EĞİTİM - 26 Şubat 2025 Çarşamba 11:20

Gemi mühendisleri Bursa Teknik Üniversitesinde buluştu

A
A
A
Gemi mühendisleri Bursa Teknik Üniversitesinde buluştu

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Denizcilik Fakültesi ile Gemi ve Denizcilik Topluluğu tarafından "Gemi Mühendisleri Bursa’da" etkinliği ikinci kez düzenlendi. Denizcilik sektöründeki son gelişmelerin masaya yatırıldığı panel ve çalıştaylarda, sorunlar için çözüm önerileri getirildi.


Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da düzenlenen etkinliğe BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Genel Sekreter Selim Uzun, gemi ve denizcilik sektöründen firma temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı."Gemi Mühendisleri Bursa’da" etkinliğinin açılış konuşmasını yapan Rektör Naci Çağlar, BTÜ olarak, gemi mühendisliği alanında eğitim ve araştırma çalışmalarına, geleceğin gemi mühendislerini yetiştirmeye devam ettiklerini söyledi. Rektör Naci Çağlar, "Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili jeostratejik konumu, köklü denizcilik geleneği ve giderek güçlenen sanayi altyapısıyla özellikle son yıllardaki projeleri ile küresel denizcilik ve gemi inşa sektöründe önemli bir aktör haline geldi. Türkiye, MİLGEM projeleriyle yerli ve milli savaş gemileri üreten sayılı ülkeler arasına girmiş, insansız deniz araçları ve otonom sistemlerle geleceğin savaş ve keşif platformlarını geliştirmeye başlamıştır. Bununla birlikte, TCG Anadolu gibi amfibi hücum gemileri, yeni nesil firkateynler ve yerli denizaltı projeleriyle donanmamızın gücünü artırırken, özel sektör tersanelerimiz dünya çapında rekabet eden gemi üretimleri gerçekleştirmektedir" dedi.


BTÜ’den Mavi Vatan’a Katkı


Etkinliğin ikinci kez gerçekleştiğini ifade eden Rektör Naci Çağlar, "Bursa’nın bu anlamlı etkinlikte ev sahipliği yapması, şehrimizin mühendislik alanındaki güçlü potansiyelini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bugün, sektörün önde gelen isimleri ve sevgili öğrencilerimizin katkılarıyla, gemi mühendisliğinin geleceğine dair önemli adımlar atarak Türkiye Yüzyılına ve Mavi Vatan’a katkı koyacağına inanıyorum" diye konuştu.


Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Hüseyinoğlu, "Oda olarak ‘öncü ve örnek olan’ misyonumuz doğrultusunda çalışmalarımızda, siz değerli öğrencilerimizle olmak en büyük motivasyonumuz. Bizler gençliğin değeri biliyor ve sizlere güveniyoruz. Genç meslektaş adaylarımız, bu güzide üniversitemizde ailelerinizin ve sizlerin yüksek gayretleri ile mücadele ettiğinizin farkındayız, yılmayın, çalışmalarınıza devam edin. Dünyadaki yük taşımacılığının yüzde 85’i deniz yolu taşımacılığı ile yapılıyor dolayısıyla deniz endüstrisi hiç bir zaman hızını kaybetmeyecektir. Bu doğrultuda siz genç mühendis adayı arkadaşlarımın bulunduğu alanı verimli kullanması, akademisyenlerden aldığınız bilgiyi en iyi şekilde öğrenmeniz, meslektaş büyüklerinizle ve odamızla irtibatta olmanız, tarihi çok iyi bilmeniz önemli. Bugün birlikte olmamız da çok önemli ve bu birlikteliği bizlere sağlayan herkese teşekkür ediyoruz. Çünkü bizler sizler için varız. Siz öğrencilerimizin mücadelesiyle ülkemiz muasır medeniyetler seviyesine ulaşacaktır" dedi.


Gemi mühendisliğinin çok kıymetli bir meslek olduğunu vurgulayan Türk Loydu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oral Erdoğan, "Türk Loydu Vakfı olarak BTÜ’yü tanımaktan dolayı büyük mutluluk duyuyoruz. Gemi Mühendisleri Odası tarafından kurulan Türk Loydu Vakfı bugün, Türkiye’nin dünyadaki medarı iftiharıdır. Vakfımız 2023 yılında, 11 üyesi olan Uluslararası Klas Kuruluşları Birliği’ne 12’nci üyesi olarak kabul edildi. Bunun öneminin farkında olan ender üniversitelerden biri olan Bursa Teknik Üniversitesine bugünkü daveti için teşekkür ediyorum" dedi.


