YEREL HABERLER - 30 Mart 2012 Cuma 14:34

KÖTÜ BESLENME KANSER YAPIYOR

A
A
A
KÖTÜ BESLENME KANSER YAPIYOR

Doruk Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Uzmanı Rabia Yıldız, kanserojen maddelerin bazı gıdalarda doğal olarak bulunduğunu, bunların fazla tüketilmesinin kanser riskini arttırdığını söyledi.
Kanseri belirli bir doku ya da organdaki hasarlı hücrelerin kontrolsüz bir biçimde üreyerek kitle ya da tümör oluşturması olarak tarif eden Rabia Yıldız, kanser oluşumunun yüzde 35`inin beslenmeyle ilgili olduğunu bildirdi. Yıldız, kanser oluşumunda sigaranın yüzde 30, enfeksiyonların yüzde 10, güneş ışığının yüzde 8, cinsel hayatın yüzde 7, alkolün yüzde 5, mesleki faktörlerin yüzde 4, katkı ve endüstri ürünlerinin ise yüzde 3 oranında etkili olduğunu belirtti.
Rabia Yıldız, kanserin en çok gıdaların üretimden başlamak üzere tüketilebilir hale gelinceye kadar geçtiği aşamalardan kaynaklandığını vurguladı. Yıldız, besinlerin çeşitli kimyevi değişikliklere uğramaları ve yabancı maddelerle kotamine olmalarının sağlığa zararlı hale gelmesine sebep olabileceğini ifade etti. Kanserojen etkisi olan besinlerde ve sularda doğal halde bulunan nitrat ve nitritlerin, işlenmiş etlerde koruyucu amaçlı olarak da nitrit ve nitrat tuzları olarak kendini gösterdiğini kaydeden Yıldız, nitrit ve nitratın N-Nitros bileşiklerinin kanser riskini arttırdığını savundu.
Yıldız, raf ömrünün uzatılması, lezzet ve görünümlerinin değiştirilmesi amacıyla kullanılan bazı bileşikler ile renk vericilerin de kanser riskini arttırdığını, bu yüzden satın alınan gıdaların etiketlerinin iyi okunması gerektiğini söyledi
Yıldız, koyun keçi sığır tavuk etleri, hamburger, sade yağlı etlerden oluşan köfteler, sucuk, sosis, salam, tereyağı, iç yağı, yağda kızartılmış besinlerin, nitrit ve nitrat eklenmiş besinler ile doğrudan ateşte pişirilmiş etlerin tüketilmesinin kanser riski taşıdığını kaydetti.
Yanlış pişirme yüzünden besinlerde kanserden koruyucu vitamin kaybı ve kanserojenlerin oluştuğuna dikkat çeken Yıldız, ``Özellikle protein ve yağ içeriği fazla olan besinlerin direk ateş ile temas edilerek, dumanla tütsülenerek pişirilmesi kanser yapıcı unsunları artırır. Kızgın yağda kızartılmış besinleri çok tüketmek ve yağı yaktıktan sonra yemeklere katmak kanser riskini arttırır. Günlük diyetimizde sebze meyve ve kurubaklagillerin yeterince yer almaması ve paso tüketimimizin az olmasından dolayı bağırsakta birikip uzun süre kalan atıklar kanser yapıcı moleküler oluşturur. A, B, E, çinko ve selenyum, iyot, kalsiyum ile demir gibi minerallerin eksikliği de kanser riskini artırır" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da 1 aydır kapalı olan hafriyat döküm sahası açıldığı gün mağdur etti Ankara’da hafriyat şirketi görevlisi Atilla Tüter, 1 aydır kapalı olan hafriyat döküm sahasında aracının battığını kaydederek, "Bugün döküm sahalarını açtılar. Döküm sahalarına giren araçlarımız battı. Döküm sahalarına şu an araçlar giremiyor. Esnaf olarak itiraz ettik" dedi. Hafriyat şirketi görevlisi Atilla Tüter, hafriyat döküm sahalarına Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin (ABB) önce fahiş zam yaptığını, daha sonra zammı geri çekerek yüzde 300’den yüzde 100’e düşürdüğünü belirtti. Tüter, hafriyat kamyonu başına döküm sahalarına 5 bin lira ödediklerini ve hiçbir yardım göremediklerini aktardı. Yıllardır Ankara’da temel hafriyatı ve inşaat atığını taşıyan esnaflardan biri olduğunu ifade eden Tüter, 1 aydır yağış sebebiyle kapalı tutulan döküm sahasının bugün açıldığını, ancak araçlarının battığını belirterek, mağduriyetlerinin giderilmesini ve düzenleme getirilmesini