POLİTİKA - 13 Nisan 2026 Pazartesi 17:35

Büyükşehir Meclisi’nde Bakan Tekin’e paye, çiftçiye destek

A
A
A
Büyükşehir Meclisi’nde Bakan Tekin’e paye, çiftçiye destek

Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi’nin nisan ayı birinci birleşiminde Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’e fahri hemşehrilik payesi verilmesi kararlaştırılırken, Araban’daki üreticilere yüzde 50 hibeli 150 bin karpuz fidesi desteği de meclis gündeminden geçti.


Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 2026 Nisan Ayı Dönem Toplantısı’nın 1’inci Birleşimi, Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin başkanlığında toplanan mecliste, eğitim şehri Gaziantep’e verdiği destekler dolayısıyla Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Yusuf Tekin’e Fahri Hemşehrilik Payesi ve Beratı verilmesi kararlaştırıldı.


Maddeye ilişkin konuşan Başkan Fatma Şahin, fahri hemşehrilik payesinin verilme gerekçesini anlattı. 6 Şubat depremlerinin ardından kentte 105 okulun kullanılamaz hale geldiğini belirten Şahin, "2023’ten bugüne kadar 142 proje kapsamında 135 okul, 3 bin 252 sınıf, 2 spor salonu, 1 pansiyon, 1 atölye ile 1 merkez ve 2 ilçede öğretmenevleri tamamlandı" dedi.


Yeni öğretmenevinin kentin en değerli bölgelerinden birinde konumlandırıldığını ifade eden Şahin, Türkiye’nin en iyi öğretmenevlerinden biri olarak hazırlanan yapının maliyetinin yaklaşık 1 milyar 753 milyon lira olduğunu belirtti. Eski öğretmenevi arsasının da Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilerek Emekliler Lokali’ne dönüştürüldüğünü kaydeden Şahin, "7 bin 328 metrekarelik ve 200 milyon liraya yaklaşan arsa değeri bulunan bu proje, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hibe desteğiyle hayata geçirildi. Vatandaştan da bu projeye yönelik yüksek memnuniyet var" ifadelerini kullandı.



Eğitim yatırımlarında 29 milyar lirayı aşan büyüklük


Ali Yerlikaya’nın Gaziantep Valiliği döneminde Öğretmen Akademisi kurulması yönünde karar alındığını hatırlatan Şahin, burada yaklaşık 500 öğrenciye yönelik pansiyonun da yapıldığını söyledi. Bu yatırımın yaklaşık maliyetinin 2,9 milyar lira olduğunu belirten Şahin, yapımı tamamlanan anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise ve diğer projelerle birlikte konuşmasının başında söz ettiği 142 projenin güncel maliyetinin 19 milyar 910 milyon liraya ulaştığını aktardı. Şahin, ayrıca yapımı süren projelerin de toplam güncel maliyetinin yaklaşık 9 buçuk milyar olduğunu belirterek, "Bütün bu rakamlara baktığımızda eğitim alanındaki toplam yatırımın 29 milyar lirayı aştığını görüyoruz. Bu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hali hazırdaki faaliyet programına ek olarak gerçekleştirilen bir çalışmadır" dedi.



Deprem sonrasında yıkılan okul sayısına göre kentte 30 adet daha fazla okul yapıldığını vurgulayan Şahin, "Gaziantep’in eğitim altyapısına verilen bu güçlü destek, deprem sonrası ortaya konulan hızlı irade, şehrimizin çocuklarına, gençlerine ve öğretmenlerine sağlanan katkı nedeniyle Bakanımız Yusuf Tekin’e Fahri Hemşehrilik Payesi ve Beratı verilmesini son derece kıymetli ve anlamlı buluyoruz" dedi.



Araban’a 150 bin karpuz fidesi desteği


Mecliste tarıma yönelik destekler de görüşüldü. Bu kapsamda, Gaziantep’in Araban ilçesinde tarımsal üretim yapan çiftçilerin desteklenmesi, girdi maliyetlerinin azaltılması ve bitkisel üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla karpuz fidesi dağıtımı yapılması kararlaştırıldı. 2026 üretim sezonunda karpuz üreticilerinden gelen talepler doğrultusunda, girdi maliyetlerini azaltmak ve üreticilere destek olmak amacıyla yüzde 50 hibeli 150 bin adet karpuz fidesi dağıtılacak.


Dağıtımda kullanılmak üzere alınması planlanan karpuz fidelerinin yaklaşık maliyetinin 6 milyon 300 bin lira, bunun 3 milyon 150 bin liralık kısmını büyükşehir hibe olarak karşılayacak, kalan 3 milyon 150 bin liralık kısmını ise üreticiler ödeyecek. Destekten, Araban ilçesinde ikamet eden, tarımsal üretim faaliyetinde bulunan ve ÇKS’ye kayıtlı üreticiler yararlanabilecek.