BTÜ Denizcilik Fakültesi Dekanı Erinç Dobrucalı, "Denizcilik Fakültesi olarak kurulduğumuz ilk günden bu yana vizyonumuzu belirlerken denizcilik ve gemi mühendisliğinin temel taşlarına sıkı sıkıya bağlı kalmaya çalıştık. Fakültemizin akademik kadrosu; genç, dinamik, alanında uzman, yurtdışında deneyimi olan akademisyenlerimizden oluşuyor. Bu yıl ise ilk mezunlarımızı vereceğimiz için gururluyuz. Bizler her zaman öğrencilerimizi, denizcilik ve gemicilik sektörüne yön verecek meslektaşlarımız olarak gördük. Öğrencilerimizin sektörde pek çok başarıya imza atacağına eminiz" şeklinde konuştu. Zirve Koordinatörü Doç. Dr. İbrahim Özsarı ise geçen yıl ilkini düzenledikleri etkinlikten güzel geri dönüşler aldıklarını vurguladı. Gemi ve Denizcilik Topluluğu Başkanı Eren Kaya da zirvenin faydalı ve başarılı olmasını diledi.


Açılış konuşmalarının ardından Gemi İnşaatı ve Denizcilik Teknolojileri Paneli’ne geçildi. Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı moderatörlüğündeki panelde; Gemi Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Hüseyinoğlu, Türk Loydu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oral Erdoğan, ASFAT Direktörü İlker Karpuz ve Sefine Tersanesi Genel Müdür Yardımcısı Zafer Güngör konuşmacı olarak yer aldı. BTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Özsarı moderatörlüğündeki Denizcilik Endüstrisinde İnovasyon ve Gemi Mühendisliği Paneli’nde ise ART Tersanesi Müdürü Salih Bostancı, Gürdesan Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Gürsoy, SEFT Mühendislik Genel Müdürü Semih Zorlu ve Dearsan Tersanesi Genel Müdür Yardımcısı İlker Can konuşmacı oldu.


Gün boyu devam eden etkinliğin öğleden sonraki bölümünde ise çalıştay masaları oluşturuldu. Denizcilik sektöründen uzman isimlerin yer aldığı; Savuma Sanayi Masası, Yat ve Tekne Masası, Yeni İnşa Masası, Klas ve Kontrol Masası, Bakım-Onarım Masası, Denizcilik Masası, Planlama ve Satış Masası ile Ar-Ge Masası’nda sektörün sorunları ele alınarak çözüm önerileri sunuldu.


"Gemi Mühendisleri Bursa’da" etkinliği kapsamında kurulan firma stantları öğrenciler tarafından büyük ilgi gördü. Öğrenciler sektörün öncü firmalarının temsilcileri ile yaptıkları bire bir görüşmelerde kariyer planlarının ilk adımlarını şekillendirme şaşı buldular.



