EKONOMİ - 29 Ocak 2026 Perşembe 12:13

BOSAB sanayicisine yeşil dönüşüm rehberi

A
A
A
BOSAB sanayicisine yeşil dönüşüm rehberi

Barakfakih Organize Sanayi Bölgesi (BOSAB), bölge sanayicilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen ‘Sürdürülebilir Sanayi ve Yeşil Dönüşüm Bilgilendirme Semineri’ne ev sahipliği yaptı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Enerji Verimliliği Merkezi (BTSOEVM) uzmanları tarafından verilen seminerde sanayicilerin küresel rekabet gücünü artıracak yeşil OSB uygulamaları, enerji verimliliği, karbon ayak izi hesaplama yöntemleri ve dijital dönüşüm başlıkları detaylı bir şekilde ele alındı.


Seminerin açılış konuşmasını yapan BOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Akyıldız, dünya ticaretindeki kuralların hızla değiştiğine dikkat çekti. Temiz ve verimli üretimin artık bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayan Akyıldız, "Dün kaliteli üretmek yeterliydi; ancak bugün temiz ve verimli üretmiyorsanız küresel sahnede yeriniz daralıyor. Hayata geçirdiğimiz ’Yeşil OSB Dönüşüm Projesi’ ile bölgemizi; enerjisini verimli yöneten, suyu geri kazanan ve karbon ayak izini azaltan yeni nesil bir üretim ekosistemi hâline getirmeyi hedefliyoruz. Bu dönüşüm, bir tasarruf hamlesinin yanında Bursa’nın havasına ve suyuna sahip çıkma irademizin de somut bir göstergesi" ifadelerini kullandı.


"Hepimizin aynı hedefe odaklanması gerekiyor"


Dönüşümün başarısı için sanayicilerin desteğinin kritik olduğunu belirten Akyıldız, "Bu sürecin Bölge Müdürlüğümüz tarafından tek başına yürütülmesi mümkün değil. Altyapıyı kurgulamak ve süreçleri planlamak bizim sorumluluğumuzda; ancak dönüşümün sahadaki karşılığı sizlerin katkısı ve sahiplenmesiyle oluşacaktır. Bu bir takım işidir; en küçük işletmemizden en büyük fabrikamıza kadar herkesin aynı hedefe odaklanması gerekir." diye konuştu.


"Düşük karbon kriteri ticaretin merkezine yerleşti"


BTSO Enerji Verimliliği Merkezi Yöneticisi Canpolat Çınar, ticaretin kurallarının kökten değiştiğini ifade etti. Eskiden fiyat, kalite ve termin şartlarında alıcıyla anlaşıldığında satışın gerçekleşebildiğini belirten Çınar, "Ancak şimdi, özellikle Avrupa pazarındaki müşterileriniz bu denkleme düşük karbon kriterini de eklemenizi talep edecek." dedi. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ile 2026 yılında mali yükümlülüklerin başladığını hatırlatan Çınar, "Bu vergiyi Avrupa’ya ödemek yerine tesislerimize yatırım yapıp verimliliğimizi artıralım. Ayrıca Yeşil OSB sertifikası alan firmalar; Dünya Bankası kaynaklı uzun vadeli yeşil kredilere erişimde öncelik kazanacak ve ihracatta ’güvenilir tedarikçi’ unvanıyla rekabet avantajı sağlayacak" diye konuştu.


"Gelecekte en büyük kısıt su kotası olacak"


Enerji Verimliliği Uzmanı Berna Durmuş ise sürdürülebilirliğin teknik standartlarına odaklandığı sunumunda ürün bazlı karbon ayak izinin (ISO 14067) önemine değindi. Karbon yönetiminin kârlılıkla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Durmuş, sanayicilere "Müşteri artık fabrikadaki toplam karbonu değil, satın aldığı tek bir ürünün karbon yükünü soruyor. Karbonu yönetmek, kârınızı yönetmektir. ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, Yeşil OSB olmanın ön şartıdır. Bursa sanayisi için su ayak izi (ISO 14046) de en az karbon kadar kritik; gelecekte en büyük kısıt ’su kotası’ olacak." uyarısında bulundu.


Seminer, bölge sanayicilerinin sorularının yanıtlanması ve Yeşil OSB yol haritası üzerindeki görüş alışverişi ile sona erdi.



