EĞİTİM - 16 Şubat 2026 Pazartesi 10:52

BTÜ’lü öğrencilerden tekstil sektörüne sürdürülebilir çözüm

A
A
A
BTÜ’lü öğrencilerden tekstil sektörüne sürdürülebilir çözüm

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrencilerinin, Burkay Tekstil’in jet boya makinelerindeki enerji ve su tüketimini azaltmaya yönelik geliştirdiği proje, ‘Sürdürülebilirlik Hackathonu’nda birinciliğe layık görüldü. Proje, enerji verimliliğini artırırken aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlıyor.


Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) öğrencileri, "Ecologics: Geleceği Kodlayan Genç Zihinler" projesi kapsamında düzenlenen Sürdürülebilirlik Hackathonu’nda geliştirdikleri çevre ve enerji odaklı projeyle birincilik ödülüne layık görüldü. BTÜ’yü temsilen yarışmaya katılan öğrenciler, sürdürülebilir üretime katkı sunan projeleriyle jüri üyelerinden tam not aldı. BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü öğrencileri Yağmur Ay, Sıla Nur Uğuz, Cemre Nazlı Korkmaz ile Bursa Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği öğrencisi Zeynep Şahin’den oluşan "Geleceği Dokuyanlar" takımı, yarışma kapsamında Burkay Tekstil ile eşleşerek sektörel bir probleme yenilikçi bir çözüm geliştirdi.


Burkay Tekstil’in endüstriyel süreçlerini yerinde incelediler


Öğrenciler, Burkay Tekstil’e saha ziyaretleri gerçekleştirerek endüstriyel süreçleri yerinde inceledi. Jet boya makinelerindeki enerji ve su tüketim miktarlarını analiz eden ekip, akademik bilgi ile sektörel deneyimi bir araya getirerek sürdürülebilir bir çözüm ortaya koydu. Süreçte BTÜ’lü öğrenciler de mentör olarak projeye destek verdi.


"Jet-Kondens" projesiyle enerji ve su tasarrufu


Yarışmada birincilik getiren "Jet-Kondens" projesi, tekstil sektöründe yoğun enerji ve su tüketimine neden olan jet boya makinelerine odaklandı. Proje kapsamında; jet boya makinelerinden çıkan yüksek sıcaklıktaki atık suyun ısısını geri kazanarak enerji verimliliğini artırmak, geliştirilecek sistem ile atık buharı yoğuşturarak işletmeye saf su olarak geri kazandırmak, enerji tüketiminin azaltılmasıyla karbon ayak izinin düşürülmesi hedeflendi. Sürdürülebilirlik temelli proje sayesinde hem çevresel etkilerin azaltılması hem de işletmelerin maliyetlerinin düşürülmesi amaçlanıyor.


Rektör Çağlar: Bu başarı sektörle iç içe olma yaklaşımımızın bir sonucudur


Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrencilerin sürdürülebilirlik odaklı bu başarısının üniversitenin uygulamalı eğitim ve sektörle iç içe olma yaklaşımının somut bir göstergesi olduğunu vurguladı. Öğrencilerin gerçek bir sanayi problemine yenilikçi ve çevre dostu bir çözüm geliştirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Çağlar, "BTÜ olarak öğrencilerimizi yalnızca akademik ve mesleki bilgiyle değil, çevreye ve topluma duyarlı bir bakış açısıyla yetiştiriyoruz. Bu başarı, ‘sanayiyi güçlendiren, sanayiden güç alan üniversite’ vizyonumuzun güçlü bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı.



