ASAYİŞ - 17 Kasım 2025 Pazartesi 16:03

Başkan Özel’den destek çağrısı

A
A
A
Başkan Özel’den destek çağrısı

Mantar toplamak için dün öğle saatlerinde Bilecik’in Hasandere köyüne giden ve bir daha kendisinden haber alınamayan İsmail Kaya için arama-kurtarma çalışmaları devam ederken, Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel kaybolan vatandaş için destek çağrısında bulundu.


Dün öğle saatlerinde Yarhisar Mahallesi’nden Bilecik’in Hasandere köyüne mantar toplamak için giden ve bir daha kendisinden haber alınamayan Yarhisar Mahalle Muhtarı Veysel Kaya’nın kardeşi İsmail Kaya için arama kurtarma çalışmaları 20 saattir aralıksız devam ediyor. Konu hakkında açıklama yapan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, "Dün öğle saatlerinde Yarhisar Mahallesi’nden Bilecik’in Hasandere köyüne mantar toplamak için giden, Yarhisar Mahalle Muhtarımızın kardeşi İsmail Kaya’nın kaybolduğunu öğrenir öğrenmez, bölgeye intikal ederek, arama kurtarma çalışmalarına tüm ekibimizle birlikte katıldık. Yaklaşık 20 saatlik bir arama kurtarma çalışmasına rağmen ekiplerimiz maalesef, İsmail Kaya’ya henüz ulaşamadı" dedi.


150 kişilik ekip arıyor


Başkan Ercan Özel, "Bilecik, Bursa ve Sakarya AFAD, AKUT, AKOM, YENDAK, Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri, Yıldırım Belediyesi Arama Kurtarma, Bilecik ve Bursa Jandarma ekipleriyle birlikte arama- kurtarma çalışmaları 4 termal kameralı drone, arama-kurtarma köpekleri ve yaklaşık 150 kişilik ekibin desteğiyle devam ediyor" bilgisini paylaştı.


Başkan Özel’den destek çağrısı


Arama çalışmalarının çok geniş bir alanda yapıldığını vurgulayan Başkan Özel, "Hava kararmadan önce İsmail Kaya’yı bulmak için, Bursa’daki dağcılık dernekleri ve arama kurtarma ekipleri başta olmak üzere, avcılarımızı ve duyarlı vatandaşlarımızı arama-kurtarma ekiplerimize destek olmaya davet ediyorum. Tüm ekiplerimize kolaylıklar diliyorum. Rabbim İsmail kardeşimize dayanma gücü versin" ifadelerini kullandı.



