SAĞLIK - 05 Mayıs 2025 Pazartesi 11:14

Astım hastaları, polenlerin sık olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkmamalı

A
A
A
Astım hastaları, polenlerin sık olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkmamalı

Dünyada 350 milyon kişinin astım hastası olduğunu işaret eden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yusuf Taha Güllü, "Astım, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilir. İlkbahar ve yaz aylarında havada yoğun şekilde bulunan polenler, astımı olan bireyler için ciddi risk oluşturur. Bu yüzden polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkmamak, maske kullanmak, pencereleri kapalı tutmak ve ev tozu akarlarına karşı evleri sık havalandırmak korunma yollarındandır" dedi.


Her yıl mayıs ayının ilk salı günü kutlanan Dünya Astım Günü dolayısıyla bilgilendirmede bulunan VM Medical Park Bursa Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yusuf Taha Güllü, "Dünya Astım Günü, nefes almanın ne kadar kıymetli olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor. Astım, tüm dünyada milyonlarca insanı etkileyen, akciğerdeki hava yollarında mikrobik olmayan bir tür iltihap nedeniyle hava yolu daralması sonucu ortaya çıkan kronik bir akciğer hastalığıdır. Ancak doğru yönetildiğinde, kontrol altına alınabilen bir hastalıktır" şeklinde konuştu.



"Hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi, kuru öksürük ve nefes darlığına dikkat"


Hastalığın belirtilerini sıralayan Doç. Dr. Güllü, "Hırıltılı solunum, göğüste sıkışma hissi, kuru öksürük ve nefes darlığı gibi belirtilerle kendini gösteren astım, hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilir. Dünyada 350 milyon kişinin astım hastası olduğu, her yıl 400 binden fazla kişinin ölümünün astıma bağlı olduğu bilinmektedir" ifadelerini kullandı.



"Polen yoğunluğu fazla olan sabah saatlerinde pencereleri kapalı tutun"


Astım ataklarını nelerin tetiklediğine değinen Doç. Dr. Güllü, "Astım ataklarını tetikleyen birçok çevresel faktör vardır. Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında havada yoğun şekilde bulunan polenler, astımı olan bireyler için ciddi bir risk oluşturur. Çayır otu, zeytin ağacı, çınar ve pelin otu gibi bitkilerin polenleri, rüzgârla yayılarak solunum yollarını tahriş edebilir. Polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde dışarı çıkmamak, maske kullanmak ve pencereleri kapalı tutmak, korunma yollarındandır" dedi.



"Evler düzenli havalandırılmalı"


Bir diğer önemli tetikleyicinin ise ev ortamında sıklıkla karşılaştığımız ev tozu akarları olduğunu dile getiren Doç. Dr. Güllü, şu bilgileri paylaştı:


"Gözle görülmeyen bu mikroskobik canlılar yatak, yastık, halı, perde ve peluş oyuncak gibi eşyaların içinde yaşar. Özellikle nemli ve havasız alanlarda hızla çoğalırlar. Akarlarla mücadelede evin düzenli havalandırılması, yatak takımlarının sıcak suyla yıkanması ve toz tutan eşyaların azaltılması önerilir. Astım krizlerini tetikleyen diğer unsurlar arasında sigara dumanı, hava kirliliği, hayvan tüyleri, soğuk hava, egzersiz ve stres gibi faktörler de yer alır. Astımı olan bireyler bu riskleri tanımalı ve mümkün olduğunca uzak durmalıdır."



"Astım tedavi edilebilir bir hastalık"


Astımın aslında korkulacak bir hastalık olmadığının altını çizen Doç. Dr. Güllü, "Doğru ilaç tedavisi, düzenli doktor kontrolleri ve tetikleyicilerden korunma ile astımlı bireyler de sağlıklı bir yaşam sürebilir, spor yapabilir, seyahat edebilir, hatta profesyonel kariyerlerinde dahi başarıyla ilerleyebilir" ifadelerine yer verdi.



