EKONOMİ - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 13:38

Başkan Karabatı’dan 14 Mayıs Çiftçiler Günü mesajı: "Toprağa emek veren her eli saygıyla selamlıyoruz"

A
A
A
Başkan Karabatı’dan 14 Mayıs Çiftçiler Günü mesajı: "Toprağa emek veren her eli saygıyla selamlıyoruz"

Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde yayımladığı mesajında, tarımın Karacabey’in kimliği olduğunu vurgulayarak çiftçilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekti. İklim değişikliği, maliyet artışları ve pazar sorunlarına karşı yerel çözümler geliştirdiklerini belirten Karabatı, üreticilere destek için kurulan Karacabey Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin önemine değindi. "Üreticimizin emeği, geleceğimizdir" diyen Karabatı, çiftçilere bereketli ve bol kazançlı bir sezon diledi.


Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, tarımın ve üretimin ülke ekonomisindeki yerine dikkat çekerek, Karacabeyli çiftçilere teşekkür etti. Başkan Karabatı, "Toprağı sevgiyle işleyen, alın teriyle üretime değer katan tüm çiftçilerimizin gününü kutluyor, bereketli bir sezon diliyorum" ifadelerini kullandı.


Tarımın Karacabey için yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda ilçenin kimliği ve geleceği olduğuna vurgu yapan Karabatı, çiftçilerin desteklenmesinin hem yerel hem de ulusal kalkınma açısından vazgeçilmez bir öncelik olduğunu belirtti.



Karabatı: "Karacabey, Türkiye’nin tarım üssüdür"


Başkan Karabatı mesajında şu ifadelere yer verdi: "Karacabey’imiz verimli ovası, çalışkan insanları ve tarım geleneğiyle Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biridir. Bu topraklardan yükselen her ürün; çiftçimizin emeğini, sabrını ve umudunu temsil eder. Üretimin sürdürülebilirliği için çiftçimizin yanında olmayı sürdüreceğiz. Çiftçimizin alın teri, ülkemizin güvencesidir."


Karabatı, Karacabey Belediyesi olarak tarımsal üretimi destekleyen, çiftçilerin ihtiyaçlarına yönelik projeler geliştirmeye devam edeceklerini söyledi. Özellikle genç çiftçilere yönelik teşvik edici projelerin önemini vurgulayan Başkan Karabatı, "Üretimi desteklemek kadar, geleceğin üreticisini yetiştirmek de bizim sorumluluğumuzdur" dedi.



"Üreticimizin yanındayız, çözüm için kooperatifleşmeyi önemsiyoruz"


Açıklamasında çiftçilerin yaşadığı zorluklara da dikkat çeken Karabatı, iklim değişikliği, maliyet artışları ve pazar sorunları gibi konularda da yerel yönetim olarak üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını ifade etti. Başkan Karabatı, bu kapsamda Karacabey Belediyesi’nin de kurucu ortakları arasında yer aldığı Karacabey Üretim ve İşletme Kooperatifini örnek göstererek, üretici odaklı çözümler geliştirdiklerini ifade etti. Kooperatifin, çiftçilere maliyet avantajı sağlamak, toplu alım ve satış kanalları oluşturmak, markalaşma ve doğrudan tüketiciye ulaşma konusunda aktif bir rol oynayacağını belirtti. Karabatı, "Karacabey Üretim ve İşletme Kooperatifi, üreticimizin ürününü değerinde satabileceği, aracısız satış imkanlarıyla emeğinin karşılığını alabileceği bir yapı olarak kuruldu. Aynı zamanda girdi maliyetlerinin azaltılmasıyla da üreticimizin yanında olacağız. Bu yapıyı güçlendirmeye ve yaygınlaştırmaya devam edeceğiz."


Son olarak Başkan Karabatı, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle Karacabeyli tüm üreticilere bir kez daha teşekkür ederek, bereketli, sağlıklı ve bol kazançlı bir tarım sezonu temennisinde bulundu.



Başkan Karabatı’dan 14 Mayıs Çiftçiler Günü mesajı: "Toprağa emek veren her eli saygıyla selamlıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.