KÜLTÜR SANAT - 17 Nisan 2026 Cuma 14:46

Başkan Yılmaz gençlere fethi anlattı

A
A
A
Başkan Yılmaz gençlere fethi anlattı

Yıldırım Belediye başkanı Oktay Yılmaz, ‘Kuruluştan Fethe Kadim Bursa’ projesine katılan gençlerle Balabanbey Kalesi’nde bir araya gelerek onlara Bursa’nın Fethini anlattı.


Yıldırım Belediyesi, Bursa’nın fethinin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gençleri tarihi ve kültürel yolculuğa çıkarıyor. Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü tarafından düzenlenen proje ile lise öğrencileri, Osmanlının Söğüt’ten Bursa’ya uzanan yolculuğunun izlerini sürüyor. Osmanlı’nın kurulduğu Söğüt’tte Ertuğrul Gazi Türbesi’nde başlayan yolculuk kapsamında öğrenciler, Kayıların Söğüt’e yerleşmesi, dönemin siyasi ve kültürel faaliyetleri hakkında bilgilendiriliyor. Programın ikinici durağı Osmanlı Devleti’nin manevi kurucularından olarak kabul edilen Şeyh Edebali’nin Türbesi’nde ise Osmanlı’nın kuruluşundaki manevi etkiler anlatılıyor. Yine Yenişehir’de Osmanlı’nın ilk şehirleşme faaliyetleri ve devletleşme noktasında atılan adımlar öğrencilere anlatılıyor. Koyunhisar’da Osmanlıların rüştünü ispatladığı ve bir nevi Bursa’nın fethine giden ilk adımlardan birisi olarak değerlendirilen Koyunhisar Savaşı ve dönemin siyasi olayları gençlerle paylaşılıyor. Gençlerin tarih yolculuğu Kestel Kalesi ziyaretinin ardından Osmanlı Askeri mimarisinin ilk örneklerinden olan ve Bursa’daki ilk eserlerinden birisi olan Balabanbey Kalesi’nde son buluyor.


Balabanbey Kalesi’nde Liseli öğrencileri karşılayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, onlara Bursa’nın fetih sürecini anlattı. Bursa’nın alınmasının salt bir kale fethi olmadığının altını çizen Başkan Yılmaz, "Ecdadımız, Bursa’yı bir Bizans kalesi olarak görmemiş, bir medeniyet beşiği olarak tasavvur etmiştir. İşte bundan dolayı Osman Gazi Bursa ile ilgili rüyalar kurmuş, bu kutlu şehrinin fethini evlatlarına adeta vasiyet etmiştir. Osmanlılar Bursanın alınmasını askeri bir fetih olarak görmemiş. Uzun ve sabırlı bir kuşatma ve akabindeki sulh ile Bursa’yı alarak şehrin tahrip olmasının, insanların zarar görmemesinin önüne geçmiştir. Bu fethin manevi boyutunu maddi boyutundan daha önemli gören ecdadımız, bir taraftan dervişler, alperenler, gönül erlerini buraya getirirken, diğer taraftan da camiler, medreseler, hanlar, hamamlar, çarşılar inşa ederek kısa sürede Bursa’ya bir Türk İslam şehri hüvviyeti kazandırmıştır. İşte kutlu şehir Bursa’nın mayası bu süreçte atılmıştır" dedi.


Osmanlı’nın Bursa’da temellerini attığı medeniyet ve hoşgörü ikliminin asırlar boyunca dünyaya adalet ve nizam taşıdığını aktaran Yıldırım Belediye başkanı Oktay Yılmaz, "Bu gün bile hala Osmanlının adaleti, sağaldığı barış ortamı hasret ve özlemle yad ediliyor. Biz de Yıldırım Belediyesi olarak gençlerimizin bu köklerle güçlü bağlar kurmasını istiyoruz. Bu proje ile evlatlarımızı, ecdadımızın iz sürdüğü topraklarda tarih ile buluşturuyoruz. Amacımız; geçmişini bilen, kültürüne sahip çıkan ve geleceğe daha bilinçli yürüyen bir nesil yetiştirmek. Gençlerimizin bu yolculukta edindiği her bilgi ve her duygu, yarınlarımızın en güçlü teminatı olacaktır" ifadelerini kullandı.



