GÜNDEM - 15 Mayıs 2025 Perşembe 15:29

Eliyle beslediği sincap, peşini bırakmadı

A
A
A
Eliyle beslediği sincap, peşini bırakmadı

Bursa’nın İnegöl ilçesinde makine operatörü, piknik yapmak için gittiği ormanda hasta olarak bulduğu sincapla bağ kurdu. Evine götürüp besleyerek iyileştirdiği sincap, doğaya salınmasına rağmen beslediği gencin peşini bırakmadı.


Bursa’nın İnegöl ilçesinde bir inşaatta iş makinesi operatörlüğü yapan Osman Mendi (23), 4 ay önce ailesiyle pikniğe gittiği ormanlık alanda yanına gelen ve hasta olan Sincabı elleriyle besledi. Kısa sürede bağ kuran sincap, Mendi’nin peşini bırakmadı. Mendi, hasta olan Sincabı evine görütürüp besleyerek iyileştirdikten bir süre sonra yeniden piknik alanına giderek doğaya saldı. Sincap kısa süre ormanda dolaşıp yeniden Mendi’nin yanına geldi ve peşini bırakmadı. Genç, peşini bırakmayan sincapla yaşamaya başladı. Her yere onunla giden Mendi, Kalender ismini verdiği sincabıyla, inşaatta da beraber çalışıyor. Evindeki kedisiyle de bağ kuran sincap, kediyle geceleri sarılarak uyuyor.


Sincap ile arasındaki bağda bahseden Mendi, "Ailecek pikniğe gitmiştik. Daha yavruydu, küçücüktü. Yanımıza geldi, fındık falan verdim. Baktım, bana yanaştı. Ben de aldım, hastaydı eve götürdüm. Evde yürümeye falan başladı. Sonra öğrendim ki yasakmış, bırakmaya çalıştım. Bursa’da bir park varmış, oraya götürdüm. Ağaca çıktı, yaklaşık bir saat ağaçta kaldı. Ama sonra tekrar yanıma geldi. Belli ki alışmış bana, yine üstüme çıktı. Ben de tekrar eve getirdim. Evde sürekli benimle oynamaya başladı. Ben de hayvana alıştım, bırakamıyorum artık. İş makinesi operatörüyüm, benimle beraber geziyor. Geldiğinde yaklaşık iki haftalıktı. Dört aydır benimle birlikte. İnşaatlarda birlikte çalışıyoruz. İnşallah ona da operatörlük yaptıracağım. Hayvan sevgisi gerçekten bambaşka bir duygu. Ben daha önce böyle bir şey görmedim. Eskiden kediler falan vardı, tiksinirdim mesela. Ama bunda öyle bir his olmadı. Hatta bana karşılık para teklif edenler oldu, ciddi rakamlar söylediler ama vermedim. Onun yerini hiçbir şeyin doldurabileceğini sanmıyorum" dedi.



Eliyle beslediği sincap, peşini bırakmadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.