GÜNDEM - 31 Mayıs 2026 Pazar 09:34

Bursa’da o köyde ’İmece’ usulü sürüyor

A
A
A
Bursa’da o köyde ’İmece’ usulü sürüyor

Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Çömlekçi köyü’nde, geçmişten gelen bir etkinlik köy halkı tarafından modernleştirilerek daha sistemli bir hale getirildi. 2012 yılında, o dönemki kısıtlı imkânlarla başlatılan çalışma, yapılan AR-GE süreciyle birlikte geliştirilerek günümüze kadar taşındı.


Pandemi yılı hariç her yıl düzenli olarak sürdürülen uygulamada, kurban kesen vatandaşların paylarından ayrılan etler ortak bir havuzda toplanıyor. Bu etler daha sonra köyde müsait olan kişiler tarafından kıyma haline getiriliyor ve ardından köfte yapım süreci gerçekleştiriliyor. Etkinlikte kadınlar ve erkekler birlikte yer alırken, süreç köyde toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir organizasyon haline geliyor.


Çömlekçi Köyü’nde yaşadığını belirten Ali Osman ise, "Biz köyümüzde geçmiş atalarımızdan kalan bir etkinliği modernleştirerek daha iyi bir seviyeye getirmeye çalıştık. 2012 yılında ilk iki yıl hiç olmayan imkânlarla bu işe başladık, AR-GE çalışması yaptık. Pandemi yılı hariç her sene bunu geleneksel olarak yapmaya çalıştık. Kurban kesenler paylarından tüm köy halkına ikram edilebilecek şekilde bir havuzda topladık. Ve bütün köydeki müsait olan kişilerle bunları kıyma haline getirip, sonrasında ise köfte haline getirip kadınlar ve erkekler dahil olmak üzere bu etkinliği gerçekleştiriyoruz. Dünyada tek, Türkiye’de ilk biz yapıyoruz" diye konuştu.


Köydeki kadınlar tarafından köfte haline getirilen kıymalar, daha sonra ise köy halkı olarak tüketildi. Köy halkı tarafından sahiplenilen bu uygulamanın, hem paylaşma kültürünü hem de köy içi dayanışmayı güçlendirdiği ifade edildi.



