EKONOMİ - 15 Nisan 2026 Çarşamba 09:05

Coşkunöz Holding, yeni dönem stratejisini belirledi

A
A
A
Coşkunöz Holding, yeni dönem stratejisini belirledi

Coşkunöz Holding, yeni dönem stratejisini Bursa’da düzenlenen lansman etkinliğinde çalışanlarıyla paylaştı. Şirket, açıkladığı yeni stratejik yol haritası ile geleceğin üretim dünyasına daha güçlü ve hazırlıklı adımlar atmayı hedefliyor.


Lansman etkinliğinde, küresel rekabetin hızla değişen dinamikleri, teknolojik dönüşümün sanayi üzerindeki etkileri ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda şekillenen yeni stratejik yaklaşım detaylarıyla ele alındı. Coşkunöz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Oya Coşkunöz Aktaş, değişimin hız kazandığı günümüzde köklü bir geçmişe sahip olmanın önemli bir avantaj olduğunu belirterek, esas başarının bu birikimi geleceği inşa etmek için kullanabilmekten geçtiğini ifade etti.


Coşkunöz Holding CEO’su Ahmet Yağcı ise yeni dönem stratejisini ve şirketin gelecek vizyonunu çalışanlarla paylaştı. Sunumunda büyüme alanları, dönüşüm odaklı adımlar ve şirketin uzun vadeli hedefleri hakkında bilgi veren Ahmet Yağcı, Coşkunöz Holding’in üretim dünyasındaki değişimi yakından takip ederek bu dönüşümün aktif bir parçası olmayı hedeflediğini dile getirdi.


Ahmet Yağcı konuşmasında şu ifadeleri kullandı:


"Coşkunöz Holding olarak güçlü geçmişimizden aldığımız deneyimi geleceğin üretim dünyasına taşımayı hedefliyoruz. Yeni stratejimiz; teknolojiyi, inovasyonu ve insan kaynağımızın gücünü merkeze alarak sürdürülebilir büyümemizi destekleyen yol haritamızı ortaya koyuyor."


Coşkunöz Holding’in yeni stratejik yaklaşımı; geleceğin üretim dünyasında daha güçlü bir konum elde etmesini amaçlıyor.



