EKONOMİ - 26 Ekim 2024 Cumartesi 10:31

Avrupa’yı saran ’mavi dil’ hastalığı nedeniyle Türkiye ithalatı durdurdu

A
A
A

Son haftalarda Avrupa’daki büyükbaş hayvanlarda mavi dil hastalığı görülmesi üzerine Türkiye ithalatı durdurdu.

Yaklaşık bir ay içerisinde birçok Avrupa ülkesindeki hayvanlarda mavi dil hastalığı görüldü. Hastalığın kısa süre içerisinde yayılması üzerine bazı Avrupa ülkeleri ihracatı durdurdu. Sadece Polonya ve Macaristan’da ihracatın açık olduğunu söyleyen uzmanlar Türkiye’nin tedbir olarak hayvan ithalatını durdurduğunu söyledi. Ayrıca üreticilerin kendi çiftliklerinde biyogüvenlik tedbirlerini artırmaları gerektiğini söyleyen uzmanlar tedbirlerin en üst seviyede tutulması gerektiğini açıkladı.

Avrupa’yı saran ’mavi dil’ hastalığı nedeniyle Türkiye ithalatı durdurdu

"Polonya ve Macaristan’da ihracat açılması yüksek görülüyor"

Polonya ve Macaristan’da henüz vaka görülmediğini fakat orada da yoğun test süreci gerçekleştiğini söyleyen damızlık hayvan yetiştiricisi Tarkan Gani, “Mavi dil hastalığı şu anda Hollanda, Danimarka, Almanya ve İtalya gibi ülkelerde görüldü. Son bir ayda çok sık görüldüğünden dolayı bu ülkeler hayvan ihracatlarını yasakladılar. Şu anda hayvanları satışa sunmuyorlar ve dışarıya göndermiyorlar. Sadece Macaristan ve Polonya’da vaka görülmedi ama hükümetimiz tedbir olarak orayı da ithalata kapatmış durumda. Avrupa’dan şu an için hiçbir damızlık hayvan ithalatı söz konusu değil. Daha öncesinden izinlerini almış işletmecilerimiz ve yetiştiricilerimiz var. Hatta oralara kapora vermiş işletmeler var. Onlar da şu an bekliyorlar, yoğun bir test süreci geçiriyorlar. Test sürecinin ardından Macaristan ve Polonya’nın ithalata açılması yüksek görülüyor” şeklinde konuştu.

Türkiye’de henüz resmi kaynaktan açıklanan bir vaka yok

Türkiye’nin gerekli tedbirleri aldığını vurgulayan Gani, “Türkiye Cumhuriyeti dünyanın en ağır sağlık şartnamesini kullanıyor. Çok kolay bir şekilde hayvan getirilmiyor. Hayvanlar belirli testlere tabi tutuluyor. Türkiye’ye getirilmelerinin ardından tekrar kanları alınıyor. Olumsuz bir şey olduğunda hayvanlar kesime sevk ediliyor. Ülkemizde şu an için resmi kaynaklardan ben mavi dil açıklaması duymadım. Devletimizin tüm çabaları bu hastalığın ülkemize gelmemesi için” dedi.

Avrupa’yı saran ’mavi dil’ hastalığı nedeniyle Türkiye ithalatı durdurdu

Tedbirlerin üst düzeyde tutulması şart

Gani, “Dünyada çeşitli sığır hastalıkları var. Bu hastalıklardan biri de mavi dil. Şu ana kadar insana bir etkisi ortaya çıkmadı. Fakat mavi dil bulaşan hayvanda yüksek ateş yavru atımı yapıyor. Bu da bizim milli ekonomimize çok ciddi zararlar veriyor. Bu nedenle devletimizin aldığı tedbirler gayet doğru. Tüm çiftliklerde sadece mavi dil için değil biyogüvenlik tedbirleri alınması lazım. Sönmüş kireçleri çiftliklerde kullanabilirler. En bulunabilir ve masrafsız olanı bu yöntem. Çiftliklere galoşsuz kimseyi almamamız gerekiyor. Tek kullanımlık önlük kullanabilirler. Zaten dışarıdan misafir kabul etmiyoruz. Kabul ettiğimiz zamanlarda da bu biyogüvenlik şartlarını uyguluyoruz. Çiftliğimizde binlerce hayvan var. Burada birine hastalık bulaşması hepsinin hasta olması anlamına geliyor. Bu nedenle tedbirlerimizi en üst düzeyde tutmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Abdullah Bozkurt - Polat Taha Öztürk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Metin Diyadin: "Son haftaya avantajlı girdik, ligde kalma değil bu" Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, Kasımpaşa müsabakasının ardından, "En azından son haftaya avantajlı girdik. Ligde kalma değil bu. Son hafta inşallah ligde kalırız. Gençlerbirliği’nin her anlamda Ankara’nın ligdeki tek takımı olması, tribünlerin dolması bunlar önemli şeyler" dedi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Gençlerbirliği, sahasında ağırladığı Kasımpaşa’yı 1-0 mağlup etti. Maç sonu düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Gençlerbirliği Teknik Direktörü Metin Diyadin, "Zorluklarla dolu bir süreçten geçiyoruz son haftalarda ama maç bizim için final maçı gibiydi. Çok zorlu olacağı muhakkaktı ama gerçekten iyi hazırlandık. 3-4 günlük süreçte de avantajımızı bulundurmaya çalıştık. Kadro tercihinde daha önce galibiyet alınan maçlardaki kadronun hemen hemen aynısını tercih ettik. Aynı çocukları tercih ettik ki alışmış oldukları bir oyun bu aslında. Ama maça da şok bir 2 golle başladık. Oyun oynamaya fırsatı kalmadan 2-0 geriye düştük. Camianın, taraftarın yaşadığı stresi gördük. Düştük gibi oldu ancak ‘geriye düşebiliriz sakın ola ki son dakikada bırakmayın kazanacağız’ demiştim. Allah’a şükür öyle oldu. Samimi çocuklar var. Hepsi emek verdi. Herkes seviniyor. Biz de seviniyoruz. En azından son haftaya avantajlı girdik. Ligde kalma değil bu. Son hafta inşallah ligde kalırız. Gençlerbirliği’nin her anlamda Ankara’nın ligdeki tek takımı olması, tribünlerin dolması bunlar önemli şeyler. Ayrıntıya girmeyeceğim bugün önce ligde kalalım, Allah nasip ederse ondan sonra da bakarız bu süreçler kolay süreçler değil. Gençlerbirliği’nin varlığı, camiadaki başta ben olmak üzere herkesin şahsi, kendi düşünceleri ya da kariyerlerinin çok ötesindedir. Onun için bütün camia takımı ligde tutmak zorunda. İnşallah başarırız. Gönül isterdi ki bu haftaya rahat girelim. Yapacak bir şey yok. Artık son haftada ligde kalmaya çalışacağız. Bütün duam Gençlerbirliği’nin ligde kalması. Yoksa benim buradaki varlığımın hiçbir anlamı yok" ifadelerini kullandı.
İstanbul Sami Uğurlu: "1 puanla ayılmayı hak ettiğimizi düşünüyorum" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, Galatasaray karşısında gösterdikleri oyundan dolayı 1 puan almayı hak ettiklerini düşündüğünü söyledi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Antalyaspor deplasmanda Galatasaray’a 4-2’lik skorla yenildi. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, açıklamalarda bulundu.. Galatasaray’a karşı evinde oynamanın kolay olmadığını söyleyen Uğurlu, "Her şeyimizi sahada ortaya koymaya çalıştık. Bu atmosferde buradan çıkmak da kolay olmuyor. Maçın başında iki sakatlık yaşadık. Oyunun büyük bölümünü tuttuk. İlk yarıda çok fazla birbirimize yakın oynadık. 2-1 öne geçtikten sonra penaltıdan yediğimiz gol Galatasaray’ı iştahlandırdı. 88. dakikada yediğimiz üçüncü gol moral olarak düşürdü. Burada Antalyaspor olarak yapabileceğimizin en iyisini yaptık. En yüksek seviyede mücadele ettiğimizi düşünüyorum. Mücadele ile birlikte Galatasaray deplasmanında 2 gol bulup kaybetmek can sıkıcı. Kocaelispor maçını kazanıp, rakiplerimizin maçlarını bekleyeceğiz. Eyüpspor, Gençlerbirliği ve Kasımpaşa maçlarını bekleyeceğiz. Burada bu kadar mücadele ettik, bu kadar direnebildik. Buradan galip ayrılmak kolay değil. Galatasaray taraftarı oyuna çok fazla etki ediyor. Hakem sağ olsun ağzında düdükle bekliyor. Onun önüne geçemiyoruz, yıllardır öyle, böyle de devam edecek. Bu kadar mücadeleye 1 puanla ayılmayı hak ettiğimizi düşünüyorum" diye konuştu.
İzmir Mirel Radoi: "Sonucun adil olmadığını düşünüyorum" Gaziantep FK Teknik Direktörü Mirel Radoi, Göztepe maçının ardından, "Bizden daha fazla korner ve duran top kullansalar da alınan sonucun sahadaki oyuna göre adil olmadığını düşünüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 33. hafta maçında Gaziantep FK, deplasmanda Göztepe’ye 2-1 mağlup oldu. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Gaziantep FK Teknik Direktörü Mirel Radoi, açıklamalarda bulundu. Maçın bekledikleri gibi oldukça zorlu geçtiğini ve bireysel hataların mağlubiyette etkili olduğunu belirten Gaziantep FK Teknik Direktörü Mirel Rodoi, "Bizim açımızdan kolay bir karşılaşma olmadı. Maça genel anlamda kötü başladık. Atılan bir pasın ardından bireysel hatamızdan kaynaklanan bir gol yedik. Sonrasında eşitliği yakalayarak oyunda dengeyi kurmayı başardık. Ancak rakibimizin sahanın hemen her bölgesinde adam adama bir oyun sergileyeceğinin bilincindeydik ve bu durum maçı bizim adımıza daha da zorlaştırdı. Erken yediğimiz golden sonra, baskı altında olmadığımız ve rakibin müdahalesinin dahi bulunmadığı alanlarda çok fazla basit top kaybı yaşadık. Neticesinde de mağlubiyet kaçınılmaz oldu" ifadelerini kullandı. Kariyerinde ilk defa üst üste üç mağlubiyet aldığını ve girdikleri çok sayıdaki pozisyonu değerlendiremediklerini vurgulayan Teknik Direktör Rodoi, "Soyunma odasında takımla yaptığımız görüşmede, neleri doğru yapmamız gerektiğini detaylıca konuştuk. Bizden daha fazla korner ve duran top kullansalar da alınan sonucun sahadaki oyuna göre adil olmadığını düşünüyorum. Benim adıma zor bir süreç oluyor; zira kariyerimde ilk defa üst üste üç mağlubiyet alıyorum. Bu karşılaşmalarda toplam on altı gol pozisyonuna girmemize rağmen yalnızca bir gol üretebildik" dedi. Kendi taraftarları önünde oynayacakları bir sonraki müsabakada hedeflerine odaklanarak en iyi performanslarını sergilemek istediklerini belirten Rodoi, "Önümüzde, kendi taraftarımızın önünde oynayacağımız zorlu bir karşılaşma daha bulunuyor. Rakibimiz Konferans Ligi’ne katılma mücadelesi veren iddialı bir ekip; dolayısıyla oldukça çetin geçecek bir maç bizi bekliyor. Biz ise müsabakaya tamamen kendi hedeflerimiz doğrultusunda odaklanıyoruz. Sahaya yüksek standartlarımızı yansıtarak en iyi performansımızı sergilemek istiyoruz. Umuyorum ki bu karşılaşmada girdiğimiz pozisyonların büyük bir kısmını gole çevirmeyi başarırız" şeklinde konuştu. Futbolda mağlubiyetin olağan olduğunu ancak sahada mücadele edilmemesini asla kabul edemeyeceğini vurgulayan Rodoi, "Gelecek hafta oynanacak müsabaka hem bizim hem de futbolcularımız açısından büyük bir önem taşıyor. Bazı oyuncularımız belki de taraftarlarımızın önünde bu formayla son kez sahaya çıkacaklar. Futbolda mağlubiyeti her zaman kabullenebilirim; ancak bir yenilginin ardından hiçbir şey olmamış gibi davranılmasını, sahada mücadele etmeyen ve alınan sonuca üzülmeyen futbolcuları takımlarımda asla kabul edemem. Önümüzdeki maçta çok daha farklı bir reaksiyon ve sonuç bekliyoruz" ifadelerini kullandı.