"Tarımsal desteklerle üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz"


Tarımsal destek maddesine ilişkin değerlendirmede bulunan Başkan Fatma Şahin, "Gaziantep’te tarımsal arazilerde makineler çalışıyor, ürünler otomatik olarak soyuluyor. Şehirde bölgenin özelliğini dikkate alan, üreticiyi destekleyen ve okuldan kurslara kadar uzanan bir çalışma yürütülüyor" dedi.


Ramazan ayında üreticilerle bir araya geldiklerini belirten Şahin, "Görüşmelerde bize en çok iletilen konu maliyetlerin yüksekliğiydi. Çiftçilerimiz, ‘Kalitemiz iyi, üretimimiz iyi ama maliyetler bizi zorluyor. Lütfen bize yardımcı olun’ dedi" diye konuştu.


Tarım alanındaki desteklerin artırılması için çalışma başlattıklarını ifade eden Şahin, "Tarım alanıyla ilgili arkadaşlarımızın çalışmalarıyla bu konuyu bugün bu noktaya getirdik. Tarımsal desteklerle üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.



Vatandaşlar, yeni sistem ile hareketli yaşama teşvik edilecek


Öte yandan mecliste, sürdürülebilir, yaşanabilir ve yeşil bir Gaziantep hedefi doğrultusunda geliştirilen projeler kapsamında mikromobilite uygulamalarını içeren madde ise hukuk ve ulaşım komisyonuna sevk edildi. Bu çerçevede "Paylaşımlı Elektrikli Bisiklet" sistemiyle, şehir içi kısa mesafeli ulaşımda sürdürülebilir, hızlı ve esnek bir çözüm sunulması amaçlanıyor. Mobil uygulama tabanlı olarak çalışacak sistemin, istasyonlu veya serbest park imkanıyla kentsel trafiğin azaltılmasına, sıfır emisyon hedefinin desteklenmesine ve kent içi hareketliliğin artırılmasına katkı sağlaması ön görülüyor.



Kent genelinde bisiklet yolları yaptıklarını aktaran Başkan Şahin, "Bisiklet yollarının kullanılması konusunda hala istediğimiz noktada değiliz. Yeni dönemde elektrikli bisikletler, havanın temiz kalması, yeşil şehir açısından ve obezite ile tansiyon açısından önemli. Bütün Avrupa bir spor aleti değil bir ulaşım aracı olarak kullanıyor. Biz de bu yönetmeliği bunu getirdik ki elektrikli bisikleti daha çok kullanalım" ifadelerini kullandı.



Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görev dağılımı ve komisyon seçimleri yapıldı


Meclis’te ayrıca Meclis Divan Katipliği, başkan vekillikleri, encümen üyeliği ve ihtisas komisyonlarına ilişkin seçimler gerçekleştirildi. Meclisin ilk 14 maddesi kapsamında Meclis Divan Katipliği, Meclis’in 1. ve 2. Başkan Vekilliği, encümen üyeliği ile Plan ve Bütçe, İmar ve Bayındırlık, Ulaşım, Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor, Çevre ve Sağlık, Hukuk, Tarife, Turizm ve Estetik, Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği, Tarım ve Kırsal Kalkınma ile Deprem ve Doğal Afet komisyonlarına yönelik seçimler yapıldı. Meclis Divan Katipliği’ne Mehmet Erim Arıkan ve Celalettin Terlemez asil üye, Ali Göl ile Mehmet Açıkgöz ise yedek üye olarak seçildi. Seçilen üyeler, yerel seçimlere kadar görev alacak. Meclis’in 1. ve 2. Başkan Vekilliği seçiminde ise Halil Uğur 50 oyla 1’inci Başkan Vekili, Mehmet Murat Özgüler de 48 oyla 2’nci Başkan Vekili oldu. Başkan vekillerinin yerel seçimlere kadar görev yapacağı bildirildi. Encümen üyeliğine, Halil Uğur, Sait Şahin, Ertuğrul Teymur, Cuma Kaymakçı ve Ural Yıldırım seçildi.


Plan ve Bütçe Komisyonu’na Mehmet Murat Özgüler, Mustafa Durmuş, Mehmet Okutan, Sait Şahin, Mehmet Salim Uğur, Atilla Sarıkaya, Yakup Aslan, Ersin Atar ve Yılmaz Güler bir yıl süreyle görev yapmak üzere oy birliğiyle seçildi. İmar ve Bayındırlık Komisyonu’nda Halil Uğur, Cuma Güzel, Mustafa Güzel, Mehmet Murat Özgüler, Mehmet Özdemir, Bekir Öztekin, Hasan Şencan, Nizamettin Özseven ve Fadime Sayın yer aldı.


Ulaşım Komisyonu üyeliklerine Halil Uğur, Sadin Kelek, Ahmet Kılıç, Mahmut Işık, Atilla Sarıkaya, Talip Yılmaz, Ural Yıldırım, Ali Göl ve Yakup Aslan seçildi.


Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’na ise Mustafa Durmuş, Mehmet Erim Arıkan, Mehmet Okutan, Sait Şahin, Mahmut Işık, Mehmet Güzel, Yılmaz Güler, Uğur Hacıoğlu ve Tanju Bayındırlı oy birliğiyle seçildi. Çevre ve Sağlık Komisyonu’nda Abdülkadir Sökücü, Mehmet Çelik, Ali Göl, Mehmet Hamzaoğlu, Orhan Yılmaz, Mehmet Ateş, Ersin Atar, Mehmet Baştemur ve Halil Kaya görev aldı. Hukuk Komisyonu üyeliklerine Osman Toprak, Mehmet Okutan, Mustafa Durmuş, Mehmet Erim Arıkan, Celalettin Terlemez, İbrahim Halil Arslan, Tanju Bayındırlı, Ersin Atar ve Halil Kaya seçildi. Tarife Komisyonu’nda Mehmet Murat Özgüler, Abdülkadir Sökücü, Ali Göl, Kenan Üzümcü, Orhan Yılmaz, Mehmet Güzel, Mehmet Baştemur, Mehmet Sucu ve Uğur Acıoğlu yer aldı. Turizm ve Estetik Komisyonu’na Mehmet Açıkgöz, Mehmet Özçelik, Ali Göl, Abdülkadir Sökücü, Mehmet Salim Uğur, Mehmet Ateş, Yılmaz Güler, Mehmet Baştemur ve Ersin Atar seçildi. Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nda ise Mehmet Okutan, Mehmet Hamzaoğlu, Mustafa Durmuş, Abbas Çoşkun, Mehmet Güzel, Fadime Sayın ve Uğur Acıoğlu görev aldı. Komisyon üyeleri bir yıl süreyle görev yapacak.