BOSAB sanayicisine yeşil dönüşüm rehberi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Gaziantep’teki cinayetin tarafları Şanlıurfa’da barıştı Gaziantep’te 15 yaşındaki çocuğun 17 yaşındaki çocuğu kalbinden bıçaklayarak öldürdüğü olayın tarafları Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde bir araya gelerek barıştı. Gaziantep’te 8 Ocak’ta meydana gelen bıçaklı kavga sonucu 17 yaşındaki Abdullah Kaya hayatını kaybetmişti. Aynı iş yerinde çalıştığı 15 yaşındaki D.K. ile arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine kalbinden ve vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanan Kaya, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Kanaat önderleri devreye girdi İki aile arasındaki husumetin kan davasına dönüşmemesi için bölgedeki kanaat önderleri devreye girdi. Ketikan Aşireti Kalkınma ve Dayanışma Derneği Başkanı İbrahim Bozkurt ve dernek yönetimi, tarafları bir araya getirmek için yoğun çaba sarf etti. Bu girişimlerin ardından iki aile, Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde düzenlenen geniş katılımlı iftar programında buluştu. Türk Bayrağının altından geçerek el sıkıştılar Barış töreni öncesinde Kaya ve Kılıç ailesinin mensupları yan yana gelerek Türk bayrağının altından birlikte geçerek el sıkıştı. Programda konuşan Milletvekili Mehmet Faruk Pınarbaşı ve Belediye Başkanı Mehmet Begit, barışı sağlayanlara teşekkür etti. Program, edilen dualar, okunan Kur’an-ı Kerim ve ailelerin barışlarını resmen ilan etmesinin ardından birlikte iftar yapmalarıyla sona erdi. Programa husumetli tarafların temsilcilerinin yanı sıra AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Faruk Pınarbaşı, Birecik Belediye Başkanı Mehmet Begit, Birecik Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sadettin Bilgin, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Yüzbaşı Süleyman Bahadır İyilikci, İlçe Emniyet Müdürü Serkan Yıldız ve çok sayıda davetli katıldı.
Erzincan Erzincan’da hayatını kardeşlerine adayan Çilem’in sessiz kahramanlığı Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, anne ve babalarını kaybettikten sonra özel gereksinimli ablası ve ağabeyinin bakımını üstlenen 28 yaşındaki Çilem Sağlam ile ailesini Valilik Konutu’nda misafir etti. Valilik Konutu’nda gerçekleşen buluşmada, Çilem Sağlam’ın gösterdiği fedakârlığın takdire şayan olduğunu belirten Aydoğdu, küçük yaşta annelerini, 3 yıl önce de babalarını kaybeden kardeşlerin birbirlerine olan bağlılığının Türk toplumunun aile yapısındaki dayanışma ruhunun en güzel örneklerinden biri olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Devletin kapısı milletin gönlüne açılmalı." sözünü hatırlatan Vali Aydoğdu, devletin her zaman vatandaşların yanında olduğunu, özellikle özel gereksinimli bireyler ile hayatın yükünü omuzlayan gençlerin ve büyüklerin en büyük destekçisi olduğunu vurguladı. Vali Aydoğdu, "Erzincan Valiliği olarak bu evlatlarımızın her zaman yanındayız. İlimizdeki tüm ihtiyaç sahibi ve özel durumdaki vatandaşlarımız ile büyüklerimizin yanında olmaya devam edeceğiz." dedi. Öte yandan Erzincan merkez Demirkent Mahallesi’nde yaşayan Çilem Sağlam’ın, 8 yaşında annesini, 2023 yılında ise babasını kaybettiği, zihinsel engelli ablası Pınar (41) ve ağabeyi Ramazan’ın (39) sorumluluğunu üstlenerek kardeşlerine hem annelik hem babalık yaptığı öğrenildi. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü mezunu olan Sağlam, ailesinden gördüğü sevgi ve dayanışmayı sürdürdüğünü belirterek, "İnsanlar beni takdir ediyor ama bu benim için sevdiğim bir sorumluluk." ifadelerini kullandı. Ailenin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için destek sözü veren Vali Aydoğdu, 15 gün içerisinde yeni bir eve taşınmaları için gerekli çalışmaların başlatıldığını bildirdi.
