sıkıntısı yaşadıklarını, dağıtımı yapan PTT’nin taleplere yetişemediğini söyledi.

Bursa’da günde binlerce ekmek satan fırıncılar, bozuk para sıkıntısı yaşadıklarını, dağıtımı yapan PTT’nin taleplere yetişemediğini söyledi.


Piyasada madeni para sıkıntısı olduğunu dile getiren esnaf, duruma çözüm bulunmasını istedi. Daha önce hiç böyle bir sıkıntı yaşamadıklarını belirten Balaban Fırın Müdürü Galip Demirel, "Son 4-5 aydır bu sıkıntıyı çekiyoruz. İlçeden, hatta Bursa merkezden dahi bozuk para bulmak için çabalıyoruz. Metal para bulamıyoruz. Ekmeği 7,5 liraya sattığımız için 2,5 lira para üstü dönmek zorundayız. Bazen kağıt 5 veya 10 lira sorunu bile yaşıyoruz. 50 kuruş hiçbir yerde yok. Gezmediğimiz banka ve postane kalmadı. Hatta her hafta kurulan pazardaki sebze meyve satıcılarından bozuk para toplamaya çalışıyoruz. Halk arasında metal paraların toplanıp eritildiğine dair bir söylenti var. Bazen müşteriye para üstü veremiyoruz" dedi.



"Ekmeğin gramajını biraz yükseltip 10 liradan satmayı düşünüyoruz"


Bozuk para ile gelen müşterileri görünce çok mutlu olduklarını belirten Demirel, "Bazı vatandaşlarımız ise evlerindeki kumbaraları getirmeyi teklif ediyor. 100 lira bozuk para bulduğumuz zaman çok mutlu oluyoruz. Vatandaşlardan, ’2,5 lira var mı?’ diye bozuk para istiyoruz. Merkez Bankası bozuk para dağıtım işini PTT’ye verdi. Bursa’daki PTT’den bozuk para temin etmek için 90 kilometre yol yapıyoruz. Sabahın 7’sinde PTT’lerde sıraya giriyoruz. Ancak sıra gelene kadar bozuk para kalmıyor. Ekmeğin gramajını biraz yükseltip 10 liradan satmayı düşünüyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da kent estetiği ve bakım çalışmaları Bodrum Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü, 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği bakım, onarım ve imalat çalışmalarıyla kentin çehresini yenilerken, belediye hizmetlerinin de kesintisiz sürmesini sağladı. Bodrum’un estetik dokusunu korumak ve vatandaşların yaşam kalitesini artırmak amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Destek Hizmetleri Müdürlüğü ekipleri yılı yoğun bir mesai ile tamamladı. İlçe genelinde meydana gelen elektrik arızalarına anında müdahale eden ekipler, sokak aydınlatmalarının bakım ve onarımlarını titizlikle yürüttü. Ayrıca, belediye duyurularının sağlıklı bir şekilde yapılması için anons cihazlarının teknik donanımları sürekli olarak kontrol edilerek çalışır durumda tutuldu. Ekipler, ahşap kent mobilyalarını (banklar, oturma grupları, piknik masaları ve çöp kovaları) belediye bünyesinde imal ederken, mevcut mobilyaların da bakım ve onarımları yaparak kullanım ömürleri uzattı. Vatandaşların güvenliği için kullanım sonucu yıpranan mazgallar tamir edilerek kaynak ve güçlendirme işlemleri yapıldı. Ayrıca, kent genelindeki büstlerin bakım ve onarımları gerçekleştirildi. Belediye bünyesinde hizmet veren araçların periyodik bakımları aksatılmadan yapıldı. Bu sayede sahadaki çalışmaların kesintisiz ilerlemesi sağlanarak muhtemel aksaklıkların önüne geçildi. Vatandaşlardan gelen talepler doğrultusunda görüntü kirliliği oluşturan duvar yazıları silindi. Yıpranan yüzeylerde yapılan boya-badana ve yenileme çalışmalarıyla şehrin düzeni ve estetik görünümü korundu. Destek Hizmetleri Müdürlüğü yetkilileri, Bodrum’un her noktasında daha konforlu bir yaşam alanı oluşturmak adına 2026 yılında da bakım ve onarım çalışmalarının aralıksız devam edeceğini belirtti.