Başkan Özel’den destek çağrısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Siirt Siirt’te doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı Siirt’te gerçekleştirilen doğa yürüyüşünde milyonlarca yıllık fosiller gün yüzüne çıktı. Siirt Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yılmaz Çekmen ve üniversite yürüyüş ekibi, Bağgöze köyü ve Botan Milli Parkı bölgesinde yaptıkları 15 kilometrelik yürüyüş sırasında dikkat çeken fosil kalıntılarıyla karşılaştı. Bağgöze köyündeki havuzlu çeşme bölgesine ulaşan ekip, köydeki çobanların çevredeki dağlardan topladıkları fosilleri sergileyerek adeta açık hava müzesi oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki fosillerin milyonlarca yıl öncesine ait olduğu ifade edilirken, herhangi bir eğitim almadan fosilleri toplayan köylülerin bölgenin doğal tarihine ışık tuttuğu kaydedildi. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Çekmen, bölgede 35 milyon, 66 milyon ve hatta 400 milyon yıl öncesine uzanan fosillerin bulunduğunu söyledi. Çekmen, bulunan kalıntılar arasında gastropodlar, ammonitler, deniz kestaneleri, istiridyeler ve farklı deniz canlılarına ait fosillerin yer aldığını ifade etti. Bölgedeki fosil yoğunluğunun, milyonlarca yıl önce burada deniz canlılarının yaşamış olmasından kaynaklandığını belirten Çekmen, yaşanan depremler ve jeolojik hareketler sonucu canlı kalıntılarının kireç ve toprak tabakaları altında fosilleşerek günümüze ulaştığını dile getirdi. Bağgöze ve Botan bölgesinin sahip olduğu fosil çeşitliliğiyle açık hava müzesi niteliğinde olduğunu vurgulayan Yılmaz Çekmen, bölgenin akademik açıdan detaylı şekilde araştırılması gereken önemli alanlardan biri olduğunu söyledi.
Aydın "Adnan Menderes idam edilmeden önce hemşehrilerinin silahlarını topladılar" Aydın’da medya ve darbelerin toplumsal etkilerinin ele alındığı "Medya ve Darbeler" konulu panelde bugüne kadar kaleme alınmayan bazı gerçekler dile getirildi. Panele katılan köylüler Adnan Menderes’in idam edildiği yıl, köylülerin önce tüm silahlarının toplandığını ardından Çine çayından karşıya geçişlerinin bile izin verilmediğini anlattılar. Köyün eski muhtarı Mehmet Demir, "O yıl köylülerimizin tarlaya gidişine bile izin verilmediği için ekilen pamuklar susuzluktan kurumuş" diyerek Aydın halkının baskı altında tutulduğunu belirtirken, köy halkından Lütfi Küçük ise "Ben de adını taşıdığım dedemden dinlerdim. Merhum Başvekil Adnan Menderes’i diam etmeden önce köylülerin evlerine baskın yapıp silah sayılabilecek ne varsa hepsini didik didik arayıp toplamışlar. Hemşehrileri Menderes’e sahip çıkar diye her türlü baskı yapılmış" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Muğla Bölge Müdürlüğü koordinasyonunda Aydın Adnan Menderes Müzesi’nde gerçekleştirilen ‘Medya ve Darbeler’ panelinde 27 Mayıs 1960 darbesinin bilinmeyen yönleri de ele alındı. Panelde, Türkiye’de darbelerin medya üzerindeki etkileri ile medyanın darbeler sürecindeki rolü akademik ve tarihsel boyutlarıyla değerlendirilirken, 27 Mayıs 1960 Darbesi öncesi ve sonrasında Aydın’da yaşanan ve kayıtlara geçmeyen olaylar da dile getirildi. Panelin moderatörlüğünü, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Sinema Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Turan Akkoyun yaptı. Hüsna Yılmaz, Bircan Kayacan ve İrem Delice’nin konuşmacı olarak katıldığı panelde en ilginç konuları ise köyün eski muhtarı Mehmet Demir ile köy sakinlerinden Lütfü Küçük dile getirdi. "Menderes idam edildiği yıl pamukların sulanmasına bile müsaade edilmedi" Panelde, ülkede yaşanan darbeler öncesi, darbe sırasında ve sonrasında medyanın tutumu durumu ve özellikle dış basının dış kaynaklı yazıları ve manşetleri de ele alınırken panel sonunda katılımcıların soruları cevaplandırıldı. 15 Temmuz hain darbe girişiminde demokrasiye sahip çıkan halkın 27 Mayıs 1960 darbesinde aynı refleksi niçin gösteremediğine ilişkin sorular üzerine söz alan köyün eski muhtarı Mehmet Demir ve köy halkından Lütfü Küçük, bu dönemde yaşananların pek çok kişi tarafından bilinmediğini ve o dönemde yazılmadığını belirtti. Menderes’i aslında hemşerilerinin sahip çıktığını ancak o dönem insanların evlerinin dışına çıkmasına bile müsaade edilmediğini belirten Demir ve Küçük, "1960 yılında Çakırbeyli ve çevresindeki pamuk tarlalarındaki pamuklar maalesef sulanmasına bile müsaade edilmediği için kurudu. Bu halkın pamuk tarlasına gitmesine bile askeri cunta müsaade etmedi. Maalesef bazı ortamlarda Menderes’in hemşerileri ‘Menderes’e sahip çıkmadı’ diye suçlanır. O zamanlar iletişim araçları yaygın değil. Demokrasinin durumu belli. Maalesef Menderes idam edilmeden önce ev ev dam dam bu memlekette aranmadık yer kalmamış. Dolma tüfekten tabancaya kadar vatandaşın tüm silahları yatak yorgan arasından alınıp toplanmış. Yetmemiş insanların evlerinden çıkıp tarlasındaki pamuğu sulamasına dahi müsaade etmemişler. O yıl pamuklar bile kurumuş" diyerek 27 Mayıs 1960 darbesinin Aydın’da kayda geçmeyen acı yönlerini dile getirdiler.