Coşkunöz Holding, yeni dönem stratejisini belirledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya OSB’de "Topluluk Önünde Konuşma ve Hitabet" eğitimi Kütahya Organize Sanayi Bölgesi (OSB), çalışanların mesleki ve kişisel gelişimlerini desteklemek, iletişim becerilerini güçlendirmek ve kurumsal temsiliyet kalitesini artırmak amacıyla eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Bu kapsamda OSB Akademi bünyesinde gerçekleştirilen "Topluluk Önünde Konuşma ve Hitabet" eğitimi, eğitmen Gözde Çetiner tarafından verildi. Eğitimde; profesyonellik ve kişisel imaj kavramı, kişisel kalite göstergeleri, marka imajını doğru yansıtma, sosyal davranış protokolleri ile profesyonel söylem ve eylemler gibi başlıklar ele alındı. Program kapsamında ayrıca uygulamalı çalışmalar da gerçekleştirildi. Labirent uygulaması, "Alın Yazılarımız" oyunu ve 4 eylem çerçevesiyle yapılan aksiyon çalışmalarıyla katılımcıların aktif katılımı sağlandı. Eğitim sürecinde teorik bilgilerin yanı sıra koçluk yöntemi, takım çalışmaları, beyin fırtınası ve interaktif paylaşımlar da yer aldı. Katılımcılar bu sayede kişisel imajlarını güçlendirme, etkili iletişim kurma ve topluluk önünde kendilerini daha doğru ifade edebilme konularında önemli kazanımlar elde etti. Gözde Çetiner’in uygulama odaklı anlatımıyla zenginleşen eğitimde; profesyonel duruşun güçlendirilmesi, kurumsal temsiliyetin doğru yönetilmesi ve iletişimde fark oluşturan bir yaklaşım geliştirilmesi konularına özel vurgu yapıldı. Eğitim sonunda yapılan değerlendirmelerde ise katılımcıların stres yönetimi, önyargılardan arınma, iç motivasyonu keşfetme, kendini ifade etme ve hitabet becerilerini geliştirme konularında daha bilinçli, özgüvenli ve etkili bir yaklaşım sergiledikleri gözlemlendi.
İzmir Ege Üniversitesinde teknoloji ve verinin geleceği konuşuldu Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen DATA FEST’26’da, veri bilimi ve teknolojinin stratejik önemi akademi ve sektör temsilcilerinin katılımıyla ele alındı. Etkinlikte, katılımcılar hem güncel trendleri öğrenme hem de sektörle güçlü bağlantılar kurma fırsatı buldu. Ege Üniversitesi, Veri ve İstatistik Topluluğu tarafından organize edilen, geleceğin teknolojilerinin tartışıldığı DATA FEST’26’ya ev sahipliği yaptı. Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’nde etkinliğin açılış konuşmasını Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı gerçekleştirdi. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran’nın sunum yaptığı etkinliğe akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı. Veri biliminin günümüz dünyasındaki stratejik önemine vurgu yapılan organizasyonda, Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketlerinin temsilcileri ve akademisyenler sunumlarıyla katılımcılara ufuk açıcı bilgiler sundu. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "İçinde bulunduğumuz çağ, bilginin yalnızca üretilmesiyle sınırlı kalmadığı; analiz edildiği, anlamlandırıldığı ve stratejik bir değere dönüştürüldüğü bir dönemi ifade etmektedir. DATAFEST’26 Veri ve İnovasyon Zirvesi’nin; gençlerimizin analitik düşünme becerilerini geliştirmelerine, güncel yaklaşımları yakından tanımalarına ve kariyer planlamalarını daha sağlam temeller üzerine inşa etmelerine katkı sunarken; aynı zamanda bilimsel paylaşımın güçlendiği, disiplinlerarası iş birliklerinin geliştiği ve veriye dayalı düşünme kültürünün yaygınlaştığı verimli bir buluşma olacağına inanıyorum. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği bulunan herkese teşekkür ediyor, zirvenin tüm katılımcılar için başarılı ve verimli geçmesini diliyorum" dedi. "Başkasına bağımlı olan özgür olamaz" Gençlere tavsiyelerde bulunan İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran, "Unutmayın ki başkasına bağımlı olan özgür olamaz; bağımsız olan özgürdür. Tıpkı değişime adapte olamayan en güçlü canlılar dinozorların yok olup karıncaların hayatta kalması veya dünyanın en büyük şirketlerinin bir anda silinip gitmesi gibi, biz de bu değişime adapte olmak zorundayız. İnsanların inanmakta zorlanacağı kadar büyük hayaller kurun ve o hayaller için durmadan çalışın. Zenginlik piyangodan veya mirastan gelebilir ama başarı son derece adildir, sadece çalışanındır. Tıpkı bir civcivin yaşamak için yumurtayı kendi çabasıyla kırmak zorunda olması gibi, siz de kendi kabuğunuzu kendiniz kırın. Bilgiyi sadece ders geçmek için değil, hayatta karşılığı olan bir güce dönüştürmek için