Antalya Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Bugün, 1994’teki İSKİ skandalının daha büyüğüne şahit oluyoruz" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 1994 İstanbul yerel seçimleri öncesindeki İSKİ skandalına atıfta bulunarak, "Bugün konuştuğumuz rakamlar, o dönemle kıyaslanamayacak kadar büyük. O günün yolsuzluğu ve usulsüzlüğü gizlenmeye çalışılıyordu. Bugün ise hiçbir perdeleme ihtiyacı bile duyulmadan, baklava kutularında paraların el değiştirdiği, rüşvetin ve hırsızlığın alenileştiği bir dönemi yaşıyoruz" dedi. Antalya’da çeşitli temaslarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, programının son bölümünde AK Parti Antalya İl Başkanlığını ziyaret etti. Partililer tarafından karşılanan Bakan Tekin, Türkiye’de eğitim alanında son 20 yılda atılan adımları örneklerle anlatarak geçmiş ile bugün arasındaki farkları aktardı. "2002’de öğretmenler farelerin gezmediği okulları hayal ediyordu" Tekin, konuşmasının başında 3 Kasım 2002 öncesine dikkat çekerek, "Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit Cumhuriyet’in yüzüncü yılı için mektuplar projesi başlatıyor. ‘Gelin Cumhuriyet’in yüzüncü yılına mektuplar yazalım’ diyor. Öğretmenler yazıyor, idareciler yazıyor. Mektupların birinde bir öğretmenimiz, ‘İnşallah bir gün koridorlarında farelerin cirit atmadığı bir okulda öğretmenlik yapabilirim’ diyor. Bu milattan önce falan değil, 2002’de yazılmış bir mektup. Bir başka mektupta bir öğretmen, ’İnşallah çocuklarımız tuvalet için okulun dışına çıkmak zorunda kalmaz’ derken, başka bir öğretmen, ‘İnşallah Cumhuriyet’in yüzüncü yılında 45-50 kişilik sınıflarda ders anlatabilirim’ diyor. Bu ne demek? 70-80 kişilik sınıflarda ders anlatıyor demek" dedi. "Bugün dünyada dersliklerinde akıllı tahta bulunan tek ülke Türkiye" Bakan Tekin, 20 yılda eğitim altyapısının geldiği noktanın uluslararası raporlarla kayıt altına alındığını belirterek, şöyle devam etti: "UNDP diyor ki, dünyada bütün dersliklerinde akıllı tahta bulunan ve hepsinin internet erişimi olan tek ülke Türkiye’dir. Bundan yirmi yıl önce ‘bir tane bilgisayarımız olsun’ denilen okullar bugün etkileşimli tahta ve EBA erişimine sahip.Dünyanın en büyük eğitim içerik ağını kullanabilir hale geldik." "Derslik ve öğretmen sayısında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı" Antalya özelinde de veriler paylaşan Bakan Tekin, "2002 seçimlerinden önce Antalya’da 9 bin 406 derslik varmış. Bugün 2025-2026 yılı için sayı 23 bin 658. Cumhuriyet döneminde yapılan dersliklerin 2,5-3 katını yaptık. Öğretmen sayısı 12 bin 947’yken bugün 38 bin 648" diye konuştu. "Cumhur İttifakı belediyesi olmayan ilçelerde sorun yaşıyoruz" Yerel yönetimlerin eğitim yatırımlarındaki rolüne değinen Tekin, "Biz okul yapacağız da nereye yapacağız? Birinin arsa üretmesi lazım. Cumhur İttifakı belediyesi olmayan ilçelerde sorun yaşıyoruz. Muratpaşa örneğinde arsa üretmiyorlar. Bir belediye düşünün; okul arsasının küçük bir köşesinde hissesi var diye dava açıyor. Böyle mantık olur mu?" diye konuştu. "1994 yerel seçimleriyle aynı tabloyu yaşıyoruz" Bakan Tekin, konuşmasının son bölümünde 1994 İstanbul yerel seçimlerini hatırlatarak, "Tarih tekerrürden ibaret derler ya bugün burada bulunanlar hatırlayacaktır. 31 Mart 1994 yerel seçimleri. Gazetelerin ‘Refah depremi’ manşeti attığı ve sayın Cumhurbaşkanımızın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiği dönem. O günlerle bugün arasında o kadar büyük benzerlik var ki. O dönemde İstanbul Büyükşehir Belediyesi, kamu kaynaklarının özel ilişkiler için kullanıldığı, kamuoyu tarafından ‘İSKİ skandalı’ olarak bilinen ağır bir yolsuzluk sürecinden geçiyordu. Şimdi de benzer bir tabloyla karşı karşıyayız. Hatta bir farkla: Bugün konuştuğumuz rakamlar, o dönemle kıyaslanamayacak kadar büyük. O günün yolsuzluğu ve usulsüzlüğü gizlenmeye çalışılıyordu. Bugün ise hiçbir perdeleme ihtiyacı bile duyulmadan, baklava kutularında paraların el değiştirdiği, rüşvetin ve hırsızlığın alenileştiği bir dönemi yaşıyoruz. Bir tarafta ayyuka çıkan yolsuzluk ve aymazlık, diğer tarafta insanların evlerinde bir damla suya muhtaç olduğu bir tablo ile karşı karşıyayız. 1994 ile kıyaslandığında bizim omuzlarımızdaki yük çok daha ağır. Bizim derdimiz siyasi zafer kazanmak değil. Bizim derdimiz bu milletin, vatandaşlarımızın hak ettiği şekilde müreffeh, adil ve huzurlu bir ülkede yaşamasıdır" dedi. Tekin, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yargı süreciyle ilgili tartışmalara da değinerek, "İddianamede ‘cumhurbaşkanı olmak için çete kurdu’ denmiyor. Diyor ki, ‘kamu kaynaklarını kendi siyasi ikbali için kullanıyor’. Kendi hesabınız için vatandaşın suyundan, ulaşımından, bütçesinden feragat ederseniz bunun adı yetim hakkını yemektir" şeklinde konuştu.
