SAĞLIK - 05 Nisan 2026 Pazar 09:56

Bahar aylarında bu hastalıklar peşinizi bırakmayabilir

A
A
A
Bahar aylarında bu hastalıklar peşinizi bırakmayabilir

Mevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişimleri, birçok hastalık gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına da zemin hazırladığını belirten uzmanlar, bazı konularda uyarılarda bulundu.


Üst solunum yolları enfeksiyonları, doktora başvurmanın önde gelen sebepleri arasında yer aldığını ifade eden uzmanlar, zayıflayan bağışıklık sistemiyle birlikte vücut direncinin düşmesi, bu dönemlerde üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanmasına sebep olduğunu söyledi. Üst solunum yolu enfeksiyonları, dünyada en çok görülen ve en fazla iş gücü kaybına neden olan hastalıkların başında geldiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, "Üst solunum yolu enfeksiyonuna neden olan faktörler virüslerdir. Virüslerin zayıf düşürdüğü bireylerde diğer bakteriyel enfeksiyonlar da görülebilir. En çok bilinen üst solunum yolu enfeksiyonları nezle ve grip olmakla birlikte, bu hastalıklar sinüzit, tonsillit (bademcik iltihabı), orta kulak iltihabı ve larenjite neden olabilir" dedi.


Üst solunum yolu enfeksiyonuna yatkınlığı artıran faktörleri anlatan Op. Dr. İdil Öztürk, "Alerjik bünyeye sahip olma, burun kemiği eğriliği veya konka büyüklüğü gibi anatomik sorunlar nedeniyle ağızdan nefes alıp verme, sigara içme, düzensiz beslenme gibi faktörler riski artırabilir. Bu hastalıklar daha çok mevsim geçişlerinde ve kalabalık ortamlarda sık görülür. Damlacık enfeksiyonu biçiminde ortaya çıkar, yani yakın mesafeden konuşma, öpme, öksürme sonucunda bulaşırlar. Bulunulan ortamda havalandırmanın yetersiz olması da bulaşmalarını kolaylaştırır. Virüs, bulaşı olan yüzeylere temas sonrası ellerin yıkanmaması ile de bulaşır. Gereksiz antibiyotik kullanımını önlemek amacıyla üst solunum yolu enfeksiyonlarının tanısında viral hastalık farklarının bulunması gerekir" diye konuştu.


Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, erişkinlerde sıkça görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarını şöyle sıraladı:


"Nezle birden çok virüsün yol açtığı, kişiden kişiye bulaşan, üst solunum yollarını tutan hafif seyirli bir hastalıktır. Üşütme, soğuk algınlığı olarak da bilinir. Soğuk mevsimlerde daha sıktır. Sigara içenlerde daha sık görülmez fakat ağır seyreder. Bir insan, ömrü boyunca yaklaşık olarak 300 defa nezle olur. 5 yaşın altındaki çocuklar yılda ortalama 8-10 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirir. Klinik belirtiler genellikle hafiftir. Hafif ateş, burun akıntısı, hapşurma bazen öksürük, en sık rastlanan belirtilerdir. Özel bir tedavisi yoktur. Komplikasyon gelişmezse hastalık kendini sınırlar ve ortalama bir hafta sürer. Antibiyotik kullanımı gereksizdir. Burunu açmak için okyanus suyu içeren spreyler, bazen ateş düşürücü-ağrı kesiciler, destekleyici tedavi olarak uygulanır. Hastayı izleyen doktor ikincil bakteri enfeksiyonu eklendiğini görürse antibiyotik başlayabilir."