Başkan Yılmaz gençlere fethi anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "Bugün güçlü olan, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "Bugün güçlü olan; öğrenen, uyum sağlayan, doğru ortaklıklar kuran, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır" dedi. ASO ev sahipliğinde, Gelecek Nesil Sanayiciler Derneği (GENAD) tarafından, ‘İş Dünyası Sempozyumu’ gerçekleştirildi. ASO Başkanı Seyit Ardıç burada yaptığı açılış konuşmasında, gerçekleştirilen sempozyum ile sanayinin dününü, bugününü ve yarınını aynı salonda buluşturduklarını belirtti. Değişimin artık hayatın kendisine dönüştüğünü dile getiren Ardıç, "Teknoloji değişiyor. Üretim modelleri, tüketici davranışları, rekabetin doğası, iş yapma biçimleri, tedarik zincirleri değişiyor. Şirketlerin yönetilme biçimi de değişiyor. Böyle bir dönemde yalnızca geçmişte işe yarayan yöntemlere yaslanarak gelecekte başarılı olmak mümkün değil. Çünkü artık başarı; değişimi okuyabilenlerin, yeniliği zamanında fark edenlerin, belirsizlikler içinde fırsat üretebilenlerin ve cesaretle adım atabilenlerin olacak. Bu nedenle artık yeni kuşak sanayicilerimizin görevi sadece mevcut yapıyı korumak değildir. Onların görevi, mevcut yapıyı yeni dönemin şartlarına göre güçlendirmek, geliştirmek ve gerektiğinde yeniden yorumlamaktır" ifadelerini kullandı. Bugün rekabet şartlarının eskiye göre çok farklı olduğunu anlatan Ardıç, "Pazar aynı pazar değil. Müşteri aynı müşteri değil. Rakip aynı rakip değil. Teknoloji ise bambaşka ve hızla değişiyor. Dolayısıyla aynı zihniyetle, aynı refleksle, aynı iş yapma biçimiyle uzun süre devam etmek de mümkün değildir" diye konuştu. Girişimciliğin artık ‘sıfırdan şirket kurmak’ olmadığını söyleyen Ardıç, "Bugün aile şirketlerinin içinde yenilik üretmek de girişimciliktir. Dijitalleştirmek, veriyi karar süreçlerine taşımak, yeni bir pazara açılmak da girişimciliktir. Yani bugünün genç sanayicisi sadece üretimi devam ettiren değil, şirketin yenilenme kapasitesini büyüten kişidir" dedi. "Bugün güçlü olan, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır" Geçmişin emeğini geleceğin imkanlarıyla buluşturulması gerektiğine dikkati çeken Ardıç, "Yapay zekadan veri temelli üretime, otomasyondan sürdürülebilirlik baskısına, tedarik zinciri risklerinden müşteri taleplerindeki dönüşüme kadar uzanan geniş bir alanda artık ezberler bozuluyor. Eskiden güçlü olan yalnızca çok üretendi. Bugün güçlü olan; öğrenen, uyum sağlayan, doğru ortaklıklar kuran, teknolojiyi işin merkezine alan ve değişimi zamanında okuyandır" şeklinde konuştu. "Arzumuz, genç sanayicilerimizin ülkemizin sanayi hikayesine yeni bir sayfa ekleyen aktörler haline gelmesidir" Ardıç, kuşak değişiminin sadece bir yaş meselesi değil, aynı zamanda bir zihniyet meselesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bizim arzumuz, genç kuşak sanayicilerimizin sadece hazır