edinin. Unutmayın ki hayatta güvendiğiniz tüm dağlara bir gün karlar yağabilir; bu yüzden kimseye yaslanmadan, kendi kendinizin yıkılmaz dağı olmak zorundasınız" dedi Akademik ve sektörel birikim aynı platformda DATA FEST’26 süresince Microsoft’tan Muammer Benz, Mercedes-Benz’den Aylin Yılmaz ve ASELSAN’dan Miraç Polat gibi isimler; bulut bilişim, veri analitiği ve yazılım mühendisliği konularında güncel trendleri paylaştı. Etkinlik kapsamında düzenlenen panellerde Hugo Boss’tan Benay Dereli sürdürülebilirlik ve veri yönetimi ilişkisine değinirken; İş Bankası’ndan Fatih Gülbahar ve Candan Pehlivanoğlu, finans sektöründe veri biliminin kullanım alanlarını detaylandırdı. Ayrıca Garanti BBVA’dan Taner Sekmen, Ciklum’dan Dr. Olgun Aydın ve NIQ’dan Ozan Nuri Kaya gibi alanında uzman isimler, yapay zekanın iş dünyasındaki pratik uygulamalarını ve veri odaklı karar alma mekanizmalarını katılımcılara sundu. İki gün süren etkinliğin sonunda öğrenciler, sektör liderleriyle network kurma şansı yakaladı.
Erzurum Erzurum’daki dört dev tünel projesinde kritik eşik: Açılış tarihleri belli oldu Erzurum’u Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun güney illerine bağlayacak olan stratejik tünel projelerinde 2026 yılı Nisan ayı itibarıyla kritik bir sürece girildi. Bölge ekonomisine ve ulaşım güvenliğine nefes aldıracak tünellerden Dallıkavak’ın 2026 yılı ortasında, Kırık ve Kop Tüneli’nin 2028 ve Çirişli Tüneli’nin 2029’da açılması hedefleniyor. Erzurum-Rize, Erzurum-Trabzon-Gümüşhane-Bayburt ve Erzurum-Bingöl güzergahları üzerinde yer alan Dallıkavak, Kırık, Kop ve Çirişli tünellerinde çalışmalar hız kesmeden devam ederken, projelerin güncel fiziki gerçekleşme oranları ve hedeflenen açılış tarihleri netleşmeye başladı. Karayolları 12. Bölge Müdürü Fatih Günaydın, İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda Erzurum’u Karadeniz’e ve Doğu Anadolu’nun güneyine bağlayacak olan dev ulaşım projeleriyle ilgili sunum yaptı. Buna göre; Erzurum-İspir yolu üzerinde yer alan 3 bin 105 metre uzunluğundaki çift tüplü Dallıkavak Tüneli, projeler arasında sona en yakın olanı. Projede kazı-destek çalışmaları yüzde 100, nihai beton kaplama ise yüzde 93 seviyesine ulaştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara göre, tünelin 2026 yılının ilk yarısında hizmete açılması planlanıyor. Karayolları 12. Bölge Müdürü Fatih Günaydın’da bunu bir kez daha ifade etti. Kırık ve Kop Tüneli bir başka bahara Erzurum-Rize hattının en önemli geçiş noktası olan 7 bin 100 metrelik Kırık Tüneli’nde çalışmalar yoğun su baskıları ve zorlu zemin şartlarına rağmen sürüyor. Projede kazı-destek çalışmalarında yüzde 90, nihai kaplama betonunda ise yüzde 78 seviyesine gelindi. Projenin 2028 yılı içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Tünel bittiğinde yol 33 kilometre kısalacak ve 60 dakikalık bir zaman tasarrufu sağlanacak. Erzurum-Bayburt kara yolundaki 2 bin 409 rakımlı Kop Dağı Geçidi’nde inşa edilen 6 bin 500 metrelik Kop Tüneli, bölge sürücüleri için en kritik projelerden biri. Kop Tüneli projesinde kazı-destek çalışmaları yüzde 80, nihai kaplama betonu imalatı ise yüzde 57 seviyesinde. Tünel henüz açılmadığı için Nisan ayında bile etkili olan kar ve tipi nedeniyle geçitte ulaşım zaman zaman aksamaya devam ediyor. Projenin tamamlanması için 2028 yılı öngörülüyor. Çirişli Tüneli için hedef 2029 Erzurum-Bingöl yolunda, kışın ulaşımın durma noktasına geldiği Çirişli Geçidi’ni devre dışı bırakacak olan Çirişli Tüneli’nde de çalışmalar sürüyor. 4 bin 750 metre uzunluğundaki çift tüplü tünelde fiziki gerçekleşme yüzde 50 seviyesine ulaştı. Bölge halkının heyecanla beklediği tünelin 2029 yılında trafiğe açılması planlanıyor. Erzurum’daki bu dev ulaşım yatırımları tamamlandığında, kentin hem lojistik kapasitesi artacak hem de yüksek rakımlı geçitlerdeki hayati riskler ortadan kalkacak. Erzurum’daki bu "dörtlü ring" tamamlandığında, Doğu Anadolu lojistik bir üs haline gelirken, yüksek rakımlı geçitlerde yaşanan can ve mal kayıplarının önüne geçilecek.