Ankara Türk Eğitim Sendikası: "Üyemiz öğretmenlerin, ‘Öğrenci Gelişim Raporlarını’ doldurmamalarına karar verilmiştir" Türk Eğitim Sendikası tarafından yapılan açıklamada, "Angarya iş yükünün kaldırılması, hukuka aykırı uygulamanın sonlandırılması amacıyla; Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan üyemiz öğretmenlerin, 2025-2026 öğretim yılı sonuna kadar ‘Öğrenci Gelişim Raporlarını’ doldurmamalarına karar verilmiştir" denildi. Türk Eğitim Sendikası Genel Merkezi tarafından yapılan açıklamada, "Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ kapsamında uygulamaya konulan öğrenci gelişim raporlarıyla ilgili meri mevzuatımızda öğretmenlerin görev tanımları arasında bu tür kapsamlı raporların doldurulmasına dair açık bir düzenleme bulunmadığı, Anayasamızın 18. maddesinde düzenlenen ‘Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır’. hükmü uyarınca karşılığında herhangi bir ek ders veya ücret ödenmeksizin öğretmene yüklenen bu görevin hukuka aykırı olduğu, rapor içeriklerinin aşırı ayrıntılı olması nedeniyle öğretmenlerin asıl görevi olan eğitim-öğretim faaliyetlerine ayıracağı zamandan büyük ölçüde sarfiyat yapıldığı, mevcut yönetmeliklerde öğretmenlerin asli görevleri arasında yer almayan ve ek bir külfet niteliği taşıyan bu uygulamanın idari bir dayatmadan ibaret olduğu anlaşılmaktadır" ifadelerine yer verildi. Öğretmenlerin üzerindeki angarya iş yükünün kaldırılması gerektiği vurgulanan açıklamada, "Bu gerekçeler doğrultusunda Türk Eğitim Sen Genel Merkezi olarak, öğretmenlerimizin üzerindeki gereksiz kırtasiyecilik ve angarya iş yükünün kaldırılması, hukuka aykırı uygulamanın sonlandırılması amacıyla; Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan üyemiz öğretmenlerin, 2025-2026 öğretim yılı sonuna kadar ‘Öğrenci Gelişim Raporlarını’ doldurmamalarına karar verilmiştir" denildi.
Antalya Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli mihenk taşlarından biri Erzurum’dur" Antalya’da bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Erzurum Tanıtım Günleri’ni ziyaret etti. Stantları gezen iki bakan, vatandaşlarla buluştu. Antalya’da çeşitli programlara katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Erzurum Tanıtım Günleri’ni ziyaret etti. 5-11 Ocak tarihleri arasındaki etkinlik kapsamında stantları gezerek vatandaşlarla sohbet eden iki bakan Konyaaltı Belediyesi folklor ekibi ile Erzurum yöresine ait folklor gruplarının gösterilerini izledi. Kendisi de Erzurumlu olan Bakan Tekin, hemşehri birliklerinin toplumsal dayanışma açısından önemine işaret etti. Bakan Tekin, "Dünyada her ülkede toplumu bir arada tutan, milli birliği ve beraberliği pekiştiren çimento harcı olarak tanımlanabilecek kendine özgü yapılar mevcut. Bizim ülkemizde de bu anlamda milleti bir arada tutan en önemli unsur, sivil toplum örgütleri ve hemşehri birlikleridir. Bu birlikleri, federasyonları, dernekleri, vakıfları ayakta tutmak ciddi bir fedakarlık istiyor. Çok zor ve yorucu bir iş" dedi. "Devletimizin devamlılığı ve milli birliğimiz açısından bu birliktelik çok önemlidir" Milli Mücadele döneminde Erzurum’un oynadığı role dikkat çeken Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Milli Mücadele’nin Erzurum’dan başladığını biliyorsunuz. Gazi Paşa da Erzurum’u daima ayrı bir yere koyar. Ulus devletin, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli mihenk taşlarından biri Erzurum’dur. Rahmetli Raci Alkır’ın ifadesiyle Erzurum, Anadolu irfanının kilididir. Erzurumluların iyi günde kötü günde birlikte davranması beni gerçekten mutlu ediyor. Devletimizin devamlılığı ve milli birliğimiz açısından bu birliktelik çok önemlidir." Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ise etkinliğin dayanışma kültürünün güzel bir örneği olduğunu söyledi. Bakan Göktaş, "Bu etkinlik hem birlik beraberlik hem de dayanışma ruhunun Antalya’da yaşatılması bakımından çok kıymetli. Dadaşlar diyarının burada tanıtılması, burada yaşayan Erzurumlu vatandaşlarımız kadar tüm Antalyalılara da bir Erzurum esintisinin ulaşması mutluluk verici. Kendimizi adeta Erzurum’da hissettik" dedi. Erzurum Tanıtım Günleri kapsamında yöresel lezzetler ve kültürel değerler hafta boyunca ziyaretçilerle buluşmaya devam edecek.