Gemi mühendisleri Bursa Teknik Üniversitesinde buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Çaldığı tırı satamayınca dolandırıldı, polise ’mağdur’ rolü yapınca yakayı ele verdi Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde çalıştığı firmaya ait tırı arkadaşıyla birlikte çalarak satmaya çalışan şoförün akılalmaz planı hüsranla bitti. Çaldıkları aracı Mardin Nusaybin’de dolandırıcılara kaptıran ve elleri boş dönen şüpheliler, polise gidip "Tır çalındı" ihbarı yapınca güvenlik kameralarına takılarak tutuklandı. GPS’i kapatıp Konya’ya götürdüler Edinilen bilgiye göre olay, 29 Mart Pazar günü meydana geldi. Ereğli ilçesinde faaliyet gösteren bir firmada şoför olarak çalışan M.Ç., arkadaşı İ.E. ile birlikte idaresindeki tırı çalmak için plan yaptı. Gece saatlerinde tırın GPS sistemini devre dışı bırakan şahıslar, aracı 10 dakika içerisinde otoparktan kaçırarak parçalamak veya satmak amacıyla Konya’ya götürdü. Ancak Konya’daki şahıslar, aracın ruhsatı olmadığı gerekçesiyle tırı almaktan vazgeçti. Hırsızları Nusaybin’de dolandırdılar Konya’da alıcı bulamayan M.Ç. ve İ.E., rotayı bu kez Mardin’in Nusaybin ilçesine çevirdi. Burada irtibat kurdukları bir kişiye tırı teslim eden ikili, hayatlarının şokunu yaşadı. Nusaybin’deki alıcı, şüphelilere herhangi bir ödeme yapmadan tırı alarak kayıplara karıştı. Çaldıkları tırı kendi elleriyle dolandırıcılara kaptıran ve paralarını alamayan şüpheliler, çaresizce Ereğli’ye geri dönmek zorunda kaldı. "Mağdur" rolü kameralara takıldı Ereğli’ye döndükten sonra dikkati başka yöne çekmek isteyen şoför M.Ç., Gülüç Polis Merkezi’ne giderek mağdur rolü oynadı ve şirket tırının kimliği belirsiz kişilerce çalındığı yönünde sahte ihbarda bulundu. Şikayet üzerine harekete geçen polis ekipleri, bölgedeki güvenlik kameralarını incelemeye aldığında gerçeği kısa sürede ortaya çıkardı. Görüntülerde tırı bizzat M.Ç. ve arkadaşı İ.E.’nin çaldığı tespit edildi. Gözaltına alınan M.Ç. ve İ.E., emniyetteki sorgularının ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerin Nusaybin’de kaptırdığı tırın bulunması için başlatılan çalışmaların ise sürdüğü öğrenildi.
Gaziantep Kar ve yağmur bereketi: Antep fıstığında kuraklık endişesi geçti Türkiye’nin önemli fıstık üretim merkezlerinden Gaziantep’te "yeşil altın" olarak bilinen Antep fıstığında geçen yıl kuraklık ve don nedeniyle yaşanan sıkıntılar, bu yıl yoğun kar ve yağmur nedeniyle atlatıldı. Gaziantep’te kuraklık endişesi yaşayan çiftçilerin yüzü, bu yıl etkili olan kar ve yağmur yağışlarının ardından güldü. Geçtiğimiz yıl kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya kalan ve rekoltesi düşük olan Antep fıstığı, son yağışlarla beraber üreticisinin yüzünü güldürdü. Çiftçi için adeta can suyu olan kar ve yağmur, başta Antep fıstığı ve hububat olmak üzere tarımsal ürünlerde yüksek rekolte beklentisini de artırdı. Gaziantep’in yıllar sonra yağışlı havanın etkisi altına girmesinin çiftçileri çok mutlu ettiği Araban ilçesinde üreticiler, sevinçten günün büyük bölümünü tarla ve bahçelerde geçiriyor. Geçtiğimiz yıl yaşanan iklim değişikliği, kuraklık, yeterli yağışın düşmemesi ve ani hava değişiklikleri 42 milyon Antep fıstığı ağacının olduğu Gaziantep’te fıstık üreticilerini endişelendirmişti. Ancak bu yıl kış aylarında belli aralıklarla etkili olan kar yağışının ardından bahar aylarına kadar devam eden yağmur yağışları Antep fıstığı ağaçlarına can suyu oldu. Son yıllarda ciddi kuraklığın yaşandığı ve kuraklıktan dolayı fıstık ağaçlarının artık kurumaya başladığı Gaziantep’te uzun yılların ardından etkili olan kar ve yağmur yağışları adeta bereket getirdi. Yağışların tüm çiftçilerle birlikte özellikle fıstık üreticilerinin yüzünün gülmesine neden olduğu kentte Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde "yeşil altın" olarak nitelendirilen Antep fıstığında bu yıl "var yılı" ve yağışların etkisinin rekolteyi yükselteceği tahmin ediliyor. Uzun yıllardır beklenen mevsimsel yağışların olmamasından dolayı Antep fıstığında ciddi oranda hem verim hem de kalite kaybı yaşayan çiftçiler, yağışların ardından fıstık ağaçlarının canlandığını ifade etti. Kentin eşsiz lezzeti olan baklava başta olmak üzere birçok tatlı çeşidi ile yemeklerde kullanılan Antep fıstığı yetiştiricileri, geçtiğimiz yıllarda sonbahar ve kış mevsiminin çok kurak geçmesi ile