Büyükşehir Meclisi’nde Bakan Tekin’e paye, çiftçiye destek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Yalova’da İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü açıldı Yalova’da bulunan Yalova Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’ne (TİGEM) ait arazide kurulan İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü düzenlen törenle açıldı. İbn Haldun Üniversitesi Dil Köyü açılış töreni Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Programa katılan İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Necmeddin Bilal Erdoğan, üniversiteyi kurdukları ilk yıllardan beri bir dil köyünü hayata geçirmek istediklerini belirttti. Dil öğrenmede en önemli konunun kişinin buna ihtiyaç hissemesi olduğunu dille getiren Erdoğan, "O ihtiyaç hissedilmediği zaman en iyi öğretmenler, en iyi teknoloji, en iyi eğitim materyalleri de olsa netice almak mümkün değil. Daha sonra tabii ki o iyi ortamında var olması lazım. İyi öğretmenlerin olması lazım. Doğru kitapların, doğru materyallerin kullanılması lazım. İbn Haldun Üniversitesi’nde hamdolsun, Türkiye’de hazırlık yani üniversite hazırlık denilen diller okulu hizmetini en iyi veren üniversite olduğumuzu iddia ediyoruz. Bunu sadece kendimiz iddia etmiyoruz. YÖK’ün yarım milyondan fazla öğrencinin katkılarıyla yayınladığı üniversite deneyim araştırmasında gerçekten bizim hazırlık okulumuzu yabancı dil okulumuz Türkiye’de birinci sırada yerini aldı. Dolayısıyla bu memnuniyetle ve bunun dışında yazın yaptığımız programlardaki memnuniyetle bunu iddia ediyoruz. Dolayısıyla bunu en iyi yapan üniversite olarak böyle bir dil köyünü hayata geçiren kurum olmamız da bir rastlantı değil" dedi. Yurt dışına dil eğitimi için gitmeye en iyi alternatifi oluşturmak istediklerini anlatan Erdoğan, "Bunu inşallah sadece İngilizce’de değil, Arapça’da, Türkçe’de ve başka yabancı dillerde de yapmak. Şu anda 350 gibi bir konaklama kapasitemiz var. Genişleme alanları var. Henüz bütün tesisi hayata geçirmiş değiliz. Bütün tesisi de hayata geçirdiğimiz zaman inşallah burada belki 700-800 veya biraz daha fazla öğrencinin farklı farklı kendi mahallelerinde yani İngilizce mahallesi, Arapça mahallesi ve diğer dillerin kendi mahallelerinde eğitimlerini sürdürdüğü bir yer olmuş olacak. Gerçekten Türkiye’nin güçlenmesinde uluslararası bağlantılarımızın, ağlarımızın, nüfuzumuzun artmasında elbette ki çok büyük bir katkısı var" ifadesini kullandı. Erdoğan üniversite olarak dil eğitimi faaliyetlerini dil köyüyle taçlandırmış olacaklarını sözlerine ekledi. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz ise şöyle konuştu: "2015 Yılında biz Milli Eğitim Bakanlığımızda bir proje hayata geçirmiştik. Rize’de, Güneysu’da, Kaptan Ahmet Erdoğan İmamp Hatip Lisesi’nde 90 öğretmenimizi alarak bir aylık tıpkı buradaki gibi bir dil programı uygulamıştık. Geçen gün bir arkadaşım, hala o tecrübeyle ben öğretmenliğimi yapıyorum dedi. Dolayısıyla aslında burada üniversitemizin başlattığı bu proje gerçekten yıllar boyu devam edecek ve nesillere dokunacak bir proje. Bir de tabi sadece dili öğrenmeyecek buraya gelen insanlar. Burada bir dostluk, kardeşlik gerçekleşecek. Kendi aralarında farklı kültürleri tanıma imkanı olacak. Yurt dışına gitmeden önce belki burada kademelendirilecek. Çünkü yurt dışına öğrenci gönderen burada okullarımız var. Ürdün’e, İngiltere’ye, Amerika’ya, Bosna’ya. Burada çokça okullarımız var. Belki burada bir altyapıyı alarak o ülkelere gidecek. Ya da hiç gitmeye ihtiyaç duymadan dört temel beceriyi dinleme, anlama, konuşma, yazma becerisini burada öğrenmiş olacak." İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan bir sosyal bilimler üniversitesi olarak kurulduklarını ve diller üzerinden tüm dünyaya evrensel bir şekilde hitap edebilmeyi hedeflediklerini söyledi. Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz ise "Böyle bir dil köyünü hayata geçirmenin şu anda huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu nereden çıktı derseniz bunun ilk fikir babası bugün Dışişleri Bakanımız olan Hakan Fidan Bey o zaman geldiğinde üniversitemize, bizim de bundan sonra Amerika gibi dışarıya göndereceğimiz misyonda görevli arkadaşlarımızın gittiği ülkenin dilini bilen insan olarak yetiştirmemiz lazım dedi. Amerika böyle yapıyor, Rusya bile böyle yapıyor. Ve gittiği dili konuşan insanlar orada çok daha verimli, çok daha başarılı hizmetler veriyorlar. Fikir babası oydu" diye konuştu. Konuşmaların ardından okunan duanın ardından açılış kurdelesi kesildi ve sonrasında dil köyü gezildi. Açılışa Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol da katıldı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ailevi değerlerin muhafazasını bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma Allah muhafaza tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz" dedi. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Merkez Kadın Kolları Başkanlığınca düzenlenen "Bağımlılığa Karşı Aileyi Güçlendiren Politikalar" konulu Ideathon Yarışması’nın final programına katıldı. Programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bağımlılığa karşı aileyi güçlendiren politikalar temasıyla düzenlenen fikir maratonuna seksen bir ilimizden iki yüz altmış dört takım ve bin üç yüz iki yarışmacı katıldı. Bu kardeşlerimiz bir yandan yeni fikir ve önerilerini inşa ederken, diğer yandan pek çok alanda son derece nitelikli eğitimler aldı. Aylar süren yoğun bir hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından 15 takımımız finale kalma başarısı gösterdi. Yarışmaya katılanların yüzde 22’sinin 18-30 yaş aralığında. yüzde 16’sının ise 50 yaş ve üzerinde olması dikkat çekicidir. Bu tablo kadın kollarımızda farklı yaş gruplarına mensup dava arkadaşlarımızın aynı masa etrafında verimli bir fikir jimnastiğine imza atabildiklerini gösteriyor. Sözlerimin hemen başında bir hususun altını çizmek istiyorum. AK Parti’yi yaklaşık çeyrek asırdır milletimizin kalbinde, Türkiye’nin kaptan köşkünde tutan akıl, ahlak, ufuk ve tecrübeyi birleştirme kabiliyetidir" diye konuştu "AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir" AK Parti teşkilatlarının öneminden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti teşkilatları siyasette rotamızın belirlenmesinde asla edilgen bir konumda değildir, hiçbir zaman da olmamıştır. Kadın kollarından gençlik kollarına AK Parti teşkilatlarının en önemli vasfı süreçlere yön veren, gidişata etki eden, yeni çalışmaların tohumlarını eken etkin bir aktör hüviyetine sahip olmasıdır. Bu yönüyle fikir maratonu boyunca ortaya koyulan proje, teklif, tenkit ve tespitlerin politika belirleme sürecimizde partimize ve milletimize çok önemli katkılar sağladığını ve bunu yapacağından da en ufak bir şüphe duymuyorum. Kıymetli misafirler, değerli yol ve dava arkadaşlarım, son yıllarda dünya genelinde belli odaklar tarafından hedef tahtasına konulan aile, toplumun hareket ve mukavemet merkezidir" şeklinde konuştu. "Ailevi değerlerin muhafazasını bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz" Ailenin toplumdaki yeri ve misyonuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz. Merhum Samiha Ayverdi hanımefendinin aileye yönelik şu tespitlerini şahsen çok kıymetli buluyorum. Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi dediği aileyi merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? ’Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.’ Evet ailenin toplumdaki yeri budur. Misyonu budur. Oynadığı rol işte budur" ifadelerini kullandı. 2024 yılında Nüfus Politikaları Kurulu’nun ihdas edildiğini ve 2025 yılının ’Aile Yılı’ ilan edildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: "Hükümet olarak son yıllarda artan tehditler karşısında ailenin korunması ve güçlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verdik. 2024’te Nüfus Politikaları Kurulumuzu ihdas ettik. Hemen ardından 2025 senesini Aile Yılı ilan ederek, hem teşvik hem de destek paketlerini devreye aldık. Önce deprem bölgemizde, ardından 81 ilimizde hayata geçirdiğimiz Aile ve Gençlik Fonu ile yuva kurmak isteyen gençlerimizin yanında olduk. Gerek doğum yardımlarımızla gerek ulaşımdan haberleşmeye pek çok alandaki indirim ve hizmetlerimizle ailelerimize ve genç çiftlerimize çok önemli destekler sunduk. ’Aile ve nüfus on yılı’ olarak belirlediğimiz 2026-2035 döneminde de eğitimden sosyal politikaya tüm bu çalışmaları inşallah çok daha etkin ve kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Bu noktada şu gerçeği özellikle vurgulamak durumundayım. Günümüzde farklı türleriyle bağımlılık, aileye yönelik tehditlerin en başında yer alıyor. Yuvaları dağılan, ocakları söndüren, hanelerdeki huzur ve bereketi bitiren bağımlılık illetiyle mücadeleye bunun için büyük önem veriyoruz. Sanal bahis ve kumardan sosyal medyaya, tütün ürünlerinden alkol ve uyuşturucuya çocuklarımız ve gençlerimiz başta olmak üzere ailelerimizi bağımlılık illetinden uzak tutmak için yoğun gayret sarf ediyoruz." Dijital bağımlıklarınıgetirdiği problemlerden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle son dönemde yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin de devreye girmesiyle bağımlılık türlerinde büyük bir artış yaşanıyor. Ekran bağımlılığı ve sonsuz kaydırma gibi yeni bağımlılıklar bilhassa küçük yaştaki yavrularımız üzerinde yıkıcı etkiler oluşturuyor. Algoritma tuzağı olarak adlandırılan bu yeni sarmaldan çocuklarımızı ve gençlerimizi kurtarmamız büyük önem arz ediyor. Aynı şekilde siber zorbalık, mahremiyet ihlali, şiddet ve istismar gibi kötülüklerin yoğun şekilde yer aldığı dijital oyun ve içeriklerin olumsuz etkilerinden de evlatlarımızı korumak mecburiyetindeyiz. Kıymetli kardeşlerim, bakınız burada bağımlılık sorununun geldiği vahim boyutları göstermesi açısından bazı rakamları sizlerle ve milletimle paylaşmak istiyorum. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şu anda dünya genelinde 1,25 milyar yetişkin tütün ürünü kullanıyor. Dünyada her yıl sekiz milyondan fazla kişi tütün kullanımına bağlı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor. Sağa çalışmaları elektronik sigaraların da etkisiyle son yıllarda Türkiye’de sigaraya başlama yaşanın maalesef düştüğünü gösteriyor. Çocuklar okul harçlıklarını buraya yatırıyor. Anneler, babalar çocuklarının rızkını üzülerek söylüyorum. Sigara denilen illeti harcıyor. Sonuçta vatandaşlarımız sağlığından ülkemiz ise milyarlarca lirayı bulan devasa bir ekonomik kaynaktan oluyor" dedi. Sanal bahis, şans oyunları ve kumar bağımlılığının Türkiye’de bir problem haline geldiğini ve Türkiye’nin bununla mücadele için neler yaptığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bir diğeri kumar bağımlılığıdır. Dünyada 350 milyonun üzerinde kişinin kumar problemi olduğu tahmin edilmektedir. Akıllı telefonların yaygınlaşmasına paralel olarak özellikle sanal kumar bağımlılarının sayısı artmaktadır. Açıkçası sanal bahis şans oyunu ve kumar bağımlılığı bizde de ciddi bir sorun haline gelmeye başlamıştı. Bunun üzerine biliyorsunuz Kasım ayında bir genelge yayınladık. Sanal ortamda yasa dışı bahis şans oyunları ve kumarla mücadele eylem planını uygulamaya geçirdik. İlk altı aylık veriler aldığımız idari, mali ve hukuki tedbirler sayesinde sorunun kontrol altına alınmaya başlandığına işaret ediyor. Bunu doğru yolda olduğumuzun bir delili olarak görüyor. Yasa dışı bahis şans oyunu ve kumarın üzerine kararlılıkla gitmeye devam ediyoruz. Şu çarpıcı rakamı burada dikkatlerinize getirmek istiyorum. Yeşilay’ımızın geçtiğimiz sene hazırladığı bir rapora göre sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının ülkemiz ekonomisine yıllık maliyeti 78 milyar dolardır. Yani bağımlılık hem milletimizin ruh ve beden sağlığına kastetmekte hem de ekonomimiz için giderek büyüyen bir kara deliğe dönüşmektedir. Değerli misafirler, devlet olarak bağımlılıkla mücadelede gerekli her türlü önlemi alıyoruz. Aile Bakanlığımız kurumlarımız ve parti teşkilatlarımız belediyelerimizle iş birliği içinde çalışmalarını hız kesmeden sürdüğü Yeşilay gibi ülkemizin yüz akı olan sivil toplum kuruluşlarımız Türkiye’nin dört bir yanında bağımlılığa karşı seferberlik ruhuyla çalışıyor. Kadın kollarımızın bağımlılık eğitimleri kapsamında seksen bir ilimizde sadece bir buçuk ayda 52 bin hanım kardeşimize ulaşmasını eğitimler sonrasında sigara bırakma kliniklerine başvuruların yüzde 60 artmasını bu bakımdan çok anlamlı buluyorum. Fakat şurası da bir gerçek ki bağımlılıkla mücadele sadece devlet eliyle yürütüldüğü takdirde arzu edilen neticeleri göremeyiz. Bu mücadelenin tek yönlü, tek boyutlu olmadığının hepimiz farkındayız. Bağımlılıkla mücadelede kamuoyu sahiplenmesi ne kadar güçlü olursa başarı oranlarımız da inşallah o derece artacaktır. Bu düşüncelerle fikir maratonu toplantımızın bir kez daha partimiz ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Birazdan ödüllerini tevdi edeceğimiz takımlarımızı tekrar tebrik ediyor. Tüm katılımcılara şükranlarımı iletiyorum."
Ankara AK Parti Sözcüsü Çelik: "DEM Parti içerisinde birkaç kişinin çözümden yanaymış gibi cümleler kurup, süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ABD ve İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerine ilişkin, "Barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezinde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Çelik, MYK toplantısında bölgesel ve küresel gelişmelerin, ’terörsüz Türkiye’ sürecinin konuşulduğunu, ayrıca MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın sunum yaptığını söyledi. "Barış görüşmelerinde ilk turda sonuç alınmasını beklemek doğru bir şey değil" İslamabad’da gerçekleştirilen barış görüşmelerinde ilk turda bir sonuç alınmasını beklemenin doğru bir şey olmadığını söyleyen Çelik, "Bu, Hürmüz Boğazı, nükleer program, birilerinin iddia ettiği nükleer silah, aynı zamanda saldırganlığın sonucunda ortaya çıkmış insani kayıplar ve tazminat meselesi gibi bir sürü boyutu olan bir konu. ABD ve İsrail’in haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz ve gayrimeşru saldırısından sonra hem bölgesel hem de küresel güvenlik açısından çok vahim sonuçlar ortaya çıktı. Artık NATO ve Batı İttifakı içerisinde bile çatlak olacak bir noktaya gelinmiş oldu" dedi. "Barış