Bursa’da o köyde ’İmece’ usulü sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Çekerek Millet Bahçesi bayram tatilinde yoğun ilgi gördü, araç kuyrukları oluştu Yozgat’ın Çekerek ilçesinde bulunan Millet Bahçesi, hafta sonu vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Manzara izlemek ve aileleriyle vakit geçirmek için bölgeye gelen çok sayıda ziyaretçi, araç yoğunluğuna neden oldu. Özellikle akşam saatlerinde artan ziyaretçi sayısıyla birlikte Millet Bahçesi çevresinde uzun araç kuyrukları oluştu. Bazı sürücüler otopark alanlarında ve çıkış noktalarında ilerlemekte güçlük çekerken, trafik zaman zaman durma noktasına geldi. Ziyaretçiler ise bir yandan manzaranın tadını çıkarıp bolca fotoğraf çektirdi. "Herkesin burayı gelip görmesini isterim" Ziyaretçilerden Murat Aktaş İstanbul’dan memleketine geldiğini söyledi. Aktaş, "Gezmeye geldim. Buralar çok güzel. Herkese tavsiye ederim, gelip görmelerini isterim. Burada Millet Bahçemiz var. Manzaramız çok güzel. Lavanta Adamız var. Feribot turları başlamış, memleketimiz çok güzel" dedi. "Burası Yozgat’ın Paris’i olmuş" Sude Günaydın "Bursa’da yaşıyorum, Kırşehir’de okuyorum. Buraya annemle babamın memleketi olduğu için ziyarete geldim. Geziyoruz, eğleniyoruz. Barajımız var, Lavanta Adamız, Millet Bahçemiz var. Millet Bahçemizde fotoğraf çekiyoruz. Büyüklerimizi ziyaret edip hem büyüklerimizle geziyoruz hem de büyüklerimizle eğlenerek fotoğraf çektiriyoruz. Bu bayram kalabalık ve çok güzel geçti. Burası çok güzel ve gelişmiş, emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Yozgat’ın Paris’i olmuş" ifadelerini kullandı. "Muazzam bir yer, bu kadar beklemiyordum" Efkan Karaduran ise "Ankara’dan geliyorum. Aydıncık ilçesine damadım, buraya ilk defa geliyorum. Muazzam bir yer, bu kadar beklemiyordum. Güzel kalabalık var. Kesin gelip görmeniz gereken yerlerden birisi. Yakınlardaysanız kesinlikle uğrayın, uzaksanız da uğrayın. Çok ayrı bir yer. Paris’ten daha iyidir. Havası, oksijeni mükemmel. Gelip görün, görmeye değer" şeklinde konuştu.
İzmir Jeotermalde EGS teknolojisi fosil yakıtsız geleceğin kapılarını açıyor Orta Doğu kaynaklı sıcak çatışmaların yaşattığı arz kesintileri, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere yenilenebilir enerjiye yönelik destek mekanizmalarında çok daha hızlı bir dönüşümü zorunlu kılıyor. Petrol ve doğal gaz çıkarmak için geliştirilen sondaj teknolojilerin uyarlandığı Geliştirilmiş Jeotermal Sistemler (Enhanced Geothermal System-EGS), fosil yakıtsız bir geleceğin kapılarını açacak kritik bir anahtar olarak görülüyor. Başta ABD olmak üzere yüksek jeotermal potansiyeli olan ülkelerde kullanım alanı hızla yaygınlaşan EGS teknolojisi hakkında bilgi veren Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, "Bu teknoloji geleneksel jeotermal santrallerin aksine, yerin yaklaşık sekiz kilometre altına kadar inilerek çatlak kayalara sıvı enjekte edilmesi ve ısınan sıvının elektrik üretimi için tekrar yeryüzüne pompalanması esasına dayanıyor. Jeotermal enerji ile diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının ihtiyaç duyduğu depolama, güçlü iletim ve dağıtım sistemi ihtiyacı ortadan kalkacak" dedi. Enerji güvenliği sağlayacak Dünyanın en önemli araştırma kurumu olan Stanford Üniversitesi tarafından EGS teknolojisi kapsamında yapılan ve sonuçları nisan ayında yayımlanan bilimsel çalışma hakkında da bilgi veren Kındap, EGS teknolojisinin temiz enerjiye geçiş sürecinde gereken dev altyapı ihtiyacını önemli ölçüde azaltarak elektrik fiyatlarını rekabetçi seviyelerde tutabileceğinin ortaya konulduğunu belirterek, bu sistemin enerji güvenliği sağlarken hava kirliliğini de ortadan kaldırdığını vurguladı. Geliştirilmiş jeotermal sistemlerin her noktadan hayata dahil olması ve ihtiyaca göre üretilebilmesinin, jeotermal enerjiyi diğer enerji kaynaklarından ayıran en önemli özellik olduğunun altını çizen Kındap, "Ülkemiz bugüne kadar enerji teknolojileri geliştirme çalışmalarında arzu edilen seviyenin çok gerisinde kaldı. Jeotermalde dünyanın en yüksek potansiyeline sahip ülkelerinden biri olarak, EGS teknolojilerinin geliştirilmesinde proaktif olarak yer almalıyız" ifadelerini kullandı. Enerji maliyeti yüzde 60 azalıyor EGS teknolojisinin temiz enerjiye geçişte rüzgar, güneş ve batarya altyapısına duyulan ihtiyacı da ciddi oranda azaltarak maliyetleri düşürebileceğine dikkat çeken Kındap, değerlendirmelerine şöyle devam etti: "EGS; rüzgar, güneş, hidroelektrik ve bataryalarla birlikte çalışarak dünyanın enerji ihtiyacını karşılamaya yardımcı olan, gelecek vadeden temiz ve yenilenebilir bir teknoloji olarak öne çıkıyor. Düşük maliyetle enerji güvenliği sağlarken enerji kaynaklı hava kirliliğini ve küresel ısınmayı da önemli ölçüde azaltıyor. EGS’nin kullanıldığı ve kullanılmadığı senaryolar karşılaştırıldığında; elektrik arzının sadece yüzde 10’unun EGS tarafından karşılandığı senaryoda; karasal rüzgar kapasitesi ihtiyacının yüzde 15, güneş enerjisi kapasitesinin yüzde 12 ve batarya depolama ihtiyaçlarının ise yüzde 28 oranında azaldığı ortaya çıkıyor. Çalışma ayrıca, EGS sisteme dahil olsun veya olmasın, temiz ve yenilenebilir enerjinin maliyetleri düşürdüğünü gösteriyor. Her iki senaryoda da yıllık enerji maliyetleri, mevcut fosil yakıt kullanımı senaryosuna kıyasla yaklaşık yüzde 60 oranında azalıyor. Hava kirliliğine bağlı hastalıklar ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi sağlık ve iklim maliyetleri hesaba katıldığında, toplam toplumsal maliyetler yaklaşık yüzde 90 oranında düşüyor." Veri merkezlerinin enerjisi EGS’nin kesintisiz elektrik sağlama yeteneğinin, yapay zeka teknolojileri nedeniyle dünya genelinde sayıları hızla artan veri merkezlerinin enerji ihtiyacını karşılamak için de kritik bir çözüm olarak görüldüğünü sözlerine ekleyen Kındap, maliyet boyutunun teknolojinin yaygınlaşmasının önünde geçici engel oluşturduğunu, bilimsel araştırmaların, sondaj hızlarındaki iyileşmeler ile 2035 yılına kadar fiyatların önemli ölçüde düşebileceğini gösterdiğini kaydetti.