Isparta Tarihi Aya Yorgi Kilisesi kütüphane ve endemik bitkiler araştırma merkezine dönüşüyor Isparta’da 1857-1860 yılları arasında inşa edilen Aya Yorgi Kilisesi, kapsamlı bir restorasyon süreciyle yeniden hayat buluyor. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen öncülüğünde yürütülen çalışmalarla tarihi yapı, kütüphane ve endemik bitkiler araştırma merkezi olarak hizmet verecek. Isparta’da Aya Bania Kilisesi’nin Misparta Koku Müzesi’ne çevrilmesinin ardından kentin tarihini bugüne taşıyan Aya Yorgi Kilisesi’nde de restorasyon çalışmaları başladı. Kilisenin cephelerinde yürütülen kumlama çalışmaları tamamlanırken, çatı üzerindeki kiremitlerin toplanması ve aktarımı da başarıyla gerçekleştirildi. Yapının müze bölümünde ise ahşap ikon perdelerinin temizliği titizlikle sürdürülürken, kilisenin yanına yapılacak kafenin de temel atma çalışmaları devam ediyor. Alanın tarihi bir alan olması nedeniyle ekipler, temeli elleriyle kazıyor. Çalışmalarda hiçbir iş makinesi kullanılmıyor. Yürütülen proje yalnızca bir restorasyon çalışması olmanın ötesinde, tarihi mirasın korunarak topluma kazandırılmasını hedefliyor. Uzun süredir atıl durumda bulunan yapı, bu sayede hem kültürel hem de bilimsel bir merkez haline getirilecek. Özellikle Isparta’nın zengin bitki örtüsünde yer alan kekik, kaya koruğu gibi endemik türler, kurulacak araştırma merkezi aracılığıyla bilimsel çalışmalara konu edilecek. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen öncülüğünde sürdürülen projeyle tarihi yapıların yeniden işlevlendirilerek turizme kazandırılması amaçlanıyor. Doğancı Mahallesi Muhtarı Ali Divarcı, yapının uzun yıllardır atıl durumda olduğunu belirterek, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in girişimleri ve öncülüğüyle tarihin yeniden gün yüzüne çıkarıldığını söyledi. Muhtar Divarcı, "Uzun yıllardır atıl bir vaziyette olan ve mahallemizde bulunan Aya Yorgi Kilisesi. Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen, göreve geldiği günden sonra gelip kilisede incelemeler yapmıştı. Mahallemiz için bir kayıp olduğunu gördü. Kendisi buranın restore edilmesi için talimatlar verdi. Projeleri hazırlandı ve restore çalışmaları başladı. Kilisenin mahallemize ve Isparta’mıza bir değer katacağına inanıyoruz. Bu çalışmalardan dolayı Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e mahallem ve şahsım adına çok teşekkür ediyorum" dedi.
Hatay Motosikleti 40 bin TL etmezken kendisi 285 bin TL ceza yedi Hatay’da gece saatlerinde motosiklet sürdüğü esnada ’dur’ ihtarına uymayarak polislerin kovalamacasının ardında kaza yaparak yaralanan 17 yaşındaki çocuğa, 285 bin TL ceza uygulandı. Yediği cezanın ardından ilk önceliğinin ehliyet almak olacağını ifade eden çocuk, motosikletin fiyatının 40 bin TL olduğunu, yazılan cezanın daha yüksek olduğunu söyledi. Hatay’ın Kırıkhan ilçesi Özsoğuksu Mahallesi’nde yaşayan 17 yaşındaki Samet Ö., gece yarısı motosikletiyle gezerken motosikletli polis ekiplerinin ’dur’ ihtarına uymayarak kaçtı. Çakarlarının kapalı olduğunu, motosikletlilerin polis olup olmadığını fark etmediğini öne süren Samet Ö., kaza yaparak yaralandı. Polisin ’dur’ ihtarına uymaması üzerine çeşitli maddelerden çocuk sürücüye 285 bin TL ceza uygulandı. Motosiklet ise otoparka çekilerek trafikten men edildi. Samet Ö., yediği cezanın ardından ilk önceliğinin ehliyet almak olacağını ifade etti. "Benim motosikletim zaten 35 bin TL ile 40 bin TL fiyatındayken, yazdıkları ceza acayip fazla oldu" Kullandığı motosikletin fiyatının 40 bin TL olmasıyla yediği cezanın fazla olduğunu söyleyen Samet Ö., "Ben 17 yaşındayım, babamla tır şoförlüğüne yanında gidiyorum. Ceza yediğim gece evden çıktım. Yolda giderken arkamdan iki motosiklet gidiyordu ama çakarları kapalıydı. Bu yüzden polis olduğunu ilk başta anlamadım sonra ben bir sokağa döndüğümde onlar da sokağa döndü. Korktuğum için de o korkuyla ben de kaçtım. Ben kaçınca onlar da arkadan daha çok bastı. Kaçarken 400 metre sonra ben duramadığım için motosikleti zapt edemeyince kaza yaptım. Sonra ambulans gelip beni oradan hastaneye sevk ettiler. Polisler bana her şeyden ceza yazmışlar. Bana ehliyetsizlikten, plakasızlıktan, egzozdan derken 285 bin TL ve motosiklet sahibine 40 bin TL ceza yazdılar. Benim motosikletim zaten 35 ila 40 bin TL fiyatındayken yazdıkları ceza acayip fazla oldu. Benim evimin önündeki aracın parası fiyatı derecesinde. 3 defa ehliyet sınavına girdim ama hep 68 puanda kaldım. Dördüncü sınava ise yetişemedim. Ondan sonra geri girmedim. Bu olaydan sonra ilk önceliğim yaşımı doldurup ehliyet almak olacak. Bir arkadaşımız da 350 bin TL ceza yedi. O arkadaş da benim ceza yediğim günü sabahı beni arayıp, ’Samet kardeşim motosikleti dışarı çıkartma’ dedi. Ben de ondan sonra dışarı çıktım gece yarısında, motosikletle gezerken de polislerin kovalaması sonucunda ceza yedik" ifadelerini kullandı.