barajlardaki suyun azalması nedeniyle tarım alanlarında ciddi sıkıntılar yaşadıklarını hatırlattı. Antep fıstığı ağaçlarında görülen "karagöz" denilen ve bir sonraki yılın ise mahsulünün habercisi olan tomurcukların hem bu yılın hem de önümüzdeki yılın mahsulünde verimi ve kaliteyi artıracağını ifade eden Antep fıstığı yetiştiricileri, kar ve yağmurun bereket olduğunu vurguladı. Sonbaharda kuraklık endişesi yaşadıklarını ancak son yağışlarla endişelerinin kalmadığını ifade eden Araban Ziraat Odası Başkanı Hasan Altun, son yağışlarla tarımsal kuraklık tehlikesinin önemli ölçüde atlatıldığını belirtti. Son yağışların tarımsal kuraklık endişesini izole ettiğini söyleyen Altun, "Bizim fıstıklarımız normal dikim fıstıkları değil. Bizim fıstıklarımız dağ fıstığı ve menengiç ağacının aşılanması sonucu bu seviyeye gelmiş. Önceki yıllarda fıstığı verimsiz arazilere dikerlerdi. Araban ilçesinde 41 tane mahallemiz var ve 41 mahallemizin 30 mahallesinde de fıstık var. Araban sadece ova değil, aynı zamanda Antep fıstığının da yetiştirildiği önemli bir fıstık merkezidir. Bizim dağlarımızda da fıstık var. Yüzyıllar önce ormanlarda bulunan menengiç ağaçları aşılanarak fıstık ağacı haline geçiştirilmiş. Geçen sene don olayı oldu. Besni bize yakın olduğu için don bizi de etkiledi. Geçen sene Antep fıstığını don etkilediği için bu sene belki verimi az alabiliriz ama bu sene rahmet bol olduğu için inşallah gelecek yıl hem yüksek ürün hem de kaliteli ürün alırız. Gelecek yıl çiftçilerimizin yılı olur. İnşallah seneye de rahmetimiz bol olur" dedi. Geçtiğimiz yıllarda yaşanan kuraklıktan dolayı fıstık ağaçlarının kurumaya başladığını hatırlatan Altun, "Artık çiftçi umutsuz kalmıştı. Fakat Allah’tan umut kesilmez. Yağışlarımız çok bol oldu. Artık ağaçların yeşerme ve uyanma dönemi başladı. Eskiden bazen sıcaklık erken gelirdi. Ağaçlar erken uyanırdı. Bu sene ağaçlar mevsiminde uyanacak. Mevsiminde uyandığı için de ağaçlarımız daha güzel olacak. Güzel bir şekilde ürün verecek. İnşallah hem bu sene hem de önümüzdeki sene inşallah verimli olur" diye konuştu. Kırsal Emirhaydar Mahallesi Muhtarı Seydi Vakkas Kaya ise Gaziantep’te etkili olan yağışların uzun süredir devam eden kuraklık endişesini azaltarak çiftçileri sevindirdiğini ve Antep fıstığı başta olmak üzere tarımsal ürünlerde yüksek rekolte beklentisi oluşturduğunu belirtti.
İzmir Erzincanlılar İzmir’deki dayanışma gecesinde bir araya geldi İzmir’de yaşayan Erzincanlılar, sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen birlik ve dayanışma gecesinde bir araya geldi. Yoğun katılımın sağlandığı etkinlikte hemşehri dayanışmasının ve kültürel bağların önemine vurgu yapıldı. Ege Erzincan Dernekleri Federasyonu öncülüğünde Balçova Termal Kardelen Salonu’nda düzenlenen programa, iş dünyası temsilcileri, sivil toplum kuruluşu üyeleri, siyasiler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Samimi bir atmosferde geçen organizasyonda, katılımcılar memleket hasreti giderdi. Etkinlik, Erzincan’a özgü türküler eşliğinde renkli anlara sahne oldu. Davetliler, organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek bu tür buluşmaların sürmesini temenni etti. Gecenin ev sahipliğini yapan Federasyon Başkanı Hilmi Yavuz, etkinlikte yaptığı konuşmada memleket hasretini gidermeyi amaçladıklarını belirtti. Erzincanlı olmanın gururuna dikkat çeken Yavuz, "Bugün burada Ege’nin güzel şehrinde, Erzincanlı olmanın onurunu, birlik ve beraberliğin gücünü bir kez daha hissetmek için bir araya geldik. Bu tabloyu yeniden görmek, bu sıcaklığı hissetmek bizler için büyük bir mutluluk ve aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Bizler Erzincanlıyız. Zor zamanlarda dimdik duran, acıyı ve sevinci birlikte yaşayan, dayanışmayı sadece sözde değil hayatın içinde yaşayan bir coğrafyanın evlatlarıyız" dedi. Sosyal medya uyarısı Programda söz alan Erzincan Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Yaşettin Demirbaş ise uzun süredir bir araya gelemediklerini ifade etti. Demirbaş, "Uzun zamandır bir araya gelemedik. Birbirimizin yüzüne hasret kaldık. Sosyal medya var ama bizleri birbirimizden uzaklaştırıyor. O nedenle bir gece tertip edelim dedik. Hemşerilerimiz gelsin, bu güzel ve güzide insanlar birbirlerinin yüzüne baksın, hatır sorsun ve memleketteki hatıralarını tazelesin istedik" diye konuştu.