Diyarbakır Dicle Elektrik’ten 7.5 milyon kWh’lik tasarruf Dicle Elektrik, 2025 yılında yürüttüğü geri dönüşüm faaliyetleriyle 3 milyon 700 bin kilogramdan fazla atığı ekonomiye kazandırarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sundu. Geri dönüşüm sayesinde yaklaşık 7,5 milyon kilovatsaat (kWh) enerji tasarrufu sağlanırken, bu rakamın yaklaşık 2 bin 500 hanenin bir yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer olduğu belirlendi. İnsan ve çevre odaklı yaklaşımıyla Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sürdürülebilir enerji yönetimine öncülük eden Dicle Elektrik, 2025 yılı boyunca gerçekleştirdiği çevre yönetimi uygulamalarıyla dikkat çekici kazanımlar elde etti. Metal, kağıt, ahşap ve plastik gibi geri dönüştürülebilir atıkları sistemli şekilde ayrıştırarak ekonomiye kazandıran şirket, toplamda 3 milyon 700 bin kilogramdan fazla atığın geri dönüşümünü sağladı. Bu sayede toplamda yaklaşık 7 milyon 500 bin kWh enerji tasarrufu elde edilirken, bu miktarın yaklaşık 2 bin 500 hanenin yıllık elektrik tüketimine denk geldiği belirlendi. Enerji tasarrufu, doğal kaynak koruması ve karbon emisyonunun azaltılması gibi alanlarda somut verilerle desteklenen çalışmalar, Dicle Elektrik’in sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Enerji verimliliği açısından önemli bir gösterge olan tasarruf kazanımları, orta ölçekli bir yerleşim yerinin yıllık konut elektrik ihtiyacını karşılayabilecek düzeye ulaştı. Şirket, geri dönüşüm uygulamalarını kurumsal yapısına entegre ederek enerji altyapısını daha da çevreci hale getiriyor. Yaklaşık 25 bin ağacın kesilmesi önlendi Gerçekleştirilen geri dönüşüm çalışmalarına ilişkin açıklamalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, "2025 yılı boyunca 2 milyon 280 bin kilogram metal, 1 milyon 450 bin kilogram kâğıt ve ahşap ile 9 bin kilogram plastik atığı geri dönüşüme kazandırdık. Bu sayede yalnızca enerji tasarrufu değil, aynı zamanda çevresel dengeye doğrudan katkı sağlayan somut kazanımlar elde ettik. Geri dönüştürdüğümüz kâğıt ve ahşap atıklarla yaklaşık 25 bin ağacın kesilmesini önledik. Plastik atıkların dönüşümüyle yaklaşık 150 varil petrol tasarrufu sağladık. Ayrıca toplamda 473,6 ton sera gazı salımının önüne geçerek karbon ayak izimizi ciddi ölçüde azalttık. Çevresel sürdürülebilirliği uzun vadeli stratejimizin temel unsurlarından biri olarak görüyor ve tüm çalışmalarımızı gelecek nesillerin yaşam hakkını gözeterek planlıyoruz. Bölgedeki enerji altyapısını yalnızca teknik açıdan değil, ekolojik açıdan da güçlü hale getirmek için yatırımlarımızı ve projelerimizi kesintisiz biçimde sürdürüyoruz. Geleceğe temiz bir enerji mirası bırakmak önceliğimiz" dedi.
Denizli Akciğer damarındaki pıhtıların tanısında radyasyonsuz çözüm DENİZLİ (İHA) – Özel Denizli Tekden Hastanesinde bir dönem başarılı çalışmalara imza atan Radyoloji Uzmanı Dr. Nevzat Karabulut ve ekibinin, akciğer damarındaki pıhtıların tanısına dadyasyonsuz çözüm sağlayan bilimsel çalışması uluslararası literatürde yankı uyandırdı. Bir dönem Denizli Tekden Hastanesinde de çalışan ve çalışmalarına ABD’de devam Dr. Nevzat Karabulut ve ekibinin yaptığı, British Journal of Radiology dergisinde yayımlanan "Diagnostic performance of contrast-enhanced