SAĞLIK - 02 Nisan 2025 Çarşamba 09:39

EUS kanser teşhisinde detaylı görüntüleme sağlıyor

A
A
A
EUS kanser teşhisinde detaylı görüntüleme sağlıyor

Endoskopik Ultrasonografi (EUS) sindirim organları tutan hastalıkların karakterize edilmesi ve sindirim kanserinin nerede yerleştiğinin, nerelere yayıldığının ya da vücutta diğer organların etkilenip etkilenmediğinin tanımlanmasında milimetrik seviyede değerlendirme imkanı sunuyor. Bursa Hayat Hastanesi’nden Uzm. Dr. Sami Evirgen, EUS’un kanser hastaları için evreleme aşamasında hayati öneme sahip olduğunu kaydetti.


Yağ dokusu, cilt kalınlığı ve bağırsaktaki gaz gibi nedenlerden dolayı yetersiz kalan birçok cihazın Endoskopik Ultrasonografi (EUS) ile kolaylıkla görüntüleme yapılabildiğini kaydeden Bursa Hayat Hastanesi’nden Uzm. Dr. Sami Evirgen, "Normal USG cihazı ile karın bölgesinden yapılan incelemelerde genelde USG cihazı ile incelenmesi planlanan sindirim organları arasında yağ dokusu, cilt kalınlığı ve bağırsaktaki gaz gibi nedenlerle net görüntü sağlanması engelleyen etmenlerle karşılaşılabilmektedir. EUS cihazı ile bu engeller saf dışı edilerek ayrıntılı görüntü elde edilebilmektedir. Ayrıca BT ve MR gibi kesitsel incelemelerde bazı durumlarda kanser evrelemesinde yetersiz kaldığı görülmüştür. Bu amaçla da böyle bir cihazın geliştirilmesi sindirim kanserlerinin tanı ve tedavisinde çığır açmıştır" dedi.


EUS’un kanser hastaları için hayati öneme sahip evreleme aşamasında önemli rol oynadığını kaydeden Uzm. Dr. Evirgen, "Yemek borusu, mediasten dediğimiz göğüs boşluğu, mide, on iki parmak bağırsağı, karaciğer, safra kesesi ve safra yolları, pankreas ve rektum kanserlerinin evrelemesinde, kanser derinliğinin değerlendirmesinde, damar ve lenf bezi tutulumlarını tespit etmede değerlidir. Çünkü kanser hastalarına öncelikli olarak hangi tedavinin (kemoterapi veya cerrahi tedavisi) verileceğine karar vermek için evreleme çok önemlidir. Ayrıca akut veya kronik pankreatit hastalığının komplikasyonu olarak ortaya çıkan karın içi dev kistlerin (psödokist) tanı ve tedavisinde veya tesadüfi olarak belirlenen pankreas kistlerinin tanısı ve takibinde kullanılmaktadır. Ayrıca mide çıkışını daraltan sindirim tümörlerinin sebep olduğu şiddetli kusma ve beslenme bozukluğunun tedavisinde mide ile bağırsak arasına metal stent takılarak darlık by-pass edilip tedavi sağlanabilmektedir" ifadelerini kullandı.


Uzm. Dr. Evirgen konuşmasına şöyle devam etti:


"Organları tutan infiltratif hastalıklar (kronik karaciğer hastalıkları tanısı için) ve değerlendirilebilen her sindirim organın kanser evrelemesi ve doku tanısı konabilmesi için kullanılır. Ayrıca sindirim sisteminde yemek borusu, mide, ince bağırsaklarda görülebilen subepitelyal lezyonlarının teşhisi ve tedavi planlamasında da kullanılmaktadır. Anestezi altında sedasyon dediğimiz derin uyutma olmadan 30 dakika ile 1 saat arası sürebilen bir işlemdir. Endoskopi ünitesinde genelde yapılmakta ve aynı gün herhangi bir komplikasyon olmazsa eve taburcu edilebilmektedir. Normal gastroskopi işlemi için gerekli olan 8 saatlik açlık yeterlidir. Mediasten lezyonları ve pankreas kistlerinin biyopsisi planlanan hastalarda işlem öncesi antibiyotik kullanımı önerilebilmektedir. Ayrıca kan sulandırıcı kullanan hastalarda biyopsi gerekli olabilir ise işlem öncesi kan sulandırıcıları ilgili branşın (kardiyoloji veya nöroloji hekimlerinin önerileriyle) kesilmesi gerekebilir."


Teşhise dair hedefler EUS yapılan biyopsi yapılmayan hastalarda genelde ciddi bir yan etki görülmediğini belirten Uzm. Dr. Evirgen, "EUS eşliğinde biyopsi yapılanlarda düşük de olsa her işlemde olduğu hayatı tehdit edici komplikasyonlar (yüzde 0.1-0.8 oranında) gelişebilmektedir. Kanama, enfeksiyon, perforasyon, karın ağrısı, özellikle pankreas biyopsisi sonrası pankreas iltihabı ve anesteziye bağlı yan etkiler en sık (yüzde 0-2.5 oranında) görülenleridir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.