İnfluenza virüslerinin yol açtığı üst solunum yolu enfeksiyonu olduğunu belirten Öztürk, "Virüsün 3 tipi vardır. Tip A insanlar, domuzlar ve kümes hayvanlarında, Tip B sadece insanlarda hastalık yapar. Tip C ise insanlarda çok hafif belirtilere yol açar. Sıklıkla ani başlayan yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı, baş ve kas ağrıları, bitkinlik, burun akıntısı veya tıkanıklığı ile kendini gösterir. Ateş genellikle 5 gün ya da 1 hafta sürer. Tanıda grip benzeri hastalık belirtileri olan ve bu şikâyetlerden herhangi biri ile başvuran olgulardan boğaz, burun ya da geniz sürüntüsü alınarak yapılan hızlı tarama testleri kullanılabilir. Tedavide dinlenme çok önemlidir. Ateş düşürücüler, bol sıvı tüketimi ve iyi beslenme önemlidir. Viral bir hastalık olduğu için antibiyotik verilmez ancak orta kulak iltihabı, sinüzit, zatürre gibi ikincil enfeksiyon, komplikasyon olarak eklenmiş ise antibiyotik kullanılır. Tedavi için bazı antiviral ilaçlar kullanılabilir ancak etki için tedaviye hızlı başlanması gerekir ve hastalığın seyrini ancak 1-2 gün kısaltır. Bu yüzden ilaç kullanımı daha ciddi enfeksiyonlar açısından risk taşıyan çocuklar veya hastaneye yatırılması gereken vakalar için önerilmektedir. Grip, bazı insanlar için daha tehlikelidir. Bebekler ve küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerinde olanlar, gebeler, bazı hastalıklara sahip kişiler ve bağışıklık sistemi zayıflamış olanlar en yüksek risk altındadır. Gripten korunmanın en etkin yolu, grip aşısıdır. Dünya Sağlık Örgütü 6 aydan büyük tüm çocuklar ve erişkinlere her yıl aşı uygulanmasını önermektedir. İki tip aşı mevcuttur. İlki 6 aylıktan büyük herkese uygulanabilen ölü virüs içeren aşıdır. İkincisi burun spreyi olarak uygulanan canlı zayıflatılmış grip aşısıdır, bu aşı 5-49 yaş arası sağlıklı, ek kronik hastalığı bulunmayan bireylere uygulanmak üzere onay almıştır. 6 ay- 9 yaş arası küçük çocuklarda yüksek düzeyde yeterli cevap oluşması için, aşının bir ay ara ile iki doz yapılması önerilmektedir. Çocuklarda ve yüksek risk grubunda özelikle aşı uygulanması önerilmektedir" diye konuştu.


AkutFarenjit ve tonsilit, yutak ve bademciklerin ani başlayan enfeksiyonu olduğunu belirten Öztürk şöyle devam etti;