BTÜ’lü öğrencilerden tekstil sektörüne sürdürülebilir çözüm

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Evde eşi ile gördüğü adamı öldüren başkomisere 10 yıl hapis cezası Elazığ’da evinde eşiyle yakaladığı şahsı öldüren başkomisere, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulanarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verildi. 5 Eylül 2025’de Çaydaçıra Mahallesi’nde bulunan bir sitede Başkomiser M.K., öğle vakti evine geldi. M.K., içeride Orhan Ö.(44) ile karşılaştı. Çıkan kavga sonucunda başkomiser, belindeki silahla defalarca ateş etti. Kurşunların hedefi olan Orhan Ö. olay yerinde hayatını kaybederken, Başkomiser M.K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşması görüldü. Duruşmada, tutuklu sanık M.K. ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. M.K. ifadesinde, "Maktulle evimin içerisinde karşılaştığım an itibariyle maktul kapı arkasında saklanmış bir şekilde bıçağı bana saplamaya kalktı. Ben ilk etapta mani oldum. Boğuşma sırasında ikimizde yaralandık. Bunlar doktor raporunda mevcuttur. Maktulün otopsi raporunda ateşli silah yaralanmaların dışında boynunu sıkmamdan dolayı oluşan raporlar var. Maktul olay öncesinde bıçak alarak saklanması ve yazışmalarındaki ‘M.K. eve gelirse umurumda değil artık. Tanışmak zorunda kalırız, kendisi bilir’ sözleri maktulün yapmış olduğu bıçaklı saldırıyı düşünce bakımından önemlidir. Maktul gayriahlaki birliktelik içerisindedir. Deşifre olacağını anladığından itibaren de bıçaklı saldırı yaparak birlikteliğin ifşa olmamasını sağlamaya çalışmıştır. Maktulün benim evimde olması konut ihlalinin içinde bulunduğu suçtan dolayı bıçaklı saldırı yaparak kurtulmayı denemiştir. Maktulün evli ve 3 çocuk babası olması, ilişkilerinin öğrenilmesi durumunda hem evinden hem de işinden olacaktı. Bundan dolayı saklanmış ve bıçaklı saldırı gerçekleştirmiştir. Olay anında da maktul ‘seni geberteceğim’ sözleri söyledi" diye konuştu. "Maktulü öldürmek için ateş etmedim" Maktulün saldırısının biter bitmez ateş etmeyi bıraktığını aktaran M.K., "İsteseydim silahta kalanlarında sıkardım ama ben öyle bir şey yapmadım. Maktulü öldürmek için ateş etmedim. Otopsi raporlarında da görüldüğü gibi tek bir yere ateş etmemişim. Vücudunun alt kısmından ateş etmeye başlamışım. Olay esnasında kullandığım silah yarı otomatik bir tabancadır. Bir defa doldurunca mermi bitene kadar sıkabiliyorsun. Olay esnasında birden fazla dolduruş yapmam için silahın bozuk veya mermilerin patlamamış olması gerekiyor. Olayda fişekler patladı birden fazla dolduruş yapmadığım ortadadır. Olay sonlandıktan sonra dahi üzerimdeki korkuyu atamadım. Benim yaşanan olaydaki kastım kesinlikle öldürmek değildi. Olay anında bıçağın bana yöneltilmiş olmasından dolayı müdahale etmek zorunda kaldım. Kastım kesinlikle öldürmek değil, hayatıma yönelik saldırıyı bertaraf etmekti. Maktulün saldırısını anlar anlamaz atışlarıma son vermiş olmam da öldürme kastımın olmadığını ortaya koymuştur" şeklinde konuştu. "Kanunların beni korumasına muhtacım" M.K., "Olayın ardından kolluk görevlilerine durumu bildirdim. Olay yerini terk etmedim veya kaçmadım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Böyle bir konunun yaşanmasını dahi istemezdim. Evimde ansızın beklemediğim bir anda bir saldırıya maruz kaldım. Çocuğumdan işimden ve özgürlüğümden uzak kaldım. Ömrüm boyunca kanunlara uyan örf ve adetlere bağlı olarak yaşamaya çalıştım. Bunlara rağmen bela beni evimde buldu. Kanunların beni korumasına muhtacım. ve mağduriyetime inanmasını arz ederim. Yaşanan olayda kastım kesinlikle öldürmek değildi. Ateş etmek zorunda kaldım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Olayın yaşanmasını istemezdim" ifadelerini kullandı. İfadelerinin ardından mahkeme heyeti sanığa, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verdi.
İzmir İzmirli taksicilerden ‘Hasılata dayalı vergi’ talebi İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, taksilerde zorunlu hale getirilen yeni nesil ödeme kaydedici cihazların (mali cihaz) esnafı ekonomik çıkmaza sokacağını belirterek, taksiciler için "hasılata dayalı vergi sistemi" talebinde bulundu. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan tebliğle, taksimetrelerle entegre çalışan mali cihazların kullanımı zorunlu hale getirildi. 1 Eylül tarihine kadar tüm araçlara takılması gereken cihazlarla ilgili açıklama yapan Başkan Erkan Özkan, yeni sistemin mevcut maliyetlerle birleştiğinde taksici esnafı için "taşınamaz bir yük" haline geldiğini vurguladı. "Tekerler dönmeyecek" Yeni uygulamanın esnafın belini bükeceğini ifade eden Özkan, maliyet artışlarına dikkat çekerek şu uyarılarda bulundu: "Üzerimize taşıyabileceğimiz bir yük yüklenmesini istiyoruz. Aksi takdirde kontaklar kapanacak, tekerler dönmeyecek ve esnaf evine ekmek götüremez hale gelecektir. Bu şartlar altında esnafın ayakta kalması mümkün değil." Hasılata dayalı vergi sistemi talebi Taksici esnafının vergilendirme süreçlerinde iyileştirme beklediğini kaydeden Özkan, çözüm önerisi olarak toplu taşıma modellerini işaret etti. Özkan, "Taksici esnafı olarak; özel halk otobüsleri ve İZTAŞIT gibi modellerde uygulanan hasılata dayalı vergi sistemine geçilmesini talep ediyoruz. Ancak bu şekilde adil bir vergilendirme ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı sağlanabilir" ifadelerini kullandı.