yapıları devralan kişiler olarak kalmaması; şirketlerine yeni alanlar açan, kurumsal kapasiteyi büyüten, teknolojik dönüşümü yöneten, markalaşmayı güçlendiren, küresel rekabeti okuyabilen ve ülkemizin sanayi hikayesine yeni bir sayfa ekleyen aktörler haline gelmesidir. Ayrıca genç kadın sanayicilerimizin bu süreçte daha görünür, daha etkin ve daha güçlü biçimde yer almasını da son derece kıymetli buluyorum. Çünkü kadının güçlü olmadığı, gencin söz sahibi olmadığı, yeni fikrin desteklenmediği bir kalkınma modeli eksik kalır."
Kahramanmaraş Ayla öğretmenin oğlu Furkan Kara: "Annem ailemizin kahramanıydı, öğrencilerinin de kahramanı oldu" Kahramanmaraş’ta ortaokula düzenlenen silahlı saldırıda öğrencilere siper olup hayatını kaybeden Ayla öğretmenin oğlu Furkan Kara, "Öğrencilerinin kaçmalarına yardımcı olmuş, önlerine geçerek siper olup kurtulmalarını sağlamış. Annem ailemizin kahramanıydı, öğrencilerinin de kahramanı oldu" dedi. Kahramanmaraş’ta ortaokula düzenlenen silahlı saldırıda matematik öğretmeni Ayla Kara, 2’si kafasında, 3’ü sırtında ve 1’i sağ bacağında olmak üzere 6 kurşunla hayatını kaybetti. Ayla öğretmen, dün gözyaşları içinde Tekir Mahalle Mezarlığında toprağa verilmişti. Ayla Kara’nın avukat olan oğlu Furkan Kara (28), "Ben öncelikle bu üzücü olayda hayatını kaybeden kardeşlerime, anneme rahmet ve yaralı öğrenci kardeşlerime geçmiş olsun diliyorum. Allah rahmet eylesin vefat edenlere. Hiç beklemiyorduk. Annemin herhangi bir husumeti yoktu. Dersine bile girmediği bir öğrenciymiş, ders saatleri bile uyuşmuyor, sanırım sabahçıymış" dedi. "Olay günü okula gidip gitmeme konusunda kararsız kalmış" Olay günü annesinin okula gitme konusunda tereddüt ettiğini anlatan Kara, "Babamla konuşmuşlar, ’gideyim mi, gitmeyeyim mi’ diye ama en son gitme kararı almış. Çünkü annem okulu çok seven bir öğretmendi. Morali bozukken bile ’okula gitmek bana iyi geliyor’ derdi. Derse girince tüm sıkıntılarını unuttuğunu söylerdi" diye konuştu. "Annemi bulmaktan korkuyordum" Olay günü apar topar okula gittiklerini belirten Kara, "Annemi aramaya başladım ama bir yandan da bulmaktan korkuyordum. Çünkü her yer çok kötüydü, büyük bir karmaşa vardı. En sonunda hastanede olduğunu öğrendik. Ancak vefat etmiş şekilde hastaneye kaldırılmış" dedi. "Siper olup öğrencilerini kurtarmış" "Annem olay anında öğrencilerini kurtarmaya çalışmış. Kaçmalarına yardımcı olmuş, en sonunda da onların önüne geçerek siper olmuş" diyen Furkan Kara, "Kurtulan öğrenciler olduğunu duyduk. Öğrencilerini kurtarabildiğini duyunca çok mutlu olduk. Bu tamamen bir refleks, bir öğretmenlik içgüdüsü. Böyle bir şey planlanamaz. Annem benim ve ailemin kahramanıydı, öğrencilerinin de kahramanı oldu. Çok üzgünüz ama bir yandan da onunla gurur duyuyoruz. Eğer bizi görüyorsa, bilsin ki biz onunla her zaman gurur duyacağız. Allah razı olsun, mekânı cennet olsun" şeklinde konuştu.