"Virüs veya bakteriyel kaynaklı olabileceği için etkene göre tedavi metodu değişiklik gösterir. Belirtileri yüksek ateş, boğaz ağrısı-yutkunma zorluğu, halsizlik-kırgınlık, baş-eklem-kas ağrıları, öksürük ve bazen de boyunda lenf bezlerinin şişmesidir. Bronşit ve zatürre önemli komplikasyonlardandır. Bakteriyel sebeplerle oluşan farenjitte hastalık daha ağır seyreder. Yapılan fizik muayene ve laboratuvar incelemeleri ( boğazdan alınan örnek ile hızlı antijen tarama testi) sonucu etkenin bakteri olduğu düşünülürse uygun antibiyotik tedavisi başlanmalıdır. Orta kulak iltihabı ise çocuklarda orta kulak enfeksiyonu daha sık görülür. Sıklıkla nezle, grip gibi enfeksiyonları takiben gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyon şeklindedir. En sık 6-18 ay asındaki çocukları etkiler. 6 yaşından sonra hastalık sıklığında bariz azalma görülür. Çocukta huzursuzluk, sık ağlama ve kulaklarını tutma gibi belirtiler olur. Genellikle bakteriyeldir ve doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi gerekebilir. Akut sinüzit, yüz kemiklerinin içerisinde sinüs adı verilen hava boşluklarının iltihabına sinüzit adı verilir. Yine sıklıkla viral üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben gelişir. Vira enfeksiyonlardan sonra 7-10 günde tam iyileşme beklenirken genellikle burun doluluğu ve öksürük artışı olur. Büyük çocuklar ve erişkinlerde baş ve yüz ağrıları görülebilir. Antibiyotik tedavisi gerekebilir. Op. Dr. İdil Öztürk, söz konusu bu üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için hijyene ve el yıkamaya özen gösterilmesi, kalabalık ortamlardan uzak durulması, kalabalık ortamların sık sık havalandırılması, hasta kişilere mümkünse maske taktırılması ve fazla yaklaştırılmaması, yaşa uygun ve dengeli beslenilmesi, mevsime uygun giyinilmesi gerekir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar: Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Trabzon Ortahisar Ziraat Odası’nı ziyaret ederek ildeki ziraat odalarının da katılımıyla gerçekleştirilen toplantı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bayraktar, 2025 yılının tarım açısından afetlerle geçen zorlu bir yıl olduğunu söyledi. Türkiye’nin çok ağır bir tarımsal süreçten geçtiğini belirten Bayraktar, "2025 yılı bir afet yılı. Cumhuriyet tarihinin en büyük afetlerini yaşadık. Don felaketi 65 vilayette etkili oldu. Karadeniz Bölgesi de bu felaketten olumsuz etkilendi. Bu vilayetlerin tamamını dolaştım, Trabzon’a da geldim. Dondan etkilenen fındık bahçelerini yerinde inceledim. Ardından havaların ısınmasıyla birlikte bu kez kuraklık tehdidiyle karşı karşıya kaldık. Yaşadığımız kuraklık başta fındık olmak üzere üretimde birçok aksamaya neden oldu" dedi. Fındık üretiminde ciddi kayıplar yaşandığını vurgulayan Bayraktar, "Yaklaşık 717 bin ton olan rekoltemiz yüzde 40 kayıpla 441 bin tona düştü. Bunun sonuçlarını sahada çok net gördük" ifadelerini kullandı. "Rekolte düşmesine rağmen fiyatların gerilemesi normal değil" Fındık fiyatlarına da değinen Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan fiyatların ardından piyasadaki hareketliliği değerlendirdi. Bayraktar, "TMO, Giresun kalite fındık için 200 lira, levant kalite için 195 lira, 190 lira da sivri kalite için fiyat açıkladı. Bu açıklamanın ardından fındık fiyatlarının Eylül ayında 330 lira seviyesine kadar çıktığını gördük. Ancak Eylül’den sonra fiyatlar düşüşe geçti. Bugün geldiğimiz noktada Giresun kalite 210 lira, levant kalite ve diğer fındıklar 180-190 lira seviyesine geriledi. Trabzon’da ise fiyatların 160 liraya kadar düştüğünü görüyoruz. Bu rekolteye rağmen fiyatların bu kadar düşmesi normal değil" diye konuştu. "Hürmüz Boğazı’nın kapanması girdi maliyetlerini artırdı" Artan maliyetlere de dikkat çeken Bayraktar, "Bölgedeki savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması girdi maliyetlerini artırdı. Mazot ve gübre fiyatları yükseldi. Üreticilerimiz ciddi bir maliyet baskısı altında. Bu nedenle hükümetimizden girdi desteklerinin artırılmasını talep ettik. Bütün ürünlerde maliyet sorunu yaşıyoruz" şeklinde konuştu. "Kokarca ile mücadelede daha fazla kaynak şart" Zararlılarla mücadele konusuna da değinen Bayraktar, özellikle kahverengi kokarca tehdidine dikkat çekerek, "Kokarca ile çok ciddi mücadele vermek zorundayız. Bu noktada tüm kurum ve kuruluşlar üzerine düşeni yapmalı. Hızlı şekilde ürüyorlar ve havaların ısınmasıyla birlikte kışlaklardan bahçelere doğru yayılıyorlar. Halen bu zararlıyı tamamen ortadan kaldıramadık, tehdit olmaya devam ediyor. Sadece fındıkta değil birçok ürüne ciddi zarar veriyor. Mücadelenin dozunu artırmamız gerekiyor. Bunun için de daha fazla kaynak ayrılmalı" ifadelerini kullandı.