görüşmelerinin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor" İsrail’in barışı sabote etme faaliyetlerinin devam ettiğini dile getiren Çelik, "Mesela Lübnan’da Litani Nehri’ne kadar olan bölgeyi insansızlaştırmaya çalışıyor. Lübnan’ı işgal etmeye çalışıyor. Gazze’yi insansızlaştırmaya çalışıyor, Batı Şeria’yı da Gazzeleştirmeye çalışıyor. Bunu net bir şekilde görüyoruz. Tüm bu tablodan bakıldığı zaman barışın korunması daha kıymetli bir durum haline gelmiştir. O yüzden barış görüşmelerinin çok kapsamlı bir şekilde devam etmesinde fayda vardır diye değerlendiriyoruz. Bu görüşmelerin ikinci ve üçüncü turunun olmasına Türkiye katkı vermeye devam ediyor. Barış iradesi olduğu için Netenyahu ve ‘soykırım şebekesinin bakanları’ Sayın Cumhurbaşkanımıza saldırıyor. Burada hakkaniyetin, hukukun etrafında durarak, bu barışın hayata geçmesi için elden gelen her şey Türkiye tarafından ortaya koyuluyor. Bu açıdan bakıldığında da Türkiye’nin muhalefet partileri dahil bir bütün olarak Netenyahu ve soykırım şebekesine karşı Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nın haklarının korunması hususunda gösterdiği birlik, bütünlük takdire şayandır" diye konuştu. "Lafarge’ın mahkum edilmesi, ‘teröre karşıyız’ diyen konuşan siyasetçilerin gölgesinde teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir" Fransa’da Paris Ceza Mahkemesi’nin çimento firması Lafarge’ı Suriye’de terör örgütlerini finanse etmekten dolayı suçlu bulmasına da değinen Çelik, "Savcının iddianamesinde DEAŞ’e, PKK’ya destek verdiği, tüneller kazdığı ve karargahlar oluşturduğu söyleniyordu. Netice itibarıyla dava sonuçlandı, Lafarge mahkum edildi. Bu aslında bazı batılı organizasyonların güya teröre karşıyız diye çok konuşan siyasetçilerin gölgesinde nasıl teröre destek verdiğini göstermesi bakımından ibretliktir" ifadelerini kullandı. Çelik, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor" Bir gazetecinin Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba’nın Türkiye’ye yönelik ifadelerini sorması üzerine Çelik, "Uganda Genelkurmay Başkanı’nın söylediklerinin manası anlaşılmıyor. Çünkü Türkiye’nin Uganda ile bir sorunu yok. Fakat o kişinin başka ülkelerle ilgili de bağlamı ve zemini olmayan açıklamalar yaptığını biliyoruz. Daha sonra bu açıklamalarını düzeltmeye çalıştı. Türkiye’den Uganda’ya yönelen ses dostluk sesidir, ayrıca bütün duygular kardeşlik duygularıdır. O açıklama yanlış bir açıklamadır, düzeltilmesi gerekir. Umarız ki bundan sonrasında daha dikkatli konuşmalar yaparlar" cevabını verdi. "Macaristan’da yeni seçilenlerle Türkiye ile Macaristan arasındaki iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz" Macaristan’da gerçekleştirilen seçim sonuçlarına ilişkin soru üzerine Çelik, "Macar halkının iradesine saygı duyuyoruz. Sayın Orban ile sayın Cumhurbaşkanımızın çok uzun zaman ortak çalışmaları oldu. Orban, Türkiye’yi seven, Türkiye ile yakın ilişkiler kurmak isteyen bir siyasetçiydi. Yeni dönemde de yeni seçilenleri Macar halkına duyduğumuz saygı gereği tebrik ediyoruz. Onlarla da Türkiye ile Macaristan arasındaki gelenekselleşmiş, kurumsallaşmış iyi ilişkileri sürdürmeye devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. Bazı bakanlıkların ayrılacağına yönelik iddiaların sorulması üzerine Parti Sözcüsü Çelik, bakanlıların ayrılması ya da birleşmesiyle ilgili bir gündemin MYK’da konuşulmadığını aktardı. "DEM Parti içerisinde birkaç kişinin çözümden yanaymış gibi cümleler kurup, süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz DEM Parti yetkililerinin terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hakkındaki açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "DEM Parti içerisinde gerçekten sorumlulukla konuşan sayın milletvekilleri var. Fakat, birkaç kişi sistematik olarak şöyle bir tutum sergiliyorlar; sayın Cumhurbaşkanımızı ve sayın Devlet Bahçeli’yi hedef aldılar. Daha sonra da bizim genel başkan yardımcılarımızı ve bakanlarımızı hedef alıyorlar. Sürekli olarak da bunu kendilerinin çözüm istediği, AK Parti’nin ise buna karşı çıktığı şeklinde bir konumlandırma yapıyorlar. Kullandıkları cümleler siyasi açıdan son derece niteliksiz cümleler. Siyasette siyasi eleştiri çok kıymetlidir. Biz, eleştiri yapanları son derece saygıyla karşılarız fakat o cümlelerde bizim bakanlarımızı ve genel başkan yardımcılarımızı hedef alan cümlelerde bir siyasi eleştiri yok. Daha çok birilerine mesaj vermeye çalışan bir faaliyet raporu gibi gözüküyor. Burada esas mesele şudur; birileri bu süreçlere karşı olabilir, biz onları görüyoruz fakat bu süreçle ilgili olarak AK Parti içerisinde sorumluluk almış ve gayret eden kişilerin sistematik olarak hedef alınmasında bir algoritma var. Biz bu algoritmayı çok iyi tanırız. Geçmiş süreçlerde de bunu gördük. Bu algoritma şöyle çalışır; sürekli olarak çözümden bahseder ama sürekli olarak maksimalist taleplerde bulunarak ya da kendilerinin dedikleri dışındaki bir şeyi sürekli olarak yargılamaya çalışarak, algoritmanın mantığı gereği çözümsüzlüğe hizmet eder. Bu çok yanlış bir durumdur. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve sayın Devlet Bahçeli’ye de zaman zaman niteliksiz sözler söyleyenler oldu. Bunlara gereken cevabı verdik. Şimdi birilerinin sürekli olarak ‘ben örgüt adına konuşmuyorum’ diyerek cümle kurup sürekli olarak örgütün söylediği cümleleri dillendirmesi, örgüttekilerin de siyasette konuşulması gerekenler konusunda bir yön vermeye çalışması bir problemin olduğunu gösterir. Bu problem bizim problemimiz değil. Biz, sonuç olarak Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreçlerinden terörün Türkiye gündeminden çıkmasını anlıyoruz. DEM Parti içerisinde çok sağduyulu konuşan sayın milletvekilleri var fakat birkaç kişinin de sistematik olarak çözümden yanaymış gibi cümleler kurup aslında algoritmayı işletme biçimleri itibarıyla süreci enfekte etmeye dönük çıktılar ürettiklerini görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Örgütün silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz" Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "DEM Parti içerisinde bu cümleleri kuranların hiçbiri ‘PKK silah bırakmalıdır’ cümlesini kurmamıştır, bu son derece dikkat çekicidir. Sürekli olarak devlete ödev vermeye kalkıyorlar. Bizim odak noktamız terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak olduğu için bunlara tek tek cevap vermiyoruz. Yüce Meclis, çok nitelikli bir komisyon çalışması yaptı. Toplumun hemen hemen her kesimini dinledi ve toplumda ‘ben bu konuda söz söylemek istiyorum’ diyen herkes davet edildi. Meclis Başkanımız son derece kapsamlı bir yönetim modeli sergileyerek o komisyonda bulunan partilerdeki sayın milletvekillerinin sürece katkılarıyla beraber güzel bir rapor çıktı. Raporun sonunda özet olarak şu var; silah bırakmaya bağlı olarak yasal düzenlemelerin yapılması var. Daha komisyon raporunun yayınlanmasından bir hafta sonra o bahsettiğim kişilerden bir tanesi çıktı ve ‘teyit mekanizması süreç içerisinde bir yük oluşturmamalıdır’ dedi. Şimdi örgütün, silah bıraktığını teyit edecek devlet mekanizmasını reddettiğinizde bu sürecin işlemesinin bir imkanı olmaz. Teyit mekanizmasını yük görmek ya da süreci tıkayacak bir mekanizma olarak kodlamak şu demektir; bu silah bırakma sürecine örgütün karşı olduğunu ifade etmektir." Çelik, çarşamba günü partiye yeni katılım olup olmayacağının sorulması üzerine her grup toplantısı öncesi bu tarz söylemlerin ortaya çıktığını aktararak, katılımlar konusunun hem Yerel Yönetimler Başkanlığı hem de Teşkilat Başkanlığı tarafından takip edildiğini dile getirdi.
Erzurum Trendyol 1. Lig: Erzurumspor FK: 2 - Boluspor: 0 Trendyol 1. Lig’in 35. hafta maçında Erzurumspor, Boluspor’u 2-0 mağlup etti. Maçtan dakikalar 6. dakikada ev sahibi takımın sağ kanattan geliştirdiği atakta Benhur’un son çizgiye kadar inerek kale sahasına yaptığı ortada Gökhan Akkan topu köşe vuruşuna uzaklaştırmak isterken kendi ağlarına gönderdi. 1-0 42. dakikada Erzurumspor’un sağ kanattan geliştirdiği hücumda Eren, ceza sahası yayındaki Rodiguez’i gördü. Rodriguez şık bir topuk pasıyla Mustafa’ya pasını aktardı. Mustafa’nın şutunda kaleci Türker’den seken topu arka direkte Eren Tozlu kafayla meşin yuvarlağı ağlara gönderdi. 2-0 52. dakikada sol kanattan gelişen hücumda Eren, ceza sahasına girdi ve kale sahasına ortalamak istedi ancak Lima kayarak topa müdahalede bulundu. Hakem, Lima’nın topa elle dokunduğu gerekçesiyle penaltı noktasını gösterdi. VAR uyarısının ardından monitörde inceleme yapan hakem Burak Olcar penaltı kararını iptal etti. Hakemler: Burak Olcar, Mehmet Dura, Emrah Türkyılmaz Erzurumspor FK: Matija Orbanic (Erkan Anapa dk. 14), Amar Gerxhaliu, Guram Giorbelidze, Orhan Ovacıklı, Yakup Kırtay (Mustafa Yumlu dk. 31), Brandon Baiye, Giovanni Crociata, Martin Rodriguez (Cheikne Sylla dk. 71), Benhur Keser (Fernando dk.80), Mustafa Fettahoğlu (Hüsamettin Yener dk. 80), Eren Tozlu (Adem Eren Kabak dk. 71) Yedekler: Ali Ülgen, Cengizhan Bayrak, Sefa Akgün, Murat Cem Akpınar Teknik Direktör: Serkan Özbalta Boluspor: Türker Dırdıroğlu, Ömürcan Artan (Onur Öztonga dk. 73), Lucas Lima (Erdem Dikbasan dk. 63), Abdulsamet Kırım, Loic Kouagba, Gökhan Akkan (Mert Çetin dk. 46) , Barış Alıcı (Alexandru Baluta dk. 73), Doğan Can Davas (Burak Topçu dk. 86), Mustafa Çaylı, Harun Alpsoy, Arda Usluoğlu Yedekler: Bartu Kulbilge, Işık Kaan Arslan, Can Arda Yılmaz Teknik Direktör: Nevzat Dinçbudak Goller: Gökhan Akkan (dk. 6 k.k.), Eren Tozlu (dk.43) (Erzurumspor FK)