talep etti. "Döküm sahalarına giren araçlarımız battı" Sahaya giren kamyonlardan birinin çamura saplanıp kaldığını aktaran Tüter, "Bizim ABB’ye ödediğimiz ücretlere fahiş bir zam yapıldı. Önce yüzde 300 zam yapıldı, sonra yüzde 100’e çekildi. Ülkemizdeki enflasyon belli, yüzde 20-30. Bu arkadaşlar yüzde 100 zam yaptılar. Encümen kararıyla bunu çıkardılar, direttiler bize. Biz şu an Ankara hafriyat döküm sahalarına araç başı 5 bin lira ile giriyoruz. Bugün 5 bin lirayı karşılayacak bir hizmet alamıyoruz burada. Döküm sahaları çamur, rezalet. 1 aydır yağış var diyorlar. 1 aydır döküm sahalarına giremiyoruz. Bugün döküm sahalarını açtılar. Döküm sahalarına giren araçlarımız battı. Döküm sahalarına şu an araçlar giremiyor. Esnaf olarak itiraz ettik, hakkımızı aramaya başlayınca bugün düzeltmeye başladılar. Ama bu şekilde yürümez. Belediyenin hizmet bedeli altında aldığı para çok fazla" diye konuştu. "Evimize ekmek götürmeye çalışıyoruz" Yaklaşık 20-30 kilometre yol yaparak hafriyat toprağını döküm sahasına getirdiklerini kaydeden Tüter, "ABB sadece düzeltme yapıp, 5 bin lira istiyor. Bize her seferden bin 500 lira para kalıyor. Bunlar nasıl bir para kazanıyorlar da bu döküm sahalarının hali içler acısı halde. Şu anda çok kötü durumdayız, esnaf olarak çalışamıyoruz. Mamak döküm sahasında arabamızın biri devrilmiştir. Arabamızın bütün masrafı bize aittir. Döküm sahasından bize yardım gelmedi. Kepçeyle konuşuyoruz, aracımızı çıkartın diyoruz. Aracımız battı, maddi zararı var, tutanak tutacağız, jandarmaya da bildirdik, zabıtaya da bildirdik. Şikayetlerimizin hepsini söyledik. Buna rağmen aracımı tam 4 saattir burada rehin bıraktılar, çekmediler. Aracımızı kendi imkanlarımızla çekmek zorunda kalıyoruz. Bize de yazık, biz de esnafız. Evimize ekmek götürmeye çalışıyoruz. ABB’nin esnaf için bu tavrı nedir? Ankara’da biz ekmek yiyemiyoruz" ifadelerini kullandı.
Aydın Efeler Belediyesi’nden miniklere afet bilinci eğitimi Efeler Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü ekipleri ilçedeki özel gündüz bakım evleri ile Efeler Belediyesi’ne ait gündüz bakımevlerinde kapsamlı eğitim ve tatbikat programları gerçekleştirdi. Alanında uzman personel tarafından verilen eğitimlerde; deprem, yangın ve diğer afet durumlarında yapılması gerekenler hem teorik hem de uygulamalı olarak miniklere anlatıldı. Çocuklar, afet anında "çök-kapan-tutun" hareketini nasıl yapacaklarını öğrenirken, güvenli tahliye süreçlerini de uygulamalı tatbikatlarla deneyimledi. Eğitimin her aşaması, çocukların yaş gruplarına uygun, sade ve anlaşılır bir dille gerçekleştirildi. Gerçekleştirilen tatbikatlar sayesinde minikler, afet anında panik yapmak yerine doğru davranış biçimlerini uygulamayı deneyimleme fırsatı buldu. Eğitim sonunda çocuklara afet bilincini pekiştirmeleri amacıyla eğitici boyama kitapları hediye edildi. Hem öğretici hem de eğlenceli içeriklerden oluşan bu kitaplar, çocukların öğrendiklerini kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor. Veliler ve okul yönetimleri, gerçekleştirilen eğitimlerden duydukları memnuniyeti dile getirerek, erken yaşta verilen afet bilinci eğitiminin büyük önem taşıdığını vurguladı. Aileler, çocuklarının güvenliği için atılan bu adımlar dolayısıyla başta Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin olmak üzere emeği geçen tüm ekibe teşekkür etti. Efeler Belediyesi yetkilileri ise afetlere hazırlığın küçük yaşta kazanılan bilinçle başladığını belirterek, ilçede eğitim çalışmalarının artarak devam edeceğini ifade etti. Toplumun her kesimine ulaşmayı hedefleyen müdürlük, daha güvenli bir gelecek için çalışmalarını sürdürüyor.