and unenhanced combined pulmonary artery MRI and magnetic resonance venography techniques in the diagnosis of venous thromboembolism" başlıklı araştırmada manyetik rezonans (MR) yöntemi kullanılarak hem akciğer damarlarının hem de pıhtının kaynağı olan bacak toplardamarlarının aynı anda, tek bir incelemede değerlendirilebileceği gösterildi. Toplam 44 hastanın incelendiği çalışmada elde edilen sonuçlar oldukça dikkat çekti. Kontrastlı MR yöntemi, hastaların tamamında akciğer embolisini doğru şekilde tespit ederken; kontrastsız MR yöntemi de yüksek doğruluk oranına ulaştı ve önemli ölçüde güvenilir sonuçlar verdi. Bu bulgular, radyasyon içermeyen MR yönteminin pıhtı hastalığını saptamada güçlü bir alternatif olduğunu ortaya koydu. Özellikle Radyasyon riskinin daha önemli olduğugenç hastalarda ve gebelerde MR’ın güvenli ve etkili bir seçenek olabileceği vurgulandı. 2025 Yılında Önemli Bir Uluslararası Atıf Dr. Karabulut’un bu çalışması, 2025 yılında yayımlanan kapsamlı bir meta-analizde önemli bir uluslararası dergide atıf aldı. Toplam 2 bin 611 hastanın yer aldığı bu meta-analizde Dr. Karabulut ve ekibinin yaptığı MR çalışması da bulundu. Meta-analiz sonuçlarına göre, geleneksel V/Q sintigrafisi (nükleer tıp yöntemi) ile yapılan incelemelerde tanı konulamayan vakaların oranı yaklaşık yüzde 34,7 olarak bulundu. Yani her üç hastadan birinde sonuç net olmayabiliyordu. Buna karşılık MR temelli yöntemlerde tanı konulamayan oran yalnızca %3,31 olarak rapor edildi. Bu oran, MR tekniklerinin çok daha net ve yorumlanabilir sonuçlar verdiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, çalışmalar arasında raporlama farklılıkları olabileceğine dikkat çekmekle birlikte, MR yöntemlerinde "tanı konulamama" oranının belirgin şekilde düşük olduğunu özellikle vurguladı. Bu durum, MR’ın pıhtı hastalığının değerlendirilmesinde güçlü ve güvenilir bir alternatif olduğunu destekleyen önemli bir bulgu olarak değerlendirildi. Ayrıca, halen Porto Riko’da yapılmakta olan Amerikan Toraks Görüntüleme Derneğinin STR 2026 toplantısında da Karabulut ve ekibinin çalışmalarının MR’nin akciğer hastalıklarının tanısında kullanımına öncülük yaptığı vurgulandı. Dr. Nevzat Karabulut’un kıdemli yazarı olduğu bu çalışma, pıhtı hastalığının radyasyon olmadan teşhis edilmesine yönelik önemli kilometre taşlarından biri olarak kabul edildi. Araştırmanın uluslararası dergilerde atıf alması, Türk bilim insanlarının dünya tıbbına yaptığı katkının güçlü bir örneği olarak öne çıktı. Bilimsel Etki ve Uluslararası Tanınırlık Uluslararası literatürde yankı uyandıran çalışma hakkında bilgi veren Dr. Nevzat Karabulut, "Akciğer embolisi, genellikle bacak damarlarındaki pıhtının dolaşımla akciğer damarını tıkaması sonucu oluşan ve zamanında fark edilmediğinde hayati tehlike oluşturabilen acil bir tıbbi durumdur. Bugün bu hastalıkları teşhis etmek için en sık Radyasyon içeren ilaçlı bilgisayarlı tomografi (BT) anjiyografisi kullanılıyor. Ancak Radyasyon ve kullanılan kontrastlı madde özellikle hamileler, genç hastalar ve kontrast maddeye alerjisi olan kişiler için risk oluşturabilir. Bu nedenle doktorlar radyasyon içermeyen ve daha güvenli alternatif yöntemler üzerinde çalışmaktadır. Ekibimle birlikte yapılan bilimsel çalışmanın büyük uluslararası araştırmalarda kaynak olarak gösterilmesi, o çalışmanın ne kadar değerli ve etkili olduğunu gösterir. Bu durum, yapılan araştırmanın sadece yayımlandığı dönemde değil, uzun vadede de bilim dünyasına katkı sağladığını ortaya koyar" dedi.