"Yalnızca astımlı bireyler değil, toplumun geneli bilinçlenmeli"


Son olarak astımın kontrolünün mümkün olduğunu sözlerine ekleyen Doç. Dr. Güllü, "Dünya Astım Günü vesilesiyle, yalnızca astımlı bireylerin değil, toplumun genelinin bu konuda bilinçlenmesi büyük önem taşır. Nefes alabilmek, yaşamın en temel göstergesidir. Bugün, bu en basit ama en hayati bu eylemi fark etme günüdür. Nefesiniz hep açık olsun" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir’de tüp bebekte gurur veren başarı: 480 canlı doğum, yüzde 55’in üzerinde gebelik oranı Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Yunus Emre Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren Tüp Bebek Merkezini ziyaret ederek merkezde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Gerçekleştirilen ziyarette; Tüp Bebek Merkezi Sorumlu Hekimi ve Kadın Hastalıkları Uzmanı Dr. Teoman H. Minsin, Kadın Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Merdan Ali Merdanoğlu ile Histoloji ve Embriyoloji Uzmanları Uzm. Dr. Ayça Işık ve Uzm. Dr. Merve Durmuş Kaygısız tarafından merkezde sunulan sağlık hizmetleri, tedavi süreçleri ve teknik altyapıya ilişkin kapsamlı bilgilendirme yapıldı. 2019 yılında hizmet vermeye başlayan merkezin kısa sürede bölgenin önemli infertilite ve yardımcı üreme tedavi merkezlerinden biri haline geldiğini belirten Dr. Teoman H. Minsin, kuruluşundan bu yana merkeze başvuran hasta sayısı ve yapılan işlem sayılarının yaklaşık 6 kat arttığını ifade etti. Son yıllarda tüp bebek tedavilerindeki gebelik başarı oranlarının yüzde 55’in üzerinde seyrettiğini belirten Minsin, merkezde bugüne kadar yaklaşık 480 canlı doğumun gerçekleştiğini kaydetti. Modern tedavi yöntemleri ve özellikli vakalar Merkezde tüp bebek tedavilerinin yanı sıra aşılama tedavileri, embriyo dondurma ile yumurta ve sperm dondurma işlemlerinin de modern yöntemlerle başarıyla uygulandığı belirtildi. Özellikle ileri yaş gebelikleri, daha önce başarısız tedavi öyküsü bulunan hastalar ve genetik hastalıklarda sağlıklı embriyo seçimi gerektiren özellikli vakalarda merkezin önemli bir deneyim kazandığı ifade edildi. Dr. Teoman H. Minsin, artan hasta yoğunluğuna rağmen elde edilen başarılı sonuçların; kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, embriyologlar, anestezi ekibi, hemşireler ve tüm sağlık çalışanlarının güçlü ekip çalışmasının önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. "Kaliteli ve güvenilir sağlık hizmeti sunmaya devam edeceğiz" İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ise tüp bebek tedavisinin aileler için taşıdığı öneme dikkat çekerek vatandaşlara modern, güvenilir ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bildirici, hasta güvenliği ve hasta memnuniyetini ön planda tutan sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı. Ziyaret kapsamında sağlık çalışanlarıyla da bir araya gelen İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, özverili çalışmalarından dolayı personele teşekkür etti. Ziyarette; Başhekim Yardımcıları Uzm. Dr. Figen Karakuş ve Uzm. Dr. Semra Can Mamur, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Nazan Öner Yılmaz, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcıları Derya Eyiip ve Emel Özgüç ile merkezde görev yapan hekimler ve sağlık çalışanları yer aldı.
Aydın Söke’ye İleri Biyolojik Atı Su Artırma Tesisi kazandırılıyor Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun çevre ve altyapı yatırımları kapsamında, ASKİ tarafından Söke ilçesine kazandırılacak olan İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi için proje çalışmalarına başlandı. Aydın Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (ASKİ) tarafından Sarıkemer Mahallesi’nde tamamlanan kanalizasyon hattı çalışmalarının ardından, bölgeye kazandırılacak İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi için imar planı çalışmalarının tamamlanmasıyla proje süreci başlatıldı. bAydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde yürütülen proje kapsamında günlük 1150 metreküp kapasiteli İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi inşa edilecek. Tesise ulaşacak kanalizasyon suları, ileri biyolojik arıtma işlemlerinin ardından tarımsal sulamada kullanılabilecek standartlara getirilecek. Çevreye duyarlı teknolojilerle projelendirilen tesisin deşarj noktası ise Büyük Menderes Nehri üzerindeki şişme bendinin bulunduğu mansap kısmında yer alacak. Bölgenin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak hazırlanan tesis, 2060 yılına kadar hizmet verebilecek kapasiteye sahip olacak. Başkan Çerçioğlu’nun çevre yatırımları ile Söke’ye modern ve çevre dostu bir altyapı tesisi kazandırılacak. Kent genelinde yatırım ve projelerinin devam edeceğini belirten Başkan Çerçioğlu, "Aydınımız için çalışmaya, proje ve yatırımlarımızı kentimize kazandırmaya devam ediyoruz. Söke’ye kazandıracağımız tesisimizin şimdiden ilçemize ve Aydınımıza hayırlı olmasını diliyoruz. Çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Hizmetle büyüyen Aydın" ifadelerini kullandı.
Eskişehir ESOGÜ 2025 yılı ödülleri sahiplerini buldu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) 2025 Yılı Ödülleri, gerçekleştirilen takdim töreni ile sahiplerini buldu. ESOGÜ Ödülleri her yıl, ESOGÜ öğretim elemanları ile öğrencilerine; akademik çalışmalarında göstermiş oldukları başarı ve performansın değerlendirilmesi, çalışmalarının teşvik edilmesi ve desteklenmesi amacıyla, idari personele ise üniversiteye sağlamış oldukları katkılardan dolayı veriliyor. 2025 yılı akademik performans ödülleri, genç bilim insanı ödülleri, bilimsel araştırma projesi ödülleri, eğitim ödülleri ile yılın doktora tezi, yılın uzmanlık tezi, yılın yüksek lisans tezi ödülleri ve idari personel ödülleri kapsamında düzenlenen ESOGÜ 2025 Yılı Ödülleri takdim töreni, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ın açılış konuşması ile başladı. Ödüller sahiplerine takdim edildi Rektör Prof. Dr. Kamil Çolak’ın sahiplerine takdim ettiği ESOGÜ 2025 Yılı Ödülleri kapsamında Sağlık ve Yaşam Bilimleri Alanı Akademik Performans Ödüllerine Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Selcan Demir, Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Elif Bilgir ve Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Meltem Dinleyici layık bulundu. Fen ve Mühendislik Alanı Akademik Performans Ödüllerine Fen Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Recep Yüksel, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Uçak Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Selim Gürgen ve Fen Fakültesi Kimya Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Arif Kıvrak layık bulundu. Sosyal ve Beşeri Bilimler Alanı Akademik Performans Ödüllerine Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Funda Ergüleç, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Acaroğlu ve Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Barış Demirci layık bulundu. Törende ayrıca Genç Bilim İnsanı Ödülleri, Bilimsel Araştırma Projesi Ödülleri, Eğitim Ödülleri, Yılın Doktora Tezi, Yılın Tıpta Uzmanlık Tezi, Yılın Yüksek Lisans Tezi Ödülleri ve İdari Personel Ödülleri de sahiplerini buldu. Programa; ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak’ın yanı sıra Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Prof. Dr. Kürşat Bora Çarman ve Prof. Dr. Hakan Demiral ile diğer üniversite yöneticileri ve akademisyenler katıldı.