İstanbul Trendyol Sanat, 61’inci Venedik Sanat Bienali Türkiye Pavyonu eş sponsoru oldu Trendyol Sanat, Türkiye’nin kültür-sanat birikimini küresel çapta tanıtma vizyonuyla dünyanın en köklü ve en prestijli çağdaş sanat etkinliklerinden Venedik Bienali’nde yer alan Türkiye Pavyonu’nun eş sponsoru oldu. Türkiye’de kültür sanatın dijitalleşmesine ve geniş kitlelere ulaşmasına öncülük edenlerden Trendyol Sanat’ın küresel vizyonu, dünyanın en köklü ve prestijli çağdaş sanat etkinliklerinden Venedik Bienali ile buluşuyor. Platform, Türkiye’nin özgün ve güçlü sanatsal üretiminin uluslararası sanat sahnesine taşınmasına katkısını, Venedik Bienali Türkiye Pavyonu’na eş sponsor olarak güçlendiriyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) koordinasyonundaki Türkiye Pavyonu, bu yıl sanatçı Nilbar Güreş’in "Gözlerinizden Öperim-A Kiss on the Eyes" adlı sergisine ev sahipliği yapacak. Başak Doğa Temür’ün küratörlüğünü üstlendiği sergide, şiirsel, eleştirel ve nükteli bir yaklaşımla farklı kültürel sembollere, toplumsal eşitsizliklere ve kimlik meselelerine odaklanan çalışmalarıyla bilinen Nilbar Güreş’in Türkiye Pavyonu için ürettiği eserler sanatseverlerle buluşacak. 61’inci Venedik Sanat Bienali, 9 Mayıs-22 Kasım tarihleri arasında "Minör Tonlarda" başlığıyla düzenlenecek. Trendyol Sanat, Türkiye Pavyonu’nun eş sponsorluğunu üstlenerek Türkiye’nin kültür-sanat üretiminin küresel ölçekte temsil edilmesine ve kültürler arasında köprü kurulmasına destek vermeyi hedefliyor. Türkiye’nin Venedik Bienali yolculuğu Uluslararası sanat takvimindeki en önemli durak noktalarından biri olan Venedik Sanat Bienali, her iki yılda bir dünyanın dört bir yanındaki sanatçıları, koleksiyoner ve sanatseverleri bir araya getiriyor. Ana serginin yanı sıra sanatçılar kendi ülkelerinin pavyonunda eserlerini sergilerken, açılış töreninin ardından bienal jürisinin beğenisini kazanan sanatçı ve ülkelere ödülleri veriliyor. İKSV, 2007 yılından bu yana Venedik Bienali’ndeki Türkiye Pavyonu’nun koordinasyonunu üstleniyor. Dışişleri Bakanlığı himayesinde ve Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla gerçekleşen Türkiye Pavyonu, yüz yılı aşkın bir süredir faaliyet gösteren Venedik Bienali’nin iki ana sergi alanından biri olan Arsenale’de yer alıyor. Venedik Bienali sanat camiası, koleksiyonerler ve gazetecilerin akınına uğrarken, Mayıs-Kasım ayları arasında gerçekleşen sergileri yarım milyondan fazla kişi ziyaret ediyor.