Trabzon Trabzonspor’dan Abdülkerim Bardakcı açıklaması Trabzonspor Kulübü, Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği karşılaşmanın ardından, bordo-mavili futbolcu Onuralp Çakıroğlu ile sarı-kırmızılı futbolcu Abdülkerim Bardakcı arasında yaşanan olaylara ilişkin açıklama yaptı. Bordo-mavili kulüpten yapılan açıklamada, karşılaşma sonrası galibiyet sevincine eşlik eden müzik sırasında Onuralp Çakıroğlu’nun takım arkadaşlarıyla birlikte kutlama yaptığı belirtilerek, bu esnada Abdülkerim Bardakcı’nın oyuncuya yönelik sözlü sataşmada bulunduğu ifade edildi. Abdülkerim Bardakcı’nın "Kaç yaşındasın lan sen" ifadeleriyle futbolcuya tepki gösterdiği aktarılırken, Onuralp Çakıroğlu’nun karşılık vermediği ve yalnızca rakip oyuncuya soyunma odasına gitmesi gerektiğini işaret ettiği kaydedildi. Trabzonspor açıklamasında, "Buna rağmen ilgili futbolcu sözlü sataşmasını sürdürmüş ve ardından oyuncumuza yönelik fiziki müdahale girişiminde bulunmuştur. Herhangi bir provokatif davranışta bulunmadığı açıkça görülen ve yalnızca galibiyet sevincini yaşayan futbolcumuza yönelik bu yaklaşımı şiddetle kınıyoruz" ifadelerine yer verildi. Öte yandan kulüp, olayın ardından sosyal medyada Onuralp Çakıroğlu hakkında yapılan paylaşımların da kabul edilemez olduğunu belirterek, sorumlular hakkında gerekli hukuki süreçlerin başlatılacağını vurguladı.
Mersin Tarsus’ta ırmakta kaybolan genç için seferber oldular: Vali Toros bölgede Mersin’in Tarsus ilçesinde Berdan Irmağı’na atladıktan sonra kaybolan 18 yaşındaki Batu Yetiş Kerem Kaplan için başlatılan arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Mersin Valisi Atilla Toros, arama ve tarama çalışmalarını yerinde inceledi. Olay, dün Tarsus Şelale bölgesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 18 yaşındaki Batu Yetiş Kerem Kaplan, henüz bilinmeyen bir nedenle Berdan Irmağı’na atladı. Kısa süre içerisinde akıntıya kapılan genç gözden kayboldu. Kaplan’ın suya atlama ve kaybolma anı çevrede bulunan vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda arama kurtarma ve polis ekibi sevk edildi. Ekiplerin hem su yüzeyinde hem de su altında yürüttüğü ilk günkü çalışmalardan sonuç alınamadı. Yaklaşık 5 kilometrelik alanda arama ve tarama çalışmaları başlatılırken, sabahın erken saatlerinde ekipler yeniden bölgeye gelerek çalışmalara devam etti. Suyun kesildiği ırmakta sürdürülen çalışmaları Mersin Valisi Atilla Toros da yerinde takip etti. Vali Toros’a Tarsus Kaymakamı Mehmet Ali Akyüz ve İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz eşlik etti. Vali Toros, baba Osman Kaplan ile görüşerek ilgili birimlerin sahada çalışmalarını sürdürdüğünü ve netice alınana kadar aramaların devam edeceğini ifade etti. Tır şoförü olduğu öğrenilen baba Osman Kaplan ise sabah saatlerinden itibaren ekiplerin yoğun şekilde çalıştığını belirterek, "Devletimizden Allah razı olsun. Allah’ın takdiri, inşallah bulunur. Sabah 06.00’dan beri burada ekipler çalışıyor" dedi. Çalışmalara Mersin Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığına bağlı dalgıçlar, İl Emniyet Müdürlüğü Sualtı Grup Amirliği ekipleri, AFAD ile Türkiye İzcilik Federasyonu Arama Kurtarma ve İnsani Yardım Derneği ekiplerinin katıldığı öğrenildi. Kayıp gencin bulunması için ekiplerin hem suda hem de kıyı hattında arama çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüğü bildirildi. Valilikten açıklama Öte yandan Mersin Valiliğinden yapılan açıklamada, "4 Nisan 2026 tarihinde saat 16.45’te 112 Acil Çağrı Merkezine gelen ihbarda, 2008 doğumlu Y.K.B.K. isimli vatandaşımızın Tarsus Şelalesinde suda kaybolduğu bilgisi alınmıştır. İhbarın ardından ekipler bölgeye ivedilikle sevk edilmiştir. Arama kurtarma çalışmalarının ikinci gününde bölgede; polis dalgıç ekipleri, AFAD dalgıç ve su üstü ekipleri, AFAD arama kurtarma personeli (dron destekli), itfaiye dalgıç ekipleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Ankara AFAD İl Müdürlüğü tarafından 1 araç, 4 personel ve 1 bot takviye amacıyla bölgeye sevk edilmiştir. 8 araç, 39 personel, 3 bot ve 1 dron ile arama kurtarma çalışmalarına devam edilmektedir. Tüm ekiplerimiz olay yerinde arama kurtarma faaliyetlerine